Mevlid Kandili ne zaman 2022? Mevlid Kandili hangi gün? 2022 Dini günler takvimi!

Mevlid Kandili ne zaman 2022? Mevlid Kandili hangi gün? 2022 Dini günler takvimi!
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Müslüman aleminin birçok mübarek günü vardır. 2023 yılı içerisinde de her bir mübarek günün farklı bir tarihi belirlenmiştir. Vatandaşların merak ettikleri arasında ise Mevlid Kandili ne zaman 2022? Mevlid Kandili hangi gün? 2022 Dini günler takvimi! Yer alıyor.

Bugün kandil mi? sorusu vatandaşların arama motorlarında sıklıkla arattığı bir soru olarak yer alıyor. Kandil gününün ne zaman olduğu Müslüman aleminin merak konusu. Peki, Mevlid Kandili ne zaman 2022? Mevlid Kandili hangi gün? 2022 Dini günler takvimi!

MEVLİD KANDİLİ NE ZAMAN 2022?

İslam aleminin ibadet ederek geçirdiği Mevlid Kandili bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı dini günler takvimine göre 7 Ekim Cuma günüdür. Hicri Takvimin üçüncü ayı olan Rebiülevvel ayı içerisinde olan Mevlid Kandili tarihi 7 Ekim.

2022 3 AYLAR VE KANDİL GÜNLERİ NE ZAMAN?

• Üç aylar, 2022 yılında Receb ayının ilk günü olan 2 Şubat günü başlayacak.

• 3 Şubat PERŞEMBE : REGAİB KANDİLİ

• 27 Şubat PAZAR: MİRAC KANDİLİ

• 17 Mart PERŞEMBE:BERAT KANDİLİ

• 7Ekim CUMA: MEVLİD KANDİLİ

• 2022 Ramazan Bayramı

• 1Mayıs PAZAR: AREFE

• 2Mayıs PAZARTESİ: RAMAZAN BAYRAMI (1.Gün)

• 3Mayıs SALI: RAMAZAN BAYRAMI (2.Gün)

• 4Mayıs ÇARŞAMBA: RAMAZAN BAYRAMI (3.Gün)

• 2022 Kurban Bayramı

• 8Temmuz CUMA: AREFE

• 9Temmuz CUMARTESİ: KURBAN BAYRAMI (1.Gün)

• 10 Temmuz PAZAR: KURBAN BAYRAMI (2.Gün)

• 11 Temmuz PAZARTESİ: KURBAN BAYRAMI (3.Gün)

• 12 Temmuz SALI: KURBAN BAYRAMI (4.Gün)

MEVLİD KANDİLİ NEDİR?

Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlid kelimesi, İslâm kültüründe özellikle Hz. Peygamber'in doğumunu, bu vesileyle yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılır. Ayrıca Mısır başta olmak üzere Arap dünyasında özellikle tasavvuf çevrelerinde mevlid kelimesi velî kabul edilen sûfîlerin doğum yıl dönümlerini de kapsayacak şekilde geniş bir anlam kazanmıştır. Mevsim kelimesi de Arap ülkelerinde hem mevlidi hem diğer bayram kutlamalarını ifade eden geniş bir mâna taşır.

Resûl-i Ekrem, İslâm tarihçilerinin çoğuna göre Habeşistan'ın Yemen valisi Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere Mekke'ye saldırdığı ve Fil Vak'ası denilen olayın meydana geldiği yıl doğmuştur. Bu hususta görüş ayrılığının bulunmadığı rivayet edilir. Araplar'da "nesî" geleneğini göz önüne alanlara göre bu tarih milâdî 569, diğerlerine göre ise 570 veya 571'dir. Yine genellikle kabul edildiğine göre Rebîülevvel ayının 12'sinde ve gündüz dünyaya gelmiştir. O yıl ilkbahar mevsimine rastlayan bu ayın iki, sekiz, on veya on yedinci gününde doğduğuna dair rivayetlerle sabaha karşı dünyaya geldiğine dair rivayetler de vardır (İbn Kesîr, I, 198-203; Şâmî, I, 401-405; DİA, XIII, 71). Doğumun pazartesi günü olduğu ise daha sahih rivayetlere dayanmaktadır (aş.bk.). Ayrıca doğum gününün milâdî takvime göre 20 Nisan'a denk geldiği söylendiği gibi bunun doğru olmadığını ileri sürenler de bulunmaktadır (İbn Kesîr, I, 201; Şâmî, I, 405).

Hz. Peygamber'in sağlığında onun doğum yıl dönümü kutlanmadığı gibi Hulefâ-yi Râşidîn dönemiyle Emevî ve Abbâsî devirlerinde de mevlidle ilgili bir uygulamaya rastlanmamaktadır. Mısır'da Şiî Fâtımî Devleti kurulunca, soyundan geldiklerini söyledikleri Hz. Peygamber'in doğum yıl dönümü Muiz-Lidînillâh döneminden (972-975) itibaren resmî törenlerle kutlanmaya başlanmıştır. Hz. Peygamber'in yanında Hz. Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin ve o günkü halifenin mevlidlerinin de kutlandığı (bunlara "mevâlîd-i sitte" deniyordu), aynı zamanda receb, şâban ve ramazan aylarındaki kandiller ile ramazan ve kurban bayramları gibi vesilelerle düzenlenen diğer bazı resmî kutlamaların da ilk örneklerinin yaşandığı bu dönem İslâm tarihinde zengin bir şölen geleneği oluşturmuştur (bk. İbnü't-Tuveyr, s. 211-223).

Fâtımîler zamanındaki törenlerde önceden gerekli hazırlıklar yapılır, rebîülevvel ayının 12. gününde sabahtan başlamak üzere öğleye kadar 300 tepsi helva kadılkudât ve dâidduât başta olmak üzere kurrâ, hatipler ve diğer görevlilere dağıtılırdı. Halifenin öğle namazını kılmasının ardından kadılkudât ve diğer görevliler topluca Ezher Camii'ne gider, burada hatim okunduktan sonra "manzara" adı verilen tören yerine geçerlerdi. Kahire valisi düzeni sağlamak üzere önceden yerini alırdı. Halife de maiyetiyle birlikte gelir, önce kadılkudâtı, ardından sâhibülbâbı ve daha sonra diğerlerini selâmlardı. Tören Kur'an tilâvetiyle başlardı; ardından sırasıyla Enver (Hâkim), Ezher ve Akmer camileri hatipleri birer hutbe okuyup halife için dua ederlerdi. Bu sırada kurrâ tilâvetini sürdürürdü. Hutbelerden sonra halife törendekileri tekrar selâmlayınca resmî kutlama tamamlanmış olurdu. Diğer beş mevlid de bu şekilde kutlanırdı (a.g.e., s. 217-219; Kalkaşendî, III, 576; Makrîzî, I, 433). Bu kutlamaların üst düzey görevlilerin katıldığı bir devlet töreni çerçevesinde yapıldığı ve halkın geniş bir katılımının olmadığı anlaşılmaktadır (Shinar, s. 373). Özellikle Sünnî çoğunluğun kutlamalara iştirak etmediği bilinmektedir (ER, IX, 292). Fâtımîler zamanında Hz. Peygamber'in ve Ehl-i beyt'in doğum yıl dönümlerinin kutlanması dinî hassasiyet yanında siyasî meşruiyet açısından da önem taşıyordu. Halifeler üzerinde geniş nüfuzu bulunan ve yönetime hâkim olan Bedr el-Cemâlî'den sonra onun yerine vezir olan oğlu Efdal, Halife Müsta'lî-Billâh zamanında (1094-1101) Hz. Hasan ve Hüseyin'in mevlidleri dışındaki dört mevlidi yasaklamış, ancak Efdal'in ölümüyle vezirliğe gelen Me'mûn el-Batâihî, Âmir-Biahkâmillâh devrinde 517 (1123) yılında bu törenleri tekrar başlatmıştır.

Haberler.com