Atatürk Üniversitesi'nden Tarihi Mirasa Dijital Dokunuş: MİPSAR ile Nene Hatun Milli Parkı ve Aziziye Tabyaları Yeniden Hayat Buluyor

Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü tarafından TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında yürütülen proje ile Nene Hatun Tarihi Millî Parkı ve Aziziye Tabyaları’nın tarihî ve kültürel mirası, dijital teknolojiler aracılığıyla ziyaretçiler için daha etkileşimli...
Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü tarafından TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında yürütülen proje ile Nene Hatun Tarihi Milli Parkı ve Aziziye Tabyaları'nın tarihi ve kültürel mirası, dijital teknolojiler aracılığıyla ziyaretçiler için daha etkileşimli ve deneyim odaklı hale getiriliyor.
Proje kapsamında geliştirilen MİPSAR uygulamasının gerçek mekan koşullarındaki saha testleri de üniversite-kamu iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Atatürk Üniversitesi'nin bilimsel araştırma ve toplumsal katkı odaklı çalışmalarından biri olarak öne çıkan proje, Erzurum'un tarihi hafızasında önemli bir yere sahip olan Nene Hatun Tarihi Milli Parkı ile Aziziye Tabyaları'nın dijital teknolojiler kullanılarak yeniden yorumlanmasını amaçlıyor.
TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen projenin yürütücülüğünü Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Demir üstlenirken; Prof. Dr. Selçuk Ilgaz, Prof. Dr. Nalan Demircioğlu, Doç. Dr. Mevlüt Yüksel ve Dr. Öğr. Üyesi Bilal Usanmaz projede araştırmacı olarak görev yapıyor.
Tarihi Miras Dijital Teknolojilerle Yeniden Yorumlanıyor
Proje kapsamında geliştirilen MİPSAR uygulaması; sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini, üç boyutlu modelleme, görsel içerikler ve dijital anlatımlarla bir araya getiriyor. Uygulama aracılığıyla Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nda yaşanan tarihi olayların, alanın tarihi bağlamı içerisinde ziyaretçilere daha anlaşılır, etkileşimli ve deneyim odaklı biçimde aktarılması hedefleniyor.
Bu kapsamda Tabyalar, Nene Hatun'un Kahramanlığı, Aziziye Tabyası Baskını, Halkın Direnişe Çağrılması, Aziziye'de Büyük Çarpışma ve Zafer ile Tarihi Miras başlıkları altında oluşturulan anlatılar, dijital içeriklerle yeniden kurgulanarak tarihi mekanla bütünleştiriliyor.
Proje, tarihi alanların yalnızca fiziksel olarak ziyaret edilmesinin ötesine geçerek ziyaretçilerin geçmişte yaşanan olayları mekanla kurulan dijital etkileşim üzerinden anlamlandırmasına imkan sağlayan yenilikçi bir yaklaşım ortaya koyuyor.
MİPSAR Uygulaması Sahada Test Ediliyor
Projenin önemli aşamalarından birini, geliştirilen MİPSAR uygulamasının gerçek mekan koşullarında test edilmesi oluşturuyor. Bu doğrultuda Nene Hatun Tarihi Milli Parkında gerçekleştirilen saha çalışmalarında uygulamanın teknik işlevselliği, dijital içeriklerin tarihi mekanla uyumu ve kullanıcı deneyimine yönelik özellikleri değerlendiriliyor.
Saha testlerinden elde edilen ilk sonuçlar, uygulamanın teknik işlevselliği ve mekansal uyumu açısından başarılı bir performans ortaya koyduğunu gösterirken; tarihi ve kültürel değerlerin ziyaretçilere aktarılması ve ziyaret deneyiminin zenginleştirilmesi bakımından da önemli bir potansiyel taşıdığı değerlendiriliyor.
Gerçek mekan üzerinde gerçekleştirilen uygulama ve test süreçleriyle, akademik araştırma kapsamında geliştirilen teknolojik çözümün saha koşullarındaki karşılığının ortaya konulması ve elde edilen veriler doğrultusunda uygulamanın geliştirilmesi amaçlanıyor.
Üniversite-Kamu İş Birliği Saha Çalışmalarına Güç Katıyor
MİPSAR projesinin saha ve uygulama çalışmaları, Atatürk Üniversitesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde yürütülüyor.
Protokol kapsamında bilgi ve veri paylaşımı, saha ve pilot uygulamaların gerçekleştirilmesi, geliştirilen uygulamaların değerlendirilmesi ve proje sonuçlarının bilimsel açıdan ele alınmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Bu iş birliğiyle üniversitenin bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesi ile milli parkların yönetimi ve korunmasına ilişkin kamu kurumunun saha deneyiminin bir araya getirilmesi sağlanıyor. Böylece akademik bilgi ile uygulama alanının ihtiyaçlarının buluşturulduğu, sonuçları doğrudan sahada değerlendirilebilen bir araştırma modeli ortaya konuluyor.
Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilimsel Birikimimizi Tarihi Mirasımızın Korunması ve Tanıtılması İçin Kullanıyoruz"
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, projenin üniversitenin bilimsel araştırma kapasitesinin toplumsal ve kültürel değerlerle buluşturulması açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti.
Atatürk Üniversitesi olarak bilim üretmenin yanı sıra sahip olunan bilimsel birikimi Erzurum'un ve Türkiye'nin kültürel mirasının korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması doğrultusunda değerlendirmeye büyük önem verdiklerini ifade eden Rektör Hacımüftüoğlu, Nene Hatun Tarihi Milli Parkı ve Aziziye Tabyaları'nın taşıdığı tarihi anlamın dijital teknolojiler aracılığıyla yeni nesillere aktarılmasının son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Hacımüftüoğlu: "Nene Hatun ve Aziziye Tabyaları, Erzurum'un olduğu kadar milletimizin ortak hafızasında da müstesna bir yere sahiptir. Bu tarihi mirasın korunması kadar, özellikle genç kuşakların bu mirası doğru biçimde anlaması ve deneyimlemesi de önem taşımaktadır. Üniversitemiz akademisyenleri tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen bu proje, bilimsel araştırma ile kültürel mirasın korunmasını aynı zeminde buluşturması bakımından değerli bir çalışmadır" değerlendirmesinde bulundu.
Üniversite-kamu iş birliğinin projenin saha boyutuna önemli katkı sunduğuna dikkat çeken Hacımüftüoğlu, farklı kurumların bilgi, deneyim ve imkanlarının bir araya gelmesinin bilimsel çalışmaların uygulama gücünü artırdığına işaret etti.
Hacımüftüoğlu: "Atatürk Üniversitesi olarak kamu kurumlarımızla geliştirdiğimiz iş birliklerini yalnızca belirli bir projenin yürütülmesi olarak görmüyor; şehrimize, ülkemize ve insanımıza değer üreten sürdürülebilir bir anlayışın parçası olarak değerlendiriyoruz. Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nda yürütülen saha çalışmaları da bu anlayışın somut örneklerinden biridir. Akademik bilgi ile sahadaki deneyimin buluşması, geliştirilen teknolojilerin gerçek koşullarda sınanması ve elde edilen sonuçların yeniden bilimsel değerlendirmeye tabi tutulması önemli bir kazanımdır" ifadelerini kullandı.
















