Bingöl'ün Şerafettin Dağları güneşin doğuşu ve batışıyla görsel şölen sunuyor

- Karlıova ilçesindeki Şerafettin Dağları'nın Azizan Yaylası mevkisine gelen vatandaşlar, 1916-1917 yıllarında Osmanlı-Rus Savaşı'na sahne olan ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca sit alanı olarak korunan bölgede gün batımı ile gün doğumunu izlemenin keyfini yaşıyor Abdullah Kuş: "Burada mükemmel bir manzara var. Herkesi burada güneşin doğuşunu izlemeye davet ediyorum"
Bingöl'ün Karlıova ilçesindeki 2 bin 700 rakımlı Şerafettin Dağları, güneşin doğuşu ve batışında ortaya çıkan eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor.
Karlıova ile Solhan ilçeleri arasında uzanan Şerafettin Dağları, sarp yamaçları, yaylaları ve tarihi geçmişiyle bölgenin dikkati çeken doğal alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
1916-1917 yıllarında Osmanlı-Rus Savaşı'nın yaşandığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca sit alanı olarak korunan Şerafettin Dağları'nın Azizan Yaylası bölgesinde, savaş döneminden kalan siperler, mühimmat kalıntıları ve çeşitli izler günümüze kadar ulaşıyor.
Kent merkezinde bu mevsimde sıcak hava etkili olurken, Şerafettin Dağları'nın yaylasında gece hava sıcaklığı hissedilir derecede düşüyor.
Bölgede Azizan köyü olarak bilinen Sudurağı köyünde yaşayan vatandaşlar, geçmişte yıllarca hayvancılık yaptıkları Şerafettin Dağları'na çıkarak, güneşin doğuşu ve batışının sunduğu manzarayı seyrediyor.
Arazi araçlarıyla yaklaşık 8 kilometrelik zorlu parkuru aşarak zirveye ulaşan doğa tutkunları, ilk olarak güneşin batışını izliyor.
Ateş yakarak ısınan ziyaretçiler, kışlık kıyafetlerle geceyi geçiriyor, gün doğmadan uyanıp hakim tepeden güneşin doğduğu ilk anları izlemenin keyfini yaşıyor.
Sudurağı köyünde yaşayan Abdullah Kuş, AA muhabirine, geceyi böyle bir atmosferde geçirmenin çok keyifli olduğunu söyledi.
Bölgede savaş kalıntılarını da incelediklerini anlatan Kuş, "Bu alanda Osmanlı-Rus Savaşı döneminden kalan kalıntılar var. Savaş döneminde kullanılan her şey mevcut burada. Biz de patlamayan bir top mermisi bulduk, bizim için ilginç oldu. Bunu jandarmaya bildireceğiz. Burada mükemmel bir manzara var. Herkesi burada güneşin doğuşunu izlemeye davet ediyorum." dedi.
"Hava soğuk ama kesinlikle görülmeye değer"
Meslek dersleri öğretmeni ve doğa fotoğrafçısı Yusuf Orta da görülmeye değer bir manzarayı seyrettiklerini ifade etti.
Daha önce Bingöl'ün farklı noktalarında güneşin doğuşunu izlediğini belirten Orta, "Akşam güneşin batışını izledik, sabah da güneşin doğuşuna şahit olduk. Dünyanın en güzel gün doğumu manzarası Bingöl Dağı'ndadır. Daha önce Bingöl Dağı'nda da güneşin doğuşunu izlemiştim. Buradaki manzaranın da oradan farklı olmadığını gördüm. Herkesi buraya davet ediyorum. Buraya ancak kışlık elbiseyle gelebilirsiniz. Çünkü hava inanılmaz derecede soğuk. Hava soğuk ama kesinlikle görülmeye değer." diye konuştu.
"Mükemmel bir gece oldu bizim için"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğinde görevli öğretmen Muhammed Celayir de Kıbrıs sıcağından sonra hem memleket hasretini giderdiğini hem de aradığı serinliği burada bulduğunu söyledi.
Celayir, "Kamp, doğa, tarih, güneşin doğuşu, manzara, fotoğraf hepsi bir aradaydı. Gayet güzel bir gün geçirdik burada. Mükemmel bir gece oldu bizim için." ifadelerini kullandı.
"Bu yaylalarla yıllar geçse de bağımız kopmadı"
Ömer Genç de geçmişte bu yaylada hayvancılık yaptıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
"Sabah üşüyerek kalkıp güneşin doğuşunu izledik. Güneşin doğuşu muazzamdı. İçimizi ısıttı. Soğuğa aldırış etmedik. Çocukken bölgede bulduğumuz küçük mermileri, boş kovanları alıp dondurmacılara veriyorduk. Şimdi buranın Osmanlı-Rus Savaşı açısından ne kadar önemli bir bölge olduğunu daha iyi anlıyoruz. Çocukluğumuzun geçtiği bu yaylalarla yıllar geçse de bağımız kopmadı. Artık buraya geldiğimizde hem anılarımızı yaşıyor hem de tarihin izlerini araştırıyoruz."













