Savcıdan İmamoğlu'nun babası hakkında kritik talep
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu savunma yaptı. Duruşma savcısının çapraz sorgusu sırasında Hasan İmamoğlu ile Tuncay Yılmaz arasındaki para hareketini "kaynağı belirsiz para alışverişi" olarak değerlendirerek Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
- İBB Davası'nın duruşmasında savcı, Hasan İmamoğlu ile Tuncay Yılmaz arasındaki para hareketini 'kaynağı belirsiz para alışverişi' olarak değerlendirerek Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
- Duruşmada tutuksuz sanık Baran Gönül savunma yaptı; İmamoğlu İnşaat'ın çalışanı olmadığını, tüm işlerinin sözleşmeye dayalı ve faturalı olduğunu belirterek beraat ve tedbirlerin kaldırılmasını istedi.
- Hasan İmamoğlu ilk kez mahkeme salonunda savunma yaptı; hakkındaki suçlamalara tepki göstererek 'kirli para kazanmadığını', yurt dışı yasağı ve emekli maaşına el konulması gibi tedbirleri eleştirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
Duruşmada Muzaffer Beyaz'ın ek savunmasının ardından tutuksuz sanıklardan iş insanı Baran Gönül'ün savunmasına geçildi.
Mesleğinin inşaat mühendisliği olduğunu belirten Gönül, yaklaşık 12 yıldır şantiye şefliği, danışmanlık ve çeşitli inşaat işleriyle geçimini sağladığını, 2015'te MB Turkuaz Mimarlık İnşaat Şirketi'ni kurduğunu, şirketi üzerinden inşaat ve taşeronluk faaliyetleri yürüttüğünü ifade etti.
Gönül, birikimlerini ülkedeki yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybına karşı döviz ve altın olarak tuttuğunu, ihtiyaç halinde bu varlıkları bozdurarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Gelirlerini zaman zaman araç ve gayrimenkul alımında değerlendirdiğini söyleyen Gönül, döviz ve altınlarını kiralık banka kasalarında muhafaza ettiğini ve buna ilişkin sözleşmeyi daha önce dosyaya sunduğunu kaydetti.
"BEN HİÇBİR ZAMAN İMAMOĞLU İNŞAAT'IN ÇALIŞANI OLMADIM"
Gönül, 2021'den itibaren İmamoğlu İnşaat'ın bazı şantiyelerinde taşeronluk ve şantiye şefliği hizmetleri verdiğini; İnmari Play, İnmari Oksijen, İnmari Plus ve Sarıyer şantiyelerinde çeşitli inşaat işlerini üstlendiğini söyledi. Bu işlerin tamamının sözleşmeye dayalı ve faturalı olduğunu belirten Gönül, kalan son ödemelerinin de kayyum tarafından yapıldığını ifade ederek, "Yaptığım tüm işler sözleşme çerçevesinde resmi olarak yapılmıştır" dedi.
Sarıyer şantiyesinde yapı ruhsatının süresinin uzatılabilmesi için şantiye şefliği zorunluluğu bulunduğunu anlatan Gönül, bu nedenle kendisinden ücret karşılığında şantiye şefliği hizmeti talep edildiğini söyledi. Şantiye şefliği yapan mimar veya mühendisin kanunen SGK kaydının ilgili firma tarafından yapılması gerektiğini belirten Gönül, İmamoğlu İnşaat'taki SGK kaydının bu zorunluluktan kaynaklandığını söyledi.
Gönül, "Ben hiçbir zaman İmamoğlu İnşaat'ın çalışanı olmadım. İddianamede benim hakkımda İmamoğlu'nun çalışanı olarak yapılan değerlendirme hatalıdır" dedi.
Şantiye şefliği yaptığı projelere ilişkin 2014 yılından bu yana tuttuğu bilgi listesini ve örnek sözleşmeleri soruşturma aşamasında dosyaya sunduğunu anlatan Gönül, iddianamede kendisine yöneltilen eylemlere ilişkin tüm ticari işlemlerini ve ödemelerini belgeleriyle açıkladığını, herhangi bir suç kastının bulunmadığını söyledi.
Gönül, "Yapmış olduğum mülk edinimleri kanuni hakkımdır. Emek ve birikimlerimle aldığım mülklerin sanki suçmuş gibi değerlendirilmesi asla kabul edilemez" dedi ve beraatının yanı sıra şahsi mal varlığı üzerindeki tedbirlerin, banka hesaplarındaki blokelerin ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.
Savunmasının ardından Gönül'ün çapraz sorgusuna geçildi.
Ekrem İmamoğlu söz alarak, Gönül ile yalnızca şantiye ziyaretlerinde birkaç kez ayaküstü karşılaştığını, ortağı olduğu şirketin ticari geçmişinde binlerce konut ve iş yeri inşa ettiğini, yüzlerce taşeron ve çalışanla çeşitli ticari ilişkiler kurulduğunu anlatarak Gönül'e, "Benim çok birebir ilgilenmediğim dönemde benim firmamla, ortak olduğum firmamla gayriresmi bir ticaretiniz oldu mu?" diye sordu.
Gönül, "Hayır Başkanım. Belirttiğim gibi hepsi resmi ve faturalı işler" yanıtını verdi.
"ÇOCUĞUMU, EŞİMİ, BABAMI VE BÜTÜN AİLE FERTLERİMİ İTHAM ALTINDA BIRAKAN VAHŞİ BİR SÜREÇ"
İmamoğlu, Gönül'e Dilek İmamoğlu'ndan satın aldığı taşınmazlarla ilgili de soru yöneltti.
İmamoğlu, "Burada, bu mahkemede iddia makamının tarihte görülmemiş bir biçimde çocuğumu, eşimi, babamı ve bütün aile fertlerimi ciddi anlamda itham altında bırakacak vahşi bir süreçle karşı karşıyayız" dedi.
Gönül'ün, İmamoğlu ve eşinin yaklaşık 17-18 yıl önce edindiği gayrimenkulleri satın aldığını hatırlatan İmamoğlu, bu satış dışında herhangi bir menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu.
Gönül, dönem dönem gayrimenkul alıp sattığını belirterek, Dilek İmamoğlu'ndan satın aldığı dairelerin de bu kapsamda olduğunu söyledi ve "Ben Dilek Hanım'ı ne tanırım ne konuşmuşluğum var. Vekalet yoluyla satışlar yapıldı. Onun adına olduğunu da bilmiyordum, tapuda öğrendim" dedi.
Dairelerin yaklaşık 1,5 yıl kendisinde kaldığını, ardından farklı kişilere peyderpey sattığını anlatan Gönül, bunları kazanç elde etmek amacıyla aldığını söyledi.
Gönül, "Ben sizinle de iş görüşmesi yapmadım. Sadece şantiyeleri ziyarette bir iki sefer geldiniz, ayaküstü görmüştünüz, o kadar. Başka bir şeyim yok" ifadelerini kullandı.
Son olarak Gönül'ün İmamoğlu İnşaat'tan satın aldığı ve halen yaşadığı daireyi gündeme getiren İmamoğlu, şirket çalışanlarının ve taşeronlarının da zaman zaman firmadan konut satın aldığını, bu kişilere zaman zaman indirimler yapılabildiğini belirterek, Gönül'e söz konusu satışın iddia makamının ileri sürdüğü gibi bir "aklama" faaliyeti olup olmadığını sordu.
İmamoğlu, "Bu bir ihtiyaca karşılık bir alışveriş miydi? Onu da merak ediyorum. Ben de öğrenmek için soruyorum size" dedi.
Gönül ise daireyi ticari ve kişisel ihtiyaçları doğrultusunda satın aldığını belirterek, söz konusu konutu kendisine göre dekore ettirdiğini ve halen burada yaşadığını söyledi. Gönül, "Şu an hala oturduğum daire. Sizin dediğiniz şekilde ben ne duydum ne karşılaştım. Bir bilgim yok" dedi.
HASAN İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI
Daha sonra Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun savunmasına geçildi. Hasan İmamoğlu, ilk kez mahkeme salonunda bulunduğunu, yaklaşık 60 yıldır ticaret yaptığını, 1990 yılından bu yana İstanbul'da yaşadığını ve uzun yıllardır gayrimenkul yatırımları yaptığını anlattı.
İmamoğlu, "Ama demek ki benim her daire satan, her daire alan burada suçlu oluyor" dedi.
"TİCARET HAYATINDA DİKKAT ETTİM: HARAM YEMEMEK, ÇOLUK ÇOCUĞA HARAM YEDİRMEMEK"
Ticaret hayatı boyunca temel ilkelerinden vazgeçmediğini söyleyen İmamoğlu, "Ticaret hayatımda dikkat ettiğim iki üç şey var. Bir tanesi haram yememek, birisi de çoluk çocuğa haram yedirmemektir" diye konuştu.
Hakkındaki suçlamalara tepki gösteren İmamoğlu, "Bazı suçlamaları gördüğüm zaman hakikaten kendime hayret ediyorum. ya biz yetişemedik ya bizi suçlayanlar yetişmediler" ifadelerini kullandı.
Hakkındaki tedbirleri de eleştiren İmamoğlu, yurt dışı çıkış yasağının yanı sıra emekli maaşına dahi el konulduğunu söyledi. Emekli aylığına yönelik tedbirin daha sonra kaldırıldığını belirten İmamoğlu, "Tabii yetip yetmediğini sormanıza gerek yok, siz de işin içindesiniz" dedi.
Aynı dava kapsamında ailesinin farklı kuşaklarının yargılanmasına dikkat çeken İmamoğlu, "Bu mahkeme biraz enteresan. Dede, torun, baba üçü bir arada. Suçlar aynı. Suçların aynılığı ticaret yapmak. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz bir hareket olduğunu anlatsalardı, yapmazdık" diye konuştu.
"3,5 MİLYON DOLAR DİYE BAŞLADI, İNE İNE 380 BİN AVROYA İNDİ"
Hakkındaki para transferi iddialarının basında yer alış biçimine de tepki gösteren İmamoğlu, bir gazetede, "Hasan İmamoğlu, kaynağı belli olmayan parayı torununa yurt dışına havale yaptı" şeklinde haber yayımlandığını söyledi.
İmamoğlu, "Hem kaynağı belli değil hem havale yaptım. Önce 3,5 milyon dolar, ine ine 380 bin avroya indi. Yani yalanların, iftiraların, itiraf adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz" dedi.
"BEN HİÇ KİRLİ PARA KAZANMADIM Kİ AKLANMAYA İHTİYACIM OLSUN"
İmamoğlu, ticari hayatında hukuka uygun hareket ettiğini savunarak, "Ben hiç kirli para kazanmadığım için aklanmaya hiç ihtiyacım olmadı. Her zaman düzgün çalıştık, kanunlu işler yaptık" ifadelerini kullandı.
Yaşının ilerlemesinin ardından şirket yönetimini Tuncay Yılmaz'a bıraktığını anlatan İmamoğlu, Yılmaz'a sonsuz güven duyduğunu ve şirketi başarılı şekilde yönettiğini söyledi.
İmamoğlu, "Ben burada yargılanmıyorum. Ben casus diye suçlanan o oğlumun, Büyükşehir Belediye Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim çünkü gayet memnunum" dedi.
Casusluk iddialarına değinen Hasan İmamoğlu, çocukluğunun geçtiği köyün Rus işgali döneminde Rus karargahı olarak kullanıldığını anlattı.
Çocukken köyde gördüğü yaşlı bir kişinin neden dışlanmış halde yaşadığını sorduğunu anlatan İmamoğlu, kendisine, "Bu Ruslara casusluk yaptığı için, casusluk yapanların sonu budur" denildiğini aktardı.
İmamoğlu, "Bizim ailede, bizim soyumuzda böyle bir şey çıkmadı. Çünkü gazi bir dedenin yetiştirdiği kişiyim ben. O casusluğun ne olduğunu, vatana ihanetin ne olduğunu bize çok güzel anlatırdı" diye konuştu.
"YALANCILIK GEÇİM KAYNAĞI, İFTİRACILIK İTİRAFÇILIK ADI ALTINDA YAPILIYOR"
Dosyadaki beyanlara tepki gösteren İmamoğlu, "Maalesef Türkiye'de yalancılık geçim kaynağı oldu. İftiracılık, itirafçılık adı altında icra yapılıyor" dedi.
Kendi yurt dışı çıkış yasağının bu yaştan sonra kendisi açısından önem taşımadığını söyleyen İmamoğlu, torununa uygulanan yurt dışı yasağının ise kaldırılmasını istedi.
İmamoğlu, "Yazıktır, bari iki fakülte bitirmiş torunumun yurt dışı yasağını kaldır. Çünkü ortak konferansları var, katılacak, gidemiyor. Bunlar eziyetten başka nedir?" ifadelerini kullandı.
"VATAN EMNİYET'TE '3 DAİRE ALDIN' DEDİLER, 'HAYIR 4' DİYE BEN DÜZELTTİM"
Hakkındaki dört daire iddiasına da değinen İmamoğlu, hayatı boyunca çok sayıda gayrimenkul alıp sattığını belirterek, "Ben çok daire aldım, dört daire değil. Sadece Beyazlar'dan da almadım" dedi.
Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadesi sırasında kendisine üç daire aldığı söylendiğini anlatan İmamoğlu, "Hayır, dört" diyerek sayıyı kendisinin düzelttiğini söyledi.
İmamoğlu, "Ben daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmezdim. Bilseydim öyle bir şeyi almazdık hayat boyu. Kendim de üretiyorum" ifadelerini kullandı.
Şirketlerine kayyum atanmasına da tepki gösteren İmamoğlu, "Bir de kayyım denen bir nesne atandı bize. Yani 60 yıllık bir ticaret hayatının bu kadar ayağa düşürülmesine üzülüyorum" dedi.
"BU KADAR RAHAT YALAN KONUŞABİLEN BİR İNSANA İLK DEFA RASTLIYORUM"
İmamoğlu, savunması sırasında daha önce duruşmada dinlediği Muzaffer Beyaz'ın anlatımlarına da tepki gösterdi ancak isim vermedi.
"Az önce salonda bir vatandaş izledim, bu kadar rahat yalan konuşabilen bir insana ben ilk defa rastlıyorum" diyen İmamoğlu, söz konusu kişiyi yakından tanıdığını ve geçmişte ortaklıklarının da bulunduğunu belirtti.
İmamoğlu, "Keşke bu iş adamlarının bir sicili olsa da onları izleseniz. Hiç sicili temiz olmayanlar kendilerini öyle güzel aklıyorlar ki her yerde" diye konuştu.
FETÖ İDDİASINA YANIT: OKULU FETÖ'YLE YAPMADIM, TEK BAŞIMA YAPTIM
Hasan İmamoğlu, "FETÖ'yle okul yaptığım söylendi. Ben okul yapmadım FETÖ'yle. Tek başıma yaptım. Başaramadım. Türkiye Milli Kültür Vakfı'na bunu sattım. Onlar da başaramadı, FETÖ'ye sattı. Sonunda devlete kaldı. Yine hizmetimiz hizmettir" dedi.
Savunmasının geri kalanını avukatlarına bırakacağını belirten Hasan İmamoğlu, mahkemelere gidip gelmekten ve oğlunu sanık olarak izlemekten duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
İmamoğlu sözlerini, "Artık bu mahkemelere gidip gele gele… Oğlumu izlemek bana hoş gelmiyor. Suçlular suçsuz, suçsuzlar suçlu, itirafçılar kendilerini aklayıp aklayıp çıkıyorlar" ifadeleriyle tamamladı.
İMAMOĞLU'NUN BABASI HAKKINDA SAVCIDAN SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Ardından İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçildi. Sorgu sırasında duruşma savcısı, iddianamede İmamoğlu'na yöneltilen suç isnatları arasında yer almayan Tuncay Yılmaz ile para alışverişine ilişkin soru yöneltti.
Mahkeme Başkanı, sorunun ardından Hasan İmamoğlu'na, "Yanıt vermek zorunda değilsiniz" uyarısında bulundu. Duruşma savcısı ise sorusunda ısrar etti.
Savcının sorusuna yanıt veren Hasan İmamoğlu, söz konusu para hareketinin kaynağına ilişkin belgelerin bulunduğunu belirterek, "Paranın kaynağına ilişkin belge mutlaka vardır. Ben bilmiyorum, avukatlarım sunacaktır" dedi.
Hasan İmamoğlu'nun sorgusu devam ederken ve henüz avukatlarının beyanlarına geçilmemişken duruşma savcısı ara mütalaa verdi.
Savcı, Hasan İmamoğlu ile Tuncay Yılmaz arasındaki para hareketini "kaynağı belirsiz para alışverişi" olarak değerlendirerek Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Savcının ara mütalaasının ardından Mahkeme Başkanı, talebe ilişkin "Değerlendireceğiz" dedi.
Hasan İmamoğlu'nun avukatları ise müvekkillerinin sorgusu henüz tamamlanmadan ve savunma makamının beyanları alınmadan suç duyurusu yönünde ara mütalaa verilmesine itiraz etti.
İmamoğlu'nun avukatlarının beyanlarının ardından duruşmaya bir saat ara verildi.






















