TBMM Genel Kurulunda 2021 yılı bütçesinin maddeleri görüşülüyor - Haberler
Haberi Paylaş

TBMM Genel Kurulunda 2021 yılı bütçesinin maddeleri görüşülüyor

AA / Meltem Öztürk - Haberler | Politika
TBMM Genel Kurulunda 2021 yılı bütçesinin maddeleri görüşülüyor

TBMM Genel Kurulunda, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Teklifin 9. maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Türkiye ekonomisinin, önemli bir darboğazdan geçtiğini, Türkiye'nin, pandemi salgınına ciddi bir ekonomik krizden geçerken yakalandığını, var olan sıkıntıların daha da derinleştiğini savundu.

Kaynaklarını verimli ve dengeli kullanamayan hükümetin, kaynakları tüketip, israf ettiğini ileri süren Yaşar, bütçede üretime, istihdama yönelik rakamlar göremediklerini iddia etti.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, Türkiye'de yaklaşık 3 bin 500'ü endemik olmak üzere 10 binin üzerinde bitki türü bulunduğunu ancak bunlardan 2 bine yakın türün yok olma riski altında olduğunu vurgulayarak, biyolojik çeşitliliğin devamı için bu türlerin acilen koruma altına alınmasını istedi.

Tarımsal üretim girdilerinde dışa bağımlılık ve döviz çıkışını azaltacak milli girdilerin artırılmasını öneren Kalyoncu, "Ülkemizin sahip olduğu biyolojik zenginliği, jeopolitiği, coğrafi ve ekonomik konumu, kıtalar arası geçiş konumunda bulunması, medeniyet merkezlerinin beşiği olması, ülkemizin önemini bir kat daha ortaya koymasının yanında, tarımda küresel aktörler arasında pozisyonunu koruması ve varlığını sürdürmesi de önemlidir." diye konuştu.

Kalyoncu, tarım politikalarının önemli bir sorunu olarak, uygun ve sürdürülebilir hal yasası değişikliğinin ortada olduğunu dile getirerek, "Tarım ürünlerinde spekülatif fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesinin yanında, sistemden aracıların çıkarılması sağlanarak üretici, çiftçi meslek kuruluşlarına daha etkin rol verilmelidir. Bu sayede hem üreticinin hak ettiği geliri elde etmesi hem de tüketicinin suni olarak artırılmış fiyatlara mahkum kalmadan tarımsal gıdalara ulaşması ve halkın sağlıklı, ekonomik beslenmesi sağlanabilecektir. Kent tarımı kapsamında, kontrolsüz ve denetimsiz faaliyetler yapan üreticiler denetim altına alınmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, HDP'nin kapatılma tartışmalarının gündeme taşınmaya çalışıldığını ifade ederek, "HDP dükkan mıdır kapatıyorsunuz? Müşterileri sizin dükkanlarınıza mı gelecek? Nasıl söylemdir?" diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, AK Parti'nin 18 yıldır adım adım uyguladığı ekonomik politikaların, ülkeyi buhran sürecine sürüklediğini, vatandaşı öteleyen, rantı önceleyen politikalarının pandemiyle birlikte iflas ettiğini öne sürdü.

Pandeminin en çok etkilediği kesimin çocuklar olduğunu vurgulayan Adıgüzel, yüzbinlerce öğrencinin değil tablete, televizyona bile erişemediğini söyledi. Türkiye'de internet altyapısının sorunlu olduğunu öne süren Adıgüzel, Türkiye'de şahlanış döneminde, öğrencilerin internete girmek için çatıya çıktığını savundu.

Adıgüzel, Türkiye'nin en yoksul yüzde 20'lik kesimini oluşturan ailelerin bir çocuğa, bir ayda harcadığı eğitim masrafın sadece 20 lira olduğunu ifade ederek, cebinden çıkardığı 20 lirayı gösterdi.

10 ayda 16 bini aşkın kişiyi, 250'yi aşkın sağlık personelini pandemiye kurban verdiklerini dile getiren Adıgüzel, "Önce verileri gizlediniz, algıyı yönetmeye çalıştınız. Baktınız algı yöneterek pandemi yönetilemiyor gerçek rakamları söylemeye başladınız. Sizin 83 milyona anlattığınız başarı hikayesi vaka sayıları ortaya çıkınca çöktü." dedi.

Adıgüzel, 3Y'nin çöktüğünü, AK Parti'nin artık "Z" evresine geçtiğini ileri sürerek, "Zam, zulüm, zafiyete geçtiniz. Çiftçinin mazotuna, doğal gaza, ete, süte zam. Nerede zaafiyet; eğitimde, sağlıkta, dış politikada, yönetimde zafiyet. İşçiye, çiftçiye, emekliye zulüm. Sizin bu politikasının sonu gelmiştir, alfabede de harf kalmamıştır." ifadelerini kullandı.

"Bütçede; şiddete, tacize, tecavüze uğrayan kadına ve çocuğa çare var"

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, 2050 yılında dünya nüfusunun 9,7 milyarı bulacağını, kendi tarımını yapamayan ülkelerin, açlıkla karşı karşıya kalacağını, savaşların kıtlıklardan, doğal afetlerden, iklim krizlerinden çıkacağını anlatarak, insanları ve Türkiye'yi bekleyen bu tehditlerle mücadelenin ancak tarımla olacağını kaydetti.

Katırcıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Ata Tohum Projesinin 2023, 2053, 2071 vizyonları çerçevesinde Türkiye'nin geleceğinin teminatı olduğunu söyledi.

18 yıl öncesinde ithal tohum cenneti olan Türkiye'nin, bugün 86 ülkeye 255 milyon dolarlık tohum ihracatı yaptığını, 2023 hedeflerinin, 2 milyon ton üretimle 500 milyon dolarlık ihracat elde etmek olduğunu bildiren Katırcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Bu bütçe, eğitimden sağlığa, sanayiden teknolojiye, turizmden tarıma kadar insanı merkeze alan, ezber bozan, yerli ve milli, güçlü Türkiye bütçesidir. Bu bütçe, insan odaklı bir bütçedir; bu bütçede aile, kadın, engelli, yaşlılar, çocuklar, emekliler, genç, işçi, işveren, çiftçi, esnaf var, millet var. Bu bütçe, kız çocuklarını zorla dağa kaçıran, istismar eden, çocukları canlı bomba yapan PKK/PYD-YPG ve FETÖ gibi tüm terör örgütleriyle, tek bir terörist kalmayana kadar mücadelesine devam edecek bir bütçedir. Bu bütçede, şiddete, tacize, tecavüze uğrayan kadına ve çocuğa çözüm var, çare var. Bu bütçe, şiddete uğrayan mağduru siyasete malzeme yapmadan, siyaset üstü yaklaşımla siyasi sömürüye alet ettirmeden, asla şiddeti meşrulaştırmadan ama, fakat, lakin cümlelerini kullanmadan, 'senin, benim mağdurum' demeden çözüm üreten, samimi, içten, güven uyandıran, hak temelli, çözüm odaklı bir bütçedir."

-"Bütçeden ne ayrılması gerekiyorsa..."

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, teklifin görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Dünyada tablet sıkıntısı bulunduğuna, ülkelerin tablete ulaşamadığına işaret eden Varank, "Bizde yerli üreticiler var birkaç tane, hem onlardan alınıyor hem yurt dışından geliyor. Elde ettikçe dağıtımlara devam ediyoruz." dedi.

Eğitim bütçesine 2002 yılında 11,3 milyar lira kaynak aktarılırken, 2021'de 211 milyar lira kaynak ayrıldığını anımsatan Varank, "Merkezi yönetim bütçesi içinde eğitime ayrılan pay yüzde 9,4'ken, şu anda 15,7 seviyesine çıktı. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 13,7'si eğitime ayrılıyor. Eğitime elimizden gelen desteği veriyoruz. " ifadesini kullandı.

Genel Kuruldaki konuşmalarda çok fazla popülizme kaçan söylemlerde bulunulduğuna işaret eden Varank, şunları kaydetti:

"Memlekette hiç fakir yok, hiç ihtiyaç sahibi yok' demiyoruz, bunlarla ilgili de bütçeden ne ayrılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışmaları yapıyoruz. 2002 yılında sosyal yardım harcamaları 1,3 milyar lirayken şu anda sosyal yardım harcamaları 55 milyar lira, 2021 yılında bu, 70 milyar liranın üstüne çıkacak. Biz kaymakamlarımıza, valilerimize bunun talimatlarını verdik; 'Gideceksiniz, nerede bir fakir varsa, ihtiyaç sahibi varsa bulacaksınız, siz arayacaksınız, bunlara gerekli destekleri vereceksiniz' dedik. 2002'de genel bütçedeki sosyal yardımların oranı 1,19'ken 2020 yılında bu oran 6,39 olmuş. Biz ihtiyaç sahiplerine gerekli yardımları yapıyoruz. "

Konuşmaların ardından teklifin 9. maddesi kabul edildi.

AA / Meltem Öztürk - Son Dakika Haberleri