Başbakan'dan Menderes Mesajı

Başbakan'dan Menderes Mesajı

Başbakan Kendisini İdam Edilen Menderes'e Benzetti.

Başbakan'dan Menderes Mesajı

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliği için 'evet' oyu istediği Aydın'da kendisini idam edilen merhum Adnan Menderes'e benzeterek, ''Menderes'i darağacına gönderen zihniyet, 'Tayyip Erdoğan Menderes'in akıbetini bilmiyor musun' diyor? Bakıyorsunuz CHP'ye MHP'ye ne diyor? 'Seni Yüce Divan'a göndereceğiz.' Sevsinler sizin gibi demokratları. Biz bu yola beyaz gömleğimizi giyerek çıktık. Bunu böyle bilin. Başımızı koyduk biz bu yola. Bir canımız var onu Allah'tan başka kime alamaz. Onu da millet uğruna feda etmekten kaçınmayız' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aydın'daki toplu açılış töreni nedeniyle referandum mitingini İstasyon Meydanı'nda 45 derece sıcakta gerçekleştirdi, yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) vatandaşlara kendi renklerini temsil eden yeşil -beyaz şemsiye dağıttı. Miting alanına havadan döşenen ince borulardan halkın üzerine soğuk buhar püskürtüldü ve elden de vatandaşlara pet şişede soğuk su dağıtıldı. Pazar günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin mitinginde alana bakan MHP Aydın İl Başkanlığı binasına asılan, üzerinde ''Sen açıldıkça analarımız ağlıyor. Baskıcılar ülkücüleri yıldıramaz zalimlerle hesabımız var' yazılı pankart, AKP'lilerin ricası üzerine MHP'li yöneticiler tarafından indirildi. 55 günlük Berkil Davutçu, anne ve babası tarafından mitingi izlemek üzere puset içinde alanına getirilince polis anne, baba ve bebeği alandan çıkararak, başka bir yere aldı.

Başbakan Erdoğan, Aydın'ı ''Efelerin efesi', 'yörük efenin memleketi', 'Demirci Mehmet Efendi'nin memleketi', 'kızanlar, zeybekler diyarı' diyerek selamladı. Erdoğan, konuşmasında sık sık merhum Adnan Menderes'i anarak, ''Aydın, bir yiğidin, bir özgürlük kahramanının, bir demokrasi şehidinin merhum Adnan Menderes'in emaneti. Merhum Menderes siyaset sahnesine çıktı, yiğitçe, mertçe kızanlara yakışır şekilde 'demokrasi, özgürlük' dedi. 'Yeter söz milletindir' dedi. İşte biz de emaneti yüklenerek bu yola çıktık. Aydın'ın Menderes'in emanetine gözümüz gibi baktık. 7.5 yıl boyunca söylediğimiz ileri demokrasiye 'evet' diyoruz. Özgürlüklere 'evet' diyoruz. Güçlü Türkiye'ye 'evet' diyoruz. Yeniden büyük Türkiye'ye 'evet' diyoruz. Tıpkı Menderes gibi haykırıyoruz, 'yeter söz de karar da milletin' diyoruz' dedi.

MENDERES'İN VASİYETİ

Menderes'in idamından önce söylediği sözleri hatırlatan Başbakan Erdoğan şunları söyledi,

''İdamından hemen önce merhum Menderes şunları söylemişti. 'İdam edilmek için ortada hiçbir neden yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Dirimden korkmayacaktınız. Şimdi el ele vererek Menderes'in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir.' Şundan hiç şüpheniz olmasın Aydınlılar, 12 Eylül 2010 Menderes'in vasiyetinin yerine getirileceği tarihtir. Menderes'in uğruna canını verdiği milli iradenin demokrasi mücadelesinin güç kazanacağı gündür. 27 Mayıs'ta başlayan statükocu vesayetçi milleti yok sayan zihniyetin artık son bulacağı gündür. 12 Eylül'de Menderes'in vasiyetini yerine getirecek misiniz? 12 Eylül'de Menderes'in, Hasan Polatkan'ın ruhlarını şad edecek misiniz? Menderes ve arkadaşlarının uğruna canlarını feda ettiği demokrasiye milli iradeye sahip çıkacak mısınız? Bir daha 27 Mayıslar'ın 12 Eylüller'in yaşanmamasına 'evet' mi? Sevdamız millet, kararımız 'evet'.'

MENDERES'İ DARAĞACINA GÖNDEREN ZİHNİYET

Başbakan Erdoğan, Menderes'i darağacına gönderen zihniyetin şimdi de kendisini Yüce Divan'a götüreceğini söylediğini belirterek, şöyle konuştu:

''27 Mayıs 1960 müdahalesi öncesinde Hükümet'i yıpratmak, ülkeyi kaosa sürüklemek amacıyla çok kirli senaryolar devreye sokuldu. Menderes, 'her türlü hileyi, mübah görüyorlar. Cenabı hak Türk milletini bunların ihtiras ve şerhinden korusun' demişti. O ihtiras sahipleri o karanlık odaklar bugün de aynı şekilde milli iradeyi ortadan kaldırmak için her türlü hileye başvuruyorlar. Bugün de tıpkı 27 Mayıs öncesinde oldugu gibi aynı sinsi politikaları devreye sokuyorlar. Yandaş medya manşetlerin aynısını bugün de atıyor. Nasıl ki Demokrat Parti'yi sivil diktatörlükle, sivil darbeyle suçladılarsa bugün de AK Parti'yi sivil diktatörlükle suçlayarak milletin emanetini gasp etmek istiyorlar. Menderes'e nasıl çamur attılarsa bugün de hükümeti yıpratmak için ellerinden geleni yapıyorlar. 27 Mayıs öncesinde şehirleri kargaşaya sürükleyen ülkede kaos provaları yapan o kirli eller bugün de kirli oyunları devreye sokuyorlar. 12 Eylül müdahalesine zemin hazırlamak için kardeş katline göz yumdular bugün de AK Parti'yi yıpratmak adına millete zarar vermekten kaçınmayacak kadar şuurlarını yitirdiler. Menderes'i darağacına gönderen zihniyet, 'Tayyip Erdoğan Menderes'in akıbetini bilmiyor musun' diyorlar? Bakıyorsunuz CHP, MHP ne diyor 'Seni Yüce Divan'a göndereceğiz.' Sevsinler sizin gibi demokratları. Biz bu yola beyaz gömleğimizi giyerek çıktık. Bunu böyle bilin. Bu yola başımızı koyduk. Biz bu yolda 'hakikat' dedik 'vatan' dedik 'millet' dedik. Bu yola böyle çıktık. 'Özgürlükler' dedik, 'demokrasi' dedik. Bu yola böyle çıktık. Ruhumuzu, bedenimizi biz bu uğurda vakfettik. Bir canımız var onu Allah'tan başka kime alamaz. Onu da millet uğruna feda etmekten kaçınmayız. Millet bize seçimler yoluyla bir emanet yükledi. O emanet bizim namusumuzdur, şerefimizdir, onurumuzdur. Millet o emaneti bizden geri alıncaya kadar koruyacak ve o kutsal emanete asla ve asla gölge düşürmeyeceğiz. Bundan sonra iktidarlar sadece ve sadece milletin tercihiyle işbaşına gelecek ve milletin taktiriyle emaneti teslim edecek. Bürokrasi oligarşinin tuzu kuru çetelerin mafyanın değil milletin dediği olacak.'

MECLİSTE OY KABİNİNE GİRMEDİLER

Aydın'da bir siyasi partinin genel başkanı olarak değil, 75 milyonun Başbakan'ı olarak konuştuğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Hangi partiye oy vermiş olursa olsun ben onların da başbakanıyım. Kabul ederler etmezler, ben onların da emanetini üzerimde taşıyorum. Hangi partiye oy verecek olursanız olun 12 Eylül bir halk oylamasıdır. Partileri değil kendi geleceğinize oy vereceksiniz. Bu değişiklik bir partinin bir kişinin veya birkaç kişinin projesi değildir. Bu bir millet projesidir. ya darbe anayasası diyeceğiz ya milletin anayasası diyeceğiz. Milletin anayasasına 'evet' mi? Mesele bitmiştir. Ama bu görev sadece bu kardeşinizin değil. Biraz sonra bu alandan ayrılınca gittiğiniz yerlerde kapı kapı dolaşacağız ve herkese anlatacağız. Ben normal bir genel seçim mitingi yapmıyorum onların konuştuklarını konuşmuyorum. Onlara af edersiniz şu anda attıkları o kuru iftiralara cevap vermiyorum, verecek de değilim. Benim öyle bir vaktim yok. Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. Muhalefet partilerini anayasayla ilgili maddeler üzerinde konuşmuyorlar. Sadece 'hayır' diyorlar da neye 'hayır' diyorlar. Bunlar zaten parlamentoda da oy kabinine arkadaşlarını bile göndermediler olur ya belki milletvekili vicdanını sesini dinler de 'evet' der. Şimdi hiçbir zaman biraraya gelemeyecek olanlar enteresandır biraraya geldiler. Orada oy kabinine milletvekilini göndermeyenler şimdi ne yapıyor diyor ki 'sandığa git ve hayır de'. Neye 'hayır' diyeceğim. Onu açıklayamıyorlar. Gel onu açıkla. Biz neye evet diyeceğimizi açıklıyoruz. Demokrasiye 'evet'ten başka bir şey denilebilir mi? Bir daha yeni 12 Eylül'ler 27 Mayıs'lar olmaması için ne diyoruz 'evet' mesele bu. Halk oylamasını kendi çıkarlarına, hırslarına alet etmenin peşindeler. Haftalardır 'hayır' dediklerini izah edemediler. Ben sizden ne partime ne hükümetime oy istemiyorum. Vereceğiniz her evet oyu AK Parti'ye ya da başka bir partiye değil kendinize, milletime çocuklarınız için geleceğiniz için ne diyoruz? 'Evet.'

DANIŞTAY'A ELEŞTİRİ

Başbakan Erdoğan, Danıştay'ı şu sözlerle eleştirdi:

''Bakınız Danıştay 1990'lı yıllarda Türk Telekom'un özelleştirmesine izin vermediği için Türkiye 25 milyar dolar zarar etti. Bu bedeli benim milletime ödettiler. Bizim dönemimizde Danıştay'ın gecikmeli kararları nedeniyle zarar ettik. Bazı davalarda Danıştay tam 30 ay karar veremedi. Ne için Ankara'daki 3-5 tuzu kuru seçkinin keyfi için. Aydınlı kardeşim bu zararı hep ödedi. Danıştay, Sağlık Bakanlığı ile alakalı Tam Gün Yasası'nı sudan bir bahaneyle 24 saat içinde iptal etti. Vatandaşın mağdur olması için ışık hızıyla karar veriyorlar vatandaş kazanmasın diye 30 ay boyuca karar vermiyorlar. Bunun adı hukuk adalet olabilir mi? 12 Eylül'de bu düzene dur diyorsunuz. Keyfiliğin sona ermesine evet mi?'

HUKUKTA KAST SİSTEMİ KALKACAK

Erdoğan, hukukta kast sisteminin kalkacağını belirterek, ''Bu değişiklikle Anayasa Mahkemesi'nin, HSYK yapısını da siz değiştireceksiniz. Gelişmiş demokrasilerde yapı neyse bizde de o olacak. İlk derece mahkemelerinin hakim ve savcıları kurula kendi temsilcilerini seçebilecekler. Onlar 'ilk derece mahkemelerinden karar istemezük kararı biz vereceğiz' diyorlar. Onlar üstün onlar kaymak takımı. Hukuk kimsenin arka bahçesi olmayacak. Ankara'da tüm hayatını garanti altına almış seçkinler artık kendisini milletin üzerinde görmeyecek hukukta kast sistemi kapalı sistem sona erecek' dedi.

ANAYASA METNİNDE ÇEREZ ARIYORLAR

Başbakan Erdoğan, muhalefete şu sözlerle yükledi:

''Birileri çıkmış anayasa metni içinde kayısı arıyor, fındık arıyor. Buraya geldi mi bilmiyorum? Yarın gelir metin içinde incir aramaya kalkarsa şaşırmayın. Çünkü bunlar anayasa kitapçığı ile yemek kitabını birbirine karıştırdılar. Anayasa metnini içinde çerez arayanlar orada çocuklarımıza, kadınlarımıza, özürlülere, şehitlerin dul ve yetimlerine, gazilere verilen hakları görmüyor, görmek istemiyorlar. Biz anayasamıza kadınlarla çocuklarla şehitlerimizin dul ve yetimleri gaziler için özel hükümler koyduk. Bunları getiriyoruz. Çocuklarımızın her türlü istismara karşı korumalarını teminat altına alıyoruz. Çocukların yaşlıların özürlülerin haklarını korumaya evet mi? gazilerimize daha fazla sahip çıkamaya 'evet' mi? İzlemeye son veriyoruz. Özel hayatı, aile hayatı, kişisel verileri koruma altına alınacak. Kişi kendi hakkında tutulmuş kişisel verilere istediği gibi ulaşacak bunların düzeltilmesini isteyebilecek. Bu Alevi bu Sünni, bu namaz kılıyor gibi yaftalarla kimsenin hayatı karartılmayacak. Kimsenin geleceğiyle oynanmayacak. Aydınlı memur kardeşim memur emeklisi kardeşim, 12 Eylül'den itibaren toplu sözleşme hakkına kavuşuyorsunuz. Memurlara emeklilere toplu sözleşme hakkına 'evet' mi? 12 Eylül'den itibaren birden fazla sendikaya üye olma hakkına kavuşuyorsunuz. Sendikalar güçleniyor. 12 Eylül'de Avrupa standartlarında çalışma hayatına 'evet' mi? Elinizi vicdanınıza koyun kendinizi geleceğinizi çocuklarınızın istikbalini üşünün ve kararınızı ona göre verin.'

ÇİNE BARAJI'NI EKİM'DE AÇACAK

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından İkizdere Barajı'nın açılışını yaptı. Çine Barajı'nı da Ekim ayında açacağını söyledi. 1999 yılında temeli atılan 2002 yılına kadar yüzde 30'u bitirilen Çine Barajı'nın dünyanın beşinci Avrupa'nın en yüksek birinci barajı olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Bizim iktidarız bu' dedi.

İKİZDERE BARAJI'NI AÇTI

Başbakan Erdoğan, 280 milyon lirayı bulan 20 tesisin toplu açılışını yaptı. Açılışlardan en önemlisi Aydın il merkezi dahil olmak üzere 29 yerleşim yerinin 2050 yılına kadar içme suyu ihtiyacını karşılayacak olan İkizdere Barajı'nın sembolik açılışını yaptı. Barajın 195 milyon metreküp su tutma kapasitesiyle 1 milyon kişiye içme suyu sağlayacağı belirtildi. Erdoğan, Koçarlı, Nazilli, İsabeyli, Germencik, Bozdoğan, İncirliova, Kuyucak, Merkez- Karaköy, Karacasu, Ataköy, Germencik, Sultanhisar, Buharkent, Söke- Yenikent, Merkez Musluca, Germencik, Ömerbeyli'de tamamlanan yol, sosyal tesis, spor sahası, enerji hattı gibi yatırımların toplu açılışını yaptı. Çine Barajı'nın da 10 Ekim 2010 tarihinde saat 10.10'da açılacağını söyledi.

Kaynak: DHA