EDİTÖR MASASI 6 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan "yeni anayasa süreci" değerlendirmesi:

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- "(Yeni anayasa ) Gelecek odaklı bir anayasa yapabilmek ve 21. yüzyılın gerektirdiği anayasal çerçeveyi oluşturmak için bunun zaruret olduğuna inanıyorum" "Bu sadece AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın yapabileceği bir iş değil. Hem Meclis'te hem sosyal, toplumsal düzeyde en geniş mutabakatı gerektiren bir süreç. Türkiye bunu yapabilecek olgunlukta" "1974 Barış Harekatı'yla Türkiye Cumhuriyeti, garantör ülke olarak Kıbrıs'a sadece Türk tarafına değil tüm Kıbrıs'a huzur ve barış getirdi" "Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanındadır ve yanında olmaya da devam edecektir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Gelecek odaklı bir anayasa yapabilmek ve 21. yüzyılın gerektirdiği anayasal çerçeveyi oluşturmak için bunun zaruret olduğuna inanıyorum." dedi.

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Yılmaz, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Yılmaz, yeni anayasa çalışmaları konusunda daha umutlu olabileceklerini ve Meclis'in temel bazı konularda birlikte hareket edilebileceğini gösterdiğini belirtti.

Yeni anayasa konusunda, 12 Eylül Askeri Darbesi sonucunda oluşmuş bir anayasa ayıbından Türkiye'yi kurtarmak gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Gelecek odaklı bir anayasa yapabilmek ve 21. yüzyılın gerektirdiği anayasal çerçeveyi oluşturmak için bunun zaruret olduğuna inanıyorum." diye konuştu.

"Türkiye bunu yapabilecek olgunlukta"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu konuda kendi iç hazırlıklarını uzun zamandır yaptıklarını belirterek, "Bu sadece AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın yapabileceği bir iş değil. Hem Meclis'te hem sosyal, toplumsal düzeyde en geniş mutabakatı gerektiren bir süreç. Türkiye bunu yapabilecek olgunlukta." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, Türkiye'nin, "Terörsüz Türkiye" sürecinde bunu gösterdiğinin altını çizdi.

Terör örgütü PKK'nın silah bıraktığının tespit edilmesinin ardından Milli Güvenlik Kurulu tarafından bunun teyit edileceğini belirten Yılmaz, "Önümüzdeki MGK'ye yetişir mi?" sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bizim burada önemli gördüğümüz şu. Doğru istikamette gidiyor muyuz, ilerliyor muyuz, olumlu yönde gelişiyor mu bu hadise. Evet, doğru yönde gelişiyor, olumlu yönde gelişiyor, ilerlemeler var ama kesin takvim verip bu takvimde bitecek demek bana doğru gelmiyor. Ne zaman biterse bu olağan MGK toplantısını da beklememiz gerekmiyor doğrusu. Ne zaman bu süreç sona ererse teyit ve tespit süreci bu Milli Güvenlik Kuruluna arz edilebilir ve o zaman da ikinci aşamaya geçilmiş olur. Temenni ederiz ki en kısa süreçte olsun."

"Provokatif söylemlere, eylemlere hiçbirimiz prim vermeyelim"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu süreçlerde dezenformasyonun çok olduğunu, provokasyona gelinmemesi gerektiğine işaret ederek, "Vatandaşlarımızı uyarmak isterim. Türkiye'nin bu beladan kurtulmaması için, bu sorunun Türkiye'nin ayağına pranga olarak kalması için gayret eden çeşitli çevreler provokasyonlar yapabilirler. Vatandaşımızın kafasını karıştırmak için dezenformasyonlar yapabilirler. Lütfen bunlara karşı da uyanık olalım. Çok güçlü, tecrübeli bir liderimiz var. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli de son derece tecrübeli, devlet, siyaset insanı. Dolayısıyla yine Meclis'imizin buradaki gözetimi söz konusu. Lütfen provokatif söylemlere, eylemlere hiçbirimiz prim vermeyelim." şeklinde konuştu.

Liderliğin her zaman önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle sorunların karmaşıklaştığı dönemlerde çok daha önemli olduğunu söyledi.

Bu anlamda Türkiye'nin şanslı konumda olduğunu dile getiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çeyrek asra yaklaşan devlet yönetme ve uluslararası tecrübeye sahip olduğunu, ayrıca tecrübeli kadrolar bulunduğunu kaydetti.

Yılmaz, bu çerçevede hiç kimsenin tereddüdünün olmaması gerektiğini, milletin birliği, beraberliği, kardeşliği için ülkenin güç kazanması, dünyada çok daha etkili bir konuma gelmesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceklerini vurguladı.

"Yarım asırdan fazla bir süredir Kıbrıs'ta huzur var"

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde düzenlenen askeri geçit törenine ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır'dan askeri birliklerin katıldığının anımsatılması üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu çok üzüntü verici bir durum. 1974 Barış Harekatı'yla Türkiye Cumhuriyeti, garantör ülke olarak Kıbrıs'a sadece Türk tarafına değil tüm Kıbrıs'a huzur ve barış getirdi. Yarım asırdan fazla bir süredir Kıbrıs'ta huzur var, güvenlik var. Bu ortam Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yaradığı gibi Rum tarafına da yaradı ve her iki taraf bu süreçte demokrasilerini geliştirdi, kalkınma süreçlerini geliştirdi. Güvenliğin olmadığı yerde ne demokrasi olur ne kalkınma olur. Bütün ada bu süreçten istifade etti ve şu anda geçmişe göre çok daha müreffeh, çok daha gelişmiş bir konumda Kıbrıs adası. Rum tarafı tabii istismar ederek bu süreci Avrupa Birliği adaylığına kadar da uzanmış oldu."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Rum tarafının yaptıklarının bütün adanın güvenliğini riske ve tehlikeye atma boyutu taşıdığını belirterek, "Kıbrıs Rum kesimi soykırım suçuyla uluslararası mahkemeler önünde yargılanmakta olan bir yönetimle iş tutuyor. Şu anda yaptıkları o. İsrail Netanyahu hükümeti. Dolayısıyla soykırım suçundan yargılanan bir yönetimle iş tutan bir zihniyetin yarın Kıbrıs Türk'üne nasıl bakacağını herkes tahmin edebilir. Dolayısıyla bir taraftan uluslararası alana çıkıp, 'Biz çözüm istiyoruz, barış istiyoruz.' deyip sonra da adanın tüm adanın güvenliğini riske atacak şekilde birtakım maceralara girmeleri, tutumlar, ilişkiler geliştirmeleri hiçbir şekilde kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanındadır ve yanında olmaya da devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Bu anlamda da endişe edecek hiçbir durum görmediklerini vurgulayan Yılmaz, "Rum kesiminin attığı adımların ne kendilerine ne adaya bir faydası olmadığını, tüm adanın güvenlik risklerini artırdığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz, Kıbrıs Türklerinin yanındayız. Kıbrıs Türklerinin ada üzerinde egemen eşit bir devlet olarak varlıklarını savunmaya devam edeceğiz." dedi.

(Bitti)

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.