''Yine Yeniden Kutlu Yürüyüş''

''Yine Yeniden Kutlu Yürüyüş''
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anadolu Gençlik Derneği Elazığ Şubesi Eylül ayı Divan Toplantısı ile ''yine, yeniden kutlu yürüyüş'' söylemiyle 38.Dönem için start verdi.

Anadolu Gençlik'te 38. Dönem

Yönetim Kurulu üyelerinin, İlçe Temsilcilerinin ve Mahalle Temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantı Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Başkanlık Divanının teşekkülünün ardından Şube Başkanı Recep KOCA açılış konuşması için kürsüye geldi. Selamlamanın ardından İnşirah süresini okuyan KOCA, ''Her zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla birlikte kolaylık vardır. Bize düşen bir işi bitirince yeni bir işe koyulmaktır. Rabbimiz hepimize inşirah versin. Yeryüzünde hepimiz için mühleti her an bitebilecek bir zaman dilimini tüketiyoruz. Bir dönemi bitirdik yeni bir döneme başlıyoruz. Âlemlerin rabbinin hoşnutluğunu arayan bu gençlik hareketinin 38. Döneminin tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyoruz.''  diyerek sözlerini sürdürdü.

Bir inancın, bir düşüncenin, bir idealin kuvveden fiile geçmesinde beş basamak olduğunu söyleyen KOCA, bu basamaklardan ilkinin hayal etmek olduğunu belirtti ve ''Şunu biliyoruz ki tarih düş görenlerin mülküdür. Her büyük değişim bir insanın hayal kurmasıyla başlar.  İnsanların yolları hayalleri kadardır. İnsanların yolları aşkları kadardır. Yeryüzüne dair tüm hayaller kısa sürede tükenen yollar gibidir. İnsanı köreltir. Yürüdükçe daha da ötesine gidilen bir yol ise insana çok daha farklı kapılar açar.''şeklinde konuştu.

Sözlerine  ''Uğruna yürünülecek hayallerimiz varsa elle tutulur gözle görülür hedeflerimiz de olacaktır. Hayallerin gerçek olması önümüze koyduğumuz yakın hedefleri gerçekleştirmemizle ve uzun hedeflere doğru yol almamızla mümkün olur.'' diyerek devam eden KOCA, ''Uzun, meşakkatli, engebeli bir yola çıkabilmek için ulaşmak arzu edilen yere dair heyecan gerekir. Hele bir de etrafınızda vesveseciler varsa bu heyecanın damarlarınızda kanla birlikte dolaşması gerekir. Hayallerimize giden çileli yolda bizi harekete geçiren güce heyecan denir. Her bir hedefe varmak ancak harekete geçmek ile olur. Bütün yol başta atılan bir adım ile başlar. En uzun mesafeler besmele çekilip atılan o ilk adımla aşılır. Bütün bunlar için bir insanın hayatta olması gerekir. İmanın en küçük şubesi yoldaki bir taşı kaldırmakken kötülükler, zulümler, insafsızlıklar karşısında üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareketsiz duran kitlelerde ne heyecan kalmıştır ne de can. İşte bugün bizim burada olmamız hayatta olduğumuzun, diri bir teşkilat olduğumuzun göstergesidir. Biz çağırdığımız için değil, siz inandığınız için geldiniz. Allah her daim hepimizi bu şuur üzere kılsın.'' şeklinde konuşarak bu beş basamağı hayal, hedef, heyecan, hareket ve hayat olarak sıralamış oldu.

Konuşmasına, ''Seküler dünyanın değerlerine değil Allah'a inanıyoruz. Konforun rahatına değil mücahedenin meşakkatine inanıyoruz. Doktor kontrolünde ağrısız acısız ölüme değil şehadete inanıyoruz. Üç günlük yalan dünyaya değil ebedi bir hayata inanıyoruz. Fasıkların getirdiği haberlere değil vahye inanıyoruz. Menfaate, çıkara, kaba kuvvete değil, kardeşliğe, merhamete, adalete inanıyoruz. Herkes bilsin, duysun ki biz inanmış bir topluluğuz. Ters esen rüzgârlara, üzerimizde oynanan oyunlara, ayartmalara ve kışkırtmalara rağmen işte burada duruyoruz. Duruşumuzu bozmayan Allah'a şükürler olsun.'' diyerek devam eden KOCA, en büyük hayallerinin liva-ül hamd'ın yani şükür sancağının altında toplananlardan olmak olduğunu söyledi.

Her geçen 1 dakikada dünyada 10 çocuğun açlık nedeniyle ölmekte olduğunu, her yıl 12 milyon insanın açlıktan öldüğünü,  içme suyundan mahrum bırakılmış 1 milyar 200 milyon insan bulunduğunu, 925 milyon insanın açlıkla karşı karşıya bırakıldığını, 2 milyar insanın yoksulluk sınırın altında yaşadığını belirten KOCA ''Evet, biz bu tabloyu biliyoruz. Acısını yüreğimizde hissediyoruz. Komşusu açken tok yatanlardan olmamak için Anadolu Gençlik Derneği çatısı altında mücahede ediyoruz.'' şeklinde konuşmasını sürdürdü.

Daha sonra Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhittin Karakaya'nın Polis Bilimleri Dergisi'nde yayınlanan makalesinde çocuk suçları ile ilgili ortaya konulmuş sonuçlara da değinen Turhan, ''Bir ülkenin çocukları okullu oldukça, bir ülkede çocuklar zorunlu eğitime tabi tutuldukça işlenen suç oranı artıyorsa eğitim sisteminin içeriğini bundan ayrı düşünmek aymazlıktır. Zorunlu eğitim süresini ister 4+4+4=12 yıla çıkarın ister 12+12+12=36 yıla çıkarın eğer bu ülkede çocuklara manevi bir eğitim verilmeyecekse bu tablodaki vahamet katlanarak devam edecektir. Diyorlar ki ''ilk inen vahiy 'oku' diyor.'' Hayır. İlk inen vahiy oku demiyor. İlk inen vahiy ''Yaratan Rabbinin adıyla oku'' diyor. Okumaya besmele ile başla diyor. Besmelenin ruhuna uyarak oku diyor. Kendini bil, insanı bil, toplumu bil, çevreyi bil, evreni bil ve Rabbini bil diyor. Eğitim besmelesiz olunca hem çocuk suçluların sayısı artıyor, hem de işte Ramazan Bayramını, öncesini ve sonrasını kana bulayanların sayısı artıyor.'' dedi.

Konuşmasını ''Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, Büyük İsrail Devleti'ni kurabilmek için bölgemizde çevrilen dolaplar devam ediyor. Ülkemizde ve bölgemizde etnik savaşlar ve mezhep savaşları çıkarılmak isteniyor. Ekranlar insanları manipüle etmek için kullanılıyor. Provokasyon amaçlı birçok olay çıkartılıyor." Diyerek sürdüren KOCA, herkese itidal çağrısı yaparken ''Bölge ülkeleri asla birbirlerine karşı cephe oluşturmamalıdır. Sıkılacak bir merminin bedeli çok ağır olur. Bölge halkları kışkırtmalara yönelik olaylara karşı ağır başlılığı elden bırakmamalıdır. Irkçı emperyalizmin hevesini kursağında koyalım.'' dedi.

Anadolu Gençlik Derneği Elazığ Şube Başkanı Recep KOCA konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: ''Yeni bir döneme başlıyoruz. Biz öyle bir inanca sahibiz ki yapacağımız bir iyilik bir insanın kurtuluşuna vesile olur da Allah bizim tüm geçmiş günahlarımızı, hatalarımızı, tembelliğimizi, gafletimizi bağışlar.

Yine biz öyle bir inanca sahibiz ki bizim tembelliğimiz, gafletimiz, vurdumduymazlığımız yüzünden yitirilmiş bir insanın hesabı bütün insanların yitirilmesine sebep olmuşuz gibi önümüze getirilebilir.

Şimdi bu şuurla, bu farkında oluşla inancımıza, davamıza sarılacağız. Bir tek gencimizi zayi etmeden yeniden toparlanıp daha da güçlenip büyüyerek hakkın ve hakikatin tüm insanlığa ulaşmasını sağlayacağız.

Bunu biz yapacağız. Hep beraber yapacağız. Biz bir kardeşler topluluğuz. Tuğlaların kenetlenip sağlam bir duvar oluşturması gibi birbirimizle kenetleneceğiz. Birbirimizin ayıplarını kusurlarını örteceğiz. Birbirimizi Allah için seveceğiz. Yaptıklarımızın boşa gitmemesi için Allah'a ve Peygambere itaat ettiği müddetçe başkanlarımıza itaat edeceğiz. Salih ameller işleyip birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye edeceğiz.

Gözümüzü açtığımız her yeni günün Allah'ın bize iyilerden, salih kimselerden, sadıklardan olabilmemiz için verdiği yeni bir imkân olduğunun farkında olacağız. Ben bugün nasıl olurda bir yarım lokmayı paylaşıp Rabbimin hoşnutluğunu kazanırım derdinde olacağız. Gençlere selam vereceğiz, çay ikram edeceğiz, yemek söyleyeceğiz, hatırlarını soracağız, kalplerine gireceğiz. Biz susacağız hal dilimiz konuşacak. Genç bizi görünce yüzünde güller açacak. Biz muhabbet fedaisi olacağız. Ham yobazlık, kaba softalık yapmayacağız. Evlerimizi, sofralarımızı, kalplerimizi gençlerimize açacağız. Yasin suresinde anlatıldığı üzere şehrin en uzak yerinden koşarak gelen o adam gibi hakikati gençlerimize duyuracağız.''

KOCA'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı Üyeleri sunumlarını yaptılar. Toplantının öğleden sonraki bölümünde rapor müzakerelerine geçildi. Bazı İlçe Temsilcilerinin ve Mahalle Temsilcilerinin konuşmalarının ardından Kur'an-ı Kerim tilavetiyle toplantı son buldu.

Kaynak: Bültenler