Almanya'da Eyalet Seçimleri: Aşırı Sağcı AfD'nin Zaferi Merz'in Koltuğunu Sarsabilir

Dikkatler, Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül Pazar günü yapılacak parlamento seçimlerine çevrildi.
Dikkatler, Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül Pazar günü yapılacak parlamento seçimlerine çevrildi. Anketler aşırı sağcı AfD'nin, ilk kez bir eyalet seçiminden birinci parti çıkacağına işaret ediyor. Almanya siyasetinde sarsıntıya yol açabilecek seçim sonuçları, Başbakan Merz'i koltuğundan edebilir. Saksonya-Anhalt'ta, pazar günü yapılacak parlamento seçimi, sıradan bir eyalet seçiminin çok ötesinde anlam taşıyor.Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, son anketlerde, bu eyalette yüzde 43 ile rekor desteğe ulaşmış durumda. Küçük partilerin yüzde 5'lik seçim barajının altında kalması durumunda AfD, ilk kez bir eyalette tek başına iktidara gelme fırsatını elde edecek.Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokratlar (CDU) ise Saksonya-Anhalt eyaletinde, tarihlerinin en kötü sonuçlarından birini almak üzere. Bu nedenle Avrupa'da da tüm gözler, seçimler sonrasında Berlin'de yaşanabilecek gelişmelere çevrilmiş durumda. Merz'in koltuğu tehlikede mi?AfD'nin seçimlerden zaferle çıkması, CDU'nun ise hüsran yaşaması durumunda, muhafazakarlar içinde liderlik tartışmasının başlayacağı, Başbakan Merz'in günlerinin sayılı olduğu yorumları yapılıyor.Friedrich Merz'in, başbakanlık koltuğuna veda etmek durumunda kalabileceği yorumlarını güçlendiren bir anket, seçimlere günler kala, kamu yayıncısı ARD tarafından açıklandı. Buna göre, Merz'in başbakanlığından memnun olanların oranı, yüzde 13'e kadar gerilemiş durumda. Bu oran, bugüne kadar görevdeki başbakanlar arasında, ölçülen en düşük oran.Almanya'nın gidişatını belirleyecek seçimSeçimlerin yapılacağı Saksonya-Anhalt, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesinden önce Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde yer alan bir eyalet. Bu eyalet, Almanya'nın "yeni eyaletleri" ve "Doğu eyaletleri" olarak anılan beş eyaletinden biri.Yalnızca 2 milyon 120 bin nüfuslu bu eyaletin aslında siyasi ya da ekonomik olarak bir ağırlığı bulunmuyor.CDU'nun eyalet seçimlerinde yarışan başbakan adayı Sven Schulze, Pazar günü ilan edilecek sonuçların "Almanya'nın gidişatını belirleyecek bir karar" olduğunu söyledi.Siyasi gözlemciler, bu konuda Schulze ile hem fikir. Ama zaten tam da bu nedenle, Almanya'yı ufukta zor günlerin beklediğini söylüyorlar.
Neden Almanya için dönüm noktası?2021 yılında Merz'in partisi CDU'nun yüzde 37 oy olarak birinci parti olduğu Saksonya-Anhalt'ta, o günden bu yana CDU liderliğinde, Sosyal Demokratlar (SPD) ve liberal Hür Demokratlar Parti'den (FDP) oluşan üçlü koalisyon hükümeti iktidarda bulunuyor.Ama bu partilerin oy oranlarından büyük gerileme var. Son anketlere göre CDU'nun oy oranı yüzde 23'e, SPD'nin yüzde 9'a, FDP'nin ise yüzde 3'e geriledi.Aşırı sağcı AfD ise, özellikle son aylarda bu eyalette yürüttüğü başarılı kampanya ile, oy oranını yüzde 40'lerin üzerine çıkarmayı başardı.Üstelik bu eyaletteki AfD parti teşkilatı, Almanya'nın iç istihbarat teşkilatı tarafından, insanlık onuru, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle bağdaşmadığı, Anayasal düzene karşı faaliyet yürüttüğü, siyasi hedeflerinin "ırkçı ideoloji" ile şekillendiği gerekçesiyle "aşırı sağcı" olarak sınıflandırmıştı.Ancak son anketlerde açık ara farkla lider olan AfD'nin, seçimlerden birinci parti çıkmasına artık kesin gözüyle bakılıyor. AfD, bu eyalette tek başına iktidara gelmesi durumunda, bu Almanya'nın yakın tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturacak.Nazi rejiminin yıkılması, 1949'de Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulmasından yıllar sonra, ilk kez bir eyalette aşırı sağcı bir parti, hükümeti kurma yetkisini elde edecek.AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta iktidarı ele geçirmeye bu kadar yaklaşmasında, partinin liste başı adayı Ulrich Siegmund büyük rol oynadı.Seçmenin kalbini nasıl fethetti?Aşırı sağcı AfD'nin ilk eyalet başbakanı olmaya aday 35 yaşındaki Ulrich Siegmund, kampanyasını "Güzel, eski, güvenli Almanyamı geri istiyorum" sloganıyla yürüttü.Anketler, Siegmund'un kampanyası ile partisinin 2021 yılındaki eyalet seçimlerinde aldığı yüzde 20,8'lik oy oranını ikiye katladığını gösteriyor.Seçmenleri "Pazar günü tarih yazalım, ülkemizi geri alalım" sözleriyle sandıkta oy vermeye davet eden Siegmund, 2016'dan beri eyalet parlamentosu milletvekili.18 yaşında üye olduğu CDU'dan 2014 yılında ayrılarak AfD'ye geçen Ulrich Siegmund, "TikTok starı" olarak adlandırılıyor.Paylaştığı videolar ile hayran kitlesini büyüten AfD'li siyasetçinin söylemleri radikalleştikçe, takipçi sayısı da arttı.Seçim kampanyası esnasında eyalette kentleri, kasabaları, köyleri neredeyse tek tek dolaştı, şenliği andıran mitingler düzenledi. Hayranları onunla fotoğraf çektirebilmek, hatta "Almanya'nın en tehlikeli adamı" olarak nitelendirildiği Der Spiegel dergisini imzalatmak için saatlerce sıra bekledi.
Ulrich Siegmund, aşırı sağcı, yabancı düşmanı, ırkçı tanımlamalarını reddediyor.Siyasi gözlemciler ise "çok başarılı bir pazarlamacı" olarak nitelendirdikleri Siegmund'un genç, dinamik, karizmatik, güler yüzlü görüntüsü ile seçmenleri adeta büyülemeye çalıştığını, ancak aslında bu görüntüsünün ardında gizlemeye çalıştıkları nedeniyle tehlikeli olduğunu savunuyorlar.AfD seçmene ne vadediyor?Siegmund, "Alman kültürüne yabancı" göçü durdurmayı vaat ederken, çalışmayan, entegre olmayan göçmenleri ülkelerine geri göndermek için bir "sınır dışı görev gücü" kuracaklarını söylüyor.Siegmund'un "hükümet programını" andıran seçim programında aslında eyaletlerin yetki alanına girmeyen vaatlerin yer alması da dikkat çekiyor."Alman ulusal kimliğinin korunmasına" vurgu yapılan programda, Alman tarihi derslerinin değiştirileceği, Almanların tarihlerinde gurur duymaları gereken olaylara da yer verileceği belirtiliyor. Okullarda müfredatın geleneksel ve ulusal değerler ışığında şekillendirileceği kaydediliyor.
Nüfusun artmasının desteklenmesi için bebeklere "hoş geldin parası" verileceği, ama bunun için ebeveynlerden birini Alman vatandaşı olması şartının getirileceği belirtiliyor.AfD, ayrıca Ukrayna'ya mali ve askeri desteği kesmeyi, Rusya ile ilişkileri yeniden güçlendirmeyi ve Euro Bölgesi'nden de ayrılmayı istiyor.Koalisyon görüşmeleri çıkmaza girebilirAfD'nin seçimlerde tek başına iktidara gelip gelemeyeceği, bazı küçük partilerin yüzde 5 barajını aşıp aşamayacağına bağlı olacak.AfD'nin mecliste çoğunluğu elde edememesi durumunda, gözler bu kez CDU liderliğinde bir koalisyon hükümetine çevrilecek.Ancak son kamuoyu anketleri, CDU'nun muhtemel koalisyon ortakları SPD ve Yeşiller'in oy oranlarının düşük olduğunu, üçlü bir koalisyonda anlaşma sağlansa bile, bunun da mecliste yeterli çoğunluğa sahip olamayacağına işaret ediyor.Bu durumda, CDU'nun, sosyalist Sol Parti'nin de desteğine ihtiyacı olacak. Ancak muhafazakarlar ile Sol Parti arasında uzun süredir devam eden gerilimler nedeniyle bu konuda belirsizlik bulunuyor.CDU daha önce parti organlarında yapılan tartışmalar sonucunda, yalnızca AfD değil, Sol Parti ile de koalisyon ve işbirliğine girmeme kararı almıştı.Kulislerde azınlık hükümeti gibi senaryolar konuşulsa da, birçok belirsizlik devam ediyor.Siyasi gözlemciler, Pazar günü oluşacak siyasi tablonun, eyalette haftalar ve aylar sürecek belirsizliğe ve uzun müzakerelere yol açabileceğini kaydediyorlar.AfD'nin seçim zaferi radikalleri cesaretlendirebilir endişesiAlmanya'daki demokratik partiler, 2013 yılında kurulan aşırı sağcı parti ile bugüne kadar hiçbir şekilde işbirliği yapmayarak, AfD'ye set çekmişti.Ancak Saksonya-Anhalt seçim galibiyeti, AfD'ye örülen "güvenlik duvarı" (Brandmauer) politikasını daha fazla tartışmaya açabilir.Ayrıca uzmanlar, Saksonya-Anhalt'taki seçim galibiyetinin, hem AfD bünyesindeki daha radikal kesimleri cesaretlendirebileceğine, hem de bugüne kadar AfD'ye oy vermekten çekinen ve Merz'in politikalarından memnuniyetsizlik duyan muhafazakar seçmenleri sandıkta bu partiye oy vermeye teşvik edebileceğine dikkat çekiyor.Almanya genelini kapsayan son seçim anketleri halihazırda AfD'nin oy oranlarının yüzde 29'a yükseldiğini, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin oy oranın ise yüzde 20'lere gerilediğine işaret ediyor.Üstelik bu yılın başında Almanya'nın batısındaki Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde yapılan seçimlerde AfD'nin oyların yaklaşık yüzde 20'sini alması, ülke genelinde artan popülaritesini de gözler önüne serdi.AfD'nin bir sonraki genel seçimleri kazanma ihtimalinin artması, Almanya'da göçmenler ve göçmen kökenliler başta olmak üzere, aşırı sağ karşıtı tüm kesimleri endişelendiriyor.




















