AK Parti Eskişehir Milletvekili Öztürk'ün Açıklaması
Öztürk: "AK Parti İktidarının En Büyük Başarılarından Biri Milletin Kendisine Ve Ülkesine Olan Güvenini Yeniden Tesis Etmesidir."
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, AK Parti iktidarının en büyük başarılarından birinin milletin kendisine ve ülkesine olan güvenini yeniden tesis etmesi olduğunu bildirdi.
Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti'nin 8 yıl boyunca sevgi ve kardeşlik tohumları ektiğini, demokrasiyi güçlendirdiğini bunun yanı sıra hukuku yücelterek hak ve özgürlükleri geliştirdiklerini ve ekonomiyi büyüterek milletin refaha çıkarma yolunda önemli adımlar attıklarını kaydetti.
AK Parti iktidarının en büyük başarılarından birisinin, milletin kendisine ve ülkesine olan güvenini yeniden tesis etmesi olduğunu ifade eden Öztürk, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
'Para politikalarımızdan taviz vermeyerek enflasyonla mücadele ettik ve tek haneli rakamlara düşürdük. Ekonomide büyümeyi, enflasyonun çok çok üzerinden ücretlere yansıttık. Devlet borçlanma faizini yüzde 63 den yüzde 7'ye kadar düşüren, dünyayı sarsan ekonomik krizden en az etkilenen ve bugün iç ve dış ekonomide, siyasette, saygınlığı olan, geleceğe umutla bakan bir Türkiye inşa ettik. Diğer yandan küresel krizle ilgili olarak, IMF, OECD gibi kurumlar, 2007?2008 yıllarında Türkiye ile ilgili yapmış oldukları olumsuz tahminlerin aksine, 2010 ve devam eden yıllar için oldukça iyimser beklentiler içine girmişlerdir. Yine dünya ekonomilerine yön veren birçok uluslararası kurum ve kuruluş, Türkiye'nin kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı bir süreç geçirdiği hususunda hemfikirdirler. Dünyanın en önde gelen derecelendirme kurumu olan Moodys kurumunun Türkiye'nin kredi notunu yükseltmesi de bunun en net göstergesi olmuştur. Yine geçen yıl Anayasa değişikliği ve milletimizin bu değişikliğe onay vermesiyle demokratikleşme adına önemli adımlar atılmıştır. Bütün bu alt yapıyla, kriz sonrası kazanımıyla Türkiye artık yeni bir döneme giriyor. Bu dönem ülkemizi birinci sınıf ülkelerden biri haline getirme dönemi. Her açıdan, demokrasisiyle, hukukuyla, sosyal göstergeleriyle, ekonomik performansıyla, kişi başına düşen geliriyle her alanda Türkiye artık en gelişmiş ülkeler arasına girmeyi kararlılıkla ortaya koyan bir ülke olma yolunda sağlam ve güçlü adımlar atmaktadır.'
Açıklanan rakamlarla ekonomik krizin iyi yönetildiğini belirten Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü:
'Çok daha küçük çaplı olan geçmiş dönem krizlerimizde hem finansal piyasalarımız ve hem de reel sektör tam anlamı ile çökmüş durumda idi. Bugün ise sağlam bankacılık yapımız nedeniyle, batık bankamız yok. Bunlar uzun yıllardır yapılan çalışmaların meyveleridir. Komşuya bakın, AB ülkesi Yunanistan'a, Portekiz'e tam anlamı ile çökmüş vaziyetteler. Bu bile bence net bir gösterge. 2010 yılı hem demokrasi, hem hukuk devleti ve hem de ekonomik göstergeler açısından son derece parlak bir yıl oldu. 730 milyar dolarlık bir milli gelirimiz ile 10 bin doları aşmış kişi başına düşen milli gelirimiz var. Bununla birlikte açıklanan makro ekonomik göstergelerin de oldukça olumlu bir tablo çizdiği bir gerçek. Mesela 2009 yılını yaklaşık 102 milyon dolarlık bir ihracat ve 140 milyon dolarlık bir ithalat ile kapamışken, 2010 yılında da 16 milyon dolar olan ihracat rakamımız göze çarpmaktadır. Bundan da önemlisi Pazar payımız genişlemiştir. Zira yapılan ikili anlaşmalar ve ciddi altyapı çalışmaları ile Türk yatırımcıların yeni pazarlara girmesine olanak sağlanmıştır. Bu bağlamda OECD ülkelerine gerçekleştirilen ihracatımız toplam ihracatımızın yüzde 50'sini oluştururken, AB ülkelerinin yanı sıra Ortadoğu ile olan bağlarımızda kuvvetlenmiştir. Özellikle Avrupa'nın ciddi bir kriz dalgası içerisine girdiği 2008 yılından bu yana, ihracat rakamlarımız bahsetmiş olduğum bölgelere yaptığımız ticaret sayesinde sağlam kalabilmiştir. Son olarak yabancı yatırımlarında önceki dönemlere nazaran ciddi bir artış gösterdiğini belirtmek istiyorum. Demek ki uluslar arası yatırımcılar artık Türkiye'yi daha az riskli, daha avantajlı görmekteler. Bunu açıklanan rakamlar da destekler niteliktedir.'
Öztürk, Eskişehir'in kendisi için çok ayrı bir yeri olduğunu, kentin, Türkiye ve AK Parti için de ayrı bir öneminin bulunduğuna değinerek, şu ifadelere yer verdi:
'Onlarca ili bir birine bağlayan, önemli bir kavşak noktası olan, iki üniversitesi ve birçok sanayi tesisleri ile modern bir yaşama sahip büyük bir kenttir Eskişehir. Kısacası tam manası ile bir Türkiye profilidir bence Eskişehir. Bu bağlamda Eskişehir'in kalkınması, Türkiye'nin kalkınması anlamına gelir. Ben bu konudaki düşüncelerimi tek bir cümle ile özetlemek isterim, asıl amacımız yakın bir zamanda Eskişehir'i dünya kentleri arasına girmesini sağlamaktır. Bu Eskişehir'in her açıdan daha güçlü bir ivme ile kalkınması anlamına gelir. Ayrıca ilimizin gelişmesi için yaptığımız ve yapacağımız projelerin bir kaçından da kısaca bahsetmek istiyorum; biliyorsunuz İlimizin çehresini değiştiren Hızlı Tren projemizi başarı ile tamamladık ve Konya Hızlı tren bağlantı yolu ile de deneme sürüşleri başlatıldı. Ayrıca gar geçişinin yeraltına alınması, buna bağlı olarak Hasanbey Lojistik Köyü Yapımı projelerimiz ile Tramvay hattının uzatılması ile Havaalanı geliştirme çalışmalarımızı tamamladığımızda güzel şehrimizin daha hızlı gelişmesine yapmış olduğumuz bu katkılar beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Termal turizm kaynakları bakımından zengin bir il olmamıza rağmen bu konuda yıllardır bir ilerleme ve yatırım yapılmamıştır. AK Parti olarak genel seçimlerin ardından bu konu ile ilgili fizibilite raporları hazırlatılmış ve ilk olarak da kentimizde hidroterapi merkezinin kurulması için, Eskişehir Ticaret Odası, Sanayi Odası, Büyükşehir Belediyesi ile iki üniversitemizin çok değerli bilim adamların ile çalışmalar başlatılmış ve de Kültür Turizm Bakanlığımızın katkılarıyla da bu projeyi 2012 yılı içerisinde uygulamaya geçirmeyi hedeflemekteyiz.
Yine, 2006 yılında Merkez ilçemiz Tepebaşı ilçesine bağlı Kızılinler mevkini termal turizm merkezi ilan edilerek turizm yatırımlarına açmıştık. Birçok hastalığa iyi geldiği tespit edilen ve bölgeye hareketlilik getirecek Kızılinler jeotermal tesislerinin yapımı için Kültür ve Turizm Bakanlığınca teşvik konulma çalışmaları yakından takip edilmektedir. Ancak ben, bir Eskişehirli olarak bu çalışmalarında, Eskişehir için yeterli olmadığını düşünmekteyim. Eskişehir büyüyor, kentin sağlıklı büyümesi tek arzumuz, bu konuda 3. ilçenin kurulması kente fayda getirecektir. Bu konuda çalışmalar il bazında tamamlanmış ve Ocak ayının başında İçişleri Bakanlığına, üçüncü ilçemizin kurulması ile ilgili dosyamız teslim edilerek son aşamaya gelinmiştir.'
Öztürk, Eskişehir'i ve Eskişehirli hemşehrilerini daha mutlu görmenin en büyük arzuları olduğunu belirterek:
'Bu doğrultuda tüm halis niyetlerimle Eskişehir için çalışmaktayım. İnanıyorum ki, sizlerin ve bizlerin çabaları ile Eskişehir, Cumhuriyeti'nin 100. yılında, eğitim, ekonomi, sağlık, ulaşım, güvenlik ve sanat konusunda dünya kentleri arasında hak ettiği yere ulaşacaktır. Hedefimiz ve inancımız ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisi olan kentimizin, sürekli kalkınma parolası ile yola devam etmesidir.'
(EMR-MHD) - ESKİŞEHİR














