İBB davasında Mete Mağden'den savunma: İhaleyi kimin alacağı belliydi

İBB davasında Mete Mağden'den savunma: İhaleyi kimin alacağı belliydi
Güncelleme:
+9 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kültür AŞ'den toplam 100 milyon TL'yi aşan tutarda ihale aldığı belirtilen şirketin sahibi Mete Mağden, İBB davasında dikkat çeken ifadeler verdi. Mağden, Emrah Bağdatlı'ya yüzde 10 komisyon verdiğini, Bağdatlı'nın bu paranın “sisteme” girdiğini söylediğini ve bazı ihalelerde gerçek kazananın önceden belli olduğunu anlattı. Mağden, kendilerinden “yan teklif” istendiğini de belirtirken kamu zararı ve örgüt üyeliği suçlamalarını reddetti.

  • Mete Mağden, İBB ile çalışma sürecinin pandemi döneminde başladığını ve 45 Tasarım şirketinin Kültür AŞ'den toplam 100 milyon TL'yi aşan tutarda ihale aldığını belirtti.
  • Mağden, Emrah Bağdatlı'ya şirketin hak edişi hesabına geçtikten sonra çektiği paranın yüzde 10'unu komisyon olarak verdiğini, parayı Bağdatlı'nın gönderdiği ve her seferinde farklı olan bir kişinin muhasebeden aldığını söyledi.
  • Mağden, ihalelerde 45 Tasarım'ın işlerin tamamını yapmadığını, çadır, ses ve ışık gibi uzmanlık alanı dışındaki işlerin başka firmalara yaptırıldığını ve hangi firmadan ne kadar fatura geleceğinin Güldem Şık aracılığıyla bildirildiğini öne sürdü.

İBB davasında, Kültür AŞ'den toplam 100 milyon TL'yi aşan tutarda ihale aldığı belirtilen 45 Tasarım şirketinin sahibi Mete Mağden savunma yaptı. Mağden, İBB ile çalışma sürecinin pandemi döneminde başladığını belirterek ihale süreçleri, Emrah Bağdatlı'ya verdiğini söylediği yüzde 10'luk komisyon, yan teklifler ve şirketler arasındaki fatura trafiğine ilişkin mahkeme huzurunda açıklamalarda bulundu.

"BU PARA BENİM CEBİME GİRMİYOR, BİR SİSTEM VAR" DEDİĞİNİ ANLATTI

Savunmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Emrah Bağdatlı'ya verilen para oldu. Mağden, Bağdatlı'nın İBB'de resmi görevi bulunmadığını düşündüğü için verdiği parayı "komisyon" olarak değerlendirdiğini söyledi.

Mağden, Bağdatlı'nın kendisinden aldığı paralarla ilgili "sistem" ifadesini kullandığını belirterek, "Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı'dan duydum. Ancak bunu benden para aldığında utandığı için mi uydurdu yoksa gerçek miydi hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden de pek fazla sorgulamadım. Ancak benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu." dedi.

Savcının, Bağdatlı'nın kendisine "Bu para benim cebime girmiyor. Bir sistem var. Bu sistem içinde değerlendirildiğinde çok paraya ihtiyaç olacak. Bu nedenle İBB'de çalışan herkes bu sisteme katkı sağlıyor." şeklinde beyanda bulunup bulunmadığını sorması üzerine Mağden, "Bana söyledi." yanıtını verdi.

Mağden, söz konusu "sistem" hakkında Bağdatlı dışında herhangi bir kişiden bilgi almadığını, kendisine herhangi bir yönetici veya üye ismi verilmediğini de söyledi.

YÜZDE 10'LUK ÖDEMENİN NASIL YAPILDIĞINI ANLATTI

Duruşma savcısı, Mağden'e Emrah Bağdatlı'ya verdiğini söylediği yüzde 10'luk komisyonun nasıl ödendiğini de sordu.

Mağden, şirketin hak edişi hesabına geçtikten sonra parayı çektiğini ve muhasebeye bıraktığını anlattı. Ardından Bağdatlı'nın gönderdiği bir kişinin parayı muhasebeden aldığını söyledi.

Parayı teslim alan kişinin kim olduğunun sorulması üzerine Mağden, bunu bilmediğini ve her seferinde aynı kişinin gelmediğini ifade etti.

Mağden savunmasında bu ödemelerin kendi kazancından yapıldığını belirterek, "Emrah Bağdatlı'nın bu komisyon için ne iş fiyatlarını ne de faturalarını şişirme yönünde bir baskısı ya da talebi olmadı. Dolayısıyla ona vereceğim para kendi hak edişlerimden, kendi kazancımdan vereceğim paraydı. Dolayısıyla kamu zararı da yoktu." dedi.

GERÇEK KAZANANI BELLİ İHALELERE "YAN TEKLİF" VERDİĞİNİ KABUL ETTİ

Mağden, savunmasında yanlış yaptığını kabul ettiği konunun ihalelere "yan teklif" vermek olduğunu söyledi.

Savcının konuyu açmasını istemesi üzerine Mağden, "Yan tekliften kastım aslında ihalenin içerisinde gerçek kazanacak kişi değil, bu ihaleye girecek üç firmadan birisi olmam istendi." ifadelerini kullandı.

Bağdatlı'ya bu konuda isteksiz olduğunu defalarca söylediğini belirten Mağden, o dönemde Kültür AŞ'den yaklaşık 5 milyon TL alacağı bulunduğunu anlattı. Mağden, yan teklif vermemesi durumunda bu alacağını tahsil etmesinin zorlaşacağının kendisine söylendiğini belirterek teklifi kabul ettiğini ifade etti.

Mağden, "Bugünkü aklım olsa tabii ki o alacağı siler, bir şey yapmazdım ama o günkü kaygılarım bambaşkaydı." dedi.

SAVCI SORDU: "İHALEYİ ALACAK FİRMA BELLİYDİ" BEYANINIZ DOĞRU MU?

Duruşma savcısı, Mağden'in daha önce verdiği ifadede yer alan "Bu ihaleyi alacak firma bellidir. Fakat mevzuatlar gereği şartlar için ihaleye başka firma katılmak zorundadır." şeklindeki beyanını hatırlattı.

Savcı ayrıca Güldem Şık'ın şirketin evraklarını ve antetli kağıtlarını elinde bulundurduğu, ihale dokümanlarının hazırlanarak yalnızca imza için şirkete gönderildiği yönündeki önceki beyanının doğru olup olmadığını sordu.

Mağden bu soruya, "Doğru." yanıtını verdi.

ANTETLİ KAĞITLARININ GÜLDEM ŞIK'TA OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Mağden, Güldem Şık'ı İBB İletişim Başkanlığı'nda çalışan bir kişi olarak bildiğini ve burada bir odasının bulunduğunu söyledi.

Savcının, "Kaşe imza meselesiyle ilgili antetli kağıtlarınızı verdiğinizi beyan ettiniz. Diğer firmalar da bu şekilde antetli kağıt teslim eder miydi?" sorusuna ise "Bilmiyorum." yanıtını verdi.

İHALELERDEKİ FATURA TRAFİĞİNİ ANLATTI

Mağden'in savunmasında öne çıkan bir diğer konu, alınan ihalelerin tamamındaki işleri 45 Tasarım'ın gerçekleştirmediğine yönelik açıklamaları oldu.

İhale kapsamlarının çok geniş olduğunu söyleyen Mağden, çadır, ses ve ışık gibi şirketinin uzmanlık alanında olmayan işlerin başka firmalara yaptırıldığını belirtti.

Mağden, hangi firmadan ne kadar fatura geleceğinin kendilerine Güldem Şık aracılığıyla bildirildiğini öne sürerek, faturaların tutarı uygunsa kabul ettiklerini ve hak edişlerini aldıktan sonra ilgili firmalara ödeme yaptıklarını anlattı.

"Bizim aldığımız 30 milyonluk bir ihale varsa olsa olsa 15 milyon, belki daha azı bizim gerçekten hak edişimizdir. Diğerleri diğer firmaların yaptığı işlerdir." ifadelerini kullandı.

Savcının, örnek olarak 100 milyon TL'lik bir ihalenin önemli bir bölümündeki süreçleri Güldem Şık'ın yönetip yönetmediğini sorması üzerine Mağden, oranların bu kadar yüksek olmadığını belirterek, "Normalde en iyi yarı yarıya olurdu." dedi ve sürecin bu şekilde yürüdüğünü doğruladı.

"FİRMALARIN İŞLERİNE KARIŞMAMIZI İSTEMEZLERDİ"

Savcı, Mağden'in daha önce Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık'ın başka firmaların işlerine karışmalarını istemediği yönündeki ifadesini de sordu.

Mağden bunun nedenini bilmediğini belirterek, "Belki tercihi kendileri yapmak istediler, bilemiyorum." yanıtını verdi.

PANGRAM ŞİRKETİNİN KURULUŞUNU ANLATTI

Mağden, daha sonra ihalelere katılmama kararı aldıklarını ancak belirli işlerin kendilerine yaptırılmaya devam edildiğini anlattı.

Mağden'in anlatımına göre Bağdatlı, Murat Ongun'un Ekrem İmamoğlu'nun katılacağı etkinliklerde işleri kendilerinin yapmasını istediğini söyledi. Ancak bu işlerin 45 Tasarım üzerinden yürütülmemesi ve başka bir şirket kurulması istendi.

Mağden, Pangram isimli şirketin bu nedenle kurulduğunu öne sürerek, kendisine "Sahibi de başka olsun. Başka bir firma olsun. Sonra Sayıştay vesaire problem olabilir." denildiğini anlattı.

Pangram ile 45 Tasarım arasındaki fatura ilişkisini de doğrulayan Mağden, 45 Tasarım'ın önce Pangram'a, Pangram'ın da işi alan diğer şirketlere fatura kestiğini söyledi.

MURAT ONGUN VE EMRAH BAĞDATLI İÇİN "ABİ KARDEŞ GİBİDİRLER" DEDİ

Savcının Emrah Bağdatlı'nın İBB'deki konumuna ilişkin sorusuna Mağden, resmi görevi bulunmadığını bildiğini ve kendisine "danışmanlık veriyorum" dediğini söyledi.

Bağdatlı'nın Murat Ongun ile ilişkisi sorulduğunda ise Mağden, "Abi kardeş gibidirler." ifadesini kullandı.

Mağden, Ongun ve Bağdatlı ile birlikte yalnızca bir kez görüştüğünü, 2021'in başlarında şirketin iş yapabilecek yeterlilikte olup olmadığını görmek amacıyla işletmesini ziyaret ettiklerini anlattı.

CHP MİTİNGLERİYLE İLGİLİ SUÇLAMAYI REDDETTİ

Mağden, iddianamede şirketi hakkında olumsuz beyanda bulunan tek kişinin Kabil Taşçıoğlu olduğunu söyledi. Taşçıoğlu'nun şirketin CHP'nin şehir dışındaki mitinglerini düzenlediği ve ödemelerini İBB'den aldığı yönündeki beyanını reddetti.

"Hiçbir CHP mitingini yapmadık ve dolayısıyla parasını İBB'den almadık." diyen Mağden, yalnızca Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı turnesinin İzmir ve Antalya ayağında görev aldıklarını söyledi.

Bu işler için yaklaşık 4 milyon TL harcadıklarını belirten Mağden, avans alamadıkları için çalışmayı bıraktıklarını ve söz konusu işlerden herhangi bir ödeme almadıklarını savundu.

"KAMU ZARARI OLUŞTURDUĞUMUZ İDDİASINI REDDEDİYORUM"

Mağden, İBB ile çalıştıkları dönemde yapılmayan hiçbir iş için fatura kesmediklerini ve fiyatları şişirmediklerini savundu. Her işi fotoğrafladıklarını ve bunların bir bölümünü mahkemeye sunduklarını belirtti.

Hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasını da reddeden Mağden, "Böyle bir örgütten haberim yok. Asıl şemasındaki herkesin yüzde 90'ını zaten tanımıyorum." dedi.

Mağden, "Bu örgüt var ise hiçbir toplantısına, stratejisine dahil olmadım." ifadelerini kullanarak beraatini ve hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

Erdem Aksoy
Haberler.com
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.