İki DNA testi de babalığı doğruladı ama oğlu 9 yıldır kimliksiz! Ne okula ne hastaneye gidebiliyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 
Bayrampaşa'da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, 2016 doğumlu oğlu Ali'ye 9 yıldır kimlik çıkaramadığını öne sürdü. İki ayrı DNA testinde babalığın yüzde 99,98 oranında doğrulanmasına rağmen davanın sonuçlanmadığını söyleyen Hezer, mahkemenin eşinin Kazakistan'da trafik kazasında ölen eski kocasından da DNA örneği istediğini, mezar Dubai'de olduğu için dosyanın yıllardır kapanmadığını anlattı. Kimliği olmayan oğlunun okula kaydedilemediğini, hastanede muayene edilemediğini iddia etti.
- Bayrampaşa'da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, 2016 doğumlu oğlu Ali'nin kimlik kartı çıkarılabilmesi için 9 yıldır 4 farklı mahkemede hukuk mücadelesi veriyor.
- Yapılan iki DNA testinde çocuğun yüzde 99,98 oranında Mustafa Hezer'e ait olduğu belirlendi.
- Mustafa Hezer, kimliği olmadığı için oğlunu okula yazdıramadığını ve hastaneye götüremediğini belirtiyor.
İ"Ne Yaşar Ne Yaşamaz" filmi İstanbul'da gerçek oldu. Bayrampaşa'da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, 12 yıl önce Özbek asıllı Pırzoda Irgasheva ile dini nikah yaptı. Bu birliktelikten olan Ali isimli oğlunun kimliğini çıkarmak için 9 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini söyleyen Hezer, oğlunun babası olduğunu 2 defadır DNA testiyle kanıtlamasına rağmen; okulların ve hastanelerin kimliği olmadığı için çocuğu kabul etmediğini iddia etti.
Halit Akçatepe ve Münir Özkul gibi usta isimlerin rol aldığı 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' filminin hikâyesi İstanbul'da yaşandı. İddiaya göre Bayrampaşa'da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, 12 yıl önce tanıdıkları aracılığıyla evlenmek için Özbekistan'a gitti. Orada, o dönem eşinden boşanma aşamasında olan Pırzoda Azizova ile tanışan Hezer ardından Türkiye'ye döndü. Çift 2015 yılında dini nikahla evlendi. O sırada oturum izni devam eden Pırzoda Azizova ile Mustafa Hezer'in 2016 yılında bir oğlu oldu. Ancak Hezer'in iddiasına göre çocuk doğduğu günden itibaren nüfusa kaydedilemedi, kimlik kartı çıkarılamadı.
9 YILDIR MAHKEME KAPILARINDA
Bunun üzerine 4 farklı mahkemeye başvuru yapan Mustafa Hezer, Ali'nin kendi çocuğu olduğunu kanıtlamak için 2 defa DNA testi yaptı.
Yapılan testlerde çocuğun yüzde 99,98 oranında Mustafa Hezer'e ait olduğu belirlendi. Buna rağmen oğlunu ne okula yazdırabildiğini ne de hastaneye götürebildiğini öne süren Hezer, eşinin 2017 yılında Özbekistan'da yaşayan kocasından boşandığını söyledi. Boşanma apostillerini, çocuğun doğduğu gün alınan belgeleri ve Özbekistan'da resmi nikah kıydıktan sonra aldıkları evlilik cüzdanını mahkemeye sunduğunu belirten Hezer, boşanmanın ardından soyadı değişen eşi Pırzoda Irgasheva'nın 2024 yılının eylül ayında oturum izni bitince sınır dışı edildiğini iddia etti.
MAHKEME ÖLEN ESKİ EŞTEN DE DNA İSTİYOR
Mustafa Hezer, mahkemenin çocuğun gerçek babasını tespit etmek için Pırzoda Irgasheva'nın ölen kocasından da DNA örneği alınmasının kararını verdiğini söyledi. Mustafa Hezer ise Kazakistan'da hayatını kaybeden Pırzoda Irgasheva'nın ilk eşinin ailesinin Dubai'de yaşadığını ve mezarın orada olduğunu iddia etti.
Eşinin eski kocasının boşandıktan sonra öldüğünü söyleyen Mustafa Hezer, "2018 yılında gittik dava açtık, DNA testi de yaptık. Çocuğun yüzde 99.98 bende olduğu meydana çıktı. Ama bir türlü gene de mahkeme bir türlü karar veremedi, vermiyor da. Benim eşimin eski kocası Kazakistan'da trafik kazasında ölmüş. Ailesi Dubai'ye taşınmış, cenazesini Dubai'ye götürmüşler. Mahkemelerde eski eşten de DNA testi istiyor. Orada da yaptırmamız lazım. Mezar bulunmadığı için davamız uzun süre sürüyor" şeklinde konuştu.
NE OKULA NE HASTANEYE GİDEBİLİYOR
Oğlunun doğum belgesini alamadığını söyleyen Mustafa Hezer, yetkililere seslenerek oğluna kimlik çıkarılmasını istedi.
2018'den bu yana hukuk mücadelesi verdiğini söyleyen Hezer, "Her ay aşağı yukarı 4 tane mahkeme oluyor. Dört mahkemeye gidiyorum geliyorum, bir sonuç yok. Tam 9'uncu seneye girdik mahkemelerde. Ben 2014 yılında Özbekistan'a gittim. Orada bir bayan beğendim. Geldik burada Türkiye'de dini nikah kıydık. Biz evlendikten sonra 2016'da benim oğlum dünyaya geldi. Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde doğumunu yaptı. Orada doğum raporu istedik. Baba hanesi boş olduğu için doğum raporu vermediler bize. Biz de nüfus müdürlüğüne gittik, kaydedemedik bir türlü. Nüfus müdürlüğü de bize dava açmamızı söyledi. Mahkeme, yapılan DNA testine göre çocuğu yazdıracağını söyledi" dedi.
Oğlunun kimliği olmadığı için sorun yaşadığını iddia eden Hezer, "Çocuk 10 yaşına geldi. Bu sene okula yazdıracağım. TC'si olmadığı için yazdıramayacağımı söylüyorlar. Ben de şaşırdım artık. Yani nereye gideceğim bilmiyorum. Nereye başvurayım? Çocuk hastalanıyor, doktora götüreceğim T.C. kimliği yok, muayene edemeyiz. Hastane kimlik istiyor. Okul da kimlik istiyor. Arkadaşları bir haftadır okula gidiyor. Ben yazdıramadım" dedi.
Özbekistan'da resmi nikah kıydıklarını söyleyen Hezer, "Çocuğun benden olduğuna mahkeme kanaat getirdi. İki sefer bizi DNA testine gönderdi. İkisinde de aynı çıktı. Eşim 2024'te deport edildi. Bize pandemiden dolayı oturma izni vermediler. Biz müracaat ettik. Oturma iznimizle müracaat ettik. Parasını her şeyini de yatırdık. Yaptık geldik. Sonra bir buçuk ay sonra bize cevap geldi, ret. Pandemide oturma izni kabul olmamıştı. 2023'teydik galiba. O zaman zarfında kaçak kaldı. İstinai durumuna gittik, göç idaresinde istinaf oturum var. Ona gittik, ondan da bizi red verdiler. Resmi nikahımız da var. Özbekistan'da evlilik yaptım. Burada yapamadım. 10 sene uğraşıyorum evrak eksik. Ama apostil dediklerini, eşimin apostili var. Kaçta getirmişim, tarihi her şeyi üzerinde yazılı" ifadelerini kullandı.














