NATO'nun Robotik Harp Çağında Dönüşümü

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

NATO’nun ihtiyacı yalnızca daha fazla dron değildir. İttifak’ın ihtiyacı, daha hızlı öğrenen, daha hızlı üreten, daha hızlı güncellenen ve 5. Madde eşiğinin altındaki gri bölge baskısını boşa çıkaran bir muharip ağ mimarisidir. Ankara Zirvesi’nin savunma teknolojileri veçhesi, söz konusu alanda şekillenecektir. - İttifak açısından isabetli olacak yaklaşım, İHA ve SİHA’ları, konvansiyonel kabiliyetlerin daha yıkıcı, daha esnek ve daha maliyet-etkin çalışmasını sağlayan unsurlar olarak konumlandırmaktır

Hudson Enstitüsü Kıdemli Savunma Analisti Dr. Can Kasapoğlu, NATO'nun robotik harp çağındaki dönüşümünü AA Analiz için kaleme aldı.

***

Çirkin Ördek Yavrusu, kendi türünü henüz tanımayan bir canlının, onu yanlış okuyan küçük bir dünyanın içinde yerini bulamaması ve zamanla gerçek kimliğini araması hikayesidir. Ait olmadığı bir sürüde olan kuğu için bir kümesin dar ufkunda yanlış doğmuş sanılan bir kaderdir de ayrıca. Kim bilir belki de onu küçümseyenler, kendi küçük düzenlerinin sınırlarını savunmaktadır. Yavru, bataklıklar, soğuk sular ve yalnızlık içinden geçerken, kimliği, dayanıklılığın içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Sonunda kuğuya dönüşmesi bir mucizeden çok, coğrafyanın, zamanın ve tabiatın hükmüdür. Yani kaçınılmazdır.

Yukarıda aktarılan masal, askeri bilimler son dönem literatüründe insansız sistemlerin, genel adıyla dronların, kaderini de anlatmaktadır. İkinci Karabağ Savaşı sonunda dahi, insansız sistemlerin harekat ortamındaki etkinliğinin sınırlı olduğunu değerlendirmek, "ayakları yere basan, gerçekçi" neşriyat olarak addedilmişti.

Aradan birkaç sene geçtikten sonra patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı'nın gelinen merhalesinde ise hem Rusya hem de Ukrayna savunma bakanlıkları verileri, hedef tespit faaliyetinden kinetik vuruş kabiliyetine kadar, sahadaki imhanın yüzde seksenden fazlasının insansız sistemler tarafından icra edildiğini gösteriyor. Şunun da altını çizelim, devam eden bir silahlı çatışmada, savaşan tarafların bir veri üzerinde uzlaşması hayli zordur. Karadeniz'de ise Ukrayna robotik sistemleri, Rus Karadeniz Donanması'nın yüzde otuzunu harp dışında bırakabilmiştir. Tabi bu arada bir gelişme daha yaşanmıştır: 2026 yılında Bayraktar TB3, NATO Steadfast Dart 2026 Tatbikatı'nda TCG Anadolu'dan otonom olarak havalanmış, Baltık Denizi'nde hedeflerini vurarak yeniden harp gemisine inmiştir. Özetle, robotik harp sistemlerinin altın çağı kendini göstermektedir.

Şimdi, NATO'nun Ankara Zirvesi noktasında kritik soru ise şudur: NATO İttifakı, bu ışıltılı masalın tam olarak neresinde duracak?

Bir dönüm noktası: Polonya 2025

10 Eylül 2025'te Rusya'ya ait Gerbera tipi insansız hava araçlarının Polonya hava sahasını toplu olarak ihlal etmesi, NATO açısından 2022'den bu yana şekillenen güvenlik ortamının kritik eşiklerinden biri oldu. Müteakiben, NATO'nun Eastern Sentry (Doğu Gözcüsü) tatbikatını icra etmesi, İttifak'ın Doğu Avrupa'da hava savunma, kriz yönetimi ve siyasi-askeri caydırıcılık reflekslerini aynı anda çalıştırdığını gösterdi. Ancak Polonya 2025 olayının asıl anlamı birkaç insansız aracın düşürülmesi değil. Rus askeri eliti, düşük maliyetli hava sahası ihlalleriyle, NATO'nun reaksiyon süresini, angajman kurallarını ve Madde 5 eşiğinin altındaki caydırıcılığını sınıyor. Bu faaliyetler, geniş çaplı askeri tepkiyi tetikleyecek eşiğin altında yürütülen ve süreklilik arz eden bir gölge kampanyanın parçasıdır. Rusya'nın Avrupa'ya karşı gri bölge faaliyetleri, Ukrayna'daki işgalle eş zamanlı şekilde, ikinci bir cephe işlevi de görmektedir.

Yukarıda aktarılan tablo, taktik bir tırmanma gibi görünse de esasen stratejik zeminde NATO'nun son dönemde yüzleşmek zorunda kaldığı katı stratejik gerçekliğiyle doğrudan bağlantılı. İttifak gündeminin, platform odaklı harbe hazırlık paradigmasından, müşterek harekata uygun veri mimarisi, yapay zeka, otonomi, elektronik harp ve multispektral kabiliyetler gibi alanlara kaydığı görülüyor. Nitekim Ukrayna'dan öğrenilen dersler kapsamında SİDA'lar (silahlı insansız deniz aracı) ve Siha'lar (silahlı insansız hava aracı), yalnızca yeni bir platform ailesi değil, muharip ağ mimarisini dönüştüren unsurlar olarak ön plana çıkıyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı, bu dönüşümü sahada daha da görünür kıldı. Zira, Ukrayna tecrübesi sadece dron kullanımından ibaret değil. Düşük maliyetli sistemler, yazılım entegrasyonu, yapay zeka ve neredeyse gerçek zamanlı taktik-teknoloji uyarlaması birlikte sonuç üretmektedir. Ukrayna'daki Brave-1 Kümesi gibi hızlı inovasyon grupları ve A1 yapay zeka merkezi gibi yüksek teknoloji aktörleri, NATO müttefiklerinin çoğunun hayli bürokratik tedarik süreçleriyle aralarındaki farkı görünür kılmıştır. Ukrayna, Avrupa'da robotik harp alanındaki önde gelen uygulayıcılardan biri haline gelmiş; dronlarla topçu mühimmatı açığını kısmen telafi etmiş ve Rus ilerleyişini yavaşlatan bir keşif-taarruz bütünlüğü kurmuştur. Aynı Ukrayna, şimdi Rus derinliğinde stratejik enerji ve savunma sanayisi hedeflerini de dronlarla vurabilmektedir.

Bununla birlikte, geleneksel ateş gücünün salt dronlarla ikame edildiğini söylemek de gerçekçi değildir. NATO kuvvetleri, topçu, zırhlı birlikler, insanlı hava gücü, uzun menzilli hassas vuruş ve hava savunması gibi unsurlara dayanmayı sürdürecektir. Nitekim, Soğuk Savaş'tan beri en geniş çaplı faaliyet olan Steadfast Defender tatbikatları, bahse konu kuvvet hazırlama esaslarını yansıtmaktadır. İttifak açısından isabetli olacak yaklaşım, İHA ve Siha'ları, konvansiyonel kabiliyetlerin daha yıkıcı, daha esnek ve daha maliyet-etkin çalışmasını sağlayan unsurlar olarak konumlandırmaktır.

Nasıl bir savunma planlaması?

ABD desteğinin azalması halinde Avrupa'nın temel açığı yalnızca savaş uçağı ya da ana muharebe tankı sayısı olmayacaktır. Esas sorun, ABD'nin uzun süredir sağladığı istihbarat, düşman derinliğine taarruz, hava savunma, uzay, siber ve lojistik entegrasyon mimarisinin nasıl ikame edileceğidir.

Doğu kanadı için ise asıl mesele, Şahid-Geran ve Gerbera dronları gibi düşük maliyetli insansız sistemlerin pahalı silahları ve siyasi karar alma süreçlerini meşgul edebilmesidir. Ucuz, muğlak ve tespiti zor insansız sistemler, Polonya ve Romanya hattındaki tehdidi de tarif etmektedir. Ucuz dronlara karşı savaş uçağı kaldırmak İttifak dayanışmasını gösterebilir, ancak varsayılan savunma modeli olarak ne maliyet-etkindir ne de teknik açıdan sağlamdır. Ucuz dronlara karşı pahalı füzeler kullanmak, NATO hava savunması açısından sürdürülebilir bir maliyet denklemine işaret etmemektedir.

Dron rekabetinin temposu da NATO açısından belirleyicidir. Elektronik harp yoğunlaştıkça, belirli hedefleri tespit edip onlara yönelebilen yapay zeka destekli dronlar merkezi bir kabiliyet alanına dönüşmektedir.

Daha da önemlisi, NATO'nun gelecek askeri vizyonu; insansız sistemleri yapay zeka, elektronik harp, güvenli tedarik zinciri, mikroçip ve kritik komponent bağımsızlığı, doğu kanadı savunması ve çok alanlı harekat içinde birleştirebilen ülkeler tarafından şekillenecektir.

Türkiye bu tabloda NATO için özel bir katkı sunmaktadır. Bayraktar TB2'nin Karabağ, Libya, Suriye ve Ukrayna'nın ilk safhasında gösterdiği performans, Rus/Sovyet menşeli hava savunma ve zırhlı unsurlara karşı Türk SİHA ekosisteminin etkinliğini ortaya koymuştur. Polonya'nın 2022'de ilk teslimatını aldığı ve 2024'te tamamlanan 24 Bayraktar TB2 tedariki ile Romanya'nın milyonlarca dolarlık Bayraktar TB2 kontratı, Türk insansız sistemlerinin NATO'nun doğusu ve Karadeniz güvenliğine somut katkısını göstermektedir. Kızılelma'nın ise kendisine çok daha geniş bir pazar bulması muhtemeldir.

NATO'ya karşı açık harp eşiğini aşmadan dezenformasyon, siber saldırı, sabotaj, vekil aktörler ve insansız sistem yoklamaları birlikte kullanılmaktadır. NATO'nun ihtiyacı yalnızca daha fazla dron değildir. İttifak'ın ihtiyacı; daha hızlı öğrenen, daha hızlı üreten, daha hızlı güncellenen ve beşinci Madde eşiğinin altındaki gri bölge baskısını boşa çıkaran bir muharip ağ mimarisidir.

[Dr. Can Kasapoğlu, Hudson Enstitüsü Kıdemli Savunma Analistidir. Ayrıca NATO Savunma Koleji'nde misafir akademisyen olarak görev yapmaktadır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: AA / Dr. Can Kasapoğlu
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.