Bahçeli: Unutulmasın Ki, Özrün Ötesi Olduğu Gibi İhanetin de Ötesi Bulunmaktadır

Bahçeli: Unutulmasın Ki, Özrün Ötesi Olduğu Gibi İhanetin de Ötesi Bulunmaktadır
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.

Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, bölücü terörünü bırakarak İçişleri Bakanı ile uğraşmanın PKK'nın değirmenine su taşımaktan farksız olduğunu belirten Bahçeli, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in çıkışlarının yüreklere su serptiğini ve takdir topladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Uludere'de ölenler için özrün de ötesi bir durum var diyerek kendi üzüntüsünü dile getirdiğini hatırlatan Bahçeli, "Unutulmasın ki, özrün ötesi olduğu gibi, ihanetin de ötesi bulunmaktadır" diye konuştu.

İstanbul'un fethedilişinin 559. yıldönümünü iftiharla kutladıklarını belirterek, Bahçeli, "Maalesef AKP hükümetinin milli bayram ve özel günlere yönelik şaşı bakışından fetih kutlamaları da nasibini almıştır. Bu kapsamda Belgradkapı'daki tarihi birliğin surlara hücumu ve sancakların surlara dikilmesi ile Fatih'in gemileri karadan yürütmesinin canlandırıldığı törenlerin bu yıl yapılmayacağı anlaşılmıştır. İktidar zihniyeti ne yaparsa yapsın İstanbul'un fethi gönüllerde ilelebet yaşayacak ve ebediyete kadar Türk milletinin onuru ve menkıbesi olmayı sürdürecektir. İnanıyorum ki, 559 yıl önceki fetih ruhu gün gelecek yeniden dirilecek, Milliyetçi Hareket bu defa da iktidar burçlarına milletimizin himmetiyle Üç Hilali bir kez daha asacaktır" diye konuştu.

"AKBABALAR GİBİ ULUDERE'YE ÜŞÜŞMÜŞLER"

Bahçeli, "Uludere etrafında kurulan kan borsasında bölücülük yatırımı yapan, bölünme hisselerine varını yoğunu yatıran çevreler ateşle oynadıklarını göremeyecek kadar şuurlarını askıya almışlardır. Şu talihsizliğe bakınız ki; neredeyse herkes Uludere sözcüsü kesilmiş, Uludere bilirkişiliğine soyunmuş ve Uludere'den rant elde etmenin kurnazlığından medet ummuştur. AKP, CHP, BDP ve PKK aynı ihanet masasının dört ayağını oluşturarak akbabalar gibi Uludere'ye üşüşmüşler ve kendi paylarına ne düşeceğinin derdinde olmuşlardır.Bu fırsat ve ganimet düşkünlerinin tahrik edici üslubu, husumet ve hiddeti özendiren beyanları milletimizin karşı karşıya kaldığı en vahim ortamlardan birisine kapı aralamıştır" dedi.

"MİLLETÇE AĞIR BEDELLER ÖDENMİŞTİR"

PKK'lı ölüm mangalarının kullandığı ağır silahların, cephanelerin ve patlayıcıların yük hayvanları vasıtasıyla Irak'tan sınırlara sokulduğunun bilinen bir gerçek olduğunu belirten Bahçeli şunları söyledi: "Çoban diyerek görmezden gelinen, kaçakçı diyerek ihmal edilen ve zamanında önlem alınmadığından büyük diyetlerin ödendiği saldırılarda çok sayıda Mehmetçiğimiz şehit düşmüş ve milletçe ağır bedeller ödenmiştir. Bu nedenle, bölücü terör örgütü mensuplarının, Irak'ın Kuzeyinden sınırlarımıza geçerek yakın askeri birlik ve üs noktalarına eylem yapacağına dönük bilgi ve istihbaratlar sonucunda, 28 Aralık 2011 günü Irak sınırları içinden hudutlarımıza doğru bir gurubun hareketliliğine müdahale edilmiş ve hiçbir şey tesadüfe bırakılmamıştır. Üstelik sınır bölgemizdeki yük hayvanlı kalabalık, insansız hava araçları tarafından da tespit edilmiştir. Söz konusu gurubun bulunduğu ve geçtiği bölgenin teröristler tarafından sıkça kullanılan bir yer olması ve daha önceki acı tecrübelerin bilinciyle hareket edilmesi neticesinde bölge Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ateş altına alınmıştır. Bunun sonucunda ise 34 kişi ölmüş ve son tahlilde de ülkemiz hala tazeliğini muhafaza eden bir dizi sorunla yüz yüze kalmıştır."

"ULUDERE VAKASI BÖLÜNMEYİ PLANLAYANLARIN EKMEK KAPISI OLDU"

Uludere üzerindeki sis perdesinin kaldırılmasını önemle beklediklerini söyleyen Bahçeli, "Ancak o günden bugüne kadar, Uludere vakası siyasetin ve bölünmeyi planlayanların geçim ve ekmek kapısı olmuş ve bu uğurda onursuzca bir rekabete girilmiştir. Bu aşamada bir an için düşünmenizi ve şu sorular çerçevesinde etraflıca yorum yapmanızı istiyorum: Şayet sınırda görülen kalabalık kaçakçı diyerek görmezden gelinseydi ve sonrasında da herhangi bir karakol ya da askeri varlığımıza saldırı düzenlenip analar ağlasaydı; şehitler bayrağa sarılı şekilde baba ocaklarına ateş gibi düşseydi bunun hesabını kim ya da kimler nasıl verebilecekti? Uludere'de ölenlerin ailelerine 123 bin lira tazminatı hemen yetiştirenler, şehidin, gazinin hakkını neyle ödeyecekler, yetim yavruların, dul kalan gelinlerin ve gözyaşlarına boğulan elleri öpülesi anaların, babaların yüzüne nasıl bakacaklardır? Gerçi nasıl olsa bu kafa yapısına göre şehit kelle, Uludere'dekiler mağdur ve hatta şehit, teröristler gerilla, terörist başı ise sayın diyerek taltif görmektedir" diye konuştu.

"BAKANIN ÇIKIŞLARI YÜREKLERE SU SERPMİŞ VE TAKDİR TOPLAMIŞTIR"

"Bölücü terörü bırakarak İçişleri Bakanıyla uğraşmak PKK'nın değirmenine su taşımaktan farksızdır" diyen Bahçeli şöyle devam etti: "Uludere'ye giden AKP'li milletvekillerinin PKK'yla aynı üslubu takınmalarından rahatsız olmayan güruhun, İçişleri Bakanı'nın çıkışından gocunması neye ve kime hizmet ettiklerini açıkça kanıtlamıştır. Samimiyetle söylemek isterim ki söz konusu bakanın çıkışları yüreklere su serpmiş ve takdir toplamıştır. Bizim açımızdan zaman zaman üslup hataları görülse bile, Sayın İçişleri Bakanı görevini beklenen kadar olmasa da iyi niyetle yerine getirmektedir. Kaldı ki, Başbakan Erdoğan'ın dil sürçmeleri, üslup konusunda defalarca pot kıran sicili kimsenin baş edemeyeceği kadar fazladır."

"ÖZRÜN ÖTESİ OLDUĞU GİBİ, İHANETİN DE ÖTESİ BULUNMAKTADIR"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Uludere'de ölenler için özrün de ötesi bir durum var diyerek kendi üzüntüsünü dile getirdiğini hatırlatan Bahçeli, "Unutulmasın ki, özrün ötesi olduğu gibi, ihanetin de ötesi bulunmaktadır. İçişleri Bakanı'nın açıklamalarından sonra, AKP'nin bu sınırı geçtiği ve aldığı millet emanetine leke sürdürdüğü ayan beyan netlik kazanmıştır. AKP, Uludere'de PKK'nın tuzağına düşmüş ve burada kapana sıkışmıştır. Bunun için Başbakan'ın, sözde uluslararası karalama kampanyalarını gerekçe göstererek işin içinden sıyrılmaya çalışması ve bugün dile getireceği bahanelerle avunacak olması ileri düzeyde abesle iştigaldir. Başbakan Erdoğan'ın çelişkili tavrı, sarsak duruşu, konuyu farklı mecralara çeken sinsiliği ve operasyonu sahiplenmeyen mesajları Uludere girdabını gittikçe büyütmekte ve derinleştirmektedir" dedi.

"TEKSAS'DA MİTİNG YAPARAK OBAMA'NIN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ OLDUĞUNU KAYIT ALTINA ALMASI MÜMKÜN OLABİLECEK"

Wall Street Journal Gazetesi'nin, Uludere olayının ABD'nin verdiği istihbarat üzerine gerçekleştirildiğini bildirmesinin Başbakan'ı tedirgin ettiğini belirten Bahçeli şunları söyledi : "Bunun üzerine bu gazete yayının, Amerika'daki seçimler sebebi ile Obama'nın iktidarını zora düşürme gayreti içerisinde olduğunu Başbakan Erdoğan yüzü kızarmadan ifade etmiştir. Bu pişkinliğin sonucunda kendisinin, ABD'deki seçim atmosferine ve propaganda ortamına Obama lehine müdahil olması şaşırtıcı olmayacaktır. İşi buraya kadar getiren Sayın Başbakan'ın, bundan sonra, mesela Teksas'da bir miting yaparak Obama'nın Türkiye temsilcisi olduğunu tescil ve kayıt altına alması mümkün olabilecektir. Geldiğimiz bugün süreçte, Başbakan Erdoğan'dan beklentimiz Türk devletinin itibarını yıpratmaması ve sorumluluğunun gereğini yaparak elim Uludere hadisesini tüm yönleriyle kamuoyuna açıklamasıdır. Bundan korkmamalı ve çekinmemelidir."

"CANLI BOMBALAR SEYİR HALİNDE, İBLİSİN YOL ARKADAŞLARI FAAL DURUMDADIR"

2012 yılının ilk beş ayında 23 kişinin şehit olduğunu belirten Bahçeli, "Terörün hain eylemlerini buradan bir kez daha lanetliyorum. Bölücü eylemler artık milletimizin sabrını taşırma noktasına kadar getirmiştir. Gerçekten de bıçak kemiğe dayanmış ve millet vicdanı infial haline geçmiştir. Türkiye'nin her yanı terörün meşum hedefi haline gelmiştir. Şehirlerimiz tehdit, milletimiz risk altındadır. Canlı bombalar seyir halinde, iblisin yol arkadaşları faal durumdadır. Bu kapsamda mezkur sorumuzu tekrarlamak ve milletimizin verilecek karşılığı acilen beklediğini kararlılıkla ifade etmek istiyorum: 'MİT eski müsteşar yardımcısının dile getirdiği, metropollere PKK tarafından yerleştirilen ve vatandaşlarımızı vahşice öldürmeye ayarlı bombalar hangi şehirlerimizdedir? Bu konuda bir tedbir alınmış, failler yakalanmış mıdır?' Eğer Başbakan Erdoğan ve hükümeti; zerre kadar millet sevgisi ve Allah korkusu taşıyorsa bu sorunun cevabını bir an önce vermelidir. Beklemeye tahammülümüz, gecikmeye hoşgörümüz asla yoktur" diye konuştu.

"YETER Kİ MEMURA ZAM VERİLSİN, NAMI AKP'DE KALSIN"

Konuşmasının son bölümünde hükümetin memurlara teklif ettiği zam oranlarını değerlendiren Bahçeli, "AKP iktidarları döneminde memurlar ezilmiş, dışlanmış, hakir görülmüş ve eziyete maruz kalmışlardır. Hak arama çabaları, geçim zorluklarını hafifletme arayışları her defasında iktidarın duvarına çarpmış ve sonuçsuz kalmıştır. Alan değil veren el olmakla her fırsatta övünen Başbakan memurun hakkını bile bile gasp etmiştir. Son söz olarak diyeceğim şudur: Yeter ki memura zam verilsin, namı AKP'de kalsın. Yeter ki memur rahat olsun, gamı kaybolsun, bunun şeref payesi de hükümete düşsün.Memurlarımızın sesine kulak verilmesini, feryatlarının duyulmasını hararetle istiyor ve tüm gücümle yanlarında olduğunu belirmeyi bir görev addediyorum" dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı