Karlıova Haberleri

Karlıova haber, Karlıova son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Karlıova - 16.9.2020
Prof. Dr. Ercan: Korkut, gelecekte 6'dan daha büyük depreme gebe
Muş'un Korkut ilçesinde meydana gelen 4.7 büyüklüğündeki deprem ile ilgili olarak açıklama yapan Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, depremin tek başına bir deprem olduğunu belirterek, "Hayır bu tek başına bir deprem. Biliyorsunuz Kuzey Anadolu'nun kırığının doğu bölümünde Karlıova'da daha önce orta büyüklüğünde bir deprem olmuştu.
Karlıova - 11.9.2020
Karlıova Belediyesi, çalışmaları Drone ile inceliyor
Bingöl'ün Karlıova ilçesinde belediye, yol ve harita çalışmalarını drone ile incelemeye başladı.
Karlıova - 10.9.2020
DHA YURT BÜLTENİ - 25
Haber: Ferit DEMİR /TUNCELİ, ============================= Bingöl'de 4.1 büyüklüğünde deprem BİNGÖL'ün Karlıova ilçesinde, Richter ölçeğine göre 4.
Karlıova - 9.9.2020
Bingöl'de 4.1 büyüklüğünde deprem
BİNGÖL'ün Karlıova ilçesinde, Richter ölçeğine göre 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Karlıova - 9.9.2020
Bingöl'de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Bingöl'ün Karlıova ilçesinde 4,1 büyüklüğünde deprem kaydedildi.
Karlıova - 9.9.2020
FLAŞ
AFAD verilerine göre Bingöl'ün Karlıova ilçesinde saat 22: 32'de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Karlıova - 9.9.2020
FLAŞ
AFAD verilerine göre Bingöl'ün Karlıova ilçesinde saat 22: 32'de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Karlıova - 29.8.2020
Bingöl'de huzura dikkat çekmek için yamaç paraşütüyle uçtular
Bingöl'ün Karlıova ilçesine bağlı Sudurağı köyü yakınlarında gerçekleştirilen etkinliğe, Bingöl, Mardin, Siirt ve Elazığ'dan 20 yamaç paraşütçüsü katıldı.
Karlıova - 27.8.2020
DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR
Uzun yıllar tekstil sektöründe çalışan Hatice Anşin, kendi işini kurmaya karar verdi. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile Türkiye İş Kurumu'ndan (İş-Kur) aldığı destekle 6 ay önce tekstil fabrikası kurdu. 20 kişiyle işe başlayan Anşin, şu an 60 kişiyi fabrikada istihdam ediyor. Fabrikada ürettiği cerrahi önlükleri Türkiye'nin birçok yerine pazarlayan Anşin, hedefinin daha çok istihdam sağlamak olduğunu söyledi.   'BİR KADIN BAŞIMA BUNLARI BAŞARDIM' 20 yıldır tekstil sektöründe çalıştığını anlatan Anşin, kaybetmeyi değil, başarmayı düşünmek gerektiğini söyledi. Bu yola başarı elde edeceğine inanarak çıktığını ifade eden Anşin, "Daha önce Karlıova ve Solhan ilçelerinde başka tekstil firmalarında yönetici olarak çalıştım.
Karlıova - 27.8.2020
Fabrikasında istihdamla kızların erken evlenmesini önlüyor
Uzun yıllar tekstil sektöründe çalışan Hatice Anşin, kendi işini kurmaya karar verdi. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile Türkiye İş Kurumu'ndan (İş-Kur) aldığı destekle 6 ay önce tekstil fabrikası kurdu. 20 kişiyle işe başlayan Anşin, şu an 60 kişiyi fabrikada istihdam ediyor. Fabrikada ürettiği cerrahi önlükleri Türkiye'nin birçok yerine pazarlayan Anşin, hedefinin daha çok istihdam sağlamak olduğunu söyledi.   'BİR KADIN BAŞIMA BUNLARI BAŞARDIM' 20 yıldır tekstil sektöründe çalıştığını anlatan Anşin, kaybetmeyi değil, başarmayı düşünmek gerektiğini söyledi. Bu yola başarı elde edeceğine inanarak çıktığını ifade eden Anşin, Daha önce Karlıova ve Solhan ilçelerinde başka tekstil firmalarında yönetici olarak çalıştım.
Karlıova - 19.8.2020
Kahramanmaraş İRAP Tanıtım Toplantısı
AFAD'a övgü Deprem gibi afet sonrasında yaşanabileceklerin üstesinden hep birlikte gelinebileceğini vurgulayan Soylu, şöyle devam etti: "Türkiye'de esas itibarıyla afetlere bakışımızı değiştiren hadise, hiç şüphesiz 17 Ağustos 1999'da yaşanan büyük Marmara depremidir. Türkiye o hadiseden sonra, afet yönetimini bir süreç olarak ele almış, afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme şeklindeki üç aşamada, afet süreçlerini yönetme üzerine bir anlayışa evrilmiştir. Bu anlayış doğrultusunda kurumsal yapılanmasına da ağırlık vermiş, özellikle AFAD başkanlığımız eliyle hem ciddi bir kapasite oluşturmuş, hem de stratejik bir yaklaşım ortaya koymuştur. Bugün gelinen noktada AFAD başkanlığımız, 5 kıtada 60 ülkeye yardım eli uzatabilen, içeride toplam 5 bin 820 personeli, 81 il, 11 birlik müdürlüğü, 26 ana lojistik, 56 destek deposu olan, 85 bin çadır, 207 bin yatak, 198 bin battaniye, 18 bin mutfak seti depolarında mevcut bulunan, afet yönetim karar destek sistemi AYDES gibi dijital altyapıları, Avrupa'nın ikinci büyük deprem gözlem istasyon ağı gibi teknik yapıları olan, sadece 2019 yılında 3 bin 724 olaya müdahale etmiş devasa bir yapıdır. AFAD logosunu bugün Yemen'de de görebilirsiniz, Suriye'de de görebilirsiniz, Etiyopya'da, Somali'de veya Afganistan'da görebilirsiniz. Hatta Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde de görebilirsiniz. Sadece logosunu da görmezsiniz, onun sebebiyle Türkiye için dua eden, 'Bu ay-yıldızlı bayraktan, onun milletinden ve onun liderinden Allah razı olsun' diye dua eden mazlum insanlar görebilirsiniz." "18 bin 130 toplanma alanı belirledik" Bu yeni dönemde diğer güvenlik başlıklarında olduğu gibi, afet konusunda da yazılı plan ve strateji belgelerine dayalı yönetim anlayışlarının öne çıkacağını bildiren Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün trafik güvenliğinde uygulama politika belgemiz var. Göç yönetiminde uyum strateji belgemiz var. Keza uyuşturucu ile mücadelede, asayişte, buna benzer strateji belgelerimiz var. Aynı şekilde afet yönetiminde de çatı belgesi olarak 'Türkiye afet yönetimi strateji belgesi ve eylem planı' adını verdiğimiz bir planımız var. Bunun altında afet öncesini planlayan ve bugün Kahramanmaraş ayağının tanıtımında bulunduğumuz, kısa adı TARAP olan, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı var. Yine aynı stratejinin altında, kısa adı TAMP olan, Türkiye Afet Müdahale Planı var ve bu planın faydalarını, kurumlararası koordinasyona ve saha sonuçlarına nasıl etki ettiğini, bizzat Elazığ ve Bingöl-Karlıova depremlerinde müşahede ettik.
Karlıova - 17.8.2020
17 Ağustos Marmara depreminin 21. yılı
Özener, bu yıl Ocak ve Şubat aylarının deprem hareketliliği açısından yoğun geçirildiğini belirterek, "Sadece bir yıl içinde toplam 40 adet 5'in üstünde deprem kaydedildi bu coğrafyada. Manisa depremleri, Elazığ depreminin artçısı ve Marmara depremi. Bingöl Karlıova ve Van depremleri de bu 5'lik depremlere dahil.
Karlıova - 17.8.2020
Kandilli Rasathanesi'nde deprem toplantısı (2)
BOĞAZİÇİ Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi'nin 21. yıldönümü nedeniyle basın toplantısı düzenledi.  Basın toplantısında konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Depremler tabii ki yaşanacak ama kayıplarımız en az olsun istiyoruz. 1999 yılında Türkiye'deki tüm depremleri otuz istasyondan takip edebiliyorduk. Şu an ise 456 kayıt istasyonu ile tüm Türkiye'yi izliyoruz. 1999'da deprem çözümlemelerini 30 dakika da yapabilirken şu an 30 saniyede yapabiliyoruz" dedi.  Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi'nin 21. yıldönümünde Türkiye'de deprem riskleri konusunda farkındalık yaratmak ve depreme karşı alınacak tedbirleri hatırlatmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "17 Ağustos'tan bu yana ne değişti, ne değişmedi?", "Türkiye'nin depremselliği", "Beklenen Marmara Depremi" başlıkları ele alındı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener'in yanı sıra Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ali Pınar ve Bölgesel Deprem Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat toplantıda söz aldı.  456 İSTASYONUN 258'İ MARMARA'DA  Çok farklı tekniklerle ülkenin depremselliğini incelediklerini anlatan Özener, "Fakat gördüğünüz üzere Marmara Bölgesinde yoğunuz. Bu 456 istasyonun, 258 tanesi Marmara Bölgesinde. 21 yılda nereden nereye geldik. Biz 21 yıl önce depremlerin büyüklüğünü ve lokasyonunu yaklaşık 30 dakikada tespit edebilirken, bu süreyi 30 saniyeye indirdik. Tabii kimi arkadaşlar nasıl bu kadar hızlı olduğunu sorabilir. Bizim otomatik çözümümüzü gösteren web sayfamız var fakat bu link, her zaman klasik olarak gördüğünüz link değil. Son depremler sayfamıza baktığınızda normalde, deprem çözümlerini 7-8 dakikada görürsünüz. Bu sayfa ise cihazlara bilgiler geldiği anda sistemin otomatik olarak ürettiği deprem büyüklüğü. Bu deprem büyüklüğünü biz yüzde yüz yayınlamıyoruz, çünkü bu sürekli gelen veriler ile güncelleniyor" ifadelerini kullandı.  "DÜNYA ÜZERİNDE OLAN DEPREMLERİN YÜZDE 3 BUÇUĞU BU COĞRAFYADA YAŞANIYOR" 1900 yılından bu güne kadar olan depremler ile ilgili istatistik verilerinden bahseden Haluk Özener, "1900 yılından bugüne kadar, ülkemiz ve yakın civarında 4'ün üzerinde 10 bin 965 adet. Yani yılda yaklaşık 100 tane 4'ün üzerinde deprem oluyor bu istatistiğe göre. Bunların hepsi Kandilii'nin hafızası. Bu veri bankasından elde ettiğimiz verilere bakılırsa, bu coğrafyada her gün ortalama 3 ila 3.9 büyüklüğü arasında bir deprem yaşanıyor. 10 günde bir 4,0- 4.9, ortalama 50 günde bir ise 5,0 ila 5,9 ortalama 18 aya bir ise 6,0-6,9, ortalama 6,5 yılda bir de 7'nin üzerindeki büyüklükte deprem yaşıyoruz. Dolayısıyla bu coğrafya, sismik olarak sakin bir coğrafya değil. Biz bu depremleri yaşadık ve yaşayacağız. 17 Ağustos 2019'dan bugüne, 25 bin deprem kaydetmişiz. 0,2'den 6,7 büyüklüğüne kadar. Bu yılki deprem etkinliklerine baktığımızda, Ocak ve Şubat ayını oldukça yoğun geçirdik. Manisa'da olan depremler, Elazığ depremleri ve artçı sarsıntıları bizi hayli meşgul etti. Doğal olarak da vatandaşlarımıza korku saçtı. Yine bir yıldaki 4 üzerindeki depremlere baktığımızda sayıyı 365 olarak görüyoruz. Sadece 1 yıl içinde bu coğrafyada, 5'in üzerinde 40 adet deprem kaydedildi. Dünya üzerinde sadece bu yılın başından itibaren bu güne kadar olan 4'den büyük deprem sayısı 8 bin 548 adet. Ülkemizde olan deprem sayısı da 298. Yani dünya üzerinde olan depremlerin yüzde 3'ünden fazlası bu coğrafyada oluyor" ifadelerini kullandı.  "DOĞU ANADOLU FAYI ÜZERİNDE KIRILACAK DAHA ÇOK PARÇA VAR" Özener, şöyle devam etti:   "Kuzey Anadolu Fayı üzerinde, uzun yıllardır deprem olmamış bir yer olan, sismik boşluk olarak adlandırdığımız Marmara Denizi içinde de, 1900 yılından bugüne kadar olan depremleri görüyorsunuz. 1912 Şarköy depremi ve 1999 Marmara Gölcük depremi. 1900 yılından günümüze kadar, bu coğrafya 6'nın üzerinde bir deprem görmedi. Fakat 3 bin 405 tane 3'ün üzerinde deprem yaşadık. Yine 1 yıl içinde, 0.2'den büyük olan depremlere baktığımızda da Marmara denizinde bin 306 deprem kaydettik.  Hep tartışılan konular, sadece deprem Marmara'da mı oluyor, ülkemizin nerelerinde deprem tehlikesi var diye baktığımız zaman, Karlıova'dan başlayıp yaklaşık bin 500 kilometre batıya doğru devam eden Kuzey Anadolu Fayı'nı görüyorsunuz.
Karlıova - 17.8.2020
KANDİLLİ RASATHANESİ'NDE DEPREM TOPLANTISI (2)
Prof. Dr. Haluk Özener, "1 yıl içinde, 0.2'den büyük olan depremlere baktığımızda da Marmara denizinde bin 306 deprem kaydettik"  "1999 yılında Türkiye'deki tüm depremleri 30 istasyondan takip edebiliyorduk. Şu an ise 456 kayıt istasyonu ile tüm Türkiye'yi izliyoruz" "2020 yılında, Sivrice'de yaşadığımız depremle Doğu Anadolu Fayı üzerinde bir parça kırıldı ama burada kırılacak daha çok parça var"  Haber-Kamera: Beyza Nur GÜLER-Feridun AÇIKGÖZ/İstanbul, - BOĞAZİÇİ Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi'nin 21. yıldönümü nedeniyle basın toplantısı düzenledi.  Basın toplantısında konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Depremler tabii ki yaşanacak ama kayıplarımız en az olsun istiyoruz. 1999 yılında Türkiye'deki tüm depremleri otuz istasyondan takip edebiliyorduk. Şu an ise 456 kayıt istasyonu ile tüm Türkiye'yi izliyoruz. 1999'da deprem çözümlemelerini 30 dakika da yapabilirken şu an 30 saniyede yapabiliyoruz" dedi.  Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi'nin 21. yıldönümünde Türkiye'de deprem riskleri konusunda farkındalık yaratmak ve depreme karşı alınacak tedbirleri hatırlatmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "17 Ağustos'tan bu yana ne değişti, ne değişmedi?", "Türkiye'nin depremselliği", "Beklenen Marmara Depremi" başlıkları ele alındı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener'in yanı sıra Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ali Pınar ve Bölgesel Deprem Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat toplantıda söz aldı.  456 İSTASYONUN 258'İ MARMARA'DA  Çok farklı tekniklerle ülkenin depremselliğini incelediklerini anlatan Özener, "Fakat gördüğünüz üzere Marmara Bölgesinde yoğunuz. Bu 456 istasyonun, 258 tanesi Marmara Bölgesinde. 21 yılda nereden nereye geldik. Biz 21 yıl önce depremlerin büyüklüğünü ve lokasyonunu yaklaşık 30 dakikada tespit edebilirken, bu süreyi 30 saniyeye indirdik. Tabii kimi arkadaşlar nasıl bu kadar hızlı olduğunu sorabilir. Bizim otomatik çözümümüzü gösteren web sayfamız var fakat bu link, her zaman klasik olarak gördüğünüz link değil. Son depremler sayfamıza baktığınızda normalde, deprem çözümlerini 7-8 dakikada görürsünüz. Bu sayfa ise cihazlara bilgiler geldiği anda sistemin otomatik olarak ürettiği deprem büyüklüğü. Bu deprem büyüklüğünü biz yüzde yüz yayınlamıyoruz, çünkü bu sürekli gelen veriler ile güncelleniyor" ifadelerini kullandı.  "DÜNYA ÜZERİNDE OLAN DEPREMLERİN YÜZDE 3 BUÇUĞU BU COĞRAFYADA YAŞANIYOR" 1900 yılından bu güne kadar olan depremler ile ilgili istatistik verilerinden bahseden Haluk Özener, "1900 yılından bugüne kadar, ülkemiz ve yakın civarında 4'ün üzerinde 10 bin 965 adet. Yani yılda yaklaşık 100 tane 4'ün üzerinde deprem oluyor bu istatistiğe göre. Bunların hepsi Kandilii'nin hafızası. Bu veri bankasından elde ettiğimiz verilere bakılırsa, bu coğrafyada her gün ortalama 3 ila 3.9 büyüklüğü arasında bir deprem yaşanıyor. 10 günde bir 4,0- 4.9, ortalama 50 günde bir ise 5,0 ila 5,9 ortalama 18 aya bir ise 6,0-6,9, ortalama 6,5 yılda bir de 7'nin üzerindeki büyüklükte deprem yaşıyoruz. Dolayısıyla bu coğrafya, sismik olarak sakin bir coğrafya değil. Biz bu depremleri yaşadık ve yaşayacağız. 17 Ağustos 2019'dan bugüne, 25 bin deprem kaydetmişiz. 0,2'den 6,7 büyüklüğüne kadar. Bu yılki deprem etkinliklerine baktığımızda, Ocak ve Şubat ayını oldukça yoğun geçirdik. Manisa'da olan depremler, Elazığ depremleri ve artçı sarsıntıları bizi hayli meşgul etti. Doğal olarak da vatandaşlarımıza korku saçtı. Yine bir yıldaki 4 üzerindeki depremlere baktığımızda sayıyı 365 olarak görüyoruz. Sadece 1 yıl içinde bu coğrafyada, 5'in üzerinde 40 adet deprem kaydedildi. Dünya üzerinde sadece bu yılın başından itibaren bu güne kadar olan 4'den büyük deprem sayısı 8 bin 548 adet. Ülkemizde olan deprem sayısı da 298. Yani dünya üzerinde olan depremlerin yüzde 3'ünden fazlası bu coğrafyada oluyor" ifadelerini kullandı.  "DOĞU ANADOLU FAYI ÜZERİNDE KIRILACAK DAHA ÇOK PARÇA VAR" Özener, şöyle devam etti:   "Kuzey Anadolu Fayı üzerinde, uzun yıllardır deprem olmamış bir yer olan, sismik boşluk olarak adlandırdığımız Marmara Denizi içinde de, 1900 yılından bugüne kadar olan depremleri görüyorsunuz. 1912 Şarköy depremi ve 1999 Marmara Gölcük depremi. 1900 yılından günümüze kadar, bu coğrafya 6'nın üzerinde bir deprem görmedi. Fakat 3 bin 405 tane 3'ün üzerinde deprem yaşadık. Yine 1 yıl içinde, 0.2'den büyük olan depremlere baktığımızda da Marmara denizinde bin 306 deprem kaydettik.  Hep tartışılan konular, sadece deprem Marmara'da mı oluyor, ülkemizin nerelerinde deprem tehlikesi var diye baktığımız zaman, Karlıova'dan başlayıp yaklaşık bin 500 kilometre batıya doğru devam eden Kuzey Anadolu Fayı'nı görüyorsunuz.
Karlıova - 17.8.2020
17 Ağustos Anma Etkinlikleri İstanbul Programı
"AFAD Başkanlığımız konusunda bir dünya markası olmuştur" Türkiye'nin afet yönetiminde hemen her gün modern adımlar attığını vurgulayan Soylu, şu bilgileri paylaştı: "AFAD Başkanlığımız, daha şimdiden konusunda bir dünya markası olmuştur. 1999'da sadece 50 deprem gözlem istasyonu olan Türkiye, bugün 1100 istasyonla Avrupa'nın ikinci büyük gözlem ağına sahiptir. Ülke genelinde 18 bin 130 acil durum toplanma alanımız var. Afete Hazır Türkiye projesiyle sadece 2020 yılında 1,3 milyon, projenin tamamında ise 13 milyon kişiye ulaştık. AFAD eliyle sadece kendi ülkemizde değil, 5 kıtada ve 60 ülkede arama kurtarma, insani yardım, hasta transferi gibi pek çok faaliyet yürüten ülkemiz, afet yönetiminde sivil toplum kuruluşlarımızla da etkin bir koordinasyon sağlayarak, insanlara el uzatmada ve hayır duası almada çıtayı yükseltmiştir. En son Lübnan'daydık. İdlib'de, Afrika'da, Elazığ depreminde, Bingöl Karlıova depreminde ve diğer pek çok hadisede, sivil toplum kuruluşlarımızla el ele çok güzel işler yaptık, yapmaya devam ediyoruz.
Karlıova - 17.8.2020
KANDİLLİ RASATHANESİ'NDE DEPREM TOPLANTISI (1)
"DENİZ TABANINDA CİHAZLARIMIZ VAR"  Özener, "Hep tartışılan konular, sadece deprem Marmara'da mı oluyor, ülkemizin nerelerinde deprem tehlikesi var diye baktığımız zaman, Karlıova'dan başlayıp yaklaşık bin 500 kilometre batıya doğru devam eden Kuzey Anadolu Fayı'nı görüyorsunuz.
Karlıova - 17.8.2020
YEŞİLKÖY'DEKİ AFET EĞİTİM MERKEZİ BAKAN SOYLU VE BAKAN KURUM'UN KATILIMIYLA AÇILDI
İÇİŞLERİ  Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Afetlere Hazırlık Haftası kapsamında  Yeşilköy'de bulunan "Afet Eğitim Merkezi" açılış törenine katıldı.  İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ile Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu'nun da katılığı törende konuşan İçişleri Bakanı Soylu, şunları söyledi: "Sevdiklerimizi bir anda kaybetmek, hayatlarımızın seyrinin bir anda değişmesi, elbette ki kabullenmesi kolay bir olay değildir. Devletler için de bu böyledir. 17 Ağustos 1999 tarihi, zihinlerimizde olduğu gibi, Türkiye'nin geleceğinde de gerçek büyüklüğünü asla tam olarak hesaplayamayacağımız derin bir travmaya yol açmıştır. Ancak şunu da ifade etmek gerekir ki 17 Ağustos, afetlere bakışımızda da sarsıcı bir etki yapmıştır. Özellikle 2002 sonrasında ülkemizin gerek sağlık alanında, gerekse altyapı ve çevre bilinci açısından yaşadığı büyük gelişmeyle beraber afet yönetimi anlayışımız da değişmiştir. Türkiye bugün afet konusuna 1999'dan çok farklı bir şekilde bakmaktadır. Çok dışarıda yatmayı sevmem. Çok sıcak bir geceydi, annemle Gaziosmanpaşa'daki evimizin terasında yattık. 17 Ağustos bambaşka bir şeydi. Hemen terasın önünde demirler var. Büyük bir yer sarsıntısı var. Ben bir inşaat var, birisi iş makineleriyle çalışma yapıyor sandım. Gözlerimi açtığımda demirlerin sağa sola gittiğini gördüm. Hep beraber aşağıya indik, anladık ki büyük bir deprem var. Meseleye sadece bir vatandaş olarak değil de, acaba İstanbul'daki ülkedeki durum nedir diye öğrenmek için adımlar atmaya başladık. Tek tek haberler geldi. Arkadaşlarımızın evleri yıkıldı, eşleri, çocukları enkaz altında kaldı. Sabah ilk Avcılar'a gittik. Hayatımız boyunca karşılaşmak istemediğimiz bir tablo ile karşılaştık. Enkazın altına seslenenler. Bugün Allah öyle manzaralarla karşılaştırmasın. Oradan ayrılarak Yalova'ya geçmek istedik. Binali Bey İDO'nun genel müdürüydü. Sağ olsun yardım etti ve karşıya geçtik. Bambaşka bir manzara vardı. Saat 11 veya 12. Onlarca ceset var, herkes koşturuyor. Büyük bir karmaşa, kaos olduğu ortadaydı. Gecenin yarısında Gölcük'e varabildik. Kriz yönetiminden ziyade risk yönetimine öncelik veren, bütünleşik afet yönetim sistemini uyguluyoruz. Bu sistem, tehlike ve risklerin önceden tespitini; olabilecek zararları önleyecek veya en aza indirecek önlemlerin alınmasını; afet anında etkin müdahale ve koordinasyonun sağlanmasını ve afet sonrasında iyileştirme çalışmalarının bir bütünlük içerisinde yürütülmesini öngörmektedir. Bugün Türkiye'nin AFAD Başkanlığı koordinesinde oluşturulmuş bir 'afet yönetimi strateji belgesi ve eylem planı' vardır. Bu plan, afet öncesi, afet anı ve afet sonrasını kapsayan bunların içinden Türkiye afet müdahale planı, halihazırda yürürlükte olan Elazığ ve Malatya depremlerinde ve diğer afetlerde uyguladığımız, afet anı müdahale sürelerini kısalttığını ve zararları azalttığını bizzat müşahede ettiğimiz bir çalışmadır." "BİLİNEN ULUSLARARASI PLAN UYARINCA ÜLKEMİZDE AFET AZALTMA PLATFORMU'NU KURDUK" Soylu, içinde 26 çalışma grubunun bulunduğu planla ilgili olarak da şunları söyledi: "81 ilimizin ayrı afet müdahale planları hazırlanmış ve bunlar AYDES adını verdiğimiz afet yönetim ve karar destek sistemi'ne taşınmıştır. Türkiye afet müdahale planı sayesinde, Allah göstermesin, bir afet anında, bir depremde hangi kurumun ne yapacağı, deyim yerindeyse kimin nereye koşacağı belirlenmiştir ve belki de bir afet kadar kötü olan yanlışın, 'devletin panik yapmasının' kesin olarak önüne geçilmiştir. Burada şu noktaya vurgu yapmak isterim; afet riskini azaltmak, önümüzdeki süreçte en çok ağırlık vereceğimiz konu olacaktır. Bir yerde afet tehlikesi yüksek olsa bile gerekli önlemleri alırsanız, afetin oluşturacağı zarar azalacaktır. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarımızın içinde hem kentsel dönüşüm var, hem doğru yapılaşma adımları var, hem de sosyal farkındalığı  arttırma var. Bu amaçla 'Türkiye afet risk azaltma planı' çalışmalarımız devam etmektedir. İl il oluşturulmaktadır ve önümüzdeki cuma günü ilk olarak Kahramanmaraş ilimizin afet risk azaltma planı devreye alınacaktır. Bunun yanı sıra, 2015 yılında Japonya'nın Sendai şehrinde oluşturulan ve 'Sendai çerçevesi' olarak bilinen uluslararası plan uyarınca ülkemizde Afet Azaltma Platformu'nu kurduk. İlk toplantısı da inşallah çarşamba günü gerçekleştirilecektir." "ÜLKEMİZ İNSANLARA EL UZATMADA VE HAYIR DUASI ALMADA ÇITAYI YÜKSELTMİŞTİR" Bakan Soylu, "Türkiye afet yönetiminde hemen her gün modern adımlar atmaktadır. AFAD başkanlığımız, daha şimdiden konusunda bir dünya markası olmuştur. 1999'da sadece 50 adet deprem gözlem istasyonu olan Türkiye, bugün 1100 istasyonla Avrupa'nın ikinci büyük gözlem ağına sahiptir. Ülke genelinde 18 bin 130 adet acil durum toplanma alanımız var. Afete hazır Türkiye projesiyle sadece 2020 yılında 1.3 milyon, projenin tamamında ise 13 milyon kişiye ulaştık.  AFAD eliyle sadece kendi ülkemizde değil, 5 kıtada ve 60 ülkede arama kurtarma, insani yardım, hasta transferi gibi pek çok faaliyet yürüten ülkemiz, afet yönetiminde sivil toplum kuruluşlarımızla da etkin bir koordinasyon sağlayarak, insanlara el uzatmada ve hayır duası almada çıtayı yükseltmiştir.  İdlib'de, Afrika'da, Elazığ depreminde, Bingöl Karlıova depreminde ve diğer pek çok hadisede, sivil toplum kuruluşlarımızla el ele çok güzel işler yaptık.
Karlıova - 17.8.2020
Son dakika haberleri! Yeşilköy'deki Afet Eğitim Merkezi Bakan Soylu ve Bakan Kurum'un katılımıyla açıldı
İÇİŞLERİ  Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Afetlere Hazırlık Haftası kapsamında  Yeşilköy'de bulunan "Afet Eğitim Merkezi" açılış törenine katıldı.  İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ile Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu'nun da katılığı törende konuşan İçişleri Bakanı Soylu, şunları söyledi: "Sevdiklerimizi bir anda kaybetmek, hayatlarımızın seyrinin bir anda değişmesi, elbette ki kabullenmesi kolay bir olay değildir. Devletler için de bu böyledir. 17 Ağustos 1999 tarihi, zihinlerimizde olduğu gibi, Türkiye'nin geleceğinde de gerçek büyüklüğünü asla tam olarak hesaplayamayacağımız derin bir travmaya yol açmıştır. Ancak şunu da ifade etmek gerekir ki 17 Ağustos, afetlere bakışımızda da sarsıcı bir etki yapmıştır. Özellikle 2002 sonrasında ülkemizin gerek sağlık alanında, gerekse altyapı ve çevre bilinci açısından yaşadığı büyük gelişmeyle beraber afet yönetimi anlayışımız da değişmiştir. Türkiye bugün afet konusuna 1999'dan çok farklı bir şekilde bakmaktadır. Çok dışarıda yatmayı sevmem. Çok sıcak bir geceydi, annemle Gaziosmanpaşa'daki evimizin terasında yattık. 17 Ağustos bambaşka bir şeydi. Hemen terasın önünde demirler var. Büyük bir yer sarsıntısı var. Ben bir inşaat var, birisi iş makineleriyle çalışma yapıyor sandım. Gözlerimi açtığımda demirlerin sağa sola gittiğini gördüm. Hep beraber aşağıya indik, anladık ki büyük bir deprem var. Meseleye sadece bir vatandaş olarak değil de, acaba İstanbul'daki ülkedeki durum nedir diye öğrenmek için adımlar atmaya başladık. Tek tek haberler geldi. Arkadaşlarımızın evleri yıkıldı, eşleri, çocukları enkaz altında kaldı. Sabah ilk Avcılar'a gittik. Hayatımız boyunca karşılaşmak istemediğimiz bir tablo ile karşılaştık. Enkazın altına seslenenler. Bugün Allah öyle manzaralarla karşılaştırmasın. Oradan ayrılarak Yalova'ya geçmek istedik. Binali Bey İDO'nun genel müdürüydü. Sağ olsun yardım etti ve karşıya geçtik. Bambaşka bir manzara vardı. Saat 11 veya 12. Onlarca ceset var, herkes koşturuyor. Büyük bir karmaşa, kaos olduğu ortadaydı. Gecenin yarısında Gölcük'e varabildik. Kriz yönetiminden ziyade risk yönetimine öncelik veren, bütünleşik afet yönetim sistemini uyguluyoruz. Bu sistem, tehlike ve risklerin önceden tespitini; olabilecek zararları önleyecek veya en aza indirecek önlemlerin alınmasını; afet anında etkin müdahale ve koordinasyonun sağlanmasını ve afet sonrasında iyileştirme çalışmalarının bir bütünlük içerisinde yürütülmesini öngörmektedir. Bugün Türkiye'nin AFAD Başkanlığı koordinesinde oluşturulmuş bir 'afet yönetimi strateji belgesi ve eylem planı' vardır. Bu plan, afet öncesi, afet anı ve afet sonrasını kapsayan bunların içinden Türkiye afet müdahale planı, halihazırda yürürlükte olan Elazığ ve Malatya depremlerinde ve diğer afetlerde uyguladığımız, afet anı müdahale sürelerini kısalttığını ve zararları azalttığını bizzat müşahede ettiğimiz bir çalışmadır." "BİLİNEN ULUSLARARASI PLAN UYARINCA ÜLKEMİZDE AFET AZALTMA PLATFORMU'NU KURDUK" Soylu, içinde 26 çalışma grubunun bulunduğu planla ilgili olarak da şunları söyledi: "81 ilimizin ayrı afet müdahale planları hazırlanmış ve bunlar AYDES adını verdiğimiz afet yönetim ve karar destek sistemi'ne taşınmıştır. Türkiye afet müdahale planı sayesinde, Allah göstermesin, bir afet anında, bir depremde hangi kurumun ne yapacağı, deyim yerindeyse kimin nereye koşacağı belirlenmiştir ve belki de bir afet kadar kötü olan yanlışın, 'devletin panik yapmasının' kesin olarak önüne geçilmiştir. Burada şu noktaya vurgu yapmak isterim; afet riskini azaltmak, önümüzdeki süreçte en çok ağırlık vereceğimiz konu olacaktır. Bir yerde afet tehlikesi yüksek olsa bile gerekli önlemleri alırsanız, afetin oluşturacağı zarar azalacaktır. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarımızın içinde hem kentsel dönüşüm var, hem doğru yapılaşma adımları var, hem de sosyal farkındalığı  arttırma var. Bu amaçla 'Türkiye afet risk azaltma planı' çalışmalarımız devam etmektedir. İl il oluşturulmaktadır ve önümüzdeki cuma günü ilk olarak Kahramanmaraş ilimizin afet risk azaltma planı devreye alınacaktır. Bunun yanı sıra, 2015 yılında Japonya'nın Sendai şehrinde oluşturulan ve 'Sendai çerçevesi' olarak bilinen uluslararası plan uyarınca ülkemizde Afet Azaltma Platformu'nu kurduk. İlk toplantısı da inşallah çarşamba günü gerçekleştirilecektir." "ÜLKEMİZ İNSANLARA EL UZATMADA VE HAYIR DUASI ALMADA ÇITAYI YÜKSELTMİŞTİR" Bakan Soylu, "Türkiye afet yönetiminde hemen her gün modern adımlar atmaktadır. AFAD başkanlığımız, daha şimdiden konusunda bir dünya markası olmuştur. 1999'da sadece 50 adet deprem gözlem istasyonu olan Türkiye, bugün 1100 istasyonla Avrupa'nın ikinci büyük gözlem ağına sahiptir. Ülke genelinde 18 bin 130 adet acil durum toplanma alanımız var. Afete hazır Türkiye projesiyle sadece 2020 yılında 1.3 milyon, projenin tamamında ise 13 milyon kişiye ulaştık.  AFAD eliyle sadece kendi ülkemizde değil, 5 kıtada ve 60 ülkede arama kurtarma, insani yardım, hasta transferi gibi pek çok faaliyet yürüten ülkemiz, afet yönetiminde sivil toplum kuruluşlarımızla da etkin bir koordinasyon sağlayarak, insanlara el uzatmada ve hayır duası almada çıtayı yükseltmiştir.  İdlib'de, Afrika'da, Elazığ depreminde, Bingöl Karlıova depreminde ve diğer pek çok hadisede, sivil toplum kuruluşlarımızla el ele çok güzel işler yaptık.
Karlıova - 15.8.2020
Türk Kızılay'dan Marmara Depremi'nin 21. yılına özel farkındalık çalışmaları
Kızılay'ın her zaman olduğu gibi bu felaketlerde de milletinin yanında olduğunu belirten Kınık, şu bilgileri verdi: "1999 Marmara Depremi'nde de Kızılay, 7 ayrı bölgede çadırıyla gıdasıyla battaniyesiyle sıcak yemeğiyle yüz binlere yardım ulaştırırken, hemen ardından yaşanan Düzce Depremi'nde de vazifesinin başındaydı. Tüm bu felaketlerden özellikle de büyük Marmara Depremi'nden alınan derslerle artık daha güçlü bir Kızılay var. Tüm organizasyon yapısını yenileyen, ekip ve ekipmanları eğiten-yenileyen Kızılay, 2003'te Bingöl'de, 2004'te Aşkale'de, 2005'te Karlıova ile Hakkari'de, 2010'da Karakoçan'da, 2011'de Simav ve Erciş'te, 2017'de Ayvacık ve Samsat'ta, içinde bulunduğumuz yılda da Elazığ ile Malatya, Başkale ve Karlıova'daki depremlerde milletinin yarasını daha hızlı sarmanın gururunu yaşadı.
Karlıova - 12.8.2020
Karlıova Kaymakamı Özdemir, görevine başladı
Karlıova Kaymakamlığına atanan Sedat Özdemir göreve başladı.
İmsak04:37
Öğle12:17
İkindi15:39
Akşam18:20
Yatsı19:37
BİNGÖL
Yönetmen Sekiz Yüz
Tür Savaş
BİNGÖL
Yönetmen Ajan Jade Black
Tür Aksiyon
BİNGÖL
Yönetmen Cin Baskını
Tür Korku
BİNGÖL
Yönetmen Randıman
Tür Komedi
Haberler.com’un şehir sayfaları, Türkiye’nin 81 iline ait en güncel haberleri, gündeme dair fotoğrafları ve son dakika gelişmelerini bir arada sunuyor. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerine ait politika, spor, genel kültür ve en yerel gelişmeleri okuyabileceğiniz Şehir Sayfaları’nda illere göre günlük hava durumu, namaz vakitleri ve sinema seans bilgilerine de ulaşabilirsiniz.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Karlıova Haber, Karlıova Son Dakika Haberleri - Haberler - Karlıova haber sayfamızda Karlıova haberleri okuyabilir, Karlıova son dakika haberleri ve güncel Karlıova gelişmelerini görebilirsiniz. Büyük İstanbul depremiyle ilgili konuşan Gazi Üniversitesi profe
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 25.9.2020 07:47:17. #1.14#
title