Doruk Madencilik işçilerinin, Ulus Meydanı'ndaki oturma eylemi sürüyor: "Ankara'nın göbeğindeyiz. Buradan başka nereye gideceğiz?"

Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türk Maden-İş üyesi maden işçilerinin, Ulus Atatürk Meydanı'ndaki oturma eylemi sürüyor. Bir işçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Sayın Cumhurbaşkanım, sesimizi duyun. Biz çoluğumuzun, çocuğumuzun yanına gitmek istiyoruz" dedi.
Haber : Hilal ACAR - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN
(ANKARA) - Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türk Maden-İş üyesi maden işçilerinin, Ulus Atatürk Meydanı'ndaki oturma eylemi sürüyor. Bir işçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Sayın Cumhurbaşkanım, sesimizi duyun. Biz çoluğumuzun, çocuğumuzun yanına gitmek istiyoruz" dedi.
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, resmi taahhütlere rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle başlattıkları eylemlerini sürdürüyor.
Ulus Atatürk Heykeli önünde dün oturma eylemi başlatan işçiler, eylemlerinin ikinci gününde de seslerini meydandan yükseltti.
Gün boyunca baretlerini yere vurarak ıslık çalan işçiler, "Madencilere verilen sözler tutulsun", " Ankara'ya selam, direnişe devam", "Madenci nerede? Burada. Emek nerede? Burada. Verilen sözler nerede? Yok. Hak nerede? Yok", " Ankara, Ankara, madencine sahip çık", "Ölmek var, dönmek yok", "Direne direne, direnişle zafere", "Yağmur çamur demeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz" ve "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları atarak, "Açız", "Sadaka değil hakkımızı istiyoruz" ve "Sayın Cumhurbaşkanı'm duy sesimizi" yazılı dövizler taşıdı,
İşçiler, eylemleri sırasında maden şehitlerini de andı. Maden şehitlerinin isimleri tek tek okunurken, her ismin ardından "Burada" yanıtı verildi. İşçilerin eylemine meydandan geçen vatandaşlar da alkış ve sloganlarla destek verdi.
"BİZ DAHA NE YAPALIM, KENDİMİZİ Mİ YAKALIM?"
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, mücadelelerinin 6'ncı gününde olduklarını belirterek, eylemlerini kararlılıkla sürdüreceklerini, yarın ve pazartesi günü de Ulus Meydanı'nda olacaklarını bildirdi. Kocabıyık, şöyle devam etti:
"Pazartesi gününden sonra farklı programlara iştirak edebiliriz. Çünkü 6 gündür bir ses seda çıkmıyorsa demek ki birileri sağır, birileri duymuyor. Biz de sesimizi duyurmak için son gücümüzle, son damlasına kadar devam edeceğiz. Devlet büyüklerimizin devreye girmesi lazım. Çünkü patron, geldiği günden bugüne kadar, hatta bu işe başladığı günden bugüne kadar hep mağduriyet yaşattı. Bunu devlet büyüklerimiz, kurumlarımızın bakanları veya müfettişleri görmezden gelemez, duymazlıktan gelemez. Bir an önce sesimize çare olsunlar, derdimize derman olsunlar. Biz de buradan gidelim; burada beklemeye hayran değiliz. Defalarca söyledik; olmuyor, olmuyor, olmuyor... Bu patron bu madencilik işinden anlamıyor. O yüzden çekilsin, herkes huzur içinde işine baksın."
Kocabıyık, işçilerin 6 gündür uzak oldukları aileleriyle görüntülü konuşmalar yaparak hasret giderdiklerini anlattı. Kocabıyık, "Bu patrona yaptırım uygulamayan kişiler evinde mi, değil mi? Sıcacık evinde, çoluğunun çocuğunun yanında oturuyor. Bu adamlar burada hak ettiği, yasal haklarını almaya çalışıyor. Hak mı, reva mı bu? Daha ne yapalım? Altı gündür buradayız. Bakanlıkların önüne gittik, holdingin önüne gittik, çevik kuvvet uygulamasıyla karşılaştık. Ulus'ta, Ankara'nın göbeğinde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Biz daha ne yapalım, kendimizi mi yakalım? Bir an önce çare olmalarını bekliyoruz" dedi.
"SAYIN CUMHURBAŞKANIM BİZİM DERDİMİZİ SİZDEN BAŞKA DUYAN OLMAZ"
ANKA Haber Ajansı'na konuşan bir işçi de 13 yıldır şirketin çalışanı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu adam geldikten sonra biz çok mağdur olduk. Biz burada güneşin altında yanmak zorunda değiliz. Şu halimizi görüyorsunuz. Bu yanık, çalışırken olan bir şey değil; bu yanık burada olan bir şey. Biz burada olmak zorunda değiliz. Biz burada dilenmiyoruz. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz, Sayın Cumhurbaşkanım, bizim çaremizi, bizim derdimizi sizden başka duyan olmaz. Bize yardımcı olun. Bu adamın her şirketi bu şekilde. Bu adam her yerde aynısını yapıyor.' Bizim derdimize çare, Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Biz, Cumhurbaşkanımızdan yardım bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım, cumhurbaşkanı demek devletin babası demek. Sizi biz seçtik. Size biz oy verdik. Bizim oy verdiklerimiz nerede? Sayın Cumhurbaşkanım, sesimizi duyun, yeter artık. Biz çoluğumuzun, çocuğumuzun yanına gitmek istiyoruz. Biz bir haftadır burada eziyet çekiyoruz. Türkiye Yüzyılı'nda bu eziyet nedir? Gelişmiş bir ülkede böyle bir şey olabiliyor mu? Bizim sesimizi siz duymuyorsunuz. Biz biliyoruz, sesimizi size duyurmuyorlar. Bizim sesimizi duyun. Bizim sesimizi duysanız, sizin bir sözünüze, bir telefonunuza bakar bu iş.
Ben beş aydır maaşımı almadan çalışmışım. Haklı nedenle işi bırakmışım, iş akdimi sonlandırmışım. Dilekçeme yazmışım, 'Sen benim maaşımı ödemiyorsun, ben işi bırakıyorum' diye yazmışım. İşveren de bana demiş ki, 'Evet, sen haklısın. Ben senin maaşını ödemiyorum. Bütün haklarını alarak işi bırakabilirsin.' demiş bana ama hiçbir hakkımı ödemedi. Hiçbir hakkımı ödemediği gibi bu utanmaz herif bir de bize 'işi bıraktılar' diye dava açıyor. Böyle bir dünya var mı? Sayın Cumhurbaşkanım, bunların hiçbirinden sizin haberiniz yok diye umut ediyoruz. Bizim sesimizi duyun. Türkiye'nin merkezindeyiz, Ankara'nın göbeğindeyiz... Daha buradan başka nereye gideceğiz, sesimizi nereden duyuracağız? Biz gitmedik kapı bırakmadık. Son çare buraya geldik. Buradan sesimizi lütfen duyun."
İşçiler, eylemlerine Ulus Atatürk Meydanı'nda devam ediyor.














