'Kimse hiçbir yere gitmek istemiyor': İran savaşı Türkiye'de turizm sektörünü nasıl etkiliyor?

'Kimse hiçbir yere gitmek istemiyor': İran savaşı Türkiye'de turizm sektörünü nasıl etkiliyor?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Turizm sektörünün farklı kollarından profesyoneller İran savaşının Türkiye'de turizm endüstrisini olumsuz etkilediği konusunda hemfikir. BBC Türkçe rezervasyon iptallerini, sektörün endişelerini ve toparlanma senaryolarını inceledi.

Antalya'da turizmciler, özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya tatilinin "her zamanki gibi geçmediğini" söylüyor.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaş, küresel ekonomide şok etkisi yaratırken turizm sektörünü de sarsmış görünüyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında %60'a yakın bir düşüş yaşadıklarını söylüyor.

7 Nisan'da imzalanan ateşkesle birlikte bir miktar toparlanma olsa da özellikle İngiltere ve Avrupa'dan Eylül, Ekim, Kasım aylarına gelen rezervasyonların önceki sezonlara göre düşük kaldığını belirtiyor.

İngiliz küresel danışmanlık şirketi Oxford Economics'in değerlendirmeleri bu gözlemleri doğrular nitelikte.

Buna göre Körfez ve Ortadoğu ülkelerinde turizm sektörü savaştan önemli ölçüde etkilendi.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan şirketin kıdemli ekonomisti Jessie Smith, savaşın patlak vermesiyle, bu bölgeye yönelik belirsizlik ve güvenlik kaygıları oluştuğunu, talebin zayıf kalmaya devam edeceğini düşündüklerini söylüyor.

Buna göre talebin bir kısmının Akdeniz ve Kuzey Afrika pazarlarına yöneleceği tahmin ediliyor.

Smith, Türkiye özelinde "Ortadoğu'dan gelen turistlere daha bağımlı olduğu ve çatışma bölgelerine yakınlığı nedeniyle" talepte düşüş olasılığı olduğunu söylüyor. "İkame imkanları olsa da bu yeterli değil" diyor.

'Doğu Karadeniz turizmi de etkileniyor'

Turizm sektörünün farklı kollarında görev yapan ve BBC Türkçe'ye konuşan profesyoneller savaşın turizm sektörünü halihazırda etkilediğini söylüyor.

Kurumsal dünyaya yönelik turizm hizmetleri sunan GlobeMeets & Oliva MICE şirketinin kurucu ortağı Hüseyin Kurt, "Doğu Karadeniz'in en fazla ev sahipliği yaptığı turist profili Ortadoğu ve Körfez ülkeleriydi. Haliyle bu savaştan en çok etkilenen bölge" diyor.

Savaşla birlikte ABD, İngiltere ve çok sayıda Avrupa ülkeleri, Türkiye dahil bölgeye yeni seyahat uyarıları yayımladı.

Bu uyarılarda Türkiye'nin doğu veya güneydoğusunda bazı bölgelerin güvenli olmadığı belirtildi.

BBC Türkçe'ye konuşan Kurt, bu uyarıların birçok ülke için referans olarak kabul edildiğini ve rezervasyonlardaki düşüşe katkıda bulunduğunu kaydediyor.

Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı'nın Yönetim Kurulu Üyesi Kurt, rezervasyonlarla ilgili kayıpların %30 ila %40 civarında olduğunu öngörüyor.

'Pandemiden bile kötü'

Avrupalı bazı seyahat şirketleri Mart ortasında yaptıkları açıklamalarda İran savaşı nedeniyle bu yaz Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan dahil Doğu Akdeniz'i ziyaret etmeyi planlayan müşterilerinin yönlerini İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batıdaki destinasyonlara çevirdiğini duyurmuştu.

BBC Türkçe'ye konuşan İskoçya merkezli LAH Travel'ı 20 yıldan uzun süredir yöneten Linda Hill Miller "Covid-19 pandemisinden bile daha kötü" bir sezon yaşadıklarını söylüyor:

"Telefonlarımız çalmıyor; herhangi bir talep almıyoruz."

Dünyanın farklı ülkelerine seyahatler düzenleyen Miller'a göre sorun, tüketici güveninin "hızla kaybedilmesi":

"İster Batı olsun ister Doğu Akdeniz, kimse hiçbir yere gitmek istemiyor; insanlar bilinmeyenden gerçekten çok korkuyor.

"Geçim krizi sorunlarından endişe ediyorlar; ayrıca jet yakıtı kıtlığının da bir sorun olacağı yönünde söylentiler var. Dolayısıyla belirsizlikler ve soru işaretleri son derece fazla."

'İstanbul'da iptal dalgası yok'

İstanbul'da otel rezervasyon verileri de olumsuz seyrediyor.

Küresel otel verilerini izleyen ABD merkezli Lighthouse Intelligence'ın BBC Türkçe ile paylaştığı verilere göre, Nisan ayının ilk yarısında İstanbul otelleri için mevcut rezervasyonlu doluluk oranını %47,5 seviyesinde seyrediyor. Bu oran geçen yıl aynı dönemde %57'ydi.

Buna göre İstanbul için bir "iptal dalgası" gözlemlenmedi.

Ancak firma, geçen yıl rezervasyonların istikrarlı ve tutarlı bir şekilde arttığını vurguluyor.

Bu yıl ise artışın hızının "daha düzensiz" olduğunu ve toplam doluluğun 2024 yılının aynı dönemine kıyasla daha düşük seyrettiğini ekliyor.

Lighthouse Intelligence, Bodrum ve Antalya için çevrimiçi otel rezervasyonlarında Nisan ayının ikinci yarısındaki ortalama fiyatların Ocak-Mart dönemine göre gerilediğini söylüyor.

Bodrum için düşüşün daha keskin olduğunu da ekliyor.

Kurt ise bunlara ek olarak Nevruz döneminde çok sayıda İranlı turisti ağırlayan Van ve İstanbul'un önemli kayıplar yaşadığını söylüyor.

'Sektörün net kazancı konusunda ciddi bir sınav vereceğiz'

Londra merkezli havacılık verilerini analiz eden Cirium'a göre, Mart ayında küresel uçuş iptalleri bir önceki aya göre %111 arttı.

Ortadoğu ve Afrika'da Şubat ayında 3,500 olan uçuş iptalleri Mart ayında 37,500 seviyesine yaklaştı.

Bu durum, Türkiye'den yurt dışına turist gönderen organizasyonları da etkiledi.

Bunlardan biri olan Otto Dmc'nin Genel Müdürü Cem Yağcıoğlu, Ortadoğu'daki gerilimden iki yönlü olarak etkilendiklerini söylüyor.

Yağcıoğlu'na göre bunlardan ilki, bölgedeki hava sahası güvenliği ve uçuş rotalarının değişmesi ve charter operasyonlarda karşı ülkelerden yolcu gelmemesi gibi sorunlar nedeniyle operasyon maliyetlerinin artması.

İkincisi ise jeopolitik belirsizliğin Türk tatilcisinde "bekle-gör refleksi" yaratması.

Yağcıoğlı "İnsanlar, sınır komşumuzdaki bir gerginlik varken uzun vadeli seyahat planı yapmaktan çekiniyor. Bu da özellikle ön rezervasyon döneminde bir yavaşlamaya sebep oluyor" diyor.

Yağcıoğlı, savaşın ve jeopolitik risklerin en somut ve zorlayıcı etkisinin, havayollarının "yakıt farkı adı altında yansıttığı ek maliyetler" olduğunu savunuyor:

"Aylar önce sabit fiyatlarla planladığımız turlarda, bu tür son dakika maliyet artışları hem bizi hem de acentelerimizi ciddi bir yük altına sokuyor, bu farkı müşteriye yansıtmak güven kaybına, yansıtmamak ise kâr marjımızın tamamen erimesine yol açıyor."

Yağcıoğlı, turist sayısı korunsa da sektörün net kazancında bu yıl "ciddi bir sınav vereceklerini" belirtiyor.

'Toparlanma bir yılımızı alır'

Elif Ural ise gerilim uzamasa bile toparlanmanın uzun süreceğini öngörüyor:

"Kurban Bayramı ile birlikte bu sene Ortadoğu misafirini unutacağız gibi görünüyor. Çünkü her şey toparlansa bile uçuşlar ve insanların planları değişti. Burayı toparlamak yine bir yılımızı alır gibi görünüyor."

Oxford Economics'ten Jessie Smith, kârlılık açısından, havayolları ve seyahat işletmeleri üzerinde bir miktar baskı beklediklerini aktarıyor.

Buna göre, daha yüksek petrol ve jet yakıtı fiyatlarının bilet ücretlerini yaklaşık % 5–10 artırması ve işletme maliyetlerini yükseltmesi muhtemel; Ortadoğu ile bağlantılı hatlara yönelik zayıf algı da kâr marjları üzerinde baskı oluşturabilir.

Hüseyin Kurt da çatışmanın sona ermesinin ardından toparlanmanın Covid-19 pandemisi sonrası dönemine benzeyebileceğini düşünüyor:

"Artık insanlar ama kurumsal ama bireysel olarak gerçekten seyahat etmek istiyor. Bunun taleplere yansıyacağını, şu anda aldığımız bazı iptallerin tekrar bize aktif talep olarak gelebileceğini düşünüyorum."

BBC
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.