EPDK Başkanı Köktaş

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Hasan Köktaş, Türkiye'nin Bir Enerji Şantiyesine Dönüştüğünü Belirtti.

Zeynep Akyıl -Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, Türkiye'nin bir enerji şantiyesine dönüştüğünü belirterek, Ekim ayı sonu itibariyle özel sektör tarafından yapılan yatırımın 3 bin 200 megavata ulaştığını ve bir rekor kırıldığını bildirdi.

Köktaş, enerji yatırımlarını ve tesisleri yerinde incelemek için geldiği İzmir'de; 10 aylık yatırım gerçekleşmelerini de açıkladı.

Geçen yıl özel sektör tarafından 2800 megavat kurulu güçte elekrik üretim tesisi yapıldığını hatırlatan Köktaş, ' 2010 yılında bunun da üzerine çıkarak kendi rekorumuzu kıracağımızı söylemiştik. 10'uncu ayın sonu itibariyle 3200 megavata ulaştık. Kendi rekorumuzu kırmış olduk' dedi.

Bu yatırımların özel sektörün herhangi bir satın alma garantisi olmadan, piyasada rekabetçi koşullar altında, kendi üretim riskini aldığı bir piyasa modeli içinde yapılan yatırımlar olduğunu belirten Köktaş, bunların 100'ün üzerinde irili ufaklı tesislerden oluştuğunu, söz konusu yatırımlardaki yenilenebilir enerji payının da yüzde 40'a yakın olduğunu söyledi.

Bugüne kadar özel sektöre yaklaşık 42 bin megavat civarında lisans verdiklerini, son 2 yılda da özel sektör tarafından yaklaşık 6 bin megavat ilave bir gücün sisteme katıldığını anlatan Köktaş, şunları kaydetti:

' 6 bin megavat deyip geçmeyin. Hep biz senelerce Atatürk Barajı ile övünmez miyiz? Atatürk Barajının büyüklüğü 2400 megavat kurulu güçte. Geçen sene Atatürk Barajından daha büyük bir kurulu gücü özel sektör sessiz sedasız yaptı, kendi riskiyle. Bu yıl 3200 megavat Atatürk barajının 1,5 katı kadar bir ilave kurulu gücü yine özel sektör sessiz sedasız yaptı. Her yıl Atatürk Barajından daha büyük bir barajı, belki onlarca parça olarak sistemimize özel sektör tarafından inşa edilerek katılmış oluyor.'

EPDK'nın bir kısmı hazırlık bir kısmı yatırım aşamasında olan 42 bin megavatlık lisans verilen tesis olduğunu belirten Köktaş, Türkiye'de tekstil, otomotiv, tarım gibi sektörün bazı coğrafi alanlarda yoğunlaştığını, enerji sektörünün ise Türkiye'nin her tarafında yayıldığını ifade etti.

Yapılan yatırımların, sosyal adalete, istihdama, ekonomik büyümeye katkı sağladığını, sosyal sorumluluk projelerinin tabana yayılması açısından da önemli olduğunu vurgulayan Köktaş, 'Türkiye tam bir enerji şantiyesine dönüştü, dağıyla taşıyla' dedi.

- 7,5 MİLYAR LİRALIK SABİT SERMAYE YATIRIMI-

Bu yıl enerji enerji sektörüne yapılan sabit sermaye yatırımının 7,5 milyar lira olduğunu bildiren Köktaş, bunların içinde başlamış, devam etmekte olan, biten tesislerin bulunduğunu söyledi. Son 2 yılda sektöre 15 milyar liraya yakın sabit sermaye yapıldığını belirten Köktaş, 2011'de yatırımların 2010'dan az olmayacağını ve yatırımların kompozisyonunun yenilebilir enerji lehine olacağını düşündüklerini ifade etti. Köktaş şöyle devam etti: '6 bin megavatlık 2 yılda ilave kurulu güçten bahsettik, biz bir kaç hafta önce Arnavutlukta Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliğinin (ERRA) üye ülkelerinin bulunduğu toplantıda Türkiyede enerji sektöründeki son gelişmelerini anlatan bir sunuş yaptık (aşağı yukarı 6 bin megavat ilave gücü devreye aldık) deyince herkes şaşırıp birbirine baktı. Buradaki ülkelerin bir kısmının kurulu gücü 6 bin megavat. Herkes şaşırdı. İlk 9 ayda elektrik tüketimindeki artış hızı yüzde 8,7, çok hızlı enerji enerji talebinin büyüdüğü bir piyasadayız. Bundan sonra hiç hız kesmeden ilave kurulu gücü yakalamak zorundayız'

- İZMİR'DEKİ ENERJİ TESİSLERİ ZİYARETLERİ-

EPDK Başkanı Köktaş, İzmir'deki temasları kapsamında Dost Enerji'nin Urla Kocadağ'daki ve Bilgin Enerji'nin de Bergama Yuntdağı'ndaki rüzgar santrallerini, İzmirgaz'ı, Aliağa'da Egegaz LNG tesisini ve Petkim'i yerinde gezdi ve tesisler hakkında brifing aldı. Köktaş, tesislerindeki incelemelerin ardından yaptığı değerlendirmede, EPDK üyeleri ile şantiyeleri, enerji tesislerini yerinde ziyaret ederek yatırımcıların sorunlarını dinleyerek, bunlarını çözmek, eski tabirle hemhal olmak, yeni tabirle empati kurmak istediklerini söyledi.

Yatırımcının yatırım yaparken, siyasi ve ekonomik istikrar ile düzenleyici iklimin nasıl olduğuna baktığını, iklimin nasıl olduğuna baktığını anlatan Köktaş, Türkiye'de bu parametreler için uygun ortam bulunduğunu, yatırımcının temel nitelikli sorunlarını mevzuatla, mikro ölçekli sorunlarını da yerinde izleyerek çözdüklerini kaydetti.

İzmir'de ziyaret ettikleri tesislerde bir kısım bitmiş bir kısım devam etmekte olan yatırımların toplam parasal büyüklüğünün 7 milyar doları bulduğuna dikkati çeken EPDK Başkanı, sadece bir ildeki bu yatırımın büyüklüğünün ülkenin enerji alanında ne kadar hızlı geliştiğini gösterdiğini ifade etti.

Rüzgar enerji santrallerinin büyük bir kısmının Ege bölgesinde yoğunlaştığını anlatan Köktaş, Ege'ye geniş kapsamlı bakıldığında hem yenilebilir, hem konvansiyonel enerji bakımından çok ciddi bir bölge gördüklerini ve Petkim'in kuracağı rafineri ile yeni yatırımlarla, İzmir'in ekonomide kaybettiği iddia edilen sıralamasının yeniden yukarılara çıkacağını söyledi.

- PETKİM'DE KURULACAK EGE RAFİNERİSİ-

EPDK heyetinin PETKİM ziyareti sırasında, Socar Turcas Enerji A.Ş. CEO'su ve Petkim Yönetim Kurulu üyesi Kenan Yavuz, Petkim arazisinde kurulacak Ege rafinerisinin lisansının alındığını hatırlatarak, 10 milyon tonluk rafinerinin PETKİM'in hammadde ihtiyacına dönük kurulacağını ve rafinerinin PETKİM'in hammadde ihtiyacının yüzde 30'unu karşılayacağını belirtti.

Rafinerinin 4 yıl içinde yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırım anlamına geldiğini belirten Yavuz, rafineri ile PETKİM'in rekabet gücünün artacağını ve Petkim'i bir anlamda şaha kaldırarak, bölgenin en önemli üretim ve lojistik merkezi haline getireceğini söyledi.

Yavuz, rafinerinin fiziki çalışmalarının önümüzdeki yılın ilk yarısında başlayacağını, inşaatın sırasında da sahada yaklaşık 10 bin kişinin çalışacağını, yatırımın tamamlanmasının ardından da bin kişilik ilave istihdam yaratılacağını bildirdi.

DOST Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Akpınar, Urla Kocadağ'da 6 adet toplam 15 megavatlık rüzgar santrallerinin, Bergama Yuntdağı'nda da 17 adet toplam 42,5 megavat güçte tesislerinin bulunduğunu anlatan Akpınar, Yuntdağı'ndaki 67 milyon Avro, Kocadağ'da ise 22 milyon avroluk yatırım yapıldığını kaydetti.

Şirketin 5 sene önce 250 megavatlık kurulu güce ulaşmak arzusuyla kurduklarını, ancak lisans konusundan dolayı bu hedefe ulaşamadıklarını ifade eden Akpınar, rüzgar konusunda oldukça iyi bir tecrübe kazandıklarını ancak tek kıt kaynaklarının 'lisans' olduğunu söyledi.

Akpınar,'gözlerimizi 1 Kasım başvurularına diktik, önümüzü lisans proje anlamında göremiyoruz' dedi.

Yenilebilir enerji kaynaklarına ilişkin düzenlemede rüzgarda 5,5 avro/sent alım garantisi rakamlarını oyuncu olarak major bir konu, problem olarak görmediklerini belirten Akpınar, kendilerinin fizibiliteyi ve hedefleri tutturduklarını söyledi.

İzmirgaz Genel Müdürü Burçin Yandımata da 2005 yılında İzmir dağıtım bölgesini aldıklarını bugüne kadar toplak 450 bin konuta, 600 bin bağımsız bölüm sayısına ulaştıklarını, 2010 yılı sonu itibariyle dağıtım bölgesinde kullanılan doğal gaz miktarının 2,4 milyar sm3'e ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

EGEGAZ Genel Müdürü İbrahim Akbal da özel sektöre ait ve yıllık 6 milyar metreküp kapasiteli LNG tesisinin ulusal şebekeye 2005 yılında bağlandığını belirtirken, terminalin yeniden yapım bedelinin 1,5 milyar dolar olduğunu belirtti.

Bilgin Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Bilgin de Çeşme Alaçatı'da 30 megavat güçte, Bergama Yuntdağı'nda da 90 megavat güçte rüzgar santrallerinin bulunduğunu belirterek, Manisa Soma'da da 90 megavat güçte santralin bitmek üzere olduğunu ifade etti.

- TARİFE METODOLOJİSİ-

Bu arada gazetecilerin sorularını yanıtlayan EPDK Başkanı Köktaş, rüzgarda 5,5 sent alım garantisi rakamını nasıl bulduğunun sorulması üzerine, 'Eğer bir fiyat piyasada oluşuyorsa, o fiyattan işlem yapılıyorsa, rekabetçi koşullarda oluşan fiyat benim için doğru fiyattır. Rekabetçi koşullarda alım satıma esas olan fiyat doğru bir fiyattır makul mudur değil midir tartışmasından çok şu anda piyasada bir işlem var mı, ona bakarım' diye konuştu. Tarife metodolojisinde kamuoyunda suni bir direnç oluştuğunun belirtilmesi üzerine de Köktaş, Kurulun hiç kimsenin baskısı altında kalmadan, teknik çalışma neyi gerektiriyorsa onu yapacağını söyledi.

Tedarikçi açısından hizmetin kaliteli ve nitelikli sürdürülebilirliğini, devamını sağlamanın, tüketici açısından da uygun koşullarda mal ve hizmeti almanın önemini vurgulayan Köktaş, şöyle devam etti:

'Kurum hesap eder, ne hizmetin kalitesinin düşmesinde ne kesintiye uğramasında, ne gereksiz suni şişirilerek pahalı olmasında Kurumumuz cevaz göstermez. Kantarın topuzunu ne tüketici, ne tedarikçi aleyhine kaçırmadan uygun koşularda hakkaniyetli, adaletli bir tarife metodolojisini gerçekleştirmiş olacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Yapacağımız işten herkes eşit olanda memnuniyetsizlik ifade edecek, taraflardan bir tanesinin memnun olması halinde o işte bir sıkıntı vardır, birinin lehine, aleyhine iş yapmış olursunuz. Kısa zamanda tamamlanmasını bekliyoruz.'

(ZNP-MSE) - İZMİR

Kaynak: AA