Dha İstanbul Bülteni - 5

(aktüel görüntüyle geniş haber) 1- ERDOĞAN BAĞCILAR'DA KONUŞTU: 3 BİN 731 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Zeytin Dalı Harekatı) 3 bin 731 terörist etkisiz hale getirilmiş.

Dha İstanbul Bülteni - 5
23.03.2018 17:47 | Son Güncelleme: 23.03.2018 17:47

(aktüel görüntüyle geniş haber

1- ERDOĞAN BAĞCILAR'DA KONUŞTU: 3 BİN 731 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

"(Zeytin Dalı Harekatı) 3 bin 731 terörist etkisiz hale getirilmiş. Tabi şehitlerimiz de var ancak şehitler işte bu teröristlerin bu noktaya gelmesinin vesilesidir ve onun asıl bereketi onlardır" 

"Herkesle dost olmak zorunda değiliz. Ama çıkarlarımızın uyuştuğu herkesle müttefik olabilir"

"Ak Parti ile MHP'nin böyle bir birleşme böyle bir cumhur ittifakı yapması hasımları çıldırtıyor. Onların da kimler olduğu belli" 

Haber: Taner YENER - Kamera: Harun UYANIK/ İSTANBUL DHA

Bağcılar Olimpik Spor Salonu'nda düzenlenen Bağcılar 6. Olağan İlçe Kongresi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Ak Parti İstanbul Milletvekilleri Feyzullah Kıyıklık, Mehmet Metiner, Harun Karaca, partinin il ve ilçe yöneticileri, partililer ve vatandaşlar katıldı. 

Partililerin yoğun ilgisi eşliğinde salona giren Erdoğan rabia işaretiyle karşılık verdi. Erdoğan konuşmasının başında İstanbul ve ilçelerine yaptıkları yatırımlardan bahsetti.  Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatında  3 bin 731 teröristin etkisiz hale getirildiğini söyledi.

"ÇATLASANIZ DA, PATLASANIZ DA BİZ HAK HAKİM OLUNCAYA KADAR BU YOLA DEVAM EDECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ilerledikçe, yükseldikçe, kendi kararlarını alıp kendi imkanlarıyla uygulamaya koydukça; rahatsızlık açıklamaları, endişe beyanları hatta ufak çaplı da olsa politika değişikliği sinyalleri gelmeye başladı. Dikkat ederseniz, Türkiye'nin Afrin operasyonundan ve Afrin şehir merkezine girmesinden rahatsız olanlar, bölgemizdeki insanlık dışı görüntüler karşısında derin bir sessizliğe gömülmüşlerdir. Mesela, Doğu Guta'da binlerce sivil ağır silahlarla katledilirken bunlar hiç rahatsız olmadı, İdlib'de bir okulun öğrencilerinin savaş uçaklarıyla katledilmesinden bunlar hiç endişe duymadılar. Bölücü teröristlerin, ailelerinin elinden zorla kopardığı ve akıbetleri meçhul olan binlerce 13-14 yaşındaki çocuktan bunlar hiç rahatsız olmadı. Mesela Almanya'da hemen her gün bir camimizin bölücü teröristler veya ırkçılar tarafından saldırıya uğraması, bunlarda hiçbir endişeye yol açmıyor. İsveç'te, Hollanda'da benzer saldırlar... Bunlar hiç rahatsız etmiyor. Filistin'de sivil halka uygulanan zulümden bunlar hiç rahatsız olmuyor. Arakan'da binlerce insanın sırf inançlarından dolayı evlerinden edilmesi, bunların on binlercesinin insanlık dışı işkencelerle katledilmesi bunlarda hiçbir tesire yol açmıyor. Bunların duyarlılığı sadece Türkiye'ye karşıdır. Çatlasanız da, patlasanız da biz hak hakim oluncaya kadar bu yola devam edeceğiz. Çünkü bunların vicdanları nasırlı. Türkiye husumeti dışında, kıllarını dahi kıpırdatmazlar" diye konuştu.

 

"HERKESLE DOST OLMAK ZORUNDA DEĞİLİZ"

Erdoğan, "Haklarını yememek lazım. Elbette batı da insan hakları konusunda samimi hassasiyeti olan pek çok kişi var. Mesela 2003 yılında haksız yere evi yıkılan bir Filistinliyi korumaya çalışırken buldozerler tarafından ezilerek katledilen Rachel Corrie'yi unutmayız. Bunun gibi daha çok sayıda örnek var. Bizim itirazımız batı yönetimlerinin sergilediği ve ahlaki hiçbir izahı olmayan çifte standartlara. Türkiye siyasette, ekonomide, diplomaside özellikle de süratle mesafe aldıkça bu tarz husumetlerin süreceği açıkça ortada. Bu durum karşısında yapmamız gereken tek şey, daha çok çalışmak, daha başarılı olmak, daha büyük kazanımlar elde etmektir. Kendimizi bu konuda geliştirdikçe kör husumetlerin yerini, uzlaşma ve işbirliği çabalarının alması kaçınılmazdır. Herkesle dost olmak zorunda değiliz. Ama çıkarlarımızın uyuştuğu herkesle müttefik olabilir" şeklinde konuştu.

 

"BİZE UZATILAN HİÇBİR SAMİMİ ELİ HAVADA BIRAKMADIK, BIRAKMAYIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz dost edinmeye mecburuz, düşmanları azaltmaya... Buna çok çalışacağız, buna gayret edeceğiz. Şimdi bir cumhur ittifakı oluşuyor. Cumhur ittifakıyla işte biz bu mesafeyi alıyoruz. Azı olan konuşabilir hiç önemli değil. Biz cumhur ittifakıyla Türkiye'de bir değişimi dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bu ittifakı da bildiğiniz gibi MHP ile beraber partimiz yapıyor. Bunun artık yetkili kurullarda kararını verdik. Adımımızı da attık. Hayırlı olsun, mübarek olsun. Tabi bunu hazmedemeyenler yok değil var. Olacak. Niye? Zira Ak Parti ile MHP'nin böyle bir birleşme böyle bir cumhur ittifakı yapması hasımları çıldırtıyor. Onların da kimler olduğu belli. Hakiki dostlarımızın kimler olduğunu biliyoruz ve onlarında el üstünde tutuyoruz. Bunun yanında bir müttefikimiz olduğunu iddia edenler var, bir de gerçek müttefikimiz olduğunu iddia edenler var. Onların da kimler olduklarının gayet iyi biliyoruz. İster dostluk için olsun, ister belirli bir alanda iş birliği için olsun bize uzatılan hiçbir samimi eli havada bırakmadık, bırakmayız. Ama aynı eli yumruk olup üzerimize geliyorsa, kimse kusura bakmasın ona da karşılık vermesini biliriz" şeklinde konuştu.

 

"3 BİN 731 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLMİŞ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün itibariyle Afrin'deki mücadelemiz kararlı bir şekilde devam ediyor ve Afrin'de iş bitmeyecek. Afrin'in devamı var. İdlib var, Mümbiç var, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesiyle bunun bütünleşmesi var. Zira bütün mesele oradaki mağdur, mazlum kardeşlerimizi bir an önce yerlerine kavuşturmak yatıyor. Salona girerken sordum, 'sayı itibariyle ne kadar terörist etkisiz hale geldi?' Aldığım rakam şu; 3 bin 731 terörist etkisiz hale getirilmiş. Tabi şehitlerimiz de var ancak şehitler işte bu teröristlerin bu noktaya gelmesinin vesilesidir ve onun asıl bereketi onlardır" dedi.

SAHNEYE ÇIKAN KADINI KÖSE VE DİĞER GÖREVLİLER UZAKLAŞTIRDI

Erdoğan, konuşmasının ardından bir süre sahnenin önündeki vatandaşların kendisine uzattığı notları alarak okudu. Bu sırada Erdoğan ile konuşmak içen sahneye çıkan bir kadını, Erdoğan'ın koruma müdürü Muhsin Köse ve diğer görevliler uzaklaştırdı. Özel harekat polisi üniformalı bir çocukla hatıra fotoğrafı çektiren Erdoğan'a günün anısına Bağcılar İlçe Başkanı İsmet Öztürk tarafından cami figürlü bir hat tablosu hediye edildi. Erdoğan salondan çıkarken partililerle sohbet ederek fotoğraf çektirdi.

 

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı vatandaşların verdiği kağıtları okuması

-Salondan genel detaylar

-Cumhurbaşkanına ulaşmaya çalışan vatandaş

-Cumhurbaşkanının vatandaşla fotoğraf çektirmesi

======================================

2- ERDOĞAN GÜNGÖREN İLÇE KONGRESİNDE KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

" (Reis bizi Membiç'e götür sloganları)  Vakti saati geldiğinde, gerektiğinde, istişarelerimizi yaparız. Eğer gerekirse önce ben yürüyeceğim, ondan sonra siz yürüyeceksiniz" 

Haber: İhsan YALÇIN - Kamera: Güven USTA/ İSTANBUL DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Güngören 6. Olağan İlçe Kongresi'ne katıldı. 

Tozkoparan Spor Salonu'ndaki kongrede  konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda bulunanların "Reis bizi Membiç'e götür" sloganları üzerine, "Vakti saati geldiğinde, gerektiğinde, istişarelerimizi yaparız. Eğer gerekirse önce ben yürüyeceğim, ondan sonra siz yürüyeceksiniz" dedi. 

Erdoğan, "Yüreklerimiz toplu vurduğu sürece, nasıl FETÖ'nün, adeta bu milletin, bu ordunun tankını, topunu kullanmak suretiyle, o beslemeleri vasıtasıyla bu millete ihanet ettiler ya; işte sindirebildiler mi? Hayır. Bölücülerin ve arkasındakilerin tehditleri bizi sindiremeyecektir" şeklinde konuştu.

"BİZ PAZARA KADAR DEĞİL, MEZARA KADAR YOL YÜRÜMEYE AHİTLEŞMİŞ İNSANLARIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu davaya gönül vermiş, kendini bu hareketin bir neferi olan gören hiçbir kardeşimin küsmek, darılmak, yorulmak gibi bir mazereti olamaz. Biz pazara kadar değil, mezara kadar yol yürümeye ahitleşmiş insanlarız. Biz son nefesimize kadar ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi kendimize görev bilmiş dava adamlarıyız. Bizde görev sorumluluktur" dedi 

"AK PARTİ'NİN GELECEĞİ İLE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ ADETA İÇ İÇE GEÇMİŞTİR"

Erdoğan, "Bizim dava ahlakımızda, makam, mevki ve koltuklar sadece millete daha iyi hizmet etmenin bir aracıdır. Bunların amaç haline getirilmesine bugüne kadar izin vermediğimiz gibi bundan sonra da göz yummayız. Bize verilen tüm imkanların, aynı zamanda bizim için bir imtihan vesilesi olduğunu unutmadan çalışmalıyız. 2019 seçimlerine kadar, AK Parti'nin hizmet bayrağını çok daha yükseklere çıkarmanın mücadelesini vermeliyiz. Şu gerçeği bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız; Ak Parti'nin geleceği ile Türkiye'nin geleceği adeta iç içe geçmiştir. Bu hareket ne kadar sağlam durursa, ülkemiz de, milletimiz de o kadar güçlü olur" şeklinde konuştu. 

"TOPLAMDA 6 BİN KONUTU KAPSAYAN TOZKORAPAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİNDE İLK ADIM ATILDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un en önemli kentsel dönüşüm projelerine ev sahipliği yapan ilçemizde 8 noktada çalışmalar sürüyor. Toplamda 6 bin konutu kapsayan Tozkoparan kentsel dönüşüm projesinde ilk adım atıldı. Yerinden dönüşüm anlayışıyla hem kentin hafızasına saygı duyan hem de mahalle kültürünü yaşatan 7 kat sınırıyla ilçemizi yüksek binaların tasallutuna sokmayacak olan bu projeleri ben de yakında takip ediyorum" dedi. 

Görüntü Dökümü:

----------------------

Erdoğan'ın açıklamaları

Detaylar 

=======================

3- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN GÜNGÖREN'DE KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

"Onlar sakalımızı tıraş ettiler, biz onların kollarını kestik. Kesilen sakal daha çok gür biter biliyorsunuz. Ama kol yerine gelmez" 

Haber: İhsan YALÇIN - Kamera: Güven USTA/ İSTANBUL DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Güngören 6. Olağan İlçe Kongresi öncesinde, Güngören'de  kendisini bekleyenlere seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka devlet tanımıyoruz. Birileri paralel devletten bahsediyor, öbürleri PKK. Kendine göre bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Ne dedik; bak yanlış yapıyorsunuz, biz öyle bildiğiniz gibi bir yönetim değiliz, öyle anladığınız gibi bir hükümet değiliz. Eğer doğru dürüst bu parlamentoda duracaksanız durun, dağdakilerde doğru dürüst eğer siyasetle bu işe gireceklerse girsinler. Ama eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydan okumaya kalkarlarsa buralar mezar olur onlara' dedik. Nitekim o açtıkları çukurlara onları gömdük mü? Tüneller kurmuşlardı Güneydoğu'da, o tünelleri başlarına geçirdik mi? İşte geçen hafta Diyarbakır'daydım. Bütün o binaları yıktık. Oralarda yepyeni bir Diyarbakır inşa ediyoruz, sur içinde. Kurşunlu Cami'ni kurşunladı bu alçaklar. Ama Kurşunlu Cami'ni biz yeniden inşa ettik. Ulu Cami'ye aynısını yaptılar. Yeniden yaptık. Onlar sakalımızı tıraş ettiler, biz onların kollarını kestik. Kesilen sakal daha çok gür biter biliyorsunuz. Ama kol yerine gelmez. Şimdi bunu yapıyoruz. Ecdattan aldığımız terbiye bu" diye konuştu.  

Görüntü Dökümü:

----------------------

Erdoğan'ın açıklamaları

Detaylar 

===============================

(geniş haber)

4- ASANSÖR FACİASI DAVASINDA KARAR

Mecidiyeköy'deki 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciası davasında 9 sanık, "Taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan 8 yıl  4 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Mahkeme, 9 sanık sanık hakkında verdiği bu cezayı, "Sanıkların suçu taksirle işlemeleri ve tali kusurlu olmaları" gerekçesiyle 60 bin 800'er TL adli para cezasına çevrilmesine hükmetti. 

Haber: Ümit TÜRK - Özden ATİK İstanbul/ DHA 

Mecidiyeköy'de 10 kişinin öldüğü asansör faciasına ilişkin 25 tutuksuz sanığın yargılandığı dava 4 yıl sonra karara bağlandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan karar duruşmasına asansör faciasında yaşamını yitiren 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Hıdır Ali Genç'in babası Mustafa Genç ile yine kazada ölen İsmail Sarıtaş'ın kardeşi Ferit Sarıtaş katıldı. Duruşmada 5 tutuksuz sanık hazır bulunurken, diğer sanıkları ise avukatları temsil etti. 

ÖLEN İŞÇİNİN BABASI: BU KAZA DEĞİL, CİNAYETTTİR 

İlk olarak söz alan müşteki avukatı Yıldız İmrek sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Daha sonra söz alan Mustafa Genç, "Orada ben de çalıştım. İnsanca önlem alınmadığını herkes biliyor. Bu kaza değil, cinayetttir" diyerek sanıkların cezalandırılmasını talep etti. 

Ferit Sarıtaş da, şikayetçi olduğunu söyledi.   

8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI, 60 BİN 800 TL'YE ÇEVRİLDİ

Daha sonra sanıklar söz alarak beraat talebinde bulundu. Duruşmayı karara bağlayan mahkeme heyeti, asansör bakım ve tamir işlerinden sorumlu şirket çalışanları Önder Türksoy, Ümit Savul, Turgay Dalkıç ve Adem Akyıldız ile inşaat firması bünyesinde çalışan Murat Aytimur, Bünyamin Keskin, Emre Öz ile iş güvenliği firması çalışanları Ahmet Sait Demir ve Mert Çanakçı'nın üzerilerine atılı, "Taksirle ölüme sebebiyet" vermek suçundan, önce 10 yıl hapis cezasına hükmetti. Daha sonra sanıkların sabıkasız oluşu ve duruşmalardaki davranışları dikkate alınarak cezanın 8 yıl 4 aya indirilmesine karar verdi. Mahkeme, bu 8 yıl  4 ay hapis cezasını ise, "Sanıkların suçu taksirle işlemeleri ve tali kusurlu olmaları" gerekçesiyle günlüğü 20 TL'den 60'ar bin 800'er TL adli para cezasına çevrilmesine hükmetti. Mahkeme sanıkların meslek ve sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suç işledikleri gerekçesiyle 3 ay süreyle meslekten yasaklanmalarını da hükmetti.  Mahkeme, olayda kusurlarının bulunmaması nedeniyle 16 sanığın beraatine karar verdi.

İDDİANAMEDEN 

Şişli'de 6 Eylül 2014'te, eski Ali Sami Yen Stadı arazisindeki inşaatta malzeme ve işçi taşıyan asansörün 32. kattan zemine düşmesi sonucu,  Murat Usta, Tahir Kara, Vahdet Biçer, Hıdır Ali Genç, Menderes Meşe, Ferdi Kara, İsmail Sarıtaş, Bilal Bal, Cengiz Tatoğlu ve Cengiz Bilgi  isimli 10 işçi hayatını kaybetmiş, olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen 25 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı tarafından hazırlanan iddianamede, "Taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan 2,5 yıldan 22,5'ar yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. 

Görüntü Dökümü: (ARŞİV)

-Olay yeri

-Polis ve sağlık ekipleri

-Ambulansların gelişi

-Görgü tanıkları ile röportaj

-Detaylar

============================

5- ASANSÖR FACİASI DAVASINDAKİ KARARA TEPKİ

"Ödül gibi bir ceza, itiraz edeceğiz"

Haber: Özden ATİK/ İstanbul, DHA

Mecidiyeköy'deki 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciası davasında 8 yıl 4 ay hapis cezasının, 60 bin 800 lira adli para cezasına çevrilmesi şeklindeki karara, şikayetçilerin avukatı Yıldız İmrek itiraz edeceklerini belirtti. Avukat İmrek, ödül gibi bir ceza çıktığını ifade ederek "Bu karar kabul edilemez. Ne vicdani, ne hukuki olarak kabul edilemez. Hukuki açından da adaletin katledildiği bir yerdeyiz" diyerek tepki gösterdi. Kazada ölen işçi Hıdır Ali Genç'in babası Mustafa Genç ise "Adalet yok, yargı yok. Bu 10 tane işçi boşu boşuna ölmüş" diye konuştu.

Davada karar çıkmasının ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'ndaki meydanda kazada ölen işçi Hıdır Ali Genç'in babası Mustafa Genç ile avukatı Yıldız İmrek gazetecilere açıklama yaptı. Avukat İmrek, "Bu karar karşısında sözün tükendiği bir yerdeyiz. Son derece de öfkeliyiz. Üç yılı bulan yargılama sonunda, yargılama boyunca üç tane heyet değişti. Bu dördüncü heyetti ve ödül gibi bir ceza çıktı maalesef. 10 işçinin yaşamına biçilen değer, 60 bin para cezası. Basit taksirle hüküm kuruldu. 8 yıl 4 ay hapis ve bu para cezasına çevrildi. 60 bin lira para cezası 24 eşit taksitte ödenecek. Şimdi bu kararın vahametini anlamak için aynı kararda devletin yargılama giderinin 80 bin lira olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Yani devlet yargılama yaparken 80 bin lira masraf etmiş ama 10 işçinin yaşamını yitirmesine biçilen değer, 60 bin. Bu karar kabul edilemez. Ne vicdani, ne hukuki olarak kabul edilemez. Hukuki açından da adaletin katledildiği bir yerdeyiz" dedi. Avukat İmrek, söz konusu karara itiraz edeceklerini belirterek "İbretlik bir karar olarak tarihe geçmiş oldu bugün" dedi. 

"İNSAN VANI O KADAR MI UCUZ"

Ölen Hıdır Ali Genç'in babası Mustafa Genç ise "Zaten başlangıçta da adaletin olmadığını söylemiştim. Aynısı da oldu. 10 tane işçi ölüyor, tutup para cezasına çeviriyor. Hiç sanki bir şey olmamış. İnsan canı o kadar mı ucuz? Günde kaç tane işçi ölüyor. Ceza olmadığı için, adamlar para için işçileri götürüp öldürüyorlar. Adalet yok, yargı yok. Bu 10 tane işçi boşu boşuna ölmüş" diye konuştu.

Görüntü

---------------

-Avukat Yıldız İmrek

-Mustafa Genç

-genel ve detaylar..

Kaynak: DHA

title