Deprem Sonrası Hızlı Hasar Tespit Sistemi Patentlendi

Deprem Sonrası Hızlı Hasar Tespit Sistemi Patentlendi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi akademisyenleri, deprem sonrası binaların hasar durumunu ivmeölçerle ölçen ve mobil uyarı veren bir sistem geliştirdi. Buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve Dr. Seda Akduman tarafından geliştirilen "Deprem Sonrasında Hızlı Bina Hasar Tespiti Yapılmasını Sağlayan Bir Sistem ve Buna Yönelik Bir Yöntem" adlı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi.

Depremlerin ardından vatandaşların binalarına güvenli şekilde girip giremeyecekleri konusunda yaşadığı endişelerin giderilmesi ve hızlı ön değerlendirme yapılabilmesi amacıyla yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlatan Kutoğlu ve Akduman, ivmeölçer kullanılarak binaların deprem sırasında gerçekleştirdiği salınımı ölçebilen bir cihaz geliştirdi.

Patent başvurusu yapılan sistemin tescil işlemleri tamamlanırken, buluşun prototip geliştirme ve seri üretime geçiş çalışmaları sürüyor.

Sistem, binanın konumu, kat sayısı ve yapı malzemesi gibi bilgileri işleyerek, ivmeölçerle deprem sırasında yapılan ölçümden elde ettiği verileri, binanın belirlenen salınım periyoduyla karşılaştırarak sarsıntının yapı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirme yapacak.

"Sonuçları mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecek"

Kutoğlu, gazetecilere, depremlerde zeminin yanı sıra binaların da sarsıntıya karşı tepki verdiğini belirterek, vatandaşların deprem sonrasında binalarının güvenli olup olmadığı konusunda ciddi endişeler yaşadığını söyledi.

Profesyonel bina değerlendirmelerinin maliyetli olabildiğine dikkati çeken Kutoğlu, geliştirdikleri sistemle deprem sonrasında ön değerlendirme yapılmasını amaçladıklarını ifade etti.

Kutoğlu, her binanın kendine özgü doğal frekansının bulunduğunu ve deprem dalgasıyla bu frekansın örtüşmesi halinde yapının rezonansa girebildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Binaların yıkılma sebebi budur. 'Bu anlamda bir cihaz geliştirebilir miyiz?' diye düşündük ve bununla ilgili gerekli modellemeleri, tasarımları, formülasyonları çıkartarak bir patent başvurusunda bulunduk. Sistem, bir batarya veya prize elektrik bağlantısı yapılarak da çalıştırılabilir, taşıyıcı sistemine monte edildiğinde bu küçük cihaz deprem olduğunda veya başka kaynaklı sarsıntılar olduğunda eşzamanlı olarak sarsıntıları kaydedecek ve binanın kendi tasarım periyoduyla mevcut meydana gelen sarsıntıyı karşılaştırıp bunun gerçekten tehlikeli mi, değil mi onunla ilgili mesajı mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecek."

Sarsıntının normal olması ve binanın buna beklenen şekilde cevap vermesi halinde vatandaşların endişelerinin giderilebileceğini belirten Kutoğlu, sistemin olumsuz sonuç vermesi durumunda ise vatandaşların profesyonel destekle binalarını daha kapsamlı şekilde değerlendirebileceğini kaydetti.

"Binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimiz aynı değilse o bina fazla hasar almış demektir"

Dr. Seda Akduman da Türkiye'nin en önemli tehlikelerinden birinin depremler olduğunu, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından vatandaşların evlerine dönüp dönmeme konusunda ciddi tereddütler yaşadığını hatırlattı.

Binaların tasarım aşamasında zemin sınıfı, bina tipi ve farklı yapısal özellikler dikkate alınarak gerçekleştireceği salınımın öngörüldüğü bilgisini veren Akduman, "Fakat deprem anında bina bizim beklediğimiz salınımı yapmayabilir, beklediğimiz cevabı vermeyebilir. Bunun pek çok nedeni olabilir. Proje, malzeme, uygulama hataları olabilir. Bunlar yaşadığımız sorunlar. Bu noktada eğer binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimizle aynı değilse o bina fazla hasar almış demektir." değerlendirmesinde bulundu.

Binanın konumu, kat yüksekliği ve diğer özelliklerin tanımlandığı sistemde deprem sonrasında ivmeölçer aracılığıyla binanın ne kadar sallandığının ölçüleceğine değinen Akduman, sistemin hesaplamaları arka planda gerçekleştirerek kullanıcıya binanın hasar almış olabileceği ve binaya girmenin tehlikeli olabileceği yönünde uyarı verebileceğini dile getirdi.

Akduman, fikir aşamasından itibaren üniversitenin patent ofisi aracılığıyla gerekli başvuruları yaptıklarını, bu süreçte yazılım ve akademik çalışmalar yürüttüklerini, ayrıca ivmeölçer geliştirerek çeşitli deneyler gerçekleştirdiklerini anlattı.

Geçen hafta patentin tescillendiğini bildiren Akduman, sistemin seri üretime geçirilmesi için yatırımcı desteğine ihtiyaç duyduklarını, amaçlarının ürünü Türkiye'deki evlerde kullanılabilir hale getirmek olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.