YENİ Partili Yaman: "Ailelerin güvende olması isteniyorsa kadın cinayetleri ve istismar sorunları çözülmeli"

YENİ Partili Yaman: 'Ailelerin güvende olması isteniyorsa kadın cinayetleri ve istismar sorunları çözülmeli'
Güncelleme:
+11 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman, "Ailelerin gerçekten güvende olmaları isteniyorsa öncelikle kadın cinayetleri, çocuk, yaşlı ve engelli istismarı, yoksulluk, işsizlik, barınma krizi gibi gerçek güvenlik sorunlarını çözmemiz gerektiğini özellikle vurgulamak isterim" dedi.

(TBMM) - YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman, "Ailelerin gerçekten güvende olmaları isteniyorsa öncelikle kadın cinayetleri, çocuk, yaşlı ve engelli istismarı, yoksulluk, işsizlik, barınma krizi gibi gerçek güvenlik sorunlarını çözmemiz gerektiğini özellikle vurgulamak isterim" dedi.

YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman, TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

2027-2029 yılları için açıklanan Orta Vadeli Program'ın, sosyal güvenlik alanında hiçbir yenilik içermediğini savunan Yaman, bir önceki 2026-2028 yılları için olan Orta Vadeli Program'ın sosyal güvenlik mali sürdürülebilirlik yaklaşımının tamamen aynısının sunulduğunu söyledi.

Aylin Yaman, sosyal güvenlik sistemi adına hiçbir reform ve hiçbir yeni düzenlemeyi içermeyen son Orta Vadeli Program'ın, emekli aylıklarının yeterliliği, en düşük emekli aylığı, engelli emekliliği, prim gün sayısı adaleti ve sosyal güvenliğin hak temelli boyutu hakkında da yeni bir politika sunmadığını belirtti.

Programın, staj ve çıraklık mağdurları, kademeli emeklilik adına da hiçbir içermediğini ifade eden Yaman, "Sistem yine ağırlıklı olarak prim tabanını genişletme, prim tahsilatını artırma, kişileri daha uzun süre çalışma hayatında tutma ve mevcut dengeyi koruma ekseninde ele alınmakta. Dolayısıyla sosyal güvenlik sistemi, bir sosyal hak mekanizmasından çok, kamu maliyesi ve harcama kontrolü perspektifiyle değerlendiriliyor" diye konuştu.

"BAKIM SİGORTASI HAZIRLIĞI YILLARDIR TAMAMLANAMADI"

İlk kez 2024 yılında, 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı'nda, "yaşlı bakım hizmetlerinin finansmanı için bakım sigortası kurulacaktır" hükmünün açıkça yer aldığını, aynı hedefin, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2025 ve 2026 performans programlarında da tekrarlandığını hatırlatan Yaman, ancak hedefin hangi tarihte, hangi finansman modeliyle ve kimleri kapsayarak uygulanacağının hiçbir zaman açıklanmadığını belirtti.

Aile Bakanlığı bünyesinde bu konularda çok sayıda çalıştay yapıldığını, Nisan 2026'da 2. Yaşlılık Şurası'nda da uzun dönem bakım hizmeti, bakım güvence sistemi ve finansmanının, ayrı bir komisyon başlığı olarak ele alındığını aktaran Aylin Yaman, şunları söyledi:

"Fakat hazırlık aşamasından asla ileriye gidemedi. Son yayınlanan Orta Vadeli Program'a bakıyoruz. Yine aynı ifade. Bir önceki Orta Vadeli Program'da yazan 'bakım sigortasının altyapısı oluşturulacaktır' ifadesi. Türkiye nüfusunun yüzde 11,1'i 65 yaş üstü. Yaklaşık 9,5 milyon vatandaşımız artık yaşlı statüsünde. Yaklaşık 27 milyon hanenin 7 milyonunda, yani her dört haneden birinde bir yaşlı fert yaşamakta. Bu hanelerin 2 milyonuna yakını da bu yaşlılar tek başına yaşamakta. Tek başına yaşayan yaşlılar için bakım güvence sistemi çok daha önemli. Bu tek başına yaşayanların dörtte üçü ise kadınlardan oluşmakta. Zira doğuşta beklenen yaşam süresi ortalama 78,1 iken kadınlarda bu 80,7, erkekler için 75,5. Kısacası bakım süreçleri açısından yaşlı kadınlar oldukça önemli."

"BAKIM SİGORTASI MUĞLAK BİR MODEL OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR"

Aylin Yaman, bugün uygulanan evde bakım yardımının, engelli ve yaşlılara yönelik yatılı bakım, huzurevi hizmetleri, evde sağlık hizmetleri, gündüz bakım uygulamaları gibi uygulamaların, sadece parçalı sosyal yardım hizmetleri olduğunu ifade etti. Yaman, "Oysa gerçek ihtiyaç, kişinin bakım riskini sosyal güvence altına alan hak temelli ve evrensel bir güvence modelidir" dedi.

Orta Vadeli Program'da, bakım sigortasının, ağırlıklı olarak yaşlanan nüfus ve ileri yaşlarda bakım üzerinden kurulmasının dikkati çektiğini belirten Yaman, oysa bakım ihtiyacının yalnızca yaşlılıkta ortaya çıkmadığına işaret etti. Yaman, doğuştan veya sonradan gelen engellilikler, nörogelişimsel farklılıkları bulunan kişiler ve ağır kronik hastaların da sistemin kapsamı altında olması gerektiğini kaydetti. Aylin Yaman, şöyle devam etti:

"Bu nedenle kurulacak sistemde bazı ilkelerin mutlaka gözetilmesi gerekiyor. Verilen hak, yaşa ve yoksulluğa değil, kişinin bakım ve destek ihtiyacına mutlaka dayanmalı. Doğuştan engellilik ve çalışma geçmişi bulunmaması kapsam dışında kalma nedeni asla olmamalı. Ailede bakım verenlerin sosyal güvenlik primleri, izin ve emeklilik hakları da mutlaka kapsam dahiline alınmalı. Gelir testi, bakım hakkının asla ön koşulu olmamalı. Değerlendirme sadece engel oranına değil, günlük yaşam faaliyetleri ve bireysel destek ihtiyacına da dayanmalı. Sistem, özel sigorta şirketlerine devredilen tamamlayıcı bir ürün değil, sosyal güvenliğin yeni ve kamusal bir kolu olmalı. Özetle, sürekli tekrarlanan bakım sigortası altyapı hazırlığının, sadece yaşlı merkezli kalması, engellerin sistem içinde ikincil konuma düşme riskini taşıyor."

"1. BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİ EN ÇOK YARA ALAN BASAMAKLARDAN BİRİ"

YENİ Parti Ankara Milletvekili Yaman, Orta Vadeli Program'da birinci basamağın nitelik ve nicelik olarak geliştirileceğinin, koruyucu, önleyici ve tedavi edici hizmetlerin bütüncül sunulacağının ve ikinci ve üçüncü basamak başvurularının azaltılacağının belirtildiğini aktararak, "Burada hedefin esas olarak hastane ve Sosyal Güvenlik Kurumu harcamalarının kontrolü olduğunu görüyoruz. Orta Vadeli Program'da 1. basamak vurgusu yapılmasına rağmen, aslen gördüğümüz hayatın içinde en çok yara alan sağlık hizmeti basamaklarından biri birinci basamak" diye konuştu.

"AİLE HEKİMLERİ PERFORMANS VE KİRA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA"

Aile hekimlerinin, bilgi ekranları, güncellenmeyen veriler, bürokratik işlemler, değişen hedef muayene sayıları ve performans baskısı nedeniyle sorun yaşadığını anlatan Yaman, aile sağlığı merkezlerindeki kira artışlarının da ekonomik yük oluşturduğunu söyledi. Yaman, "Aile hekimleri, çalışmayan bilgi ekranları, zamanında güncellenmeyen veriler, artan bürokratik işlemler, hedef muayene sayılarında sürekli yapılan değişiklikler, sözleşme yenileme dönemlerinde yaşadıkları performans baskısı, puanı 70 altında kalan hekimlerde sözleşmelerin yenilenmemesi, hangi bilimsel ölçüte dayandığı bilinmeyen performans hedefleri nedeniyle hekimleri tuhaf hesaplama yöntemleriyle boğan bir süreçle karşı karşıyalar" değerlendirmesinde bulundu.

Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin birinci basamak, yataklı ve uzaktan sağlık hizmetleriyle bütünleştirilmesinin Orta Vadeli Program'da yer aldığını belirten Yaman, bu hizmetlerin sağlık personeli açısından yeterli kadro ve ekip gerektirdiğine dikkati çekti. Yaman, palyatif bakımın yalnızca hekim ve hemşirelerle sınırlı olmadığını, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve fizyoterapist gibi farklı meslek gruplarının da sürece dahil olması gerektiğini ifade etti.

"AİLEM GÜVENDE" OPERASYONLARINA TEPKİ

Aylin Yaman, "Ailem Güvende" adlı operasyon kapsamında gözaltılar, derneklere erişim yasakları ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim kısıtlamaları getirildiğini belirtti.

Cinsel kimlik ve cinsel yönelim çeşitliliğinin suç gibi gösterildiğini savunan Yaman, hak savunucusu derneklerin yanı sıra gazeteci ve akademisyenlerin de hedef haline getirildiğini söyledi. Aylin Yaman, operasyonun LGBTİ+ bireylerin yanı sıra HIV ile yaşayan kişilerin hakları, sağlığı ve toplumsal farkındalık açısından da sonuçları olduğunu belirterek, CETAD gibi bilimsel derneklerin internet sitelerine erişim yasağı getirildiğini söyledi. Yaman, şöyle konuştu:

"Bir hekim olarak bilimsel temellerle tüm kırılgan grupların haklarını ve sağlığa erişimlerini savunmak benim temel görevim ve temel sorumluluğum. Ailelerin gerçekten güvende olmaları isteniyorsa öncelikle kadın cinayetleri, çocuk, yaşlı ve engelli istismarı, yoksulluk, işsizlik, barınma krizi gibi gerçek güvenlik sorunlarını çözmemiz gerektiğini özellikle vurgulamak isterim."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.