Avrupa'nın değişen güvenlik mimarisinde "Avrupa Güvenlik Konseyi" fikri tartışılıyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
+7 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Avrupa Reform Merkezi Direktör Yardımcısı Ian Bond: "Türkiye bir NATO üyesi. Avrupa güvenliği hakkında konuşup Türkiye'yi bu tartışmanın dışında bırakabileceğinizi düşünmüyorum" Kent Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Richard G. Whitman: "AB üyelerinin yanı sıra İngiltere, Norveç, Ukrayna ve bazı konularda Türkiye'nin birlikte hareket etmesi gerekiyor"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yıllık Birliğin Durumu konuşmasında dile getirdiği "Avrupa Güvenlik Konseyi" önerisi, Avrupa'nın değişen güvenlik mimarisinde yeni bir mekanizmaya duyulan ihtiyacın yanı sıra olası konseyin kurumsal yapısı, üyelik çerçevesi ve NATO ile AB karşısındaki konumuna ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı.

Von der Leyen, 16 Eylül'de Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu Genel Kuruluna hitap ettiği Birliğin Durumu konuşmasında, Avrupa'nın hibrit saldırılara karşı kendi önlem planına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Güvenlik tehditlerinin görüşülmesi için kullanılan NATO Antlaşması'nın 4. maddesini destekleyecek bir mekanizma kurulması gerektiğini savunan von der Leyen, "Bence artık Avrupa'nın kendi 4. maddesini, yani bir acil durum güvenlik protokolünü oluşturmasının zamanı geldi." dedi.

Von der Leyen, bir üye ülke tarafından devreye sokulabilecek mekanizma kapsamında tüm üyelerin bir araya gelerek Avrupa çapındaki müdahaleyi koordine etmesi, gerilimin tırmanmasını önlemesi ve saldırının etkilerini hafifletmesi gerektiğini söyledi.

Kanada, Ukrayna, İngiltere ve Norveç gibi ortakların da dahil olacağı ve Avrupa'nın güvenliğine odaklanacak bir platformun uzun süredir tartışıldığını hatırlatan von der Leyen, mevcut risklerin niteliğinin ve boyutunun bu konuyu daha acil hale getirdiğini kaydetti.

Von der Leyen, "(Avrupa Güvenlik Konseyi) fikrini hayata geçirmek için çalışacaklarını" ifade etti.

"NATO ve AB'ye rakip değil, tamamlayıcı olmalı"

Kent Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Richard G. Whitman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konseyi, Avrupa'nın güvenlik mimarisindeki kurumsal boşluğu doldurabilecek pragmatik bir model olarak değerlendirdi.

Whitman'a göre Konsey, NATO ile AB arasındaki kurumsal boşluğu kapatırken AB üyeleri ile İngiltere, Norveç, Ukrayna ve muhtemelen Türkiye gibi Birlik dışındaki önemli ortakları üst düzey bir forumda buluşturmalı. Ayrıca Avrupa'nın gerektiğinde bağımsız hareket edebilmesini sağlayacak ortak bir stratejik tutum geliştirmeli, kıtanın farklı bölgelerindeki tehdit algılarını yönetmeli ve NATO'nun Avrupa ayağı ile AB'nin dış politikadaki uyumunu güçlendirmeli.

Konseyin yeni bir askeri komuta ya da NATO'nun 5. maddesine alternatif olmaması gerektiğini belirten Whitman, yapının "bürokratik olarak hafif ancak siyasi olarak etkili" bir formatta çalışmasını önerdi.

Whitman, Türkiye'nin NATO'nun güney kanadı açısından stratejik önem taşıdığına işaret ederek, "AB üyelerinin yanı sıra İngiltere, Norveç, Ukrayna ve bazı konularda Türkiye'nin birlikte hareket etmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ankara için doğrudan daimi üyelik önermeyen Whitman, "Türkiye, siyasi olarak mümkün olduğunda konseye dahil edilmeli." dedi.

Whitman'ın önerdiği modele göre, "Türkiye, ele alınan konuya ve üstlenebileceği işleve bağlı olarak konseye katılmalı."

Kıbrıs meselesinin NATO ile AB arasındaki kurumsal işbirliğini yaklaşık 20 yıldır büyük ölçüde tıkadığını öne süren Whitman, buna rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisinin dışında bırakılamayacağının altını çizdi.

"Önerinin nasıl işleyeceği henüz belirsiz"

Londra merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Reform Merkezi (CER) Direktör Yardımcısı Ian Bond da AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Avrupa Güvenlik Konseyi önerisinin içeriği ve işleyişine ilişkin henüz yeterli ayrıntı bulunmadığını söyledi.

Konseyle NATO arasındaki temel farklardan birinin ABD'nin masada bulunmaması olacağını belirten Bond, oluşumda hangi ülkelerin yer alacağı sorusunun önem taşıdığını vurguladı. Büyük ülkelerin daha güçlü bir sese sahip olmasının muhtemel göründüğünü kaydeden Bond, Rusya'ya sınırı bulunan küçük ülkelerin de güvenlik tartışmalarının dışında bırakılamayacağına dikkati çekti.

Bond, Konseyin karar alan bir yapı olarak çalışmasının zor olabileceğini aktararak AB'nin "karar alma özerkliğini" korumaya önem verdiğini hatırlattı. AB kurumlarının temsilcilerinin, Birlik üyesi olmayan ülkelerin de yer aldığı bir toplantıda 27 üyenin önceden belirlediği ortak tutumdan taviz veremeyeceğini ifade eden Bond, Konseyin karar organından ziyade danışma platformu olarak işleyebileceğini söyledi.

Bu yapının, kararları üyelerinin uyguladığı Avrupa Konseyi veya Kuzey Atlantik Konseyinden çok, Ukrayna konusunda faaliyet gösteren "Gönüllüler Koalisyonu"na benzeyebileceğini dile getiren Bond, daimi ve dönüşümlü üyelik konusunda da henüz açıklanmış bir model olmadığına işaret etti.

"Türkiye'yi dışında bırakamazsınız"

Türkiye'nin olası Konseydeki yerine ilişkin Bond, "Türkiye bir NATO üyesi. Avrupa güvenliği hakkında konuşup Türkiye'yi bu tartışmanın dışında bırakabileceğinizi düşünmüyorum." dedi.

Türkiye'nin katılımının, çözülmesi gereken siyasi sorunlara bağlı olduğunu vurgulayan Bond, "Türkiye konusunda en açık soru Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) konumudur. GKRY, AB'nin tam üyesi ancak Türkiye hükümeti tanımıyor. Bir üyenin diğerini tanımadığı Avrupa Güvenlik Konseyi ile nasıl ilerleyebilirsiniz? Bunlar son derece zor siyasi meseleler ve şu anda hızla çözülebileceklerini düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.

Ankara'nın yalnızca belirli konular kapsamında katılması ihtimaline de değinen Bond, "Türkiye, Ukrayna konusunda Gönüllüler Koalisyonu'nun zaten bir katılımcısı. Katılımı konu bazında düzenlemek isterseniz bunda sorun yok ancak o zaman elinizde gerçek anlamda bir Avrupa Güvenlik Konseyi olmaz." diye konuştu.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.