Mehmet Akif Ersoy'un yakın arkadaşı müderris İhsan Efendi anıldı

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un yakın dostu, Ezher Üniversitesi'nin ilk mezunlarından Yozgatlı müderris İhsan Efendi, vefatının 65. yılında Fatih Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen programla anıldı.
İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un gurbet yıllarındaki en yakın dostlarından olan ve Cumhuriyet sonrası Ezher Üniversitesinin ilk mezunları arasında yer alan Yozgatlı müderris İhsan Efendi, vefatının 65. yılında anıldı.
Ezher Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği (EZDER) ile Türk-Arap Derneği tarafından düzenlenen "İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'a Gurbeti Aşina Kılan Dostu Yozgatlı Müderris İhsan Efendi'yi Anma Programı", Fatih Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Aynı zamanda Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası olan İhsan Efendi için düzenlenen etkinlik, Ezher Üniversitesi mezunu Mustafa Karahüseyinoğlu'nun Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
"İlimle ahlakı, irfanla fazileti birleştirmiş, yaşadığı döneme değer katmış bir münevverdir"
EZDER Başkan Vekili Kazım Kamçı, açılışta yaptığı konuşmada İhsan Efendi'nin ilim, irfan, ahlakıyla bugüne iz bıraktığını belirterek, şunları kaydetti:
"Tarih boyunca milletlerin hafızasını diri tutan sadece olaylar değil, aynı zamanda şahsiyetlerdir. Onlar yaşadıkları döneme ışık tutarlar ve gelecek için de yol gösterirler. Bugün hatırasını yaşatmak için bir araya geldiğimiz İhsan Efendi böyle bir şahsiyettir. O sadece bir müderris değil, ilimle ahlakı, irfanla fazileti birleştirmiş, yaşadığı döneme değer katmış bir münevverdir. Şüphesiz İhsan Efendi'nin en dikkat çekici yönlerinden birisi de Mehmet Akif Ersoy'la kurduğu samimi dostluktur. Onların arasındaki ilişki ortak ideal ve değerlerin bir tezahürüdür. Bir dönemin ahlakını anlamak için bunlar çok kıymetli örneklerdir."
İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, ilmin bir silsile ve aktarımla intikal ettiğine işaret ederek, "Ben İhsan Efendi'ye yetişemedim. Fakat onun yetiştirdiği hocalardan dersler alma şerefine nail oldum. Dolayısıyla ilim silsilesinin sonucu olarak kendisiyle bir bağım olduğunu düşünüyorum. Bu hem ilim hem de bir gönül bağıdır. Modern dünyada gelenek çok dışlandı ve geçmiş ulemayı takdir etmeme ön plana çıktı. İhsan Efendi'nin buradaki varlığı bunun tersi bir durumun göstergesidir. Bu da İhsan Efendi'nin ne kadar kıymetli ve önemli olduğunun bir ifadesidir." dedi.
Mehmet Akif Ersoy'un torunu Selma Argon ise İhsan Efendi ile dedesi arasındaki dostluğa dikkati çekerek, "Bugün dedemin çok sevdiği bir insanı yad ediyoruz. İhsan Efendi, dedemin Kur'an mealini teslim ettiği ve 'Meali, kale gibi bir insana teslim ettim!' dediği kişidir. Onlara çok şey borçluyuz. Çünkü bizler onlar sayesinde bu topraklarda serbestçe dolaşıyoruz. Hepimiz üzerinde büyük izler bırakmış o güzel insanları bir kez daha rahmetle yad ediyorum." ifadelerini kullandı.
"Kahire'de Osmanlı arşivinin başında yer alıyor ve çok değerli çalışmalara imza atıyor"
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, babası İhsan Efendi'nin Yozgat'ta yetiştiğini aktararak, "O hem modern eğitimi hem de geleneksel eğitimi bir arada almıştır. İhsan Efendi, hem ilmi hem de irfanı bir arada bulunduran müstesna bir isimdir. Tahsil hayatında hep en iyi notlar ve farklı ilim dallarından icazetler almıştır." diye konuştu.
İhsanoğlu, babasının 20 yaşında İstanbul'a geldiğini belirterek, "Ona istediği eğitimi alması için Kahire'ye gitmesi tavsiye edilmiştir. O da Kahire'ye Ezher'e gidiyor. Mısır'da çok kıymetli hocalardan fıkıh, hadis, belagat alanlarında dersler ve icazetler alıyor. Kısacası burada büyük bir başarı elde ediyor ve Ezher'in en büyük payelerini kazanıyor." dedi.
İhsan Efendi'nin Türkiye'ye dönme noktasındaki kararsızlığını anlatan İhsanoğlu, şunları kaydetti:
"Sonunda hem Türkiye'ye hem de Mısır'a hizmet etmek adına Kahire'de kalmaya karar veriyor. Kahire'de Osmanlı arşivinin başında yer alıyor ve çok değerli çalışmalara imza atıyor. 1934'ten 1959'a kadar burada müderrislik yapıyor ve çok kıymetli isimler yetiştiriyor. Ayrıca İhsan Efendi, oradaki arşivi Mısırlı araştırmacıların kullanacağı bir forma dönüştürmüştür ve bu çok önemli bir hizmettir. Ne yazık ki İhsan Efendi'nin yaptığı hizmetler bir arada ve derli toplu bir şekilde incelenmemiştir. İnanıyorum ki böyle bir çalışmanın yapılması büyük bir boşluğu dolduracaktır."
Açılış konferansının ardından Prof. Dr. Candemir Doğan'ın üstlendiği panelde, ?????İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Yerinde, Prof. Dr. Muhammed Harb, Yozgat Bozok Üniversitesi Ekmeleddin İhsanoğlu Tarih ve Kültür Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Görevlisi Kamil Büyüker, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Kalyon ile Ürdün Yarmouk Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Abuzer Kalyon ise birer sunum yaptı.
Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.














