Dha Yurt Bülteni-5

Dha Yurt Bülteni-5

5 Şehidin cenazesi memleketindeTÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de sürdürdüğü, Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit düşen Piyade Astsubay Üstçavuş Hasan Kuş'un (33) cenazesi memleketi Mersin'in Anamur ilçesine getirildi.

Dha Yurt Bülteni-5

DHA YURT BÜLTENİ-5 

Şehidin cenazesi memleketinde

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de sürdürdüğü, Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit düşen Piyade Astsubay Üstçavuş Hasan Kuş'un (33) cenazesi memleketi Mersin'in Anamur ilçesine getirildi.

Piyade Astsubay Üstçavuş Hasan Kuş'un cenazesi helikopterle getirildiği Anamur Stadı'nda Kaymakam Mehmet Kurtoğlu, Belediye Başkanı Mehmet Türe, şehidin ailesi, yakınları ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Şehit Kuş'un cenazesi helikopterden alınıp askerler tarafından taşındığı sırada bir çocuk annesi eşi Alime Kuş 'Hiç ağlamadım' diye seslendi. Daha fazla dayanamayan şehit eşi fenalaşınca sağlık ekipleri müdahale etti. Anne Ümmü Kuş, şehit oğlu için ağıt yakarken baba Mehmet Kuş'u yakınları ve görevliler teselli etmeye çalıştı. Şehidin kardeşi İbrahim Kuş, giydiği askeri kamuflajla şehit kardeşini karşılaştığı sırada gözyaşlarına hakim olamayınca acılı baba Mehmet Kuş, oğluna sarılıp birlikte gözyaşı döktü. Şehit Hasan Kuş, öğle namazının ardından Anamur Otogar Cami'nde düzenlenecek törenin ardından Akine Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

Stadyumdan görüntü

Şehidin yakınları ve protokol

Kaymakam ve şehit babası şehit kardeşini teselli ederken

Helikopter gelirken

Şehit eşinin görüntüleri

Protokol ve vatandaştan görüntü

Komutanlardan görüntü

Helikopterden şehidin naşı alınırken 

Cenaze aracına konulurken

Yakınlarının feryadı

Eşinin fenalaşması

Helikopter Türk Bayrağı ve vatandaşlarla birlikte havadan görünecek açıdan çekimi

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Mithat ÜNAL/ANAMUR(Mersin),  

========================================

Hırsız, bir işyerinden laptopu 8 saniyede çalarak kayıplara karıştı  

ANKARA'nın Kahramankazan ilçesinde kimliği belirlenemeyen bir hırsız, gündüz saatlerinde girdiği işyerinin masaüstünde duran laptopu 8 saniyede çalarak kayıplara karıştı. Hırsızlık anları güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı.

Olay, Kahramankazan ilçesi Atatürk Mahallesi 29 Mayıs Caddesi üzerinde hafriyat işi yapan bir firmanın bürosunda meydana geldi. Misafirini ağırlamak için büronun asmakatına çıkan işletme sahibi Halil Büyükorhan, 10 dakika sonra misafirini uğurlarken masa üstünde duran laptopunun olmadığını fark etti. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen işyeri sahibi Halil Büyükorhan işletme hesaplarının bulunduğu laptop bilgisayarının bir hırsız tarafından çalındığını gördü.

Olay yerine gelen polis ekipleri güvenlik kamerası kayıtlarında yüzü görünen ve eldiven takmadığı fark edilen hırsızın bilgisayarı 8 saniyede çaldığını tespit etti. Polis hırsızın kimliğini belirlemek için çalışma başlattı.

İşletme Sahibi Halil Büyükorhan, "Bu kadar gözü dönmüşlük olamaz. Ben dükkanımdayken, gündüz saatinde cadde üzerinde bir hırsız bu kadar rahat içeriye girip bir şeyler çalıyorsa, diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Allah korosun karşılaşsaydık bize zarar bile verebilirdiö dedi.

Görüntü dökümü

Güvenlik kamerası kayıtları

Polisin olay yeri incelemesi

Genel görüntüler

İşletme sahibi Halil Büyükorhan açıklama

Haber-Kamera: Hasan POLAT/KAHRAMANKAZAN, (Ankara) -

===========================================

Hafif ticari aracın çarptığı motosiklet sürücüsü öldü

SİVAS'ta hafif ticari aracın motosiklete çarpması sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Kaza saat 10.30 sıralarında Yenişehir Mahallesi, Yenişehir kavşakta meydana geldi. Hatice Erdem yönetimindeki 58 BE 448 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu iddiaya göre önce kırmızı ışıkta bekleyen 58 AE 008 plakalı bir araca çarptı. Daha sonra hızını alamayarak önce trafik ışıklarına, ardından kavşaktan geçen Turan Yılmaz yönetimindeki 58 TP 899 plakalı motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet sürücüsü Turan Yılmaz yaralı olarak kaldırıldığı Numune Hastanesinde yaşamını yitirdi. Kazada diğer araç sürücüsü Hatice Erdem ve yanındaki Emir Erdem hafif yaralandı. İki yaralı ambulansla Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine  kaldırıldı. Ayakta tedavi gören Hatice Erdem taburcu olduktan sonra ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Görüntü Dökümü:

-Olay yerinden görüntüler

-Kaza yapan araç ve motosiklet

-Ekiplerin çalışması

-Ölen sürücünün fotosu 

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,

==========================================

Hayvan hırsızları jandarmadan kaçamadı

ANTALYA'nın Serik ilçesinde 6 küçükbaş hayvanı çalıp sattığı belirlenen 4 şüpheli jandarmanın takibi sonucu yakalandı. Bulunan hayvanlar ise sahiplerine teslim edildi.

Serik'te dün akşam Kayaburnu Mahallesi'nde Ziya Kadak'a ait 4 ve Yanköy Mahallesi imamı Muhammer Canlı'ya ait 2 küçükbaş hayvanın çalınmasının ardından İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. Hırsızlık şüphelilerinin kiralık araçla hırsızlığı gerçekleştirdiğini belirleyen jandarma aracın plakasını tespit ederek, araştırmalarını da bu yönde sürdürdü.

Antalya Otogarı'nın yakınlarındaki bir işyerinde hayvanları sattığını belirlenen şüpheliler H.Ç., M.K., A.Y. ve B.B., jandarma tarafından yakalandı. Daha önce Serik ve Aksu ilçelerinde 6 ayrı küçük ve büyükbaş hayvan hırsızlığına karıştığı belirlenen şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.

HAYVANLARINI BİSKİVÜYLE BESLEDİ

Şüphelilerin sattığı hayvanlar geri alınarak sahiplerine teslim edildi. İlçe Jandarma Komutanlığı'na gelerek hayvanlarını alan Ziya Kadak jandarmaya teşekkür ederken, hayvanlarını da bisküviyle besledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Hayvan sahipleriyle röportaj

Hayvanlara bisküvi yediren sahibi

HABER- KAMERA: Namık Kemal KILINÇ/SERİK,

==========================================

Ortaokulda 'Dürüstlük Marketi'

BURDUR'da bir ortaokulda kantinin kapanmasının ardından Değerler Eğitimi kapsamında 'Dürüstlük Marketi' açıldı.

Burdur merkez Kemal Solmaz Ortaokulu'ndaki kantinin kapanması üzerine Değerler Eğitimi dersi kapsamında okul koridoruna kasiyeri olmayan 'Dürüstlük Marketi' açıldı. Dürüstlük marketinden alışveriş yapan öğrenciler parasını 'Kasa' yazılı kutunu içine atarak raflardan istediği ürünü alabiliyor.

Öğretmen Hasan Hüseyin Suna, "Okulumuzda kantinimiz kapanınca öğrencilerimiz ihtiyaçları için çevredeki bakkallara gitmek istedi. Okul dışına çıkmaları da tehlikeli olabileceği için şubat ayında Değerler Eğitimi konusu da güvenilir olmaktı biz de böyle bir proje düşündük. Okul Müdürümüz Mustafa Arik ve rehber öğretmenimiz Seda Erçin'in teklifiyle böyle bir uygulama başlattık. Öğrencilerimiz çok memnun oldu. İhtiyaçlarını buradan karşılıyor, okul dışına çıkmamış oluyorlar. Kendilerine güvendiğimiz için bunu yaşayarak öğrenmiş oluyorlar" dedi.

5'inci sınıf öğrencisi Aybüke Yıldırım, "Uygulamadan memnunum. Rahat şekilde alışverişimizi yapabiliyoruz, çeşit bol. Bu uygulama öğretmenlerimizin bize güvendiğini gösteriyor" diye konuştu.

6'ncı sınıf öğrencisi Afra Keskin, "Kantinimiz kapanmıştı. Bu kantinin açılması çok güzel oldu" dedi.

Bayram Mert Altaş da "Bu projeyi çok beğeniyorum. Çünkü öğretmenlerimiz bize güveniyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Öğrenciler alışveriş yaparken

Hasan Hüseyin Suna ile röportaj 

Öğrencilerle röportaj

Detay

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

==========================================

Gazipaşa'dan hormon ve ilaç iddialarına tepki

ANTALYA'nın Gazipaşa ilçesinde örtü altında üretilen sebzelerde hormon ve ilaç kalıntısı olduğu yönündeki haberler tepki gördü. Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik, bu tür haberleri yapanlar hakkında dava açacaklarını söyledi.

Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik, bazı haberlerde tarım ürünlerinde hormon ve ilaç kalıntısı olduğu yönündeki iddialara tepki gösterdi. Üreticileri seralarda ziyaret ederek domatesin nasıl yetiştiğini gösteren Yusuf Çelik, bu tür haberlerin kasıtlı yapıldığını savundu. 'Akşam dikilir, sabah toplanır, hormonlu ve ilaç kalıntısı var' söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Yusuf Çelik, "Domates 4- 6 ay arasında yetişen bir ürün. Dalından koparıp arı kullanılarak üretilen domatesimizin, tüketici soğuk hava depolarından geldiğini düşünüyor. Dalından koparıp en kısa sürede, taze, hormonsuz ve ilaçsız, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından analizleri yapılmış şekilde tüketiciye ulaşıyor. Ayrıca ürünlerimiz İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından kayıt altındadır. Ürünlerden alınan numunelerde kalıntı olup olmadığı incelenerek tüketiciye ulaşıyor. Ziraat Odası olarak biz bu yalanlar karşısında çok rahatsız olduk. Mahkemeye vererek çiftçimizin emeğini koruyacağız" dedi.

'BİLMEYENLER YORUM YAPIYOR'

Domates üreticisi Tefik Uysal, seralarda arı kullanıldığını, hormon kullanılmadığını belirtirken, ürünler tüketiciye ulaşana kadar yaşanan fiyat farkından yakındı. Üretimin nasıl yapıldığını bilmeyenlerin yorum yaptığını, bunun da fiyatlara olumsuz etki yaptığını aktaran Tefik Uysal, "1 dekar tesisin 70- 80 bin lira maliyeti var. İçinden alacağı yıllık masraflarla 15- 20 bin lira kazanıyor, 5- 6 yılda kendini amorti etmiyor. Çiftçi eskisi gibi değil. Zor durumda. Köylerde gençler çiftçiliğe önem vermiyor" diye konuştu.

'BEBEKLERİMİZE YEDİRİYORUZ'

Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hamdi Fidan da üretilen domateste zararlı madde olmadığını vurgularken, şöyle dedi: "Gazipaşa'da üretilen ürünleri bebeklerimize yediriyoruz. Şimdiye kadar da hiçbir mahsuru çıkmadı. Zaten Gazipaşa, Kumluca ihracata dönük. Her giden sebzenin laboratuvarlarda testleri yapılarak gönderiliyor. Gittiği ülkelerde tekrar analizler yapılarak kontrol ediliyor. Bugüne kadar hiçbir ürünümüz bu şekilde geri dönmedi. Bu tür asparagas haberlere halkımız inanmasın. Gönül rahatlığıyla yiyebilirler."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Domates serasından genel görüntü

Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik ve üreticinin seraya girişi – Domatesler, çiçek tutumu için salınan arı ve çalışan işçilerden detay

Domatesten genel ve detay görüntüler

RÖP 1: Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik

RÖP 2: Üretici Tefik Uysal

RÖP 3: Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Hamdi Fidan

HABER- KAMERA: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya),

===========================================

Maden şehitlerini ayıran yasa tasarısına tepki

KÖMÜR madenlerinde meydana gelen iş kazalarında ölen sigortalıların yakınlarına tanınan kamuda istihdam hakkının 10 Haziran 2003 ile 13 Mayıs 2014 tarihleri arasında hayatını kaybedenlerin yakınlarını kapsaması, Türkiye'nin en büyük taşkömürü havzası Zonguldak'ta tepki çekti.

Başbakan Binali Yıldırım'ın geçen 20 Ocak'ta partisinin Zonguldak 6'ncı Olağan İl Kongresi'ndeki, "Zonguldak kömür işletmesinde vefat eden kardeşlerimize de şehitlik mertebesi veriyoruz ve onların birer yakınlarını da kamuda işe alıyoruz" açıklaması kentte sevinçle karşılandı. Ancak, Bakanlar Kurulu'nun, 2 Şubat 2018 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na gönderdiği 75 maddelik torba kanun tasarısının 65'inci maddesinde '10 Haziran 2003 tarihi ile 13 Mayıs 2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yeraltı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilmelerine imkan sağlanması amaçlanmaktadır' denildi. Türkiye'nin en büyük taşkömürü havzası olan Zonguldak'ta, yasa tasarısındaki maddenin belirli bir süreyle sınırlandırılmasıyla sevinç, yerini tepkiye bıraktı. 

GMİS ÖLEN MADENCİLERİN İSTASTİĞİNİ ÇIKARDI

Genel Maden işçileri Sendikası'nın (GMİS) yaptığı araştırmada,10 Haziran 2003 ile 13 Mayıs 2014 tarihleri arasındaki Zonguldak'ta kamu ve özel sektör maden ocaklarında iş kazası sonucu hayatını kaybeden madenci sayısı 197 olarak tespit edildi. Araştırmada, 3 Mart 1992-13 Mayıs 2014 tarihleri arasında ise TTK'ya ait maden ocaklarında 407, özel sektörde 800 olmak üzere toplam 1207 işçinin öldüğü belirtildi.

'MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİNİ BEKLİYORUZ'

Zonguldak Maden Şehitleri Derneği Başkanı Çetin Yiğit, kamuda istihdam hakkından yararlanamayan maden şehidi ailelerinde yasadan yararlanması için mücadele ettiklerini söyledi. Yasadan birçok ailenin büyük üzüntü yaşadığını ifade eden Yiğit, şöyle konuştu:

"Başbakanımız Zonguldak'a geldiğinde maden şehitlerine şehitlik mertebesi verdiklerini söylediler. Biz umutlandık. Bizim için sevindirici bir haber oldu. Ancak torba yasaya bunun 2003-2014 olarak geçmesi bizi üzdü. Bu birçok ailenin mağdur olması demek. Aileler bize gelip 2003-2014'de arası ölenler şehit de diğerleri şehit değil mi diyorlar. Ben buna cevap vermekte zorlanıyorum. Haklılar. Biz çalışıyoruz ama çalışmayan arkadaşlar var. Onlar için bir şeyler yapmalıyız."

BAKAN SARIEROĞLU İLE GÖRÜŞTÜLER

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Julide Sarıeroğlu ile geçen Salı günü mağduriyetlerin giderilmesi konusunda görüştüklerini anlatan Yiğit, "Taleplerimizi ciddi bir şekilde aldı ve dinledi. Ona teşekkür ederiz. Biz bu konuda mağduriyetin kaldırılması ve 1974'e çekilmesini istedik. Resmi kayıtlara göre 1974'den bugüne Türkiye genelinde 1810 kişi var. Bunu bir şekilde işe girip çalışanları, hatta emekli olanları var. Bu yasadan toplam 700-800 kişinin yararlanacağını düşünüyoruz. Biz bu mağduriyetin giderileceğini umut ediyoruz. Devletimiz her şeyi göremeyebilir. Biz görüp yetkililere bildireceğiz" diye konuştu.

DOĞUKAN DA YASADAN YARARLANAMIYOR

2013'te TTK Kozlu Müessesi'nde 8 işçinin öldüğü metan gazı püskürtmesi sonrası maden ocağı önünde o zaman 14 yaşında olan Doğukan Sarı, gözyaşı dökmüş ve ocaktan çıkan babasına koşarak sarılması herkesi duygulandırmıştı. Sevinci 3 yıl sonra acıya dönüşen Doğukan Sarı, Kasım 2016'da babasını özel maden ocağındaki göçükte kaybetti. Babasını morg kapısında beklerken çekilen fotoğrafıyla tüm Türkiye'yi ağlatan Sarı da yasadan yaralanamıyor.

'BEN ŞİMDİ BABAMIN 2013'DE SAĞ KURTULDUĞUNA MI ÜZÜLEYİM?'

Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi Sarı, yasadaki tarih aralığını görünce hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Yasanın bu haliyle çıkmasının birçok aileyi mağdur ettiğini ifade eden Sarı, şunları söyledi:

"Babam 2013'te 8 işçinin öldüğü kazada yaralı kurtuldu. Ben o zaman çok küçüktüm. 2016'daki göçükten yine çıkar sandık, ama olmadı. Hayat devam ediyor. Şimdi üniversite okuyorum. Bir haber geldi. Maden şehitlerinin yakınlarından 1 kişi işe girecek diye. Sonra yıl sınırını duydum. 2014'e kadar sınır koymuşlar. Ben bu haktan faydalanamıyorum. Babam 2013'de sağ kurtulmuştu. Ben şimdi babamın 2013'de sağ kurtulduğuna mı üzüleyim? Bu kanunu vicdansızlık ve haksızlık gibi görüyorum. Bana benzer birçok kişi mağdur. Kardeşim zihinsel engelli. Aileme bir ben bakabilirim. Hayatımı düzene sokmak varken şimdi düzene sokamıyorsun. Tabi 2013'de ölmediği için üzülecek halim yok. Keşke hiç ölmeseydi, ama elden bir şey gelmiyor. Bu yıl sınırını duyunca bir daha yıkıldım. İnşallah yıl sınırı kalkar. Tek temennimiz bu. Babam yukardan görüyorsa keşke 2013'de ölseydim diyordur. Keşke ölmeseydi de yanımızda olsaydı."

Görüntü Dökümü

-Çetin Yiğit ile röp.

-Doğukan Sarı ile röp.

-Doğukan Sarı'nın morg önünde beklemesi(arşiv)

-Babasının yaralı kurtulduğu zamanki görüntüsü(arşiv)

-Babasının cenazesi(arşiv)

-Maden ocaklarından detay(arşiv)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

=============================================