Cevdet Yılmaz: Savunma sanayiinde hedef ilk 10 ihracatçı ülke

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savunma sanayiinde ihracatımız geçen yıl 10 milyar doları aştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savunma sanayiinde ihracatımız geçen yıl 10 milyar doları aştı. Dünyanın 11'inci ihracatçı ülkesi konumundayız. Hedefimiz en kısa sürede ülkemizi ilk 10 ihracatçı ülke arasına sokmak" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Savunma Sanayii Akademi tarafından yürütülen 'Milli Yetkinlik Hamlesi'nin 2. yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen programa katıldı. Yılmaz, yaptığı konuşmada iki yıl önce atılan adımın bugün güçlü bir yetkinlik ekosistemine dönüşmüş olmasının savunma sanayiinin geleceği adına son derece anlamlı olduğunu söyleyerek, geçen iki yılda gerçekleştirilen 50'den fazla proje ile 500 binden fazla insana temas etmesinin bu hareketi toplumsal bir harekete dönüştürdüğünü dile getirdi. Milli teknolojileri üretmenin ve bu teknolojileri geliştirecek milli yetkinlikleri kalıcı hale getirmenin savunma sanayiinde tam bağımsızlığın temel şartı olduğunu kaydeden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayiinde ortaya konulan güçlü iradenin Türkiye'yi kritik teknolojilerde kendi imkan ve kabiliyetlerine dayanan bir ülke konumuna taşıdığını belirtti.
"Türkiye, savunma sanayiinde yola erken çıkmış olmanın avantajını yaşayan bir ülkedir"
Son günlerde yaşanan küresel gelişmelerin savunma sanayiini çok daha kritik bir hale getirdiğine dikkati çeken Yılmaz, "Bugün artık dünyada güvenlik konuşuluyor, böyle bir küresel ortamdayız. Jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, güvenlik endişelerinin arttığı, risk ve belirsizliklerin yükseldiği bir ortamdayız. Bunu bölgemizde de çok sıcak bir şekilde yaşıyoruz. Dünyada artık bu işler çok konuşuluyor. Özellikle Avrupa 'uyandı', savunma sanayiine çok daha fazla yatırım yapmaya çalışıyor. Biz bu ortamı çok önceden fark edip yola çıkan bir ülkeyiz. Türkiye, bugün yola erken çıkmış olmanın avantajını yaşayan bir ülkedir. Başkalarının yeni yeni fark etmeye başladığı bu alan, yıllar öncesinden güçlü bir siyasi iradeyle ortaya konulup geliştirilmiştir" ifadelerini kullandı.
"Gelişmiş ülkelere göre neredeyse 20 yıl daha genç bir nüfusla savunma sanayii sektörünü geliştiriyoruz"
Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmanın yolunun kritik bilgi ve becerilerde de dışa bağımlılığı azaltmaktan geçtiğini belirten Yılmaz, "Bu nedenle yetkinlik açığını, en az teknoloji açığı kadar kritik bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Genç bir çalışan kitlemizin olması çok sevindirici. Şu anda savunma sanayii alanında 120 bin civarında nitelikli çalışanımız var. Bunların yaş ortalaması 34. Gelişmiş ülkelerde bu ortalama 50'nin üzerinde. Dolayısıyla biz neredeyse 20 yıl daha genç bir nüfusla bu sektörü geliştiriyoruz. Gelecek bizim, gelecek gençlerin. Türkiye olarak inşallah bu genç ve dinamik potansiyelimizi girişimcilikle buluşturarak, ülkemizi çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız" dedi.
Bir teknolojinin tasarlanması kadar üretilmesi, test edilmesi, bakımının yapılması ve sahada sürdürülebilir kılınmasının da yüksek yetkinlik gerektirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yeni dönemde unvanların değil, yapılan işin niteliğinin ve ortaya konulan yetkinliğin değer gördüğü bir çalışma kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
"Liseden üniversiteye, üniversiteden uzmanlığa ve yöneticiliğe uzanan kesintisiz bir yetkinlik yolculuğu oluşturuyoruz"
Gençlerin savunma sanayiine yönelmesinin Türkiye'nin teknolojik geleceğine ortak olma iradesi olduğunu belirten Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
"Liseden üniversiteye, üniversiteden uzmanlığa ve yöneticiliğe uzanan kesintisiz bir yetkinlik yolculuğu oluşturuyoruz. Savunma Sanayii Lise, Kampüs, KAPSÜL ve yükseköğrenim programlarıyla farklı yaş ve eğitim düzeylerine uygun gelişim yolları oluşturuyor; gençlerimizin fikirleri, emekleri ve yetkinlikleriyle savunma sanayiimize katkı sunmalarını sağlıyoruz. Bu çabanın bir diğer boyutunu, sahip olduğumuz yetkinliği doğru yerde değerlendirmek ve sürekli geliştirmek oluşturmaktadır. Yetkinliklerin doğru tanımlanması, doğru insanın doğru işe yönlendirilmesini; doğru insanın doğru işe yönlendirilmesi ise daha yüksek verimlilik ve daha güçlü üretim kapasitesini beraberinde getirmektedir. Tam da bu anlayışla kurduğumuz Savunma Kariyer ve Savunma Gelişim Platformları üzerinden yüz binlerce gencimize doğrudan erişim ve sürekli öğrenme imkanı sunuyoruz."
"Hedefimiz en kısa sürede ülkemizi ilk 10 ihracatçı ülke arasına sokmak"
Milli Yetkinlik Hamlesi'ni Türkiye sınırlarının ötesine taşıyarak küresel bir yetenek ağı oluşturduklarını belirten Yılmaz, "Savunma sanayiinde ihracatımız geçen yıl 10 milyar doları aştı. Dünyanın 11'inci ihracatçı ülkesi konumundayız. Bu yıl da artış oranları çok iyi gidiyor, yeni bir rekora inşallah imza atacağız. Hedefimiz en kısa sürede ülkemizi ilk 10 ihracatçı ülke arasına sokmak. Bu rakamlar Türkiye'nin artık küresel bir oyuncu olduğunu gösteriyor. İHA, SİHA gibi bazı ürünlerde birkaç ülkeden biriyiz. Çelik Kubbe projesi gibi diğer ürünlerde önemli gelişmeler sağlıyoruz. Birçok alanda çok önemli girişimler içindeyiz. Dolayısıyla böyle bir ülkenin sadece kendi sınırları içerisinde düşünmesi mümkün değil. Küresel bir aktör olduysanız insan gücü kaynağınızı da küresel düzeyde organize etmek durumundasınız" ifadelerine yer verdi.
Uluslararası eğitim ve iş birlikleriyle gençlerin küresel bilgiye erişimini artırırken, Türkiye ile kurdukları mesleki bağı da tahkim ettiklerini aktaran Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
"Milli Yetkinlik Hamlemizin uluslararasılaşmasıyla Türkiye'nin ürün ihraç eden gücünü, bilgi, eğitim modeli ve yetkinlik yaklaşımı ihraç eden bir kapasiteyle tamamlamayı hedefliyoruz. Nitekim bu noktada da kardeş ülkelerle programlar başlatmış durumdayız. Bu da hizmet ihracatı. Sadece ürün ihracatı değil, hizmet ihracatı da çok önemli. KKTC ile inşallah benzer bir programı başlatırız. Bunun da çok faydalı olacağına inanıyorum."
















