Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'e hareketinden önce basın toplantısı düzenledi: (3) - Haberler
Haberi Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'e hareketinden önce basın toplantısı düzenledi: (3)

AA / Zeynep Rakipoğlu - Haberler | Güncel
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'e hareketinden önce basın toplantısı düzenledi: (3)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taliban'la görüşmeye ilişkin, "Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı'nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taliban'la görüşmeye ilişkin, "Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı'nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın. Şimdi biz bu konuda bile şu anda henüz verilmiş bir kararımız yok." dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın toplantısı düzenledi.

Afganistan'daki gelişmelerin ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, "Türkiye'yle birlikte çalışma yapmalıyız." ifadesini kullandığı hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Tabii Şansölye ile bizim biliyorsunuz sık sık görüşmelerimiz var, görüşüyoruz, yol haritalarını gözden geçiriyoruz. Fakat tabii bazı şeylerde çok geç kaldıkları da ortada. Yani Türkiye'yle çalışma tespiti geç alınmış bir karar. Herkes Afganistan'ı terk ederken, biz Afganistan'ı terk etmedik. Biz Afganistan'da ve Kabil Havaalanı'nda kaldık. Oradaki süreci de en ideal şekilde sürdürdük." diye konuştu.

Şu anda göç baskısına en yakın ülkenin Türkiye olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama Türkiye'nin içindeki bazı mahfiller var ki bunlar hep söylüyorum ya yalan terörü, bunlar yalan terörü estiriyorlar. Nedir söyledikleri, Türkiye'de şu anda 1,5 milyon Afgan göçü söz konusu, Afgan göçmen var. Bakın ben size resmi rakam söylüyorum. Şu anda İçişleri Bakanlığımızın kayıtlarında, kayıtlı kayıtsız mevcut göçmen sayısı Afganistan'dan 300 bin. Ama Bay Kemal, onun izninde gidenler, bunu 1,5 milyon gibi açıklıyorlar. Bunların hepsi yalan, adamların işi gücü yalan ve bu yalan terörünü, bir şaklaban da bulmuşlar onunla beraber sürdürüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bizler göç olayında da çok hassasız. Biliyorsunuz, İran sınırından Irak sınırına, Suriye sınırına kadar neredeyse her yeri şu an itibarıyla duvarlarla örüyoruz. Artık az bir miktarda örülmeyen bölge kaldı. Oraları da yaptıktan sonra zaten ciddi manada sınırlarımızı bu tür duvarlarla örmüş olacağız."

"Afganistan'da şu anda ciddi bir yönetim boşluğu söz konusu"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Ağustos Afganistan için kritik bir tarih. 1 Eylül'den sonra Türkiye'nin oradaki tutumu nasıl olacak? Özellikle uçuş seferleri de askıya alınmış, yeniden oraya, havalimanına bir sefer düzenlenmesi söz konusu olacak mı?" sorusu üzerine, "Öncelikle tabii Afganistan'daki tabloyu, durumu görmemiz lazım. Afganistan'da şu anda ciddi bir yönetim boşluğu söz konusu. Önce burada yönetimin belli olması, yönetimin belirgin hale gelmesi, yönetimin belirgin hale gelmesinden sonra da biz o zaman kararımızı vereceğiz, kurumlarımız o zaman kararlarını verecekler. Örneğin, şu anda Türk Hava Yolları bizim sivil, asker neyse nereden gidip alıyor? İslamabad'dan gidip alıyor. Peki, İslamabad'a sivil, asker vatandaşlarımızı kim taşıyor? Onu da askeri uçaklarımız taşıyor. Biz devletiz, devlet olarak da olması gereken neyse bunu yapıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Taliban'la görüşme" konusuna değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı'nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın. Şimdi bizim bu konuda bile şu anda henüz verilmiş bir kararımız yok. Çünkü orada her an her türlü ölüm vesaire mümkün. Şimdi dünkü olayda 72 kişinin ölmesi. Orada eğer bizim adımız geçerse, o arada kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti yer alıyor veyahut da orada işte askeri havalimanını işletiyor, sivil havalimanını işletiyor ama buna rağmen 72 kişi öldü. Buna biz bulaşırsak, biz bunu izah edemeyiz. Onun için bizim şu anda böyle bir kararımız söz konu değil. Biz şu anda askerimizi, sivil vatandaşlarımızı önce İslamabad'a, İslamabad üzerinden de ülkemize geri getiriyoruz. Çünkü onların yüzlerindeki memnuniyet bizim için en önemli adımdır. Şu anda uçak seferlerinin başlaması vesaire bunlarla ilgili acelemiz yok. Orada sükunet hakim olduğu zaman gerekli kararı veririz. Çünkü Afgan halkı bizim asırlarca kardeşimiz olmuş ve onların din, dil vesaire bu noktada bizimle aynı dünyayı paylaşmış olan insanlardır. Biz onlarla zaten ayrı düşünemeyiz. İnşallah orası da şöyle sahil-i selamete çıksın ve biz de adımlarımızı ona göre atalım."

"Bu yıl sonu itibarıyla Merkez Bankasının döviz rezervi 115 milyar dolarları bulacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Savunma Bakanlığının mülteciler konusunda yaptığı açıklamanın BBC Türkçe tarafından "Türkiye'de ve Pakistan'da mülteci merkezleri oluşturulacakmış" algısıyla paylaşıldığının, İletişim Başkanlığının bunun söz konusu olmadığına dair açıklama yaptığının, muhalefetin ise bu konuda ağır eleştiriler getirdiğini hatırlatılması ve "Muhalefetten özür bekliyor musunuz veya herhangi bir açıklama geldi mi?" sorusu üzerine, şöyle konuştu:

"Öncelikle şunu sormam lazım. Siz yani bu muhalefetin bu tür yalanlarda, bu tür iftiralarda hiçbir zaman şöyle bir geri dönüş yaparak özür dilediğini duydunuz mu? Bunların karakterinde bir defa böyle bir şey yok. Her şeyleri bunların yalan. Her şeyleri. İşte şimdi bakın, kalktılar Merkez Bankası ile ilgili ciddi yalanlar uydurdular. Şu anda döviz rezervi Merkez Bankasının bakın nerelere çıktı. Her şey ortada. Peki, bunların bir özür dilemesi söz konusu mu? Bu yıl sonu itibarıyla Merkez Bankasının da döviz rezervi inşallah 115 milyar dolarları bulacak. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Hayatları yalan. Bir de işte bulmuşlar bir kadın, yalan makinesi, çıkartıyorlar sürekli televizyona ona bol bol yalanlar söylettiriyorlar ve onunla adeta sanki güç buluyorlar. Böyle de bir halleri var."

"BBC'nin yalan söylemesini normal karşılarım da bunları öyle görmek istemezdik." diyen Erdoğan, "Çünkü bu ülkenin ana muhalefetisin, muhalefetisin. ya bu kadar yangın, sel felaketleri oldu. Bu iktidar, bu devlet sel felaketinden tut yangın felaketine, bütün buralarda dünyanın hiçbir yerinde icra edilmemiş operasyonlar icra etti. Arkadaşlar, bir lehte açıklamalarını duydunuz mu? Tam aksine Afad'ın yardım toplamasına bile karşı çıktılar. Bunlar böyle kepaze bir takım ama biz yolumuza devam ediyoruz. Ben buradan yine açıklıyorum. Eğer şu anda AFAD'a destek olacak olanlar, yardım yapmak isteyenler göğüslerini gere gere AFAD'ımıza destek verebilirler, yardımcı olabilirler. Çünkü AFAD, bu noktada topladığı yardımlarla da her türlü afet mücadelesini bunlarla yürütüyor." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin AFAD'a verdiği desteklerin de olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Onunla zaten yürüyor. Ama bu arada hayırseverlerimiz diyor ki 'Ben yardım yapmam lazım. Yardım yapacağım. Bu yardımı nereye yapayım?' Herhalde biz böyle 'Sağda, solda, rastgele, şöyle örtülü-örtüsüz bir yerlere yap' diyecek halimiz yok. Devletiz. Ne diyoruz biz? 'AFAD diye bizim resmi kuruluşumuz var. AFAD'ımıza yardımını yapabilirsin. İşte hesap numaraları da şudur. Şu hesap numarasına da girip nakdi yardımını yatırabilirsin.' ya bundan daha güzel bir şey olabilir mi? İllegal bir şey değil, legal bir şey yapıyoruz. ve bununla da her şey ispatlı, her şey kayıtlı adımları atıyoruz. ve bizler gerek selde gerek yangın afetinde hepsinden memnunuz ve şu anda da yoğun bir şekilde bakan arkadaşlarım arazideler. Sürekli bölgedeler ve sürekli kendileriyle irtibat halindeyim. Gerek İçişleri Bakanım gerek Çevre Şehircilik Bakanım gerek Ulaştırma Bakanım. Mesela dün bizimle Malazgirt'e gelmek istediler. Ben bir bakanım hariç diğerlerine 'Hayır siz bölgede kalacaksınız.' dedim. Böyle çalışıyoruz ve bundan sonra da yine bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. İnşallah 1 yıl içerisinde de sel afetine uğrayan bölgeler, yangın afetine uğrayan bölgeleri, derleyip toparlayıp vatandaşlarımız rahatlıkla huzur içerisinde inşallah evlerine dönecekler."

(Bitti)

AA / Zeynep Rakipoğlu - Son Dakika Haberleri