Arakanlı Müslümanların Göç Trajedisi: 9 Yıl Sonra Hâlâ Zulüm Altında

Arakanlı Müslümanların Göç Trajedisi: 9 Yıl Sonra Hâlâ Zulüm Altında
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Myanmar ordusunun baskılarıyla yüz binlerce Arakanlı Müslüman, 2017'de büyük bir kitlesel göçle Bangladeş'e sığındı. Bugün 1,2 milyon mülteci, dünyanın en büyük kamplarında zor koşullarda yaşarken, etnik temizlik ve soykırım iddiaları uluslararası kamuoyunda yankı bulmaya devam ediyor.

COX'S SERCAN İRKİN - Myanmar ordusunun yıllardır süren baskı ve saldırıları nedeniyle yüz binlerce Arakanlı Müslümanın (Rohingya) evlerini ve topraklarını geride bırakarak komşu ülkelere sığındığı büyük kitlesel göçün üzerinden 9 yıl geçti.

Anadolu Ajansının (AA) "Vatanından Uzak Arakanlılar" başlıklı üç bölümlük haber dosyasının ilk bölümünde, Arakanlı Müslümanların yıllardır maruz kaldığı baskı ve zulümler, bölgeden ilk kitlesel göç dalgasının başlamasına yol açan gelişmeler ve bugüne kadar uzanan göç süreci ele alındı.

Myanmar'ın Arakan eyaletinde yaşayan ve kendilerine özgü dilleri, kültürleri olan Arakanlı Müslümanlar, ülkenin 1948'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana sistematik baskı ve ayrımcı uygulamalara maruz kalıyor.

Bangladeş sınırı yakınındaki Arakan'da yaşayan bu Müslüman azınlık, Myanmar hükümeti tarafından " Bangladeş'ten gelen göçmenler" olarak görülüyor.

Askeri cuntanın 1962'de darbeyle iktidara gelmesinin ardından düzenlediği "Ejderha Kral" ve "Temiz ve Güzel Ulus" gibi operasyonlarla artan baskı ve zulüm, yüz binlerce Arakanlı Müslümanın ülkeden ayrılmasına neden oldu.

Öte yandan nüfusun çoğunluğunu Budistlerin oluşturduğu Myanmar'da hükümet, 1982'de kabul edilen yasayla ülkedeki 135 etnik grubu resmi olarak tanırken Arakanlı Müslümanları bu gruplar arasında saymadı.

Böylece vatandaşlık hakları ellerinden alınarak "devletsiz" statüsüne itilen Arakanlı Müslümanlar, 2014'te Myanmar'da yapılan ilk resmi nüfus sayımına dahil edilmezken, 2015 seçimlerinde de seçme ve seçilme haklarından yoksun bırakıldı.

Kitlesel göçe neden olan şiddet silsilesi

Budistler ile Müslümanlar arasında 2012'de çatışmalar çıktı, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilirken, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verildi.

Binlerce kişinin bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı şiddet olaylarının ardından hükümet yetkilileri, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı ve evlerini terk eden Müslümanlara yardım gönderilmesini engelledi.

Bölge ülkeleri, çoğunluğu Arakanlı Müslümanlardan oluşan göçmenlerin trajedisinden Myanmar hükümetini sorumlu tuttu.

Myanmar ordusunun Ekim 2016'da başlattığı operasyonlarda resmi verilere göre 17 asker ile "saldırgan" olmakla suçlanan 76 kişi dahil en az 94 kişi hayatını kaybederken, 575 kişi gözaltına alındı.

Sivil toplum kuruluşları bu dönemde 400 Arakanlı Müslümanın öldürüldüğünü açıklarken, Myanmar hükümeti ölü sayısını 86 olarak duyurdu.

Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, 25 Ağustos 2017'de Arakan'daki sınır karakollarına düzenlenen saldırıları gerekçe göstererek, Arakanlı Müslüman azınlığa yönelik kitlesel şiddet eylemleri başlattı.

Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) ile mücadele ettiğini ve sivilleri hedef almadığını iddia eden Myanmar ordusu, saldırılarda 350'den fazla köyü yakarak yok etti, 10 bine yakın sivili öldürdü ve yüzlerce kadına tecavüz etti.

Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 700 bini aşkın Arakanlı Müslüman zorlu yollardan geçerek Bangladeş'e sığınmak zorunda kaldı.

Arakanlı Müslümanlar için göç etmek de hayati tehlike barındırıyor

Buldukları derme çatma teknelerle Bangladeş'e kaçmaya çalışan Arakanlı Müslümanların trajedisi göç yolunda da devam ediyor.

Arakanlı Müslümanlar, canlarını kurtarmak için açık denizlere uygun olmayan, aşırı kalabalık derme çatma tekneler kullanmak zorunda kalarak insan tacirlerinin kurbanı oluyor ve teknelerin alabora olmasıyla hayatlarını kaybediyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Babar Baloch, geçen yıl Andaman Denizi ve Bengal Körfezi'nde yaklaşık 900 Arakanlı mültecinin kayıp veya ölü olarak bildirildiğine dikkati çekerek, 2025'in Arakanlı Müslüman mültecilerin deniz yoluyla göçü için "en ölümcül yıl" olduğunu söyledi.

Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı şiddetin boyutu uluslararası kamuoyunda da geniş yankı bulurken, BM ve uluslararası insan hakları örgütleri yaşananları "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak nitelendiriyor.

Mülteci kamplarındaki durum

Arakanlı Müslümanların büyük bölümü bugün Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde bulunan ve dünyanın en büyük mülteci yerleşimine ev sahipliği yapan kamplarda yaşamını sürdürüyor.

BMMYK'nin 30 Haziran 2026'da yayımladığı verilere göre, ülkedeki şiddet ortamı nedeniyle 2025 sonu itibarıyla ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı 3,6 milyonu aşarken, Ağustos 2017'den bu yana Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların sayısı 1 milyon 200 bine ulaştı.

Mülteci ve sığınmacı konumundaki Arakanlı Müslümanların yüzde 77,6'sından fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Kamplardan serbestçe ayrılma ve çalışma hakkına sahip olmayan Arakanlı Müslümanlar, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için büyük ölçüde insani yardımlara bağımlı durumda.

Aşırı kalabalık kamplarda yaşamlarını güç koşullar altında sürdüren Arakanlı Müslümanlar için temiz suya ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ile yetersiz beslenme, salgın hastalık riskini de beraberinde getiriyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.