Bakan Şimşek: Twitter Yasaklama Kararından Nemalanıyor

Bakan Şimşek: Twitter Yasaklama Kararından Nemalanıyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Maliye Bakanı Şimşek, "Twitter halka açık bir şirket, ne kadar çok üye toplarsa şirketin değeri artıyor." dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter'in Türkiye'deki yasaklama kararından nemalandığını ileri sürerek, "Twitter halka açık bir şirket, ne kadar çok üye toplarsa şirketin değeri artıyor. Orada bir ayak dinleme söz konusu. İşin özü şu; Türkiye için hoş bir durum değil ancak Twitter'in tutumu da son derece yanlış. Twitter'ın bu sorumsuz yaklaşımını doğru bulmuyorum" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Batman'da CNNTÜRK yayına katılarak, Twitter'ın kapatılması ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Twitter'in kapatılması sizi nasıl etkiledi?" şeklindeki bir soru üzerine Maliye Bakanı Şimşek, prensip olarak bir sosyal medya platformunun toptan kapatılmasını doğru bulmadığını daha önce ifade ettiğini vurguladı. ABD ve İngiltere'de olduğu gibi Twitter'in mahkeme kurallarına Türkiye'de riayet ettiğini belirten Şimşek, "Twitter bu toplam yasaklamadan nemalanıyor. Bir tür reklamını yapıyor. Dünyada bu konu tartışıldığı için. Türkiye önemli bir ülke. Türkiye'de Twitter'in kapatılması önemli bir haber. Türkiye algısı açısından tabii ki olumsuz. Twitter halka açık bir şirket, ne kadar çok üye toplarsa şirketin değeri artıyor. Orada bir ayak dinleme söz konusu. İşin özü şu, Türkiye için hoş bir durum değil, ancak Twitter'in tutumunu da son derece yanlış bulmuyorum. Çifte standart söz konusu. Tüm dünyada bırakın mahkeme kararını, İngiltere'de telekomünikasyon üst kuruluyla, ABD'de istihbarat kararına uyuyorlar. Twitter'in bu mahkeme kararlarını uygulaması lazım. Hakikaten siyasi bir sansür olsaydı, Twitter ile sınırlı kalmazdı. Ben bugün Facebook'a daha sık kullanmaya başladım. Ümit ediyorum ki Twitter mahkeme kararlarını yerini getirir" diye konuştu.

-"TWİTTER'IN BU SORUMSUZ YAKLAŞIMINI DOĞRU BULMUYORUM"-

"Twitter'in tamamen kapatılmasına yönelik mahkeme kararı ve böyle bir yetkinin olmadığının" hatırlatılması üzerine Bakan Şimşek, "Ben hukukçu değilim, herhangi bir web sitesine internet sitesini tamamen erişimi sınırlayabiliyorsunuz. Bu Twitter'da tamamen mümkün olmadığı için bu yola başvurulduğu söyleniyor. Twitter veya başka bir uluslararası bir firma, ABD'de veya Avrupa'da bir mahkeme kararını yerine getirmese ne olurdu? Mümkün değil, getiriyorlar bir kere. Böyle bir şey olsa yorumlar ona göre yapılırdı. Batı çiftçe standart uyguluyor. Prensip olarak iyi bir algı değil, iyi bir intibah bırakmadı. O konuda tereddüt yok, bunu tartışacak halimiz yok. Ortada mahkeme kararı varken, uluslararası bir şirketin ayak diremesi ne hukuk açısından, ne de dünya uygulamaları açısından doğru değil. Bakın, daha önce benzer platformlarla vergi boyutunda ciddi sorunlar yaşadık. Türkiye'den ciddi reklam alıyor ve vergi vermiyorlardı. Ona göre gittik ceza yazdık. Onu yapana kadar muhatap bulamadık. Twitter şimdi aynı şeyi yapıyor. Prensip olarak toptan yasaklanmasını doğru bulmadığım gibi, Twitter'in bu sorumsuz yaklaşımını doğru bulmuyorum" şeklinde konuştu.

-"SİYASİ SANSÜR YOK"-

Bakan Şimşek, Twitter'ın kapatılmasının ekonomiye yansımalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin bir hukuk devleti olmasının kalkınma açısından çok önemli olduğunu belirten Bakan Şimşek, kalkınma ile demokrasinin at başı gitmesi gerektiğini baştan beri söylediklerinin altını çizdi. Sadece Twitter'e yönelik bir mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle yatırımcıların Türkiye'den cayacağına inanmadığını ileri süren Bakan Şimşek, Türkiye'de toptancı bir yasaklama yaklaşım olmadığını, siyasi sansür olmadığını, diğer platformların açık olduğunu ifade etti. Çok büyük bir uluslararası yatırım bankasının, yakın dönemde BDDK'ya, Avrupa'da herhalde 7. ofislerini açmak üzere başvurduğunu belirten Bakan Şimşek şunları kaydetti:

"Goldman Sachs, Türkiye'de bir temsilcilik açmak için başvuru yaptı. Bu yatırım bankacılığı açısından ilk ayağı. Şöyle söyleyeyim size; 2002'de Türkiye'de küresel sermayeli şirket sayısı 3 bin 200'dü bugün 37 bine ulaştı. Önümüzdeki 15-20 yılda 150 bine de ulaşır. Türkiye potansiyeli büyük bir ülke. Bütün kendi iç tartışmalarımıza rağmen. Bugün küresel rekabet gücü endeksinde, iş yapma kolaylığı endeksinde, Türkiye son 10 yılda muazzam bir mesafe kat etti."

-"TERÖRLE MÜCADELEYE GİDECEK KAYNAKLAR TÜRKİYE'NİN KALKINMASINA GİDİYOR"-

Ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaptığı seçim çalışmaları sırasında, seçmenin 17 Aralık operasyonunun siyasi motivasyonlarla yapıldığını, siyasi bir hesaplaşma olduğunu, menfaat çatışmaları nedeniyle başladığına inandığını gördüğünü söyleyen Bakan Şimşek, sahada zaten bu konuyla çok fazla ilgilenilmediğini ifade etti. Seçmenin en çok üzerinde konunun çözüm süreci olduğunu belirten Bakan Şimşek, "En büyük korku şu. Her ne kadar bu mahalli seçim olsa bile iktidar partisi oy kaybederse, bu siyasi istikrara yansırsa, çözüm sürecinin kesintiye uğrayacağı endişesi bu. Bütün bölgede muazzam bir sanayileşme söz konusu, yatırımcı gelmeye başladı. Vatandaş yaylaya çıkabiliyor. Akşamları çıkıp, caddede sokakta dolaşabiliyor. Vatandaş çözüm sürecini çok önemsiyor. Güçlü siyasi irade olmadan, Türkiye'nin çok karmaşık etnik problemlerine el atılamıyor. Geçmişte de yapılamadı. İlk defa bizim hükümet döneminde Başbakan çok güçlü bir irade ortaya koydu. Bu meseleyi daha çok demokrasi, daha çok kardeşlik hukuku içinde çözeceğiz dedi. Bu noktada son 1.5 yıldır ne ovalarda dağlarda gençler ölüyor. Bu Türkiye için çok büyük bir kazanım. Bu seçim döneminde 2011'e göre çok daha rahat bir atmosfer var. İsminde barış ve demokrasi olan parti zaman zaman bazı illerde gerilim yaratabiliyor ancak genel hatları ile 2011'e göre daha rahat bir atmosfer var. Terörle mücadeleye gidecek kaynaklar, Türkiye'nin kalkınmasına, araştırmaya, eğitime gidiyor" ifadelerini kullandı.

-ŞEFFAFLIK PAKETİ-

Bakan Şimşek, seçim sonrasında gündeme getirilmesi beklenen "Şeffaflık Paketi" üzerine açıklamalarda bulundu. Siyasetin finansmanının daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Şimşek, "Benim alanım olmadığı için çok detaylara girmeyeyim. Bizim ders çıkarmamız lazım. Bana kalırsa Avrupa Birliği müktesebatına uygun olarak Kamu İhale Kanunu'nu gözden geçirmeliyiz. İstisnaları azaltmalıyız, hatta tamamen kaldırmalıyız. Kamu alımlarında çok daha şeffaf olmalıyız. Özelleştirmede bunu başarmışız, kimse bize özelleştirmede şunu yaptınız, bunu yaptınız diyemez. Her şey çok açık ve net. Biz doğru yaptığımız şeyleri devam ettireceğiz. Global standartlara uygun olmayan, ufak tefek sorunlarımız olduğu, siyaseten istismar edilen veya başka türlü istismara açık alanları da gözden geçirmemiz lazım. İşin özü şu, bize ekonomik veya siyaset olsun, ülkemizi daha iyi standartlara kavuşturmak için birlikte çalışmalıyız."

-"BU ÜLKE BİR SİYASİ İSTİKRARSIZLIKLA KARŞILAŞIRSA KAZANIMLAR KAYBA UĞRAYACAK"-

Seçimden sonra istenilen sonuca ulaşılmazsa ekonomide işlerin nasıl gideceğine yönelik bir soru üzerine Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

"Son dönemdeki kazanımların önemli bir kısmı siyasi istikrara ilişkindir. Son dönemde de sıçrama yaptık. Şu andaki kamuoyu uygulamalarına bakarsanız siyasi istikrarın bir tehdit altında olmadığı ortaya çıkıyor. Diyelim ki teorik olarak eğer siyasi istikrarın devam etmediği yönünde bir sonuç çıkarsa epey zorlanır ülkemiz. Bu belirsizlik cumhurbaşkanı seçimlerine kadar devam ederse bundan bütün milletimiz olumsuz etkilenecek. Ekonomide ne tedbir alırsanız alın bir ülkenin istikrarı güven ortamı çok önemli. Burada şunu görmemiz lazım. Faizler 2013'ün Mayıs ayında yüzde 5'in altına inmişti. Gelinen noktada kamu finansman dengelerinin iyileşmesine rağmen Türkiye'de bu sene cari açık daralacak olmasına rağmen faizler yüzde 11.5'lara kadar çıktı. Bu istihdamı yatırım etkiliyor. Bu ülke bir siyasi istikrarsızlıkla karşılaşırsa maalesef kazanımların büyük bir kısmı kayba uğrayabilir."

-"KİMİN BİLANÇOSUNA BAKARSANIZ BAKIN KIRILGANLIK İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ YÜKSEK DEĞİL"-

"Kredi derecelendirme kuruluşlarının bir kısım uyarıları oldu. Bu uyarılarda haklılar mı?" şeklinde yöneltilen bir soru üzerine Maliye Bakanı Şimşek, "Kısmen, bir miktar haklılık payları var. Analizlerin çoğu çok yüzeysel. Daha derine inmiyorlar, birçok faktörü dikkate almıyorlar. Türkiye aslında iddia edildiği gibi kırılgan değil. Bizi kırılgan yağan bir cari açık var ama o geçmişte. Avrupa Birliği krizden çıkıyor bu ihracatımızı artıracak. Arap Baharı göreceli bir istikrara kendini bıraktı, bu ihracatımızı olumlu etkileyecek. Yine Türkiye'deki iç talep eskisi kadar güçlü değil çünkü tedbir aldık. Altın ithalatı geçen sene rekor düzeyine çıktı. Bu sene belki de altın ithalatı hiç olmayacak. Bütün bunları dikkate aldığınız zaman cari açıkta ciddi iyileşme oldu. Bütçe artışı OECD ülkeleri ortalamasının dörtte biri üzerinde. Türkiye'nin bankacılık sektörü hala sapasağlam. Hanehalkının çok ciddi bir döviz fazlası var. Şimdi tüm şirketlerin döviz borcu var. Evet o doğru. Döviz borcu olan şirketlerin yüzde 80'inin ihracat geliri var. Bunu ihmal ediyorlar. Türkiye'nin temelleri hala sağlam. Kimin bilançosuna bakarsanız bakın kırılganlık iddia edildiği gibi yüksek değil" diye konuştu.

-"PARA AKTIĞI ZAMAN O ÜLKENİN PARA BİRİMİ DEĞER KAZANIR AMA ORTA VE UZUN VADEDE"-

Bakan Şimşek, "Piyasaların gözü 30 Mart yerel seçimlerinde. Yerel seçimler sonrasında kur yükselirse ne olur?" şeklindeki bir soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Ben prensip olarak Maliye Bakanı olduğum için bu konuda hiç yorum yapmadım. Uzun ve orta vadeli olarak baktığınız zaman Türk lirası değerlenmeye devam edecek. Çünkü Türkiye ticaret ortaklarından daha hızlı büyüyecek. Avrupa Birliği yüzde 1 büyüyecekse, biz yüzde 4 büyüyeceğiz. Avrupa ile arayı kapatmaya devam edeceğiz. Son 10 yılda Türk lirası bırakın enflasyon farkı kadar, üçte biri kadar bile değer kaybetmedi. 2002'de Türkiye'nin kişi başına milli geliri Avrupa Birliği'nin yüzde 37'si civarındaydı. Bir 10 yıl daha biz bu hızla gidersek inanın Avrupa ile arayı neredeyse kapatmış olacağız. Büyümenin yüksek olduğu satışların iyi olduğu ülkelere para akar. Para aktığı zamanda o ülkenin para birimi değer kazanır. Orta ve uzun vadede. Kısa vadede öngörmek çok zor."

-"TEDBİRLERİ DOĞRU BULUYORUM"-

Kredi kartıyla ilgili alınan kararlarının istenilen sonucu verip vermediğinin sorulması üzerine Bakan Şimşek şöyle devam etti:

"Adı üstünde makro itiyadı tedbir. Gerek vatandaşlarımızın gerek bankalarımızın büyük yanlışlar yapmasını engellemeye yönelik bir tedbir. Vatandaşımız imkanların çok ötesinde bir harcama yapmasın diye. Bankalarımız aşırı kar güdüsüyle yanlış işlere girmesin bunun faturası millete çıkmasın diye. Dolayısıyla bu tedbirleri ben doğru buluyorum. Küresel ekonomiye baktığımız zaman böyle bir ortamda bizim cari açığı azaltmamız lazım. Bunu azaltmak için bizim tasarrufları teşvik etmemiz lazım. İsrafı engellememiz lazım. Dolayısıyla çeşitli talepler var ama ben bu taleplerin karşılanmaması gerektiği kanısındayım. Bu tedbirler doğru tedbirler. Ayağımızı yorgana göre uzatıp bu ülkenin tasarruflarını artırıp yatırıma dönüştürüp ülkeyi büyütmemiz lazım. Türkiye son 11 yıl içinde hiçbir dönemde olmadığı kadar bir performansa sahip olmuş. Siyaseten bunu pek doğru bulmayabilirler. Çünkü biz bu ülkenin menfaatini geleceğini kısa vadeli siyasi çıkarlardan daha ön planda tutuyoruz."

(HGS-AR/ÖZK)

Kaynak: ANKA