Bakan Işıkhan, "Yükseköğretimde Yeterlilik ve Tanınırlık Programı"nda konuştu:
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
- "Eğitim ile istihdamı daha güçlü buluşturan, beceriyi ve emeği esas alan, kalite güvencesini önceleyen bir ulusal yeterlilik sistemini hep birlikte geliştireceğiz" "MYK çok önemli bir görev üstlenmektedir. Bugün 27 sektörde, 900'ü aşkın ulusal meslek standardımız, yaklaşık 700 ulusal yeterliliğimiz ve 250'yi aşkın yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşumuz bulunmaktadır. Düzenlenen mesleki yeterlilik belgesi sayısı ise 3,5 milyonu aşmıştır"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Eğitim ile istihdamı daha güçlü buluşturan, beceriyi ve emeği esas alan, kalite güvencesini önceleyen bir ulusal yeterlilik sistemini hep birlikte geliştireceğiz." dedi.
Bakan Işıkhan, bir otelde düzenlenen Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Yükseköğretimde Yeterlilik ve Tanınırlık-Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) Logo Kullanım Hakkı Buluşması Programı'na katıldı.
Bu yıl MYK'nin kuruluşunun 20. yılı olduğunu belirten Işıkhan, kurumun geride kalan 20 yılda, mesleki yeterlilik sisteminin gelişimine, nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine ve eğitim ile çalışma hayatı arasındaki bağın kuvvetlendirilmesine önemli katkılar sağladığını söyledi.
Dünyada ekonomilerin rekabet gücünü belirleyen unsurların hızla değiştiğine dikkati çeken Işıkhan, şöyle konuştu:
"Artık kalkınmanın en stratejik kaynağı bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren, becerilerini yenileyebilen ve emeğiyle değer oluşturan insandır. Ancak bizler, insanı yalnızca ekonomik üretimin bir unsuru olarak gören bir anlayışın ve medeniyetin mensupları değiliz. Bizler, emeğe değer veren, bilgiyi hikmetle, beceriyi ahlakla, üretimi insan onuruyla buluşturan köklü bir medeniyetin mirasçılarıyız. Ahilik geleneğimizden aldığımız bu anlayışı çağımızın bilimi, teknolojisi ve yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturmak zorundayız. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya koyduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonumuz da güçlü üretim kapasitesini, ileri teknolojiyi ve nitelikli insan kaynağına dayanan bir kalkınma anlayışını esas almaktadır."
Işıkhan, Bakanlık olarak hedeflerinin daha fazla istihdam oluşturmanın yanı sıra, vatandaşların becerilerini geliştirmek ve mevcut yetkinliklerinin çalışma hayatında karşılık bulmasını sağlamak olduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu noktada Mesleki Yeterlilik Kurumumuz çok önemli bir görev üstlenmektedir. Bugün 27 sektörde, 900'ü aşkın ulusal meslek standardımız, yaklaşık 700 ulusal yeterliliğimiz ve 250'yi aşkın yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşumuz bulunmaktadır. Düzenlenen mesleki yeterlilik belgesi sayısı ise 3,5 milyonu aşmıştır. Bu rakamlar, 20 yılda oluşturduğumuz güçlü kurumsal kapasitenin somut göstergeleridir."
"Mesleki yeterlilik sistemimizi, geleceğin ihtiyaçlarına uygun yapıya dönüştürmeliyiz"
Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yeni üretim teknolojilerinin mesleklerin yapısını ve ihtiyaç duyulan becerileri hızla değiştirdiğini vurgulayan Işıkhan, bu nedenle mesleki yeterlilik sisteminin, geleceğin mesleklerini ve beceri ihtiyaçlarını öngören bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini bildirdi.
Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu doğrultuda, Türkiye Yüzyılı Milli Yeterlilik Programı anlayışıyla yeni mesleklere yönelik standartların geliştirilmesini, hayat boyu öğrenmenin desteklenmesini, dijital belgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve kalite güvencesinin güçlendirilmesini hedefliyoruz. Bütün bu çalışmaları, başta Milli Eğitim Bakanlığımız ve Yükseköğretim Kurulumuz olmak üzere, ilgili kurumlarımız ve sosyal taraflarımızla işbirliği içerisinde yürütmeye devam edeceğiz."
Ulusal yeterlilik sisteminin en önemli unsurlarından bir tanesinin Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi olduğuna işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:
"Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi, ülkemizde farklı öğrenme yollarıyla kazanılan yeterlilikleri ortak bir yapı içerisinde buluşturan ve kalite güvencesini esas alan ulusal bir çerçevedir. Bunun 2017'de Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi'ne referanslanması, yeterliliklerimizin uluslararası karşılaştırılabilirliği ve tanınırlığı bakımından önemli bir adım olmuştur. Bugün üniversitelerimizle gerçekleştirdiğimiz bu buluşma da söz konusu sürecin somut sonuçlarından biridir."
Işıkhan, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosunun, kalite güvencesinin, şeffaflığın ve yeterliliklerin tanınırlığının önemli bir göstergesi olduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosu, öğrencilerimizin kazandıkları bilgi ve becerilerin güvenilirliğini, mezunlarımızın yeterliliklerinin anlaşılabilirliğini ve eğitim ile çalışma hayatı arasındaki bağı güçlendirmektedir. Geldiğimiz noktada, 162 üniversitemizdeki ilgili yükseköğretim programlarının yeterlilikleri Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi'ne yerleştirilmiş ve bu programlar TYÇ logosu kullanım hakkı kazanmıştır. Bu gelişmeyi, yükseköğretim sistemimizin kalite güvencesi ve uluslararası tanınırlığı bakımından son derece kıymetli buluyorum. Elbette hedefimiz, bu kazanımı daha ileriye taşımak, bütün üniversitelerimizde kalite güvencesi sağlayan programların Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi kapsamında daha geniş biçimde yer almasını sağlamaktır. Bu vesileyle yükseköğretimde kalite güvencesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları dolayısıyla Sayın Başkanımız nezdinde Yükseköğretim Kurulumuza, Yükseköğretim Kalite Kurulumuza ve ilgili akreditasyon kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün TYÇ logo kullanım hakkı kazanan programlarıyla bu başarıya katkı sağlayan üniversitelerimizi, değerli rektörlerimizi, akademisyenlerimizi ve bütün üniversite mensuplarımızı gönülden tebrik ediyorum."
"MYK'nin 20 yıllık birikimini daha ileriye taşıyacağız"
Bakan Işıkhan, vatandaşların bilgi ve becerilerinin uluslararası çalışma hayatında da daha güçlü biçimde tanınmasını hedeflediklerini belirtti.
Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile kurdukları ilişkiyi, Europass faaliyetlerini ve uluslararası işbirliklerini bu bakımdan önemsediklerini belirten Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
"Aynı zamanda Türk dünyasındaki kardeş ülkelerimizle meslek standartları ve yeterliliklerin karşılıklı tanınması alanlarında işbirliğimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. İnanıyorum ki nitelikli insan kaynağımızın uluslararası tanınırlığını güçlendiren her adım, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize de önemli katkılar sağlayacak. MYK'nin 20 yıllık birikimini, üniversitelerimizin bilimsel kapasitesi ve çalışma hayatımızın ihtiyaçlarıyla buluşturarak daha ileriye taşıyacağız. Eğitim ile istihdamı daha güçlü buluşturan, beceriyi ve emeği esas alan, kalite güvencesini önceleyen bir ulusal yeterlilik sistemini hep birlikte geliştireceğiz. Bu vesileyle, bugünkü organizasyona ev sahipliği yapan Mesleki Yeterlilik Kurumumuzu, Kurum Başkanımızı ve bütün çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum."
















