Alevi Çalıştayı'nda Alevifobi ve Suriye'deki Aleviler için TBMM'de komisyon istendi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Ankara'da düzenlenen Alevi Çalıştayı'nda Alevifobi ve Suriye'deki Alevilere yönelik hak ihlalleri için TBMM araştırma komisyonu kurulması talep edildi. Sonuç bildirgesinde cemevlerinin anayasal güvenceye kavuşturulması ve eşit yurttaşlık çağrısı da yapıldı.
(ANKARA) - Ankara'da Alevi Aydınlar İstişare Meclisi tarafından Alevi Çalıştayı düzenlendi. Araştırmacı yazar Mesut Özcan, "Bizler, Alevi toplumunun geleceğinin başkaları tarafından tanımlanmasını, siyasi hesapların konusu haline getirilmesini veya dışarıdan şekillendirilmesini kabul etmiyoruz. Alevi toplumunun geleceğinin kendi ortak aklı, tarihsel hafızası, inançsal değerleri ve özgür iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Alevi Aydınlar İstişare Meclisi tarafından düzenlenen Alevi Çalıştayı'nda, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin hukuki statüsü, "Alevifobi" ile mücadele ve kültürel haklara ilişkin talepleri ele alındı. Dört oturumun ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, TBMM bünyesinde "Alevifobi ve Suriye'deki Alevilere" yönelik hak ihlallerinin araştırılması için komisyon kurulması, cemevleri ve ziyaretgahların hukuki statüsünün anayasal güvenceye kavuşturulması çağrısı yapıldı.
"ALEVİLER DIŞ YÖNLENDİRMELERDEN BAĞIMSIZ BİR ARAYA GELİYOR"
Çalıştayın açılış konuşmasını araştırmacı yazar Mesut Özcan yaptı. Özcan, Alevilerin uzun yıllar sonra ilk kez herhangi bir siyasi müdahale, parti aidiyeti veya dış yönlendirmenin gölgesinde kalmadan bir araya geldiğini belirtti.
Alevi toplumunun geleceğinin başkaları tarafından tanımlanmasını ve siyasi hesapların konusu haline getirilmesini kabul etmediklerini ifade eden Özcan, şöyle konuştu:
"Uzun yıllar sonra ilk kez Aleviler, herhangi bir siyasi müdahalenin, parti aidiyetinin veya dış yönlendirmenin gölgesinde kalmadan yalnızca Alevi kimliğini, Alevi inancını, tarihsel hafızasını ve ortak geleceğini esas alarak bir araya geliyor. Bizler, Alevi toplumunun geleceğinin başkaları tarafından tanımlanmasını, siyasi hesapların konusu haline getirilmesini veya dışarıdan şekillendirilmesini kabul etmiyoruz. Alevi toplumunun geleceğinin kendi ortak aklı, tarihsel hafızası, inançsal değerleri ve özgür iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz."
YENİ ANAYASA VE EŞİT YURTTAŞLIK VURGUSU
Dört oturum halinde gerçekleştirilen çalıştayın ardından hazırlanan sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede, vatandaşlık hukukunun uygulanmasında inanç merkezli bürokratik iş ve işlemlere son verilmesi gerektiği belirtildi. Yeni anayasa çalışmalarında inanç temelli ayrımlar yerine hukuki ve seküler vatandaşlık bağının esas alınması gerektiği ifade edilen bildirgede, eşit yurttaşlık talebi öne çıkarıldı.
ALEVİFOBİ İLE MÜCADELE İÇİN TBMM'DE KOMİSYON TALEBİ
Sonuç bildirgesinde, 16'ncı yüzyıldan günümüze uzanan Alevifobi düşüncesine karşı mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Eğitim kurumlarından kışlalara kadar tüm bürokratik alanlarda bu kapsamda çalışmalar yürütülmesi istenirken, konunun araştırılması amacıyla TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması talep edildi.
Bildirgede ayrıca eğitim, sağlık, savunma ve güvenlik birimlerinde kullanılan proje, araç, mekan ve envanter isimlerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi ve 16'ncı yüzyıldaki Osmanlı-Safevi savaşlarını hatırlatan "Çaldıran" ve "Yavuz Sultan Selim" gibi isimlerin kullanılmasına son verilmesi istendi.
CEMEVLERİ VE ZİYARETGAHLARIN STATÜSÜ GÜNDEME GETİRİLDİ
Alevi meselesinin yalnızca cemevlerinin altyapı ve tanınma sorunlarından ibaret olmadığına dikkat çekilen bildirgede, cemevleri ve ziyaretgahların inançsal, kültürel ve toplumsal işlevlerine uygun hukuki statüye kavuşturulması ve bunun anayasal güvence altına alınması talebi dile getirildi.
SURİYE'DEKİ ALEVİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Bildirgede Suriye'deki gelişmelere de yer verildi. Suriye'de Sünni üstünlükçü devlet inşasına destek veren politikaların Alevi toplumunun yaşam hakkını tehdit ettiği kaydedilen bildirgede, Türkiye Cumhuriyeti'nin Suriye'de yaşanan hak ihlallerine seyirci kalmaması, gelişmelerin yerinde incelenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla TBMM bünyesinde resmi görevle çalışacak bir komisyon oluşturulması gerektiği belirtildi.
Çalıştayın sonuç bildirgesinde dilsel ve kültürel haklar da gündeme getirildi. Türkçe dışındaki etnik dillerin ve bu dillerde üretilen edebiyatın yasal koruma altına alınması gerektiği ifade edilen bildirgede, bu kapsamda Zazaca, Kurmanci ve Arapçanın korunmasına yönelik düzenlemeler yapılması, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatında da Alevifobi ile mücadeleye yönelik özel çalışmalar yürütülmesi istendi.















