Bakan Çağlayan Aa Editör Masası'nın Konuğu Oldu
"Hani (perşembenin gelişi çarşambadan belli olur) derler."
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 yılında konulan ihracat hedefiyle ilgili ilerlemede hiçbir sorun olmadığını belirterek,
"Hani (perşembenin gelişi çarşambadan belli olur) derler. Ocak ayı ihracat rakamları bir kere çarşamba kabul edersek, perşembeye güzel bir giriş yaptık" dedi.
Kuruluşunun 100. yıl dönümü hedefleri doğrultusunda bir dizi yeniliğe imza atan AA, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri en iyi şekilde abonelerine ulaştırmak için çalışmalarını yoğunlaştırdı. Bu kapsamda, Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin ele alınarak, analizlerin yapıldığı, abonelere gün içinde sunulacak haberlerin başlık ve içeriklerinin değerlendirildiği gündem toplantıları için yeni Editör Masası hazırlandı.
Çağlayan, kurdelesini keserek açılışını yaptığı Editör Masası'nda AA editörlerinin, yurt dışı temsilcilerinin ve bölge müdürlerinin sorularını yanıtladı.
Enflasyon rakamlarını değerlendiren Çağlayan, bu sene enflasyonda kesin bir düşüş beklediklerini söyledi. Enflasyonda verdiği hedef tutmadığı zaman Merkez Bankasının hükümete açık mektup gönderdiğini Ekonomi Bakanı, "Biliyorsunuz Merkez Bankasının temel görevi fiyat istikrarı. Elbette hükümetin iradesi önemli, fakat fiyat istikrarının sağlanması Merkez Bankasının ana görevi. Merkez Bankası koymuş olduğu program hedeflerini bir mektupla niye tutturamadığını iletiyor" dedi.
Hükümetin de Merkez Bankasının koyduğu hedef doğrultusunda Orta Vadeli Program hedeflerini aldığını anlatan Çağlayan, şöyle konuştu:
"Merkez Bankası da mutlak suretle bu rakamı tutturma noktasında çalışma yapıyor. Biliyorsunuz ben 2011 öncesinde TL'nin aşırı değerlendiğini 241 milyar dolarlık ithalatın olacağı bilinciyle söylerken, onlar (ya bize bunu söylemeyin, bizim temel hedefimiz fiyat istikrarı) diyorlardı. Fiyat istikrarı güzel de bunun yanı sıra sen ekonominin her türlü parametresini sağlamak zorundasın, sadece fiyat istikrarı sağlaman tek başına yetmez. Sen ekonominin diğer dengelerini de gözetmek zorundasınız. Dediğim gibi zaten kötü olduğu zaman bazı şeylerin faturası hükümete, İyi olan şeylerde de biliyorsunuz eski merkez bankası başkanımız bol bol plaket alırdı, faizleri yüksek tuttuğu için. Hani deniliyor ya
(memnuniyetiniz dostlara, şikayeti bize) diye, Memnuniyet Merkez Bankasına, şikayet hükümete geliyor."
Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çağlayan, kredi derecelendirme kuruluşların yaptığı yorumlar ve ülkelere verdiği yorumların artık bir takım soru işaretleri yarattığını kaydetti.
Çağlayan, "Çok yüksek notlar vermiş olduğu ülkelerin bir tanesi şu anda yoğun bakım çadırında hala, oksijen çadırında ve ona karşılık notta cimrilik yaptığı Türkiye şu anda tüm dünyada örnek alınan bir ülke haline geldi" dedi.
Bunların yurt içinde değil yurt dışında da teyit edildiğini anlatan Çağlayan, iyi imajın da satılan mallardan, Türkiye'de kurulan ortaklıklara kadar her şeye yansıdığını ifade etti. Ekonomi Bakanı, "Türkiye algılaması şu anda önce özel sektöre ciddi manada fayda getiriyor" dedi.
Bakan Çağlayan, AA editörlerinin sorularına şu yanıtları verdi:
SORU: Ocak ayı ihracat rakamı dün açıklandı, böyle devam ederse 2012 hedefinde yukarı yönlü bir revizyon olabilir mi-
CEVAP: Bizim Orta Vadeli Programda (OVP) ihracat hedefimiz 148,5 milyar dolar. Bildiğiniz gibi OVP'nin hedefinin revize edilmiş halinde 2011 ihracat rakamı 134,8 milyar dolardı. Bu revize edilmiş rakamdı, şükürler olsun bunu aştık.
Ocak ayı ihracat rakamı bizi sevindirdi. Biz tabii her yılın yeni ihracat hedefini koyarken bizim ana hedefimiz var. Ana hedefimiz 2023'te 500 milyar dolar ihracat. 2023 bir kere şöyle algılanmasını isterim; Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinde ilk defa bizim yıllarca dünyayı kıskanarak izlediğimiz, artık bizim de yapmaya başladığımız uzun vadeli projeksiyonun ortaya koymuş olduğu bir gelişme. Yani Türkiye artık 12 yıllık bir program yaptı, 12 yıl sonranın hedeflerini tespit etti. 12 yıl sonra 2023'te cumhuriyetin 100'üncü kuruluş yıl dönümünde biz Türkiye olarak diyoruz ki 500 milyar dolarlık ihracat, 2 trilyon dolardan fazla milli gelir ve dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde olacağız. Kendi helikopterimizi yapacağız, kendi uçağımızı yapacağız, kendi otomobilimizi yapacağız. Bunlar bizim tarihimizde ilk defa ortaya çıkan şeyler.
Geçenlerde arkadaşlar çıkardılar. 2001 yılında ASO Başkanı iken ben "10 dakika sonra ne olacağını bilmiyorum" diye benim beyanatım var. Kaosun olduğu o günlerde ve 2002 beklentimin çok kötü olacağını o zaman ifade etmişim. Şimdi Allah'a şükürler olsun, biz 12 senelik bir program yapıyoruz. Her 4 yılda bunun nereden nereye geleceğini biliyoruz. Asıl önemlisi hükümetimizin, benim de içinden gelmiş olduğum özel sektörle olan diyaloğu. Cumhuriyet tarihinde bir ilk daha yaşıyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), benim de başkanlığımda yaklaşık 1,5 yıl boyunca 24 ana sektörün bir araya gelerek günlerce, haftalarda yaptığımız çalışmalarla 500 milyar dolar hedefini koyduk.
Yani bu hedefi önce hükümet değil, özel sektörümüz, ihracatçılar koydu. Biz de hükümet olarak bu hedefi ulusal bir hedef haline getirdik. Bizim bu hedefi yakalamamız için şu anda dünya ticaretinden aldığımız yüzde 0,85'lik payı, yüzde 1,5'a çıkartmamız gerekiyor. İkincisi Bizim şu anda ihracatımızın milli gelirimiz içindeki payı yüzde 15-16, bunu yüzde 25'ler seviyesine çıkartacağız demektir bu. Üçüncüsü de ihracatımızı her yıl yüzde 12 artırırsak biz 500 milyar dolar hedefine ulaşırız.
Biz geçen yıl yüzde 18,5'luk bir ihracat artışını gerçekleştirdik. Bu yıl yüzde 10-11 civarında ihracatta artış hedefi var. Ama inşallah yüzde 12 civarında bir ihracatta artış gerçekleştireceğiz. 500 milyar dolara böyle kararlı ve emin adımlarla gidiyoruz.
İhracatla ilgili haksız eleştiriler olunca bunu kabul etmek mümkün değil. Bu ihracat çok ciddi bir emek sonucu ortaya konuldu. Burada ihracatçının yapmış olduğu çalışmayı takdir etmek gerekiyor. Ondan dolayı 148,5 milyar dolar hedefi daha biz başındayken 150 milyar dolar yapıp gereken cevabı vereceğiz dedik. Yani ihracat hedefiyle ilgili ilerlememizde hiç bir sorun yok. Hani (perşembenin gelişi çarşambadan belli olur) derler. Ocak ayı ihracat rakamlarını bir kere çarşamba kabul edersek perşembeye güzel bir giriş yaptık. - ANKARA
















