Meclis'te TSK düzenlemesi tartışması: 'Cezalandırma yasası' eleştirisi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM'de görüşülen TSK personel düzenlemesi içeren kanun teklifi, muhalefet tarafından bütçe denetimini zayıflattığı, Anayasa Mahkemesi kararlarını yok saydığı ve çalışma özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçeleriyle eleştirildi.

(TBMM) - Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu'nda TSK personeline ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı kanun teklifinin görüşmelerinde, teklifin bütçe denetimini zayıflattığını ve "cezalandırma yasası" niteliği taşıdığını belirtti. CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul ise teklifin Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği düzenlemelerin yeniden getirildiğini belirterek çalışma özgürlüğü ihlali uyarısında bulundu.

Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda TSK personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı 17 maddelik Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, teklif kapsamında Merkez Bankası'nın yabancı ülkelerle ilgili hesaplarına ilişkin düzenleme bulunduğunu belirterek, "Gerçekten insan düşünmeden edemiyor, askerle ilgili bir yasayı görüşürken ne ara bütçeyi ve bütçedeki denetimi ortadan kaldıran bir maddeyi getirdiniz?" dedi. Her ülke için ayrı hesap bulunması halinde Meclis'in denetim görevini yerine getirebileceğini savunan Çalışkan, söz konusu düzenlemeyi "adeta zehir enjekte edildi" sözleriyle eleştirdi.

Teklifte kullanılan "gök vatan", "mavi vatan", "hudut güvenliği" ve "terörle mücadele" gibi kavramlara işaret eden Çalışkan, "Gerçeğine baktığımızda bir cezalandırma yasası olduğu, otoriter rejime geçişin yeni bir adım olduğu ortada" ifadelerini kullandı.

Çalışkan, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce iptal ettiği bir düzenlemenin yeniden Meclis gündemine getirildiğini söyleyerek, "Üçüncü defa aynı madde görüşülüyor, tekrar gidecek, tekrar bozulacak ve bugün adeta kanunlar pinpon topu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Anayasa Mahkemesi arasında gidiş-geliş yapıyor" dedi.

Uzman erbaşların görev sonrasında kamuya geçişine ilişkin düzenlemeye de değinen Çalışkan, kamuya geçiş oranının yüzde 2'den yüzde 10'a çıkarılmasının sorunu çözmeyeceğini savundu. Mevcut sistemi "emek sömürüsü" olarak nitelendiren Çalışkan, "23 yaşındaki bir delikanlıyı aldın, 30 yaşına kadar hayatının en verimli çağını kullandın, sonrasında kapının önüne atıyorsun; buna bir düzenleme ne yazık ki gelmiyor" diye konuştu.

CHP'Lİ ERTUĞRUL: AYM'NİN İPTAL ETTİĞİ DÜZENLEMENİN RUHU KORUNUYOR

CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, görüşülen maddenin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemenin yeniden revize edilerek getirildiğini belirtti. İptal edilen düzenlemenin, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı adına okutulan tabip ve diş hekimlerinin mecburi hizmet sürelerini tamamlamadan ayrılmaları halinde maddi tazminatın yanı sıra hem kamuda hem de özel sektörde çalışmalarını engellediğini ifade eden Ertuğrul, bunun Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğini söyledi.

Anayasa'nın 48'inci maddesinde "Herkes dilediği alanda çalışma özgürlüğüne sahiptir", 49'uncu maddesinde ise "Devlet çalışma alanlarını düzenler, çalışmayı teşvik eder" hükümlerinin yer aldığını hatırlatan Ertuğrul, "Anayasa Mahkemesinden dönen maddenin ruhu maalesef yeni hazırlanan maddede aynı şekilde var" dedi.

Askeri hekimlerin ve diş hekimlerinin uzun yıllardır benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Ertuğrul, geçmişte Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden mezun olan bir tabip subayın altı yıllık eğitimin ardından 15 yıl mecburi hizmet yapmak zorunda olduğunu, uzmanlık süresinin de buna eklenmesiyle bu sürenin 18 ila 20 yıla kadar çıktığını söyledi. Devletin personel ihtiyacını planlayarak öğrenci yetiştirmesinin doğal olduğunu ifade eden Ertuğrul, "Ama siz sadece cezalandırma yöntemiyle bu kişileri istediğiniz personel politikası içerisinde, silahlı kuvvetler içerisinde tutamazsınız, verim alamazsınız" diye konuştu.

Ertuğrul, askeri sağlık personelinin sistemde kalmasının daha iyi çalışma şartları sağlanması, ekonomik seviyelerinin ve tazminatlarının artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek, "Yapmamız gereken şey, daha iyi çalışma şartlarını sağlamak, ekonomik seviyelerini daha artırmak, tazminatlarını artırmak ve Silahlı Kuvvetlerde kalmalarını sağlamaktır" değerlendirmesinde bulundu.

YENİ YOL GRUBU'NUN ÖNERGESİ TARTIŞMAYA NEDEN OLDU

Yeni Yol Grubu, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip omasını düzenleyen 4'üncü maddesinin teklif metninden çıkarılmasına ilişkin önerge verdi. Komisyonda bulunan Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, önerge üzerine salt çoğunluğun sağlandığını söyledi.

AK Parti sıralarından milletvekillerinin itiraz etmesi üzerine Başkanvekili Bingöl, oturuma 10 dakika ara verdi. AK Partili milletvekilleri ise verilen aranın uzaması üzerine masalara vurarak tepki gösterdi.

İYİ PARTİLİ ARSLAN: ASKERİ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ BOŞLUL DOLDURULMADI

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, teklifin 4'üncü maddesi üzerine söz alarak, görüşülen kanun teklifinin Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını içermediğini belirtti. Emekli astsubayların maaşlarında ciddi adaletsizlikler bulunduğunu ifade eden Arslan, "Görevdeyken ordunun bel kemiği olarak görülen astsubaylarımız emeklilik döneminde hak ettikleri ekonomik karşılığı alamıyorlar" dedi.

Ceza ek gösterge konusunda yaşanan mağduriyetlerin sürdüğünü belirten Arslan, sınır hattında, terörle mücadele bölgelerinde ve kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan personelin ilave kademe taleplerinin de karşılanmadığını söyledi.

Dünyanın birçok gelişmiş ordusunda astsubay eğitimlerinin lisans düzeyinde planlandığını aktaran Arslan, "Bizim personelimizin eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik beklentileri de karşılıksız bırakılmaktadır. Bütün bunlar çözüm beklerken söz konusu teklif hiçbirine cevap vermemektedir. Daha önemlisi, 15 Temmuz sonrası kapatılan askeri hastanelerin oluşturduğu boşluk hala doldurulamamıştır. Savaşın, terörle mücadelenin ve askeri operasyonun kendine özgü sağlık ihtiyaçları vardır. Askeri sağlık sistemi yalnızca hastane değildir, tecrübedir, kurumsal hafızadır, harekat kabiliyetidir, bu konu da yok sayılmıştı" şeklinde konuştu.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.