Bahçeli: Tehdit ve Şantaja Boyun Eğmeyeceğiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kastamonu mitingi öncesi yaptığı açıklamada kaset şantajına, tehditine boyun eğmeyeceklerini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kastamonu mitingi öncesi yaptığı açıklamada kaset şantajına, tehditine boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bahçeli, "Allah'a sığınıyor, milletime güveniyorum" dedi.
Bahçeli, miting öncesi Ilgaz Derbent tesislerinde basın mensuplarının soruları üzerine yaptığı açıklamada, şantaja ve tehdite boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bundan sonra kimsenin istifa etmeyeceğini belirten Bahçeli, "Kimin elinde ne varsa, ne bilgi, ne belge, ne kaset varsa, buyursunlar yayınlasınlar. MHP lideri olarak görevimin başındayım. Adı geçen arkadaşlarımın da sorumluluklarını yerine getirerek yoluna devam edecektir. Referandum öncesinden başlayarak Milliyetçi Hareket'e yönelik bir oyunlar oynanıyor. 12 Haziran'a kadar da böyle devam edeceğini tahmin ediyoruz. Ancak insanlar şunu bilmeli ki, Milliyetçi Hareket Partisi her şeye katlanır, bir şeyi kabul etmesi mümkün değildir. O da tehdit ve şandaja asla boyun eğmez. Milliyetçi Hareket'in lideri olarak yoluma devam edeceğim" dedi.
KİMİN ELİNDE NE KASET, NE BİLGİ VARSA DUYURSUN
Bahçeli mitingin ardından MHP'li Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu'nu makamında ziyaret ederek basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Bahçeli, bir internet sitesinin yayınladığı mektupla, kendisine yakın üst yönetimden 6 isim ile görüntü içeriğini vererek, "Bahçeli ve kasedi olan o isimler istifa etmezse yayınlayacağız" tehdidine Kastamonu'dan rest çekti. Bahçeli, "Bu andan itibaren kimin elinde ne kaset var ise, ne bilgi varsa, bu internet aracılığı ile kamuyonuna duyursunlar. Medyamız sabahtan akşama kadar bunları dizi gibi 24 saat yayınlasınlar. Nereye ulaşmak istediklerini hep beraber görelim. Ancak bilinmesi gereken, MHP her şeye katlanır, önce milletim sonra partim der. Ama bir şeyi kabul etmesi mümkün değil. O da şantaja ve tehdite asla boyun eğmez. Bundan sonra da eğmeyecektir. MHP lideri olarak yoluma devam edeceğim. Kasette, kaset konusunda isimleri bu iğrenç internet sayfasında kamuoyuna aktarılan ve şu ana kadar da başta TRT olmak üzere diğer medya kanallarında yayınlanan isimlerin hiçbirisini istifaya davat etmeyeceğim. Milletvekili olarak sorumluluklarını taşıyacaklar. Başkanlık Divanı olarak görevlerini yerine getirecekler. Bütün sorumluluğu vebali MHP lideri olarak üzerime alıyorum. Artık yargıda ses yok, savcı gecikmeli çalışıyor. MİT vurdumduymaz, İstihbarat Daire Başkanlığı ne yaptığı meçhul, siyasi iktidar ise bunu siyasi malzeme olarak kullandığı bir ortamda, bütün bunları cenabı Allah'a havale ediyoruz. Şimdi Allah'a sığınıyor, milletime güveniyorum, 12 Haziran'da seçime bu arkadaşlarla katılacağım. Artık medyanın, Amerika uzantılı internet yayınlarından değil, iktidarın araştırmasından değil, savcılığın herhangi bir gayretinden değil, milletimin tek unsuru Büyük Türk milleti olduğu kanatindeyim. Seçime de milletimle beraber gireceğim. Aldığım sonuçtan sonra MHP'nin kendisini tehdit ve şantaja muhatap kılan, bunlara yardakçılık yapan, bunlardan siyasi ikbal peşinde koşanlardan da kesin hesap soracağını bilmenizi istiyorum. Bundan sonra da medya daha dikkatli olsun, daha tarafsız olsun. Bu gibi konularda çoğaltan etkisi yaratarak, kamuoyunu bir iktidar lehine
kullanmaya çalışmasın. Bu patronlar kendileri için de bir gün yazık ederler diye
düşünüyorum" dedi.
SEÇİMLER HİLE KATILMADAN ADİL YAPILMALI
Devlet Bahçeli, Kastamonu'da Nasrullah Meydanı'nda toplanan 6 bin kişiye hitaben yaptığı konuşmada, 12 Haziran'da seçimin, ülkemizin çok ciddi iç ve dış tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya kaldığı, gittikçe ağırlaşan sorunların yaşandığı bir ortamda yapılacağını söyledi. Bahçeli, "Bu seçimler milletimizin kaderi için önemli bir karar anı olacaktır. Hangi siyasi partiden olursak olalım, bu ülkenin evlatları olarak seçimleri önemsemeliyiz ve yüksek bir katılımla seçimleri gerçekleştirmeliyiz. Ne kadar seçime katılım yüksek olursa, seçim sonuçları üzerindeki her türlü tartışma geçersiz olur ve Türkiye geleceğe daha istikrarlı bir ortamda yeniden değerlendirme imkanı bulabilir. Onun için seçimlere yüksek katılımın yanında, siyasi iktidara düşen bir görev olarak seçimlerin sağlıklı ve güvenli bir ortamda, hile katılmadan, adil bir şekilde yapılmasını sağlamak olmalıdır. Miletimizin seçime katılması, vatandaşlık görevidir. Seçimlerin sağlıklı yapılma görevi, iktidarın sorumluluğudur. Böyle bir süreçte 12 Haziran'a ulaşır, Allah'ın izniyle sandığın başına gitme imkanı bulduğunuzda, ortaya koyabilecğğiniz temel tercih, milletimizin yeni bir dönemin de başlangıç işareti olacaktır. "
ARTIK YETER, ÜÇÜNCÜ DÖNEM SENİN HAKKIN DEĞİL
Devlet Bahçeli, Başbakanın seçim zamanında çok sık kullandığı, televizyonlarda her zaman tekrarladığı bir temel sloganı olduğunu belirtirken, "Durmak yok, yola devam' diyor. Şimdi bu slogan dikkate alınarak bir muhasebe yapmamız lazım. 2002 yılından bu yana geçen 9 yıl içerisinde milletimizin her kesimi bu 9 yıl içerisinde iş, aş, gelir seviyesi açısından gittikçe memnuniyet duyduğu bir yaşama tarzına kavuşmuşsa, hayat standardı yükselmişse ve toplumu huzur ve mutluluk içerisinde buluyorsa, o zaman sayın Başbakanı kırmamak, üzmemek lazımdır, 'durmak yok, yola devam' diyebilirsiniz. Bu bizim kararımızdır. Ama bunun tersi var ise, yani bu 9 yıl içerisinde nüfusumuzun büyük bir çoğunluğu işsiz, evine AŞ götüremiyor, gelir seviyesi düşmüş, yoksulluğu artmış, yalnız çaresiz, kimsesiz ise o zaman durmak yok yerine, 'artık yeter', üçüncü dönem senin hakkın değildir demek lazımdır. İnanıyorum ki milletimizin büyük bir çoğunluğu artık 'dur' diyecek bir zamanı kolladığı inancındayım. Bu zaman 12 Haziran'dır" dedi.
KAYBOLAN 9 YIL SİYASİ TARİHİMİZDE YERİNİ ALMIŞTIR
Vatandaşların çok büyük baskılar altında kalıp, türlü eziyetler yapılarak sesinin kısılmak istendiğini belirten Bahçeli şunları söyledi:
"Esnafa vergi kontrolü, gençlere tehditler, öbür taraftan çiftçilerimize 'al ananı git', memurları azarla, şimdi de özür dilemiş. Ama Sağlık Bakanı'nın son tavrı. Bütün bunları dikakte aldığımız zaman sayın başbakanın ülkeyi üçüncü defa nasıl yöneteceğini hep beraber düşünmek lazımdır. Memleketimizin karşı karşıya kaldığı sorunları çok açık kalplilikle değerlendirmeyiliz. AKP'ye oy vermiş olan değerli vatandaşlarımız başta olmak üzere üçüncü dönemini hak edip, etmeyeceğini sorgulamalıyız. Sayın Başbakanın sabahın 6. 30'undan başlayan gecenin 24. 00'üne kadar her yerde, her kanalda konuşmasını dinliyorsunuz. Karşısına malum gazeteciler, malum sözde aydınlar oturuyor, danışıklı dövüş içerisinde. Bu ülkenin insan olarak karşı karşıya kaldığımız hayat güçlükleri benim gerçeğimdir diyorsanız, ona çiftçilerimizin sözüyle nadasa alıyoruz dememiz lazım. 9 yıl az bir süre değildir. Meclis'te yüksek bir çoğunluğu elinde tutan siyasi iktidar tek başına iktidar olduğuna göre alamayacağı bir karar, çıkartamayacağı bir yasa, çözemeyeceği sosyo ekonomik sorun olmamalıdır. Ama maalesef bunlar başarılı olamamışlardır, 9 yıl kaybolan yıllar olarak siyasi tarihimizde yerini almıştır. "
HALKIMIZ YOKSUL VE İŞSİZLİĞE İTİLDİ
Türkiye'de rant ekonomosi oluşturan AKP'nin parti üst kademesinde yeni bir zenginler sınıfı oluştuğunu iddia eden Bahçeli, bu partiye oy verenler dahil olmak üzere halkın büyük çoğunluğunun yoksulluğa itildiğini söyledi. Bahçeli, "Türkiye'de 6 milyon işsiz vardır' dediğimizde 'yalan söylüyorsunuz' diye bir soru gelebilir mi acaba? Türkiye'de 18 milyon yoksulumuz var dediğimizde 12 milyon 500 bini açlık sınırının altında dediğimizde 'hayır yalan söylüyorsunuz. Türkiye'de herkes huzurlu ve mutludur, AKP'nin evlatlarına bakıp oradaki hayati, oradaki lüksü, yağı, balı vatandaşın hepsinde görebiliyor musunuz? Türkiye'nin gerçekleri bunlardır. En önemli sorun işsizliktir. 6 milyona yakın işsizimiz var. Bunun içinde ailelerin büyük gayretleriyle okutmaya çalıştığı, sağlıklı yetişmesi için her türlü fedakarlığı yaptığı kız veya erkek evladı, üniversite okumuş veya liseden ayrılmış binlerce gencimiz çalışma çağı olan 15-24 yaş grubu aralığında çalışma ücreti asgari ücrete rıza gösteren, ama 2 milyon 500 bine yakın genç işsizimiz var. İşsiz kalmış, büyük çaba göstermiş, ama bir türlü iş bulamayan milyonlar var. Bunlar da artık umutlarını kaybetmişler, iş aramaz hale gelmişler. Var olan yoksulluğa bir de işsizlik eklenince, Türkiye'de toplumsal huzur bozuluyor, aileler sarsılıyor, bunu tamamlayacak bir unsur olarak baba yurdundan ayrılışlar, gurbete gidişler, göç hareketiyle karşı karşıya kalıyoruz" dedi.
BİR ÇILGIN PROJE SEVDASINA KAPILMIŞ
İşsizlik ve yoksulluğun aynı zamanda aile çözülmesine neden olduğunu da belirten Bahçeli, Türkiye'de boşanma oranlarının arttığına dikkat çekti. Bahçeli, "Kadına şiddet çoğalıyor ve kendini terke mecbur kalan genç kadınlar veya 2-3 çocuklu kadınlar, sığınma evine müracat ediyor. sokağa dökülüyor. Bir bakıyorsunuz, şiddetle hayatını kaybeden, sokaklara dökülen kadınlarımız oluyor, çocuklar kimsesiz kalıyor. Böyle bir Türkiye'de sayın Babakanın meydanlarda söylediklerine, televizyonlarda tekrarladıklarına ne kadar inanabileceğiz. Hiçbir konumasında bu gerçekleri anlatıyor mu? hayır. Bir çılgın proje sevdasına kapılmış, Trakya'yı kanalla ayırıyor, İstanbul'a iki şehir daha kuruyor ve bir bakıyorsunuz gazetelerde Trakya bölgesinde yeni açılan dükkanların üstündeki levha, emlakçılar oluyor. Şimdiden kurulmuş emlak dükkanları. Arsa fiyatları artışıyla yeni rant peşinde koşan insanlar var. Ama Türkiye maalesef bu sıkıntılar içerisne aziz vatandaşlarım" dedi.
KANDİL'DEN ELİ SİLAHLI TERÖRİSTLER SANDIĞA OY VERMEYE Mİ GELİYOR
Bölücü terörün azdığını belirten Bahçeli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bir çok olayların hızlandığını belirtirken, "Hiç kimse demiyor ki, Kandil'den Türkiye'ye bir grup eli silahlı terörist geliyor. Bunlar 12 Haziran'da silahları bırakıp sandığa o vermeye mi geliyor? Mehmetçik ölürken sesimiz çıkmayacak, terörist ölünce Türkiye'yi yakacaksınız. Hakari'ye, Şemdinli'ye bakıyorsunuz, her gün olay yaşanıyor. Vali yok, kaymakam yok. Başbakan kayıtsız, Cumhurbaşkanı vurdumduymaz. Ama orada polis kardeşim yalnız başına kalmış, teröristlerle cebelleşip şehit oluyor" dedi.
BOZKURTLARIN NEFESİ BAŞBAKANIN ENSESİNDE DOLAŞIYOR
Türkiye'nin iyi yönetilemediğini belirten Bahçeli, "Sayın Başbakan hükümetten ayrıldığı gün Yüce Divan'a gideceğini biliyor. Onun için hırçınlaşıp argo ifadeler kullanıyor, sağa sola saldırıp iftiralar yapıyor. Yüce Divan korkusu sayın Babakanı sarmış, geceleri kabus görür hale gelmiştir. Herhalde Bozkurt'ları görüyor o kabuslar içinde. Bozkurtların nefesi sayın Başbakanın ensesinde dolaşIyor. Ne yolsuzluğu, ne hakaretleri, ne iftiraları karşıılıksız kalmayacak ve bir gün yargı önünde Allah'ın izniyle mutlaka hesabını verecektir" dedi.
PAKET EKONOMİSİ
Böyle bir ortamda yoksul insanların kalıcı kılındığı, artmasının sağlandığını belirten Bahçeli, "Bunun karşılığında yoksulluğun istismarı yapılarak bir mutlu azınlık iktidarının devamı sağlanıyor. Bir paket ekonomisidir, bir paket demokrasisidir. Bu paketler hazırlanıyor, seçim gününe kadar belli olan kişilere ulaşmış, ihtiyaç duydukları alabilmek için paketi verecek kişiler aranıyor, siyaset simsarları çıkıyor" dedi.
Bahçeli, MHP'nin hilal kart projesini anlatırken, "Ak Parti'nin dağıttığı paketleri alın helalliyle yiyin, sıkınmayın, çekinmeyin. Çünkü o sizin hakkınız. Alın paketi, vurun tokatı gitsinler" dedi.
BAHÇELİ, GAZİ POLİSİ EVİNDE ZİYARET ETTİ
MHP Lideri Devlet Bahçeli için Kastamonu'da olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konvoyuna yönelik saldırının gerçekleştiği Ilgaz mevkiinde Özel Harakat ile Jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Bahçeli de saldırının olduğu güzergahı kullandı. Bu arada Bahçeli için Kastamonu girişinde partililer yaklaşık 500 araçlık bir konvoy oluşturdu.
Bahçeli, Kastamonu Nasrullah Meydanı'ndaki mitinginin ardından Başbakan Erdoğan'ın konvoyuna yönelik saldırıda yaralanan polis memuru Metin Kuş'u evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu. Bahçeli'nin ziyareti basına kapalı gerçekleşti. Ziyaretinin ardından Bahçeli, seçim çalışmalarına devam etmek üzere Tosya İlçesi'ne geçti. - Kastamonu























