Bahçeli'den dikkat çeken 'Kıbrıs' mesajı: Zulmü bilerek hasır altı ediyorlar

Bahçeli'den dikkat çeken 'Kıbrıs' mesajı: Zulmü bilerek hasır altı ediyorlar
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği ve egemenliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye ile KKTC'nin kaderinin ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk askerinin Ada'daki varlığını tartışmaya açanlara tepki gösterdi. Bahçeli, "Türk askerinin Ada'daki varlığını tartışmaya açanlar, Rum-Yunan ikilisinin yol açtığı zulmü bilinçli olarak hasıraltı etmektedir" dedi.

  • MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs meselesine ilişkin yaklaşımını eleştirerek Kıbrıs Türklüğüne istikamet belirleyecek iradenin Brüksel'de olmadığını söyledi.
  • Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türklerinin egemen ve eşit statüsünün tescil edilmesi gerektiğini vurguladı.
  • Bahçeli, federasyon modelinin bayatladığını ve kalıcı barış için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası statüsünün tanınması gerektiğini ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs meselesine ilişkin yaklaşımına tepki göstererek, "Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir. Bu irade; şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran kudretindedir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Harekatta şehit olanları rahmet ve minnetle, gazileri ise şükran ve hürmetle andığını belirten Bahçeli, 20 Temmuz 1974'ün Türk milletinin barış arzusunu boyun eğiş zannedenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin kudretini bütün dünyaya gösterdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

"TÜRK ASKERİ, ENOSİS HÜLYASINI DENİZE GÖMMÜŞTÜR"

Bahçeli, Kıbrıs Türklerini yurtlarından çıkarmayı ve Ada'yı Yunanistan'a bağlamayı amaçlayan hesapların Kıbrıs Barış Harekatı'yla bozulduğunu ifade ederek, "O gün Türk askeri, Rum-Yunan zihniyetinin asırlık ilhak saplantısını tarihin karanlık sayfalarına hapsetmiş; miadı dolmuş Enosis hülyasını ve yayılmacı emellerini Akdeniz'in sularına gömmüştür" ifadelerini kullandı.

"KIBRIS, ŞEHİT KANLARIYLA VATAN KILINAN TÜRK YURDUDUR"

Kıbrıs'ın Türkiye ve Türk milleti açısından taşıdığı stratejik ve milli öneme dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs; Anadolu'nun güneydeki emniyet hattı, Doğu Akdeniz'deki milli hak ve menfaatlerimizin kilit noktası, şehit kanlarıyla vatan kılınan bir Türk yurdu, mazinin emaneti ve milli varlığımızın devamlılığıdır. Ankara ile Lefkoşa'nın kaderi birbirinden ayrılamayacağı gibi, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin asayişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğiyle Türk milletinin Akdeniz'deki itibarı da birbirinden kopartılamaz."

Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli sahibi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk varlığının 1571'de Mağusa'nın fethiyle Ada'da kök saldığını belirtti. Bahçeli, "Kıbrıs Türkü; kendi geleceğini tayin etme iradesine sahip egemen bir halk, büyük Türk milletinin koparılamaz ve vazgeçilemez bir parçasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"BAĞIMSIZLIK VE HÜRRİYET SEVDASI, YÜREKLERDE DİRİ TUTULDU"

Kıbrıs Türklerinin Rum-Yunan saldırıları karşısında uzun yıllar büyük acılar yaşadığını ifade eden Bahçeli, "Helenist yayılmacılığın Kıbrıs Türkünün canına, malına, namusuna ve milli kimliğine kastettiği yıllarda; köyler kuşatılmış, ocaklar söndürülmek istenmiş, kadın ve çocuk demeden siviller hedef alınmış, Ada'da Türk milleti soykırıma uğratılmıştır" dedi.

Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) bu şartlar içerisinde doğduğunu aktaran Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Böylesi bir vahametin içinden doğan Türk Mukavemet Teşkilatı; dağınık milli iradeden müşterek bir ülkü doğuran, ülküyü askeri disiplin ile birleştiren, Ada'da Türk milletinin çaresizlik dehlizlerinde kaybolmasını önleyen, bağımsızlık ve hürriyet sevdasını mücadeleyle yüreklerde diri tutan milli bir mukavemet karargahı olmuştur."

"KIBRIS BARIŞ HAREKATI, ÇELİKTEN BİR YUMRUKTUR"

Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nı, "Kıbrıs Türkünü imhaya, Ada'yı ilhaka, Türk varlığını inkara ve Rum-Yunan tahakkümünü ihyaya yönelen istilacı zihniyete karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Lefkoşa'nın kalbine indirdiği çelikten bir yumruk" olarak nitelendirdi.

Harekatın Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda gerçekleştirildiğine dikkati çeken Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekatı'nın yalnız Kıbrıs Türküne değil, Ada'nın tamamına barış ve istikrar getirdiği gerçeği; Rum-Yunan zihniyetiyle onların hamileri açısından hazmı ne kadar güç olursa olsun, yarım asrı aşan sükünetin su götürmez gerçeğidir" ifadelerini kullandı.

Türk askerinin Ada'daki varlığını tartışmaya açanların harekat öncesinde yaşanan saldırı ve zulümleri bilinçli şekilde görmezden geldiğini belirten Bahçeli, "Türk askerinin Ada'daki mevcudiyeti; yeni saldırıların önünü kesen caydırıcılığın, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin ve Doğu Akdeniz'deki barış ikliminin yegane sigortasıdır" dedi.

"KIBRIS TÜRKLÜĞÜNE İSTİKAMET BELİRLEYECEK İRADE, BRÜKSEL DEĞİLDİR"

Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu'na tepki gösteren Bahçeli, raporun Avrupa'nın Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu ve Rum-Yunan tezlerinin etkisi altında olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Raporda Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk olarak değil, Ada'nın "meşru bir topluluğu" şeklinde tanımlandığını ve tüketilmiş federasyon modelinin tek çözüm seçeneği olarak dayatıldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir! Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kıbrıs'ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran kudretindedir."

Bahçeli, Kıbrıs Türklerine azınlık statüsü biçen, Türkiye'nin Ada'daki meşru varlığını hedef alan ve KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde geliştirdiği ilişkilerden rahatsızlık duyan Avrupa Parlamentosu'nun değerlendirmelerinin "siyaseten sakat ve yoklukla malul" olduğunu ifade etti.

"O DÜŞLER BAYATLAMIŞTIR"

Federasyon modelinin Kıbrıs Türklerini Rum idaresine tabi hale getirmeyi amaçladığını savunan Bahçeli, "Yıllardır farklı isim ve ambalajlarla tedavüle sokulan, fakat özünde Kıbrıs Türkü'nü Rum idaresine tabi bir unsur haline getirmeyi amaçlayan federasyon düşleri bayatlamıştır" dedi.

Kıbrıs Türklerinin müktesep haklarını, egemen ve eşit statüsünü yok sayan hiçbir yaklaşımın adil ve kalıcı bir çözüme hizmet edemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Türkünün Rum idaresi altında azınlık statüsüne boyun eğmesi düşünülemeyeceği gibi, egemen eşitliğinin teyit ve tescil edilmesi de ertelenemez bir hak ve tarihi sorumluluktur. Kıbrıs'ta iki ayrı devlet varlığının kayıtsız, şartsız, tartışmaya kapatılarak kabul edilmesi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası statüsünün diğer devletler nazarında tescil edilmesi kalıcı barışın yegane anahtarıdır."

Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutlayarak, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri andı.

Harekat kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı rahmet ve minnetle anan Bahçeli, "Bu kararı eşsiz bir kahramanlık ve vatan sevgisiyle sahada zafere taşıyan şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimize şükranlarımı sunuyorum. Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır" ifadelerini kullandı. 

Fahrettin Öztürk
Haberler.com