Cebrail meleğinin görevi nedir? Cebrail ne demek, Kuran'da geçiyor mu? Hz. Cebrail ile ilgili ayetler, hadisler

Cebrail meleğinin görevi nedir? Cebrail ne demek, Kuran'da geçiyor mu? Hz. Cebrail ile ilgili ayetler, hadisler

Haberler.com - Haberler | Gündem
Cebrail meleğinin görevi nedir? Cebrail ne demek, Kuran'da geçiyor mu? Hz. Cebrail ile ilgili ayetler, hadisler

Dört büyük meleklerden biri olan Cebrail as hakkında aramalar devam ediyor. Hz. Cebrail kimdir? Cebrail meleğinin görevi nedir? Cebrail ne demek, Kuran'da geçiyor mu? sorularının yanıtlarını ve Hz. Cebrail ile ilgili ayetler, hadisleri sizler için derledik.

Allah (c.c.) tarafından gönderilen dört büyük melekten biri olan Cebrail hakkında merak edilen sorular arasında Cebrail meleğinin görevi nedir? Cebrail ne demek, Kuran'da geçiyor mu? yer alıyor. Cebrail (as) kimdir? Her meleğin bir görevi bulunurken vahiy meleği olarak bilinen Hz. Cebrail (A.S) arama motorlarında oldukça fazla araştırılmaktadır. İşte, Hz. Cebrail ile ilgili ayetler, hadisler...

HZ. CEBRAİL (A.S) KİMDİR?

Hz. Cebrail (A.S), Allah (c.c) tarafından gönderilen dört büyük meleklerden bir tanesidir. Aynı zamanda Cebrail (A.S) için güven anlamına gelen emin adı verilmiştir. Cebrail Aleyhisselam'ın birçok ismi bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de ise Cebrail aleyhisselamdan bahsedilirken Cibril ifadesikullanılmıştır. Hz. Cebrail'in diğer isimleri ise Ruhulkudüs, Ruhulemin ve Resul olarak geçmektedir. Hz. Cebrail en üstün ve en büyük melektir. Aynı zamanda Cenab-ı Allah'a en yakın olan melek Hz. Cebrail (A.S)'dır.

Peygamber efendimiz Cebrail aleyhisselam için müthiş bir güce ve üstün bir akla sahip olduğundan bahsetmiştir. Bu yüzden karşı konulamayan bir güce sahiptir. Hz. Cebrail (A.S) aynı zamanda meleklerin efendisi olarak "Seyyüd-ül Melaike" ile anılmaktadır. Hz. Cebrail (A.S) peygamber efendimize Hira dağında ilk vahyi getiren melektir. Peygamber efendimize ilk emir olan oku anlamına gelen "ikra" ayetini bildirmiştir. Hz. Cebrail (A.S) aynı zamanda Yahudilik ve Hristiyanlık'ta da ismi geçen bir melektir. Kitab-ı mukaddes'de ismi geçen meleklerden biridir.

Hz. Cebrail (A.S) Yahudi ve Hristiyan kaynakların da da bolca geçmektedir. İlk olarak Cebrail isminden "Daniel" adlı kitapta söz edilmiştir. Bu kitapta "Gabriel" şeklinde esas anlamı Cebrail ismi geçmektedir. Gabriel kelimesinin kökeni Yunanca veya Latince olduğu tahmin edilmektedir. Daniel isimli kitapta Cebrail aleyhisselam için Allah'ın daima sol tarafında durduğundan söz edilir. Ayrıca kitapta Cebrail aleyhisselam için kötülükleri yok ettiği ve şeytanları da uzaklaştırdığından söz eder. Yahudilik'te de Cebrail aleyhisselam Tanrı'nın emirlerini yerine getiren, emirlerini peygamberlere bildiren melek olarak bildirilir. Ayrıca adalet tayin edici olarak da bildirilmiştir. Ayrıca İslam'da da Cebrail aleyhisselam için cebr yani kuvvet anlamı da kullanılmıştır. Cebrail aleyhisselam'dan gerek ayetlerde gerekse de hadisler de sık sık söz edilmektedir.

Özellikle tefsir ve fıkıh kitaplarında Hz. Cebrail aleyhisselamdan sıklıkla söz edilmiştir. Onun yapmış olduğu mucizeleri ve insan kılığında ki görünüşü hakkında sıklıkla bilgiye yer verilmiştir. Cebrail aleyhisselam arşı taşıyan meleklerin efendisidir. Cebrail aleyhisselam'ın emrinde olan arşı çevreleyen bir melek ordusu bulunmaktadır. Mükemmel bir üstün güce sahiptir. Kusursuz bir melektir. Ayrıca en son ölecek ve ilk dirilecek olan da Cebrail aleyhisselamdır. 600 tane kanadı vardır.

CEBRAİL NE DEMEK?

Yahudi ve hıristiyan kaynaklarında Gabriel şeklinde geçer. "Güçlü insan" anlamındaki geber ile "Tanrı" mânasındaki el kelimelerinden oluşan Gabriel'in Keldânî veya Süryânî menşeli olduğu kabul edilir. Kelime Yunanca ve Latince'ye de aynı şekilde geçmiştir.

Cebrâil Yahudilik ve Hıristiyanlık'ta büyük meleklerden olup Kitâb-ı Mukaddes'te ismi geçen üç melekten biridir. Adından ilk defa Daniel kitabında (8/15-26, 9/21-27) söz edilir. Ahd-i Atîk'te ve apokriflerde verilen bilgilere göre Cebrâil altı melekle birlikte Tanrı'nın huzurunda sol tarafta durur, azîzlerin duasını O'na iletir, cennete nezaret eder; birinci semanın hâkimidir; en önemli şefaatçidir. Kötüleri yok eder, şeytanları ateş fırınına atar ve tabii güçleri yönetir (Tobit, 12/15; Enoch, 9/1, 9-10, 20/7, 40/1-9, 54/6; Hezekiel, 9/3, 10/2). Yahudilik'te Cebrâil, Tanrı'nın buyruklarını yaratıklara bildirip elçilik görevi yapan bir melektir, aynı zamanda adalet ilkesidir. Hz. Yûsuf'u kardeşlerine götürmüş, Hz. Ya'kub'la güreş tutmuş, Mîkâil ile birlikte Hz. Mûsâ'nın defnedilişine katılmıştır (IDB, II, 333; Davidson, s. 119).

İslâm dininde Cebrâil Hz. Peygamber'e ilâhî emirleri bildiren vahiy meleğidir ve dört büyük melekten biridir. Arapça'da vahiy meleği değişik kelimelerle ifade edilmekle birlikte en meşhurları Cebrâîl, Cebreîl, Cebrîl, Cibrîn ve Cibrîl'dir. Müslüman dilcilerin çoğu, muhtemelen hadis mecmualarındaki bazı rivayetlere (Müsned, V, 15-16; Buhârî, "Tefsîr", 2/6, 16/1) dayanarak Cebrâil'in, "Allah'ın kulu" anlamına gelen İbrânîce asıllı bir kelime olduğunu kabul ederken bazıları da "Allah'ın gücü" demek olan Arapça ceberûtullah tamlamasından geldiğini ileri sürmüşlerdir. Cebrâil'in "kuvvet" mânasına gelen cebr ile alâkası dikkate alınarak bu anlamı da kapsadığı düşünülebilir.

HAZRETİ CEBRAİL'İN GÖREVİ NEDİR?

Cebrail aleyhisselam'ın görevi Allah'ın emirlerini ve buyruklarını peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'e iletmektir. Cebrail'in Allah'ın buyruklarını ve emirlerini peygamberimize ilettiğinden dolayı kendisine "vahiy meleği" denilmiştir. Hadislerde bildirildiği üzere Cebrail aleyhisselam peygamber efendimizin yanına sık sık insan suretinde geldiği bildirilmiştir. Cebrail aleyhisselam'ın peygamber efendimize namaz, abdest ve diğer eğitimleri verdiği bildirilmiştir. Özellikle Ramazan aylarında Cebrail aleyhisselam peygamber efendimizin yanına gelerek ayetleri baştan sona ona tebliğ ederdi. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'e mucizeler Hz. Cebrail aleyhisselam tarafından sık sık gösterilmiştir.

İslam'ın yayılmasında peygamber efendimiz Yahudiler tarafından sıklıkla dışlanmış ve onlara mucize göstermesini istemiştir. Mucizeleri göstermekte Hz. Cebrail (A.S) peygamber efendimize yardımcı olmuş ve mucizeleri gerçekleştirmiştir. Ayrıca Cebrail aleyhisselam insan kılığına girerek İslam'ın yayılması için savaşlara katılmış İslam'ın yayılmasına ve savaşların kazanmasına yardımcı olmuştur.

HZ. CEBRAİL İLE İLGİLİ HADİSLER VE AYETLER

Cebrâil Kur'ân-ı Kerîm'de Cibrîl, Rûhulkudüs, Rûhulemîn, Rûh ve Resul şeklinde beş değişik isimle ifade edilir. İlgili âyetlerde belirtildiğine göre Cebrâil karşı konulamayan müthiş bir güce, üstün bir akla ve kesin bilgilere sahiptir; "arşın sahibi" nezdinde çok itibarlıdır ve meleklerin kendisine mutlaka itaat ettiği şerefli bir elçidir (en-Necm 53/5-6; et-Tekvîr 81/19-21). Hz. Meryem'e normal bir insan şeklinde görünerek rabbinin elçisi olduğunu ve ona temiz bir erkek çocuğu bağışlamak için geldiğini söylemiş (Meryem 19/17-19), Hz. Îsâ doğduktan sonra Allah'ın emriyle ona destek olmuş, Hz. Peygamber'e Kur'ân-ı Kerîm'i vahyedip öğretmiştir. Hz. Peygamber onu bir kere "açık ufuk"ta, bir kere de "sidretü'l-müntehâ"da aslî hüviyetiyle görmüştür. İnkârcılara karşı Hz. Peygamber'in dostu, müminlerin destekleyicisidir. Kadir gecesinde meleklerle birlikte yeryüzüne iner, âhirette insanlar hesaba çekilirken mahşerde saf saf dizilen meleklerin yanında bulunur (bk. M. F. Abdülbâki, el-Mu?cem, s. 163, 326).

Cebrâil hadislerde Hz. Peygamber'e vahiy getiren, Kur'an'ı öğreten ve değişik konularda hükümler bildiren, Resûl-i Ekrem'e, hatta bazan ashaba insan şeklinde görünen bir melek olarak sık sık anılır. İlgili hadislere göre Cebrâil dünyada ve âhirette Allah ile kulları arasında elçidir; hem meleklere hem peygamberlere ilâhî emirleri tebliğ eder, bu sebeple de Allah'la vasıtasız konuşur (Müsned, II, 267; III, 230; Buhârî, "Tev?îd", 33). İlk defa Hira dağında, bütün ufku kaplamış ve bir taht üzerinde oturmuş halde Hz. Peygamber'e gelip aslî sûretinde görünmüş, onu kuvvetle sıkarak okumasını istemiş, böylece ilk vahyi getirmiştir (Buhârî, "Ta?bîr", 1, "Bed?ü'l-?al?", 7; Müslim, "Îmân", 257, 258). Mi'racdan önce Hz. Peygamber'in kalbini "hikmet"le doldurmuş, bu sayede Peygamber'in cismi ruh gibi hafiflemiş ve bu mûcizevî yolculukta ona aslî sûretinde ikinci defa görünmüş, melekût âlemi hakkında bilgiler vermiştir (Müsned, I, 257; Buhârî, "?alât", 1; "Bed?ü'l-?al?", 6).

Bakara Suresi, 87. ayet: Andolsun, Biz Musa'ya kitabı verdik ve ardından peş peşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs'le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz?

Bakara Suresi, 97. ayet: De ki: "Cibril'e kim düşman ise, (bilsin ki) gerçekten onu (Kitabı), Allah'ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü'minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O'dur.

Bakara Suresi, 98. ayet: Her kim Allah'a, meleklerine, elçilerine, Cibril'e ve Mikail'e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır."

Bakara Suresi, 253. ayet: İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l-Kudüs'le destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler, birbirlerini öldürmezdi. Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.

Maide Suresi, 110. ayet: Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğulları'na apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğulları'nı senden geri püskürtmüştüm."

Nahl Suresi, 2. ayet: Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka İlah yoktur, şu halde Benden korkup-sakının, diye uyarın."

Nahl Suresi, 102. ayet: De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."

Meryem Suresi, 17. ayet: Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.

Meryem Suresi, 19. ayet: Demişti ki: "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)."

Şuara Suresi, 193. ayet: Onu Ruhu'l-emin indirdi.

Hadislerde Cebrâil'in zaman zaman güzel bir insan şeklinde, birkaç defa da Dihye b. Halîfe adlı sahâbînin sûretinde Hz. Peygamber'e gelerek onu abdest, namaz, kurban, hac gibi ibadetlerin mahiyeti ve uygulama şekilleri hakkında eğittiği, itikadî, fıkhî ve ahlâkî konularda açıklamalarda bulunduğu, ashaptan bazılarının da bunların bir kısmına şahit olduğu rivayet edilir (Müsned, II, 325; IV, 129, 161; Müslim, "Mesâcid", 166, 167). Hatta Medine'de Hz. Peygamber'in huzurunda otururken görüldüğü yer, daha sonra "makam-ı Cibrîl" diye anılmıştır. Cebrâil özellikle ramazan aylarında her gece Resûlullah'a gelerek nâzil olan âyetleri baştan sona kadar onun ağzından dinlerdi. Hz. Peygamber'in vefat ettiği yıl bu işi iki defa tekrarlamıştır (Müsned, I, 288, 325; Buhârî, "?avm", 7). Yine hadislerde belirtildiğine göre Cebrâil, yahudilerin sorularına cevap vermede, inkârcılara karşı gerçek bir peygamber olduğunu ispatlamak için mûcizeler göstermede Hz. Peygamber'e yardımcı olmuş (Müsned, III, 108, 113), insan şekline girip müslümanlarla birlikte bazı savaşlara katılmış, kâfirleri hicveden şair Hassân b. Sâbit'e şiirlerinde ilham vermiştir (Müsned, IV, 286; VI, 56; Buhârî, "Megazî", 17; Müslim, "Fezâ?il", 46, 47). Hz. Peygamber, Cebrâil'in Allah nezdindeki üstün mertebesini dikkate alarak dualarında "Cibrîl'in rabbi" ifadesini kullanmış ve bir anlamda onunla tevessülde bulunmuştur (Müsned, VI, 61, 156; Nesâî, "Sehiv", 88). İslâmî gelenekte Cebrâil'in adı anılınca ona salâtüselâm getirmek dinî terbiyenin bir gereği sayılmıştır.

Tefsir, hadis şerhi, siyer, tasavvuf, tarih, kelâm, felsefe kitapları vb. İslâmî kaynaklarda Cebrâil'in isimleri, nitelikleri, görevleri, insan şeklinde görünüşü ve üstünlüğü gibi konularda geniş bir literatür oluşmuştur. Bu kaynaklarda Cebrâil Kur'ân-ı Kerîm'deki isimleri yanında Rûhullah, Hâdimullah, er-Rûhu'l-a'zam, el-Aklü'l-ekrem, en-Nâmûsü'l-ekber, el-Aklü'l-fa''âl, Vâhibü's-suver, Hâzinü'l-kuds, Tâvûsü'l-melâike" gibi unvanlarla da anılır. Aynı kaynaklarda ayrıca Kur'ân-ı Kerîm'deki isimlerinin mânaları açıklanmıştır. Buna göre o, karşısında durulmayacak üstün güce ve zaruri bilgilere sahip olduğu için Cibrîl, saygı duyulması gereken üstün bir mevkide bulunduğu veya dinî hayatın gerçekleşmesinde önemli rol oynadığı yahut latif olduğu için Rûh, ilâhî buyrukları tahrif etmeden Hz. Peygamber'e ulaştırdığı için Rûhulemîn, insanların mânevî açıdan temizlenmesini sağlayan vahyi getirdiği veya hiç günah işlemeyen tertemiz bir kul olduğu için Rûhulkudüs diye nitelendirilmiştir (Râgıb el-İsfahânî, s. 411; Fahreddin er-Râzî, XXIV, 166; Âlûsî, I, 317; Elmalılı, I, 432).

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title