ESA'nın kara delik filmini yapay zeka Türkçeleştirdi, Eskişehir'de gösteriliyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
ESA'nın 'Süper Kütleli Kara Delikler' filmi, yapay zeka ile Türkçeye uyarlandı ve Eskişehir'deki Sabancı Uzay Evi'nde 14 metrelik kubbeye 4K yansıtılıyor. Astrofizikçi Serdar Utku Kartal, filmin Türkiye'de yapay zekayla seslendirilmiş ilk planetaryum filmi olduğunu söyledi.
Astrofizikçi ve yapay zeka uzmanı Serdar Utku Kartal'ın üretken yapay zeka kullanarak Türkçeye uyarladığı Avrupa Uzay Ajansının (ESA) "Süper Kütleli Kara Delikler" adlı planetaryum filmi, Eskişehir'deki Sabancı Uzay Evi'nde 14 metre çapındaki kubbeye yansıtılarak izleyiciyle buluşturuluyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi'nde planetaryan (planetaryum görevlisi) olarak görev yapan Kartal, önemli bir bölümü yabancı dilde hazırlanan planetaryum (gök cisimlerinin yapay görüntülerinin özel projektörler yardımıyla kubbe şeklindeki bir tavana yansıtıldığı gösteri salonu) filmlerini yapay zeka desteğiyle Türkçeye uyarlıyor.
Her yaştan bilimsevere evrenin en büyük gizemlerinden kara deliklerin oluşumunu ve büyüklüğünü bilimsel ve eğlenceli bir dille anlatmayı amaçlayan Kartal, ESA'nın "Süper Kütleli Kara Delikler" filmini üretken yapay zeka kullanarak Türkçeye uyarladı.
Film, Sabancı Uzay Evi'nin 14 metre çapındaki kubbesine 4K çözünürlüğünde yansıtılarak ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatıyor.
" Türkiye'de yapay zekayla seslendirilmiş ilk planetaryum filmini burada vizyona soktuk"
Serdar Utku Kartal, AA muhabirine, bilimin en fazla ilerlediği alanlardan biri olan yapay zeka ile uzay çalışmalarını birleştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Uzay evinde yer verecekleri filmleri ziyaretçiler için Türkçeye çevirmeleri gerektiğini belirten Kartal, süper kütleli kara deliklerin doğasını ve uzaydaki rollerini anlatan "Süper Kütleli Kara Delikler" filminin bu çalışmaların en önemli örneklerinden olduğunu kaydetti.
Kartal, bu filmi yapay zeka vasıtasıyla Türkçeye çevirdiğini anlatarak, şöyle konuştu:
"Filmin özgün senaryosu üretken yapay zeka tarafından tamamen Türkçeye uyarlandı. Sonrasında da Türkçe seslendirmesi yine yapay zeka tarafından yapıldı. Elbette bu süreç bir düğmeye basarak, buradan sunucu almaktan ibaret değil. Bilimsel kavramların doğruluğundan telaffuzlara, anlatım yöntemlerinden görüntü ve ses ayarlarındaki uyumlara kadar bütün aşamalar benim denetimimde yürütüldü. Türkiye'de yapay zekayla seslendirilmiş ilk planetaryum filmini burada vizyona soktuk."
Bilimsel bir kaynağın insanların kendi dillerinde ve güçlü bir anlatımla deneyimlenebilmesini sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Kartal, "Ben filmi indirdim, çevirisini yaptım, daha sonrasında yapay zekayla seslendirdim ve yüz binlerce dolar harcanabilecek bir film için hiçbir masraf yapmadan ziyaretçilerimize böyle bir gösterim kazandırmış olduk." dedi.
Kartal, uzay evindeki planetaryumun işleyişi hakkında bilgi vererek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İki tane projeksiyonumuz ve bu iki tane projeksiyonda toplamda dört tane lambamız var. 14 metre çapında bir kubbemiz var. Bu kubbenin dörtte bir yerine birer tane lambayı yansıtarak bu görüntüler birleştiriliyor ve 4K çözünürlüğünde bir görüntü sağlanmış oluyor. Ziyaretçiler de aslında uzayı tam olarak 3 boyutta olmasa da 3 boyuta yakın bir şekilde daha fazla deneyimleyebiliyorlar."
Bu görüntünün ziyaretçilere uzayı farklı bir duyguyla anlama imkanı verdiğini dile getiren Kartal, şunları kaydetti:
"Uzay tamamen soyut bir kavram ama ziyaretçiler, 'sanki o yıldızların içinde geziyormuşuz, yıldızlarla beraber hareket ediyormuş gibi hissediyoruz' diyorlar. Ziyaretçilerimiz bizim burada sadece oturup düz bir alanda değil de kubbesel bir ortamda bir gösterim izledikleri zaman bizim asıl en büyük özelliklerimizden bir tanesi diyeyim, derinlik hissiyatı. Bu derinlik hissiyatını insanlar o hareket esnasında algıladıklarında yatar koltuklarda seyrettikleri için sanki o uzay yolculuğuna kendileri çıkmış gibi hissediyorlar."













