TBMM Genel Kurulu... Selçuk Özdağ'dan "Alo Adalet" Hattına Tepki: Asıl Sorun Uzun Tutukluluk Sürelerinin Bir Cezaya Dönüştürülmesidir
TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Alo Adalet" isimli telefon hattı kuracağını açıklamasına ilişkin "Yargılamadaki sorunlar için vatandaşımız bu hattı arayarak şikayette bulunabilecekmiş. Oysa asıl mesele adaleti telefon hattına bağlamakta değildir. Mesele hattın öbür ucunda kimin olduğu meselesidir. Adalet gecikiyor mu, geciktiriliyor mu yoksa adalet bilinçli olarak yönlendiriliyor mu? Türkiye'de adalet sorunu yalnızca uzun yargılama sürelerinden kaynaklı değildir. Elbette en önemli aşaması adaletin tez verilmesidir. Masumların hakkı ve suçların cezası için en önemli konudur. Ama asıl sorun uzun tutukluluk sürelerinin bir cezaya dönüştürülmesidir. Mahkeme kararlarının adalete değil, siyaset siyasi iklime göre şekillendirildiği algısıdır" diye konuştu.
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Alo Adalet" isimli telefon hattı kuracağını açıklamasına ilişkin "Yargılamadaki sorunlar için vatandaşımız bu hattı arayarak şikayette bulunabilecekmiş. Oysa asıl mesele adaleti telefon hattına bağlamakta değildir. Mesele hattın öbür ucunda kimin olduğu meselesidir. Adalet gecikiyor mu, geciktiriliyor mu yoksa adalet bilinçli olarak yönlendiriliyor mu? Türkiye'de adalet sorunu yalnızca uzun yargılama sürelerinden kaynaklı değildir. Elbette en önemli aşaması adaletin tez verilmesidir. Masumların hakkı ve suçların cezası için en önemli konudur. Ama asıl sorun uzun tutukluluk sürelerinin bir cezaya dönüştürülmesidir. Mahkeme kararlarının adalete değil, siyaset siyasi iklime göre şekillendirildiği algısıdır" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı. Grup Başkanvekilleri Genel Kurul'da söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ: Asıl mesele adaleti telefon hattına bağlamakta değildir, mesele hattın öbür ucunda kimin olduğu meselesidir
Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Alo Adalet" isimli telefon hattı kuracağını hatırlatarak "Ben buradan şimdi Anayasa Mahkemesi kararlarını tartışmasız olarak kabul edip etmeyeceklerini merak ediyorum ve de şimdi buradan ben kendisine sesleniyorum. Sizden tarafsızlık bekliyoruz. Objektiflik bekliyoruz. Sizden siyasi davalarda taraftarlık değil, hukukun üstünlüğüne göre karar vermenizi bekliyoruz. Sizden iktidarın aparatı değil, milletin yargısı olmanızı, yargının tarafsız olmasını bekliyoruz. Tartışmalı yeni bakanımız kamuoyuna Alo Adalet hattını tanıttı. Yargılamadaki sorunlar için vatandaşımız bu hattı arayarak şikayette bulunabilecekmiş. Oysa asıl mesele adaleti telefon hattına bağlamakta değildir. Mesele hattın öbür ucunda kimin olduğu meselesidir. Adalet Bakanı Akın Gürlek geçmişte verdiği kararlarla kamuoyunda en çok tartışılan isimlerden birisi" diye konuştu.
"Asıl sorun uzun tutukluluk sürelerinin bir cezaya dönüştürülmesidir"
Gürlek'in siyasi davalarda adı en çok geçen, tarafsızlığı en çok sorgulanan davaların içinden gelen bir isim olduğunu söyleyen Özdağ, şu ifadelere yer verdi:
"Daha önce siyasi bir görevi olan Adalet Bakan Yardımcılığı yapmış. Ardından Başsavcı olarak atanmış ve bugün muhalefetle ilgili devam eden tartışmalı davalarda başrol oynamış bir isim. Şimdi iktidar partisi kendisini yeniden siyasi bir görev olan Adalet Bakanı olarak atadı. Adeta daha 'önce İstanbul'da istediğimiz görevinizi yaptınız, yürüttünüz. Şimdi Türkiye'de görevinizi yapacaksınız' dercesine Bakanlık görevine getirilmiş bir isim. Bugün o isim yargıdaki gecikmeleri çözeceğini, millete adalet getireceğini söylüyor. Buradan kendisine soralım. Adalet gecikiyor mu, geciktiriliyor mu yoksa adalet bilinçli olarak yönlendiriliyor mu? Türkiye'de adalet sorunu yalnızca uzun yargılama sürelerinden kaynaklı değildir. Elbette en önemli aşaması adaletin tez verilmesidir. Masumların hakkı ve suçların cezası için en önemli konudur. Ama asıl sorun uzun tutukluluk sürelerinin bir cezaya dönüştürülmesidir. Mahkeme kararlarının adalete değil, siyaset siyasi iklime göre şekillendirildiği algısıdır. Hatta bu durum sadece algıdan ibaret değildir. Gerek yargıda gerek iktidar cenahından gerekse de birtakım çevrelerden gelen rüzgarların adaletin yönünü tersine çeviren somut örneklerini görmek mümkündür."
Poyraz: Gürlek'in avukatlara ilişkin açıklamasını hem bir avukat olarak hem de bir milletvekili olarak asla kabul edemem
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, bugün aynı zamanda Medeni Kanun'un da kabulünün yıl dönümü olduğuna değinerek "Cumhuriyetimizin özü, ayrıcalıkları ortadan kaldıran, vatandaşı kul değil, hak sahibi birey olarak gören bir düzen kurmanın Medeni Kanun da tam olarak bu anlayışın eseridir. ve bununla birlikte buradan devamla söylüyorum. Medeni Kanunun kabulünü kutladığımız bu günlerde ne yazık ki Sayın Adalet Bakanı'nın katılmış olduğu televizyon programında savunma makamına ilişkin, meslektaşım avukatlara ilişkin birtakım tedbirler öngördüğünü ifade etmiştir" dedi.
Gürlek'in avukatlara ilişkin açıklamasını hem bir hukukçu olarak, hem bir avukat olarak, hem bir milletvekili olarak asla kabul edemeyeceğini ifade eden Poyraz, "Bugün tutukluların tamamı henüz suçları kesinleşmemiş ve yargılamaları devam etmektedir. Türkiye'nin 21. yüzyılda avukatların mesai şartları ve diğer bütün hususlar dikkate alındığında gecenin bir saatinde bile cezaevine gitmek zorunda kalmaları avukatlar için de kolay değildir. Dolayısıyla mesleğini icra etmeye çalışan, adaleti arayan tarafsız ve bağımsızlığı şüpheli hale gelmiş olan kamuoyunca şüpheli hale gelmiş olan yargı sisteminde tarafsızlığı ve bağımsızlığı değil her şeyden önce adil kararları özlemiş avukatların vermiş olduğu bu mücadelenin akamete uğratılması ya da bu mücadelenin böylesine üstenci bir tavırla dile getirilmesini aslında kabul edip doğru bulmadığımızı da ifade ediyoruz" diye konuştu.
Kılıç Koçyiğit: Barrack'ın açıklaması, Kürtlerin ve bölge halklarının siyasal statüsünün uluslararası düzeyde muhatap alındığının kabulüdür
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Münih Güvenlik Konferansı'ndan bahsederek "Orada Orta Doğu siyasetine dair çokça tartışmanın olduğu bu konferansın kendisinde SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcisi İlham Ahmed'de yer aldılar ve Suriye Geçici Dışişleri Bakanı Esad Şeybani'yle birlikte Şam heyeti içinde yer alarak aslında yıllardır inkar edilen bir gerçekliğin fiilen kabulünü de sağlamış oldular" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla yapılan görüşmenin fotoğrafını ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın "Bin kelimeye bedel bir fotoğraf, yeni bir başlangıç" sözleriyle paylaştığını hatırlatan Kılıç Koçyiğit, "Bunun büyük bir diplomatik jestin ötesinde aslında Kürtlerin ve bölge halklarının siyasal statüsünün uluslararası düzeyde muhatap alındığının kabulü olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Sadece ABD eksenli değil Münih'te Almanya Cumhurbaşkanı ve Almanya Dışişleri Bakanıyla gerçekleştirilen temaslar, Fransa Cumhurbaşkanı, Fransa Dışişleri Bakanıyla yürütülen görüşmeler Avrupa'nın süreci yakından izlediğini ve muhataplık temelinde ele aldığını da ortaya koydu. Yine aynı heyet Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan'la görüştü ve bölgesel denklemin önemli bir aktörü olduğunu da ortaya koymuş oldu" diye konuştu.
"Sayın Hakan Fidan'ın da Sayın İlham Ahmed'le görüşmesi gerekiyor"
Kılıç Koçyiğit, demokratik entegrasyon ve birlik koşullarının önce insani ablukanın kalkmasıyla oluşabileceğini belirterek şunları kaydetti:
"Bunun gereğini yapma sorumluluğu da sadece geçici Şam hükümeti değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası aktörlerin her birinde olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Şimdi, Avrupa görüşüyor, Şam görüşüyor, Şam 'Düşmanımız değil SDG ortağımızdır' diyor, o zaman yanı başımızda, burada, Türkiye'de en fazla Kürtlerin yaşadığı ülkenin yönetiminin de bugün artık SDG'yle resmi temaslar kurması ve Sayın Hakan Fidan'ın da Sayın İlham Ahmed'le görüşmesi aslında hem burada yürüyen sürecin hem de Suriye'de yürüyen süreci geliştirecek, ilerletecek bir adım olacağını ifade etmemiz gerekiyor. En önemlisi de bunun büyük bir diplomatik olgunluğun göstergesi olacağını ifade etmemiz gerekiyor. O anlamıyla Kürt'ü yok sayan değil, kabul eden; savaşı değil, müzakereyi esas alan; inkarı değil, eşit yurttaşlığı önemseyen ve kuşatmanın değil, halkların birlikte ve özgür yaşamının yanında olan politikalara ihtiyacımız olduğunu ifade etmek istiyorum."
Günaydın: Mehmet Şimşek'in 5'li çeteye vergi memur gönderdiğini gördünüz mü?
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dünyada en çok kamu ihalesi alan ilk 10 müteahhitten 5'inin hükümetin desteklediğini vurgulayarak "Beşi bu topraklarda yaşıyor. Bunlara hiç vergi memuru gönderildiğini gördünüz mü? Mehmet Şimşek'in 5'li çeteye vergi memur gönderdiğini gördünüz mü? Ama Mehmet Şimşek kime gönderiyor biliyor musunuz? Bakın, Murat Kırcı, Çorum'da bir esnaf, diyor ki: 'Saat 13.00, Saat Kulesi'nin önündeyim daha siftah yapmadım ama dükkanlarımızdan vergi memurları çıkmıyor, fiş kesmediniz diye bizden ceza kesiyorlar.' Ne yaptınız biliyor musunuz? O esnafı dinlemek yerine o esnafa önce soruşturma açtınız, sonra iddianame düzenlediniz ve arkasından da ceza davası açtınız. 15 Nisanda Murat Kırcı'yı Çorum'da yargılayacaksınız. Ben söylüyorum, ben 15 Nisanda Çorum'da o esnafın yanındayım. Hadi göreceğiz" diyerek tepki gösterdi.
CHP milletvekilleri hakkında verilen fezlekelere ilişkin de konuşan Günaydın, "Bana da bu sabah bir fezleke daha gelmiş. Bakın, böyle güler yüzle konuşuyorum, hiç sinirlenmeden konuşuyorum. Siz bize fezleke göndererek bizi korkutabileceğinizi, bizi susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Şunu söyleyeyim size: Ağababalarınız gelsin, memleketin, milletin hakkını savunmaya dibine kadar devam edeceğiz. Bugün bir söylüyorsam, yarın beş söyleyeceğim; Halep oradaysa arşın buradadır" dedi.
















