Anahtar Parti'den milli kültür vurgusu: Türkiye'nin en önemli meselesi kültür meselesidir

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, Üsküdar'da yaptığı açıklamada milli kültür ve Türkçenin korunmasına dikkat çekerek, "Türkiye'nin en önemli meselesini kültür meselesi olarak görüyoruz" dedi.
İstanbul'un tarihi ve kültürel kimliğine dikkat çeken Muhammed Hakan Tanrıöver, Anahtar Parti'nin kültür politikalarının merkezinde "milli kültür" anlayışının bulunduğunu söyledi. Partinin hazırladığı Milli Kültür Siyaset Belgesi hakkında bilgi veren Tanrıöver; gençlerden Türkçenin korunmasına, kültür ve sanat politikalarından şehirlerin kültürel kalkınmasına kadar birçok başlıkta projeler geliştirdiklerini ifade etti. Tanrıöver, milli kültür çalışmalarının mottosunu ise "Korkma" olarak açıkladı.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde kültür, sanat ve turizm politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında İstanbul'da olduklarını belirten Tanrıöver, Üsküdar'ın tarihi ve manevi mirasının Türkiye açısından özel bir öneme sahip olduğunu söyledi. Gün boyunca tarihi ve kültürel mekanlarda incelemelerde bulunacaklarını anlatan Tanrıöver, partisinin kültür politikalarında milli kültür, Türkçe, gençlerin kültürel birikimle buluşturulması ve şehirlerin kendi değerleri üzerinden geliştirilmesi başlıklarına öncelik verdiklerini kaydetti.
ÜSKÜDAR'DA TARİH VE KÜLTÜR ODAKLI ZİYARETLER
İstanbul programları kapsamında Üsküdar'da çeşitli ziyaretler gerçekleştireceklerini belirten Tanrıöver, Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı, ilçe teşkilatları, kadın ve gençlik kollarıyla birlikte vatandaşlarla bir araya geleceklerini söyledi.
Tanrıöver, program kapsamında Aziz Mahmud Hüdayi'nin ziyaret edileceğini belirterek, İstanbul'un manevi kimliğinin oluşmasındaki önemine dikkat çekti. Milli Mücadele döneminde Anadolu'ya insan, silah ve mühimmat aktarılmasında önemli bir rol üstlenen Özbekler Tekkesi'ni de ziyaret edeceklerini ifade eden Tanrıöver, burada Kuşçubaşı Eşref'in yakın çalışma arkadaşlarından ve "Zenci Musa" adıyla bilinen Sudanlı Musa'yı da anacaklarını dile getirdi.
Programda sahaflarla ve Üsküdar Meydanı'nda vatandaşlarla buluşacaklarını aktaran Tanrıöver, İstanbul Üniversitesi'nde Türk tarihi çalışmalarının önemli isimlerinden Zeki Velidi Togan'ı da ziyaret programlarına dahil ettiklerini söyledi.
"TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ MESELESİNİ KÜLTÜR MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ"
Anahtar Parti bünyesindeki Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanlığı'nın çalışmalarını anlatan Tanrıöver, kültür politikalarının Türkiye'nin geleceğinde belirleyici olduğunu savundu.
Tanrıöver, "Türkiye'nin en önemli meselesini kültür meselesi olarak görüyoruz. Ve burada da milli kültürün altını çiziyoruz" ifadelerini kullandı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür" yaklaşımına atıfta bulunan Tanrıöver, partilerinin kültür politikasında milli kültür kavramını merkeze aldıklarını belirtti. Çocukların ve gençlerin Türkiye'yi tanıması, ülkenin düşünce ve kültür birikimine hakim olması ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini söyledi.
TÜRKÇE İÇİN "BAŞ HAT" MESAJI
Milli kültürün en önemli unsurlarından birinin Türkçe olduğunu vurgulayan Tanrıöver, partisinin dil konusundaki yaklaşımını da anlattı.
Tanrıöver, "Hiç şüphesiz buradaki en temel gücümüz dilimizdir, Türkçemizdir" diyerek Anahtar Parti iktidarında Türkçenin korunmasına yönelik politikalar uygulanacağını söyledi.
Türkçeyi kültür politikalarının temel başlıklarından biri olarak gördüklerini belirten Tanrıöver, "Allah'ın izniyle Sayın Yavuz Ağıralioğlu liderliğinde Anahtar Parti iktidarında Türkçemizi her türlü saldırılara karşı koruyacağız ve baş hat olarak Türkçemize sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı.
MİLLİ KÜLTÜR SİYASET BELGESİNİ ANLATTI
Tanrıöver, Anahtar Parti tarafından hazırlanan "Milli Kültür Siyaset Belgesi" ile Türkiye'nin kültürel birikiminin yanı sıra geleceğe yönelik proje ve politika önerilerinin de ortaya konulduğunu söyledi.
Belgede şehirlerin kültürel potansiyelinden gençlerin sanat ve kültürle buluşturulmasına kadar farklı alanlarda somut projelere yer verildiğini aktaran Tanrıöver, özellikle depremden büyük zarar gören Hatay'ın bir "tasarım kenti" olarak ele alınabileceğine ilişkin çalışmalar bulunduğunu ifade etti.
Gençlere yönelik kültür ve sanat politikalarının da belgede önemli bir yer tuttuğunu belirten Tanrıöver, "Bütün somut, gerçekçi ve uygulanabilir politik önerilerimizi yine bu Milli Kültür Siyaset Belgesi'nde bulabilirsiniz" dedi.
İSPANYA, FRANSA VE İNGİLTERE ÖRNEKLERİ İNCELENDİ
Milli Kültür Siyaset Belgesi'nin yalnızca Türkiye'nin kültürel değerlerini anlatan bir çalışma olmadığını belirten Tanrıöver, farklı ülkelerde uygulanan kültür politikalarının da incelendiğini kaydetti.
İspanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin kültür politikalarına işaret eden Tanrıöver, bu ülkelerdeki uygulamaların Türkiye için oluşturulan politika önerileri hazırlanırken karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğini söyledi.
Tanrıöver, kültürün toplumların zor dönemlerde yeniden ayağa kalkmasını sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu savunarak, "En zor zamanlarımızda yeniden kalkınabileceğimiz, tutunabileceğimiz, bu toprağı vatan yapan, bize millet şuurunu kazandıran ve devletimizi ayakta tutan en önemli gücümüz kültürümüz" ifadelerini kullandı.
MİLLİ KÜLTÜR POLİTİKALARININ MOTTOSU: "KORKMA"
Röportajın sonunda Anahtar Parti'nin milli kültür çalışmalarında benimsediği mottoyu da açıklayan Tanrıöver, bu kelimenin "Korkma" olduğunu söyledi.
Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nın ilk kelimesine dikkat çeken Tanrıöver, "Biz milli kültürümüzün mottosunu 'Korkma' olarak belirledik. 'Korkma', yine İstiklal Harbi'mizin yazarı Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'mızda giriş cümlesi olarak söylediği kelime" dedi.
Tanrıöver, "Korkma" ifadesinin dini ve tarihi anlamına da değinerek, milli kültür politikalarında bu kelimeyi özgüven, mücadele ve toplumsal dayanıklılığın simgesi olarak benimsediklerini ifade etti.
















