Milli Savunma Bakanı Güler: "Gerçek caydırıcılık, yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür"
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü'nde yaptığı konuşmada, "Gerçek caydırıcılık, yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür" dedi. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirten Güler, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Anlaşması'nın da bölgesel güvenliğe verilen önemin göstergesi olduğunu söyledi.
(ANKARA) - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü'nde yaptığı konuşmada, "Gerçek caydırıcılık, yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür" dedi. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirten Güler, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Anlaşması'nın da bölgesel güvenliğe verilen önemin göstergesi olduğunu söyledi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, dün Ankara'nın Polatlı ilçesinde gerçekleştirilen Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü'ne katıldı. Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev, Katar Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Jassim Bin Ali Al Attiyah, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisi temsilcileri, şehit aileleri ve gazilerin katıldığı programda konuştu.
Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ateş gücüne, modern silah sistemlerine ve değişen güvenlik ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi:
"BU YILKİ FAALİYETİMİZDE BİR KISMI İLK DEFA OLMAK ÜZERE ÇOK SAYIDA FARKLI CİNS VE ÇAPTA SİLAH VE SİSTEMLER KULLANILDI"
"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünü, harekat kabiliyetini ve yüksek teknolojiyle donatılmış imkanlarını sahada müşahede ettiğimiz Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü vesilesiyle tarihi önemi yüksek bu bölgede sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Bugün aynı zamanda Ankara'mızın başkent ilan edilişinin 103'üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kalbi ve Milli Mücadele'mizin merkezi olan Ankara'mızın başkent oluşunu en içten dileklerimle kutluyorum.
Bundan bir asır önce Polatlı ve çevresi dahil ülkemizin her bir köşesinde aziz vatanımızın bağımsızlığı için mücadele eden atalarımızın yüksek kararlılığı bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük güç kaynaklarından biri olmaya devam etmekte, ordumuzun her alandaki başarılarına ilham vermektedir.
İcra edilen bu önemli tatbikatımız da şanlı ordumuzun yüksek ateş gücünü, personelimizin nitelikli eğitim seviyesini ve modern silah sistemlerimizin etkinliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu başarı, iyi yetişmiş personelimizin, titiz planlama ve eğitimlerimizin, savunma sanayimizin geliştirdiği modern sistemlerin ve askeri gücümüzü kararlılıkla kullanma irademizin en güçlü yansımalarından biridir.
Ateş Serbest faaliyetini değerli kılan temel hususlardan biri de işte bu bütünlüğü aynı sahada ortaya koyabilmemizdir. Bu yılki faaliyetimizde bir kısmı ilk defa olmak üzere çok sayıda farklı cins ve çapta silah ve sistemlerin kullanılması, ulaştığımız üstün seviyeyi ve gelişen harekat kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
Bunun yanında araç, silah ve sistemlerimizin yer aldığı sergi alanı da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geniş ve gelişmiş kabiliyet yelpazesini gözler önüne sermektedir. Ancak burada asıl önemli olan personelimizin bu sistemleri etkin ve koordineli bir şekilde kullanabilme yeteneğidir. Zira askeri alanda gerçek üstünlük, doğru sistemi doğru zamanda, iyi yetişmiş ve disiplinli personelle, uygun yöntemlerle ve yüksek bir maharetle kullanabilmekten geçmektedir. Bu tatbikatta gerçekleştirdiğimiz atışlar da ordumuzun bu konudaki yüksek kapasitesini ve gücünü bir bütün halinde ortaya koymuştur.
"GÜNÜMÜZ GÜVENLİK ORTAMINDA TEHDİTLERİN NİTELİĞİ HIZLA DEĞİŞMEKTEDİR"
Sizlerin de yakından takip ettiği üzere günümüz güvenlik ortamında tehditlerin niteliği hızla değişmektedir. Artık muharebe sahasında istihbarat ve hedef tespitinden komuta-kontrol ve karar alma süreçlerine, elektronik harp ve insansız sistemlerden hassas ateş desteğine kadar tüm unsurların birbiriyle uyum içerisinde ve süratle hareket etmesi, harekat başarısında belirleyici hale gelmiştir.
Bu bakımdan Ateş Serbest faaliyetimiz, farklı kuvvet ve unsurlarımızın müşterek harekat anlayışı içerisinde görev yapması, silah sistemlerimizin etkinliğinin sınanması ve birlikte çalışabilirliğimizin geliştirilmesi açısından önemli bir imkan sunmaktadır. Elbette burada ortaya konulan başarı, titiz bir planlamanın, gerçekçi eğitimlerin, teknik hazırlıkların, bakım ve lojistik desteğin, hepsinden önemlisi de personelimizin fedakar ve özverili çalışmalarının eseridir. Bu önemli faaliyetin aynı zamanda şanlı ordumuzun geleceği olacak değerli Harbiyelilerimiz için de kıymetli bir tecrübe teşkil ettiğine inanıyorum.
"BAŞARI TESADÜFLERİN DEĞİL, DİSİPLİNLİ ÇALIŞMANIN, SÜREKLİ EĞİTİMİN VE KARARLILIĞIN ESERİDİR"
Sizler tatbikatın hazırlık ve icra sürecinde silah ve sistemlerin intikalinden konuşlandırılmasına, bakım ve lojistik faaliyetlerinden atışların gerçekleştirilmesine kadar üstlendiğiniz her görevi büyük bir dikkat, disiplin ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiniz. Üstün gayretlerinizden dolayı her birinizi canıgönülden kutluyor, gözlerinizden öpüyorum. Unutmayınız ki başarı tesadüflerin değil, disiplinli çalışmanın, sürekli eğitimin ve kararlılığın eseridir. Askerlik mesleğinde de bilgi, tecrübe ve mesleki yetkinliğin sürekli eğitimle, yoğun çalışmayla ve farklı şartlarda kazanılan deneyimlerle mütemadiyen geliştirilmesi esastır.
Bu nedenle her eğitim ve tatbikat, verilen görevlerin tamamlanmasının ötesinde eksikliklerin görüldüğü, tecrübelerin paylaşıldığı ve bir sonraki görev için daha yüksek hedeflerin belirlendiği önemli bir gelişim fırsatıdır. Şu hususu da unutmayınız ki bu faaliyetlerde çektiğiniz meşakkat, gösterdiğiniz özen ve üstlendiğiniz sorumluluklar bugün olduğu kadar gelecekte de daha güçlü ve her türlü göreve hazırlıklı bir Türk Silahlı Kuvvetlerinin temelini oluşturmaktadır.
Bu çerçevede sizlerden beklentimiz sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyle yetinmeden kendinizi daima geliştirmeniz, değişen şartlara süratle uyum sağlamanız ve görevlerinizi her zaman en iyi şekilde yapmak için azim ve şevkle çalışmanızdır. Zira güçlü orduların en büyük dayanağı, yüksek görev bilincine sahip, karşılaştığı güçlükler karşısında yılmayan ve kendisine verilen her vazifeyi başarıyla yerine getirmeyi ilke edinen nitelikli personelidir."
"GERÇEK CAYDIRICILIK YALNIZCA SAHİP OLUNAN GÜÇLE DEĞİL, BU GÜCÜN HER ŞARTTA ETKİNLİĞİNİ KORUYABİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR"
"Siz kahraman personelimizin bilgi ve tecrübesini tamamlayan en önemli unsurlardan biri de savunma sanayimizin ordumuza kazandırdığı modern imkan ve kabiliyetlerdir. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savunma sanayimizde gerçekleştirdiğimiz atılımlar, envanterimizin çağın gereklerine uygun şekilde modernize edilmesini, kritik teknolojilerde yetkinliğimizin artırılmasını ve ihtiyaçlarımızın milli imkanlarla karşılanmasını sağlamıştır.
Bu gelişimde şu anda burada temsilcileri bulunan savunma sanayii firmalarımızın, Türk mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve bu alanda çalışan tüm kardeşlerimizin sonsuz emekleri bulunmaktadır. Esasen savunma sanayiimizde ulaştığımız bu mümtaz seviye, askeri gücümüzün her türlü şartta göreve hazır tutulması, ihtiyaç duyulduğunda süratle kullanılabilmesi ve uzun süre sürdürülebilmesi bakımından kritik önem taşımaktadır.
Zira gerçek caydırıcılık yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü daha da artırmak için başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarımızla koordineli olarak çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
"ASKERİ GÜCÜN NİHAİ AMACI ÜLKEMİZİN HAK VE MENFAATLERİNİ KORUMAKTIR"
Sahip olduğumuz askeri güç ve caydırıcılık, yalnızca milli güvenliğimiz açısından değil, bölgemizde ve ötesinde barışın korunması bakımından da ciddi bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir. Bizim için askeri gücün nihai amacı ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak, bölgemizde ve ötesinde güvenlik, barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamaktır.
Atalarımızın 'İstersen sulh u salah, hazır ol cenge' sözünde veciz şekilde ifade ettiği gibi barışı korumanın en önemli şartlarından biri güçlü bir savunma ve caydırıcılık kabiliyetine sahip olmaktır. Bu doğrultuda ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sahip olduğu askeri imkanları etkin diplomasiyle birleştirerek uluslararası meselelerin çözümünde aktif sorumluluk üstlenmektedir.
"RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI'NDAN ORTA DOĞU'DAKİ GELİŞMELERE KADAR ÇOK YÖNLÜ GİRİŞİMLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"
Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Orta Doğu'daki gelişmelere kadar geniş bir coğrafyada çatışmaların sona erdirilmesi, barışın tesisi ve kalıcı istikrarın sağlanması için çok yönlü girişimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu süreçte Türkiye'nin uluslararası müzakere masalarındaki etkinliğini sahadaki askeri kabiliyetlerimiz, savunma sanayimizin gücü ve müttefiklerimizle geliştirdiğimiz ilişkilerle desteklemeye büyük önem veriyoruz.
"MEKKE ANLAŞMASI, BÖLGESEL GÜVENLİĞE VERDİĞİMİZ ÖNEMİN AÇIK BİR GÖSTERGESİDİR"
Bu yöndeki çabalarımızın somut örneklerinden biri de dost ve kardeş ülkeler Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığımız Mekke Anlaşması'dır. Söz konusu anlaşmanın kurumsal bir yapıya kavuşturulması ve gerekliliklerine yönelik ortaklarımızla birlikte attığımız kararlı adımlar, bölgesel güvenliğe verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir.
Türkiye, şanlı tarihinden aldığı sorumlulukla kendi güvenliğini sağlarken dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir. Bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmeye, eğitim seviyemizi, teknolojik kapasitemizi ve harekat etkinliğimizi daha ileri noktalara taşımaya devam edeceğiz."





















