A'dan Z'ye Hukukta 'Arabuluculuk'

A'dan Z'ye Hukukta 'Arabuluculuk'

Türkiye'de başta yargının yükünü hafifletmek ve karşı karşıya gelenlerin işini kolaylaştırmak amacıyla 2012'de Arabuluculuk Sistemi getirildi.

A'dan Z'ye Hukukta 'Arabuluculuk'

Arabuluculuk Sistemi, Türkiye'de 2012'de yürürlüğe giren bir sistem ancak kamuoyu tarafından hemen hemen hiç bilinmiyor.

Giderek adliyelerde adım atılacak yerin kalmaması, yıllarca davaların sürmesi, davacı ve davalıların daha çok mağdur olması sebebiyle bu ve benzeri sorunların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla getirilen arabuluculuk, hala işlevsellik kazanamadı. Şanlıurfa'da 60'ya yakın bu işin eğitimini alan resmi arabulucu hukukçu var.

Özellikle ticari konularda tarafların işini kolaylaştırmaya hazır bu mekanizma bir türlü hedefine varamadı. Ne yargı işini arabuluculara devrediyor ne de taraflar arabuluculara başvuruyor. Oysa bu sistemden daha aktif yararlanılması, en çok adliye koridorlarında belki de yıllarca gidip gelen vatandaşları rahatlatacak.

Hem harcanan masraf daha az olacak hem daha sağlıklı bir sonuca varılabilecek hem de zamandan tasarruf edilecek. Ülke genelinde olduğu gibi Şanlıurfa'da da pek bilinmeyen arabuluculuğu, bu işin eğitimini alan ve resmi arabulucu olan Avukat Ömer Avcı'ya sorduk. Aynı zamanda Hukukçular Derneği Şanlıurfa İl Temsilcisi de olan Avcı, Gazete İpekyol'a arabuluculuğun tüm yönlerini anlattı.

Arabuluculuk nedir?

Arabuluculuk, adalet sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan uyuşmazlıkların alternatif olarak çözülmesini içeren bir yöntemdir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı, tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile adliyenin tozunu, dumanını yutmadan, dosyalarla uzun yıllar bekletmeden, kısaca mahkemeye gitmeden çözmelerinde kullanabilecekleri en etkin yöntemdir. Esnek oluşu, yani tarafların iradeleri ile başlayıp özgür iradeleri ile devam edip ve böylece bitmesi ve etkili oluşu yani çözüme dair belgenin, metnin bir mahkeme ilamı niteliğine haiz olması, arabuluculuğun iş yaşamı, aile, okul ve hatta milletlerarası uyuşmazlıklarda bile uyuşmazlığın taraflarını doğru noktada buluşturan bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmasını sağlamıştır.

Arabuluculuk nasıl devreye girecek, nasıl bir yol izlenecek?

Aralarında uyuşmazlık bulunan taraflar kendi istekleriyle ya da bir mahkemenin önerisi ile arabulucuya gelirler. Uyuşmazlık konusunu arabulucuya ileterek, tamamen tarafsız, ön yargı ve yargıdan uzak bir bu arabulucu eşliğinde, sorunlarını tartışma ve kendileri için en iyi çözümü bulma arayışına girerler.

Yargıya katkısı ne olacak arabuluculuk sisteminin?

Arabuluculuk yargı yükünü azaltmak için üzerinde durulan alternatif çözüm yöntemlerinden birisidir. Yani arabuluculuk sisteminin amacı yargıyla rekabet etmek ya da onun yerini almak değildir. Amaç anlaşmalı boşanma davaları, trafik kazaları, kat mülkiyeti gibi özel hukuku ilgilendiren pek çok konuda tarafları anlaştırarak yargıya katkıda bulunmak, yükünü hafifletmektir.

Kuralları, kaynağı, etiği nedir bu sistemin, Türkiye'de etkili olacak mı?

ABD gibi arabuluculuk hakkında yeknesak düzenlemelerin olmadığı coğrafyalarda arabulucular için kapsamlı ve standart etik kurallar geliştirilmeye çalışılması doğaldır. Ancak konu hakkında ayrıntılı kanuni düzenlemenin yürürlükte olduğu bizim gibi ülkelerde bahsedilen coğrafyanın hukuk düzenine uygun kurallardan aşırı yararlanmak suretiyle meslek kuralları hazırlamak doğru değildir. Model etik ve uygulama kurallarının takdim kısmında diğer modern etik kurallarla birlikte özellikle 'Arabuluculara İlişkin Avrupa Etik Kuralları'ndan yararlanıldığı ifade edilmiştir. Arabuluculara İlişkin Avrupa Etik Kuralları hiçbir Avrupa Birliği mercii tarafından kabul edilmemiş gayri resmi bir metindir. Buna karşın Türk arabuluculuk meslek kurallarının hazırlanılmasında özellikle 2005 yılında 'Amerikan Tahkim Birliği', 'Amerikan Barolar Birliği' ve 'Anlaşmazlık Çözüm Birliği'nin birbirine yakın tarihlerde kabul ettiği 'Arabulucular İçin Model Etik Kuralları'ndan yararlanıldığı görülmektedir. Üstelik doktrinde bu metinlerin bilimsel ve sağlıklı çevirileri bulunmasına rağmen kaynak metinlerin anlam bütünlüğü ve ifade ettiği hususları bozacak bir tercüme yapılmak suretiyle Türk arabuluculuk kurallarının oluşturulduğu görülmektedir. Ama tüm bunlara rağmen, bu sistemin ülkemize girmesi çok olumludur, süreç içersinde aksaklıklar ve hatalar giderilince daha etkin olacağı açıktır.

Ülkemizdeki durumu ve ilkeleri nedir?

Ülkemizde kolaylaştırıcı arabuluculuk modelinin benimsendiği görüşü hâkimdir. Bununla birlikte 6325 Sayılı Kanun modern anlamdaki arabuluculuğun gerekliliklerini büyük ölçüde karşılayacak kapsamda düzenlenmiş, bu da arabuluculuğa hâkim olan bütün ilkelerin kanunda karşılık bulmasını sağlamıştır. Kanunda ayrıntılı olarak düzenlenen ilkeler şöyle sıralanabilir: 1-İradilik, yani tarafların serbest istekleri ile sürecin başlaması, bitmesi ve yürütmesi. 2-Eşitlik, tarafların birbirinden yüksek değil birbirine eş olmasını ifade eder. 3-Gizlilik, bu kurala göre görüşmeler gizlidir, ilgisiz kimselere açık değildir. 4-Beyan ve belgelerin kullanılamaması, bu ilke ile tarafların beyanlarının ve sundukları belgeleri birbirinin aleyhine delil olarak kullanamayacağı kurala bağlanmıştır.

Tüm uyuşmazlıklar arabuluculuk sistemi ile çözülebilir mi?

Birçok uyuşmazlık için geçerli; ancak kamunun menfaati için bazı uyuşmazlıklar kapsam dışında. Burada anlatım kolaylığı olsun, nelerin istisna tutulduğunu belirtmek yeterli olacaktır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na göre arabuluculuğa ancak tarafların sulh olabileceği, hakkından vazgeçmesi ve iddiaları kabul etmesinin mümkün olduğu ve bir mahkeme kararının gerekmediği hallerde başvurulabilir. Örneğin, tarafların boşanabilmesi ve çocuğun velayeti için mutlaka bir mahkeme kararı gerektiğinden taraflar bu gibi konuları arabulucuya götüremezler. Yine uyuşmazlık aile içi şiddetten kaynaklanıyor ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) uzlaşma kapsamında sayılan suçlardan değilse o olay arabuluculuğa uygun değildir. Yine bir örnek verecek olursak; eşlerin birbirlerine şiddet uygulamaları, silahla yaralama, ölüme neden olan suçlar sonucunda istenen tazminatlar için arabulucuya gidilemez.

Hangi konular için gidilir?

Bütün kredi sözleşmeleri, alım satım sözleşmeleri, tüketici uyuşmazlıkları, eser sözleşmeleri, kira uyuşmazlıkları, işçi alacakları, deniz ticareti, sigorta uyuşmazlıkları, marka-patent uyuşmazlıkları, boşanmadan sonraki mal paylaşım uyuşmazlıkları, taksirle yaralama, silahsız kasten yaralama, hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, ticari sırrın açıklanması gibi şikâyete bağlı suçların işlenmesi nedeniyle istenecek tazminatlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde arabulucuya başvurulabiliyor.

Kimler arabulucu olabilir, olmak isteyenler nasıl bir süreçten geçmeleri gerekiyor?

Arabulucu olmak isteyen hukukçular, özel bir eğitim alırlar ve bunun üzerine yapılan yazılı ve sözlü sınavı geçerek sicile kaydolabilirler. Ancak beş yıllık hukuk mesleğini icra etmiş olanlar bu eğitimi alabilirler. Bu amaçla konuya vakıf ve bir uyuşmazlığa tarafsız olarak nasıl yaklaşacağını bilen kimseler bu işi icra edecektir.

Nasıl bir eğitim alınıyor?

Arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesiyle ilgili temel bilgileri, iletişim tekniklerini, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemlerini ve davranış psikolojisi ile diğer teorik ve pratik bilgileri kapsayan en az 150 saatlik bir eğitim alınıyor.

Örneğin ben arabulucuya başvurmak istiyorum ne yapmam gerekiyor?

Başınızda bir sorun var ve bunu arabulucu ile çözmek istiyorsanız, ilk önce kendiniz veya avukatınız aracılığı ile eğer dosya yargılama aşamasında ise mahkemeye, eğer yargıya intikal etmemiş ise, karşı tarafa meseleyi arabulucu ile çözmek istediğinizi bildireceksiniz. Karşı taraf kabul ederse, üzerinde anlaşacak bir arabulucu seçilecek ve süreç başlayacaktır. Arabulucu, bilgi ve belgeleri gizli tutmak şartıyla tarafları uzlaştırmaya çalışmalıdır. Ancak hâkimler gibi çalışmayacak. Örneğin, tanık dinlemeyecek, keşif yapmayacak. Sürecin sonunda anlaşmaya varılırsa, metin bir hakim tarafından imzalanacak. Yargı yükünün hafifletilmek istenmesinin yanı sıra arabuluculuğun daha masrafsız, tarafları yıpratmayan bir sistem olması da hedefleniyor. Yargıdaki kazanan-kaybeden ilişkisi yerine, herkesin kazandığı bir çözüme ulaşılması öngörülüyor.

Yargı sürecine bir engeli söz konusu mu ve davanın hangi aşamasında başvuruluyor arabulucuya?

Arabulucuya başvurulması yargı sürecine engel de değil. Dava açılmadan ya da açıldıktan sonra arabulucuya gidilebilecek.

Arabuluculuk ilkelerine aykırı davranan arabulucunun durumu ne olacak?

Evet, arabulucu yükümlülüklerine aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan çıkarlarının zarar görmesine sebep olursa altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir. Ancak bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı tutulmuştur.

Arabuluculuk ülkemizde tutar mı?

Arabuluculuğun tutup tutmayacağı konusunda yorum yapanlar genellikle ceza uzlaşmasının başarısına dayanıyorlar. Bilindiği gibi büyük umutlarla ceza hukukumuza dahil edilen uzlaşma, Ceza Kanunu'nda işlerlik kazanması için yapılan son değişikliklere rağmen tam manasıyla uygulamaya geçemedi. 2007 yılında İstanbul 'da yaklaşık 400, Ankara 'da ise 100 civarında uzlaşma yapılabilmesi durumun pek de iç açıcı olmadığını gözler önüne seriyor.

Uzlaşma ve arabuluculuk farkı nedir, arabuluculuğun uzlaşmaya oranla avantajı var mı?

Evet var tabiî ki. Arabuluculuk hakkında tahminde bulunurken gözden kaçırılan birçok nokta var. Ceza uzlaşması için kolluğun, tarafların, savcının, mahkemenin oynadıkları roller söz konusu. Gördüğümüz kadarıyla mahkeme ve savcılıklar uzlaşmayı ellerindeki işin sürecini uzatan bir kurum olarak görmekte, uzlaşma teklifini ise aceleci bir şekilde yaparak geçiştirmektedirler. Bu durum, taraflar için uzlaşma konusunda yeterince düşünme olanağı vermemektedir. Tarafların mahkeme veya savcılık nezdinde itibar görmeyen bir işe girişmek istenmemeleri doğaldır. Bu şartlarda uzlaşma kurumundan da başarı beklemek hayalcilik olacaktır. Ama arabuluculuğu düşündüğümüzde durum böyle olmayacağını tahmin ediyorum. Öncelikle arabuluculukta süreci istemeyen hakim savcılar değil, sorunlarını çözmek isteyen, gönüllü olarak süreci başlatan taraflar olacaktır. Arabuluculuk üçüncü kişiler tarafından değil bizzat tarafların istekleriyle başlayacaktır.

Tarafların yeterince arabuluculuğu tercih edebileceğini düşünüyor musunuz?

Ceza uzlaşmasında tarafların uyuşmazlıkları bir 'suç fiilinden' kaynaklandığından bu dozda bir çatışmada tarafların istekli bir şekilde uzlaşmaya başlamaları beklenemez. Ceza Hukukundan beklenen öc alma ihtiyacı da uzlaşmaya gidilmesine engel teşkil edebilir. Ancak bir hukuk uyuşmazlığındaki çatışma dozu her zaman onarılabilecek ölçülerdedir. Bu nedenle tarafların tercihleri açısından başvurulması daha kolay bir yoldur. Ben arabuluculuğun ceza uzlaşması ile karşılaştırılamayacak bir başarıya ulaşacağına inanıyorum

Arabuluculuk nasıl yaygınlaştırılıp daha işlevsellik kazandırılabilir?

Arabuluculuğun yeterince tanıtılması ve yetkin arabulucuların yetişmesiyle halk nezdinde de bu iş zihinlere yerleşecektir. İşi yapacak olanlar bağımsız arabulucular olup rekabet söz konusu olacağından, arabulucuların yetkinliği ve güvenilirliği tercihlerde etkili olacaktır.

(Kaynak: Gazeteipekyol)