TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu
Anadolu Ajansı / Meltem Öztürk - Haberler | Politika

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Şanlı tarihimizin bize bıraktığı kutlu mirasa sahip çıkarak, yüz yıl sonra bu ülkeye kasteden düşmanlara, iş birlikçilerine karşı bu kutlu mücadeleyi aynı kararlılıkla veriyoruz.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Şanlı tarihimizin bize bıraktığı kutlu mirasa sahip çıkarak, yüz yıl sonra bu ülkeye kasteden düşmanlara, iş birlikçilerine karşı bu kutlu mücadeleyi aynı kararlılıkla veriyoruz." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekileri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, kamuya atanmayı bekleyen yaklaşık 200 bin engelli aday bulunduğunu ancak sadece 3 bin yeni atama yapılacağının duyurulduğunu belirterek, bunun ihtiyacı karşılamayacağını söyledi.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan istatistik bültenine göre kontenjan açığının 7 bin 119 olduğunu kaydeden Dervişoğlu, "Ocak ayında 3 bin yeni atama değil kamuda halen boş olan 7 bin 119 kişilik kontenjanı dolduracak şekilde planlama yapılmalı. Kamuda yüzde 3'lük engelli kotası artık ihtiyacı karşılamamaktadır. Bu oranın yüzde 6'ya çıkarılmasını öneriyoruz." dedi.

"Libya, milli güvenliğimizin kilit taşıdır"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, dost ve kardeş ülke olarak nitelendirdiği Libya'nın bağımsızlığının 69. yılını kutladı.

Türkiye ve Libya ilişkilerinin, her şeyin ötesinde kardeşlik zeminine dayalı, ilkesel ve tarihsel konumu olduğunu dile getiren Akçay, Libya'ya asker gönderilmesi tezkeresine, bu değer birlikteliği zemininde bakılmasını istedi.

"Libya, milli güvenliğimizin kilit taşıdır." diyen Akçay, Türkiye-Libya arasında imzalanan mutabakatlarla, Doğu Akdeniz'deki şer oyunu bozulup, er oyununun kurulduğunu ifade etti. Akçay, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin mavi vatanındaki meşru hakları için Libya ulusal mutabakat hükümeti ile imzaladığı iş birliği anlaşmalarına, 'Libya'da ne işimiz var' diyerek bakamayız. 'Türkiye, Doğu Akdeniz'i geriyor, Türkiye, Libya'da çizgiyi aştı' diyenleri, Libya'daki Türk askerlerini 'lejyoner' diye nitelendirenleri üzülerek görüyoruz. Libya'ya insani yardım götüren Türk kargo gemisine uluslararası hukuka aykırı olarak Akdeniz'de baskın yapıldığına şahit olduk. Bu baskını destekleyenleri görmek bizim için üzücüdür. Türkiye, Libya'da ne işgalci ne istilacı ne de lejyonerdir. Türkiye, huzurun ve barışın inşası için gayret gösteriyor. Doğu Akdeniz'in jeopolitiği Türkiye ve Libya'nın meşru çıkarları doğrultusunda atılacak önemli adımlarla şekillenecektir."

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, çıplak aramaya yönetmeliğin cevaz verdiğini savunarak, bu yönetmeliğin, insanlık onuruna aykırı çıplak aramanın hukuk sisteminden kaldırılması gerektiğini söyledi.

Beştaş, savcıları göreve çağırdıklarını kaydederek, çıplak aramayı açıklayanların değil bunu yapanların, yaptıranların suçlu olduğunu savundu.

"12. maddesini neden çıkartarak getiriyorsunuz?"

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezinde ek ders karşılığı çalışan usta öğreticilerin feryat ettiğini, pandemi nedeniyle aylardır ücret alamadıklarını söylediklerini anımsatarak, bu sorunun çözülmesini istedi.

Kitli İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanın Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin, TBMM Genel Kurul gündemine geleceğini anımsatan Özkoç, yapılan düzenlemelerin, kara para mücadelesiyle, getirilen teklifin, adıyla ve amacıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ileri sürdü.

Özkoç, OECD Mali Eylem Görev Gücü'nün 12. kriterinin, siyasi nüfuz sahibi kişilerin mal varlıklarına, hesap hareketlerine bakılmasını öngördüğünü kaydederek, "Raporda, Türkiye'nin 'uyumsuz, düzeltilmeli' denilen kriteri de bu. Neden teklifin içinde yok? Herkes denetlenecek, kara para, uyuşturucuyla ilgili herkes denetlenecek ama siyasetçi, devlet başkanları, onların yakınları denetlenmeyecek. Neden yok? Madem bu yasaya uyacağız, 12. maddesini neden çıkartarak getiriyorsunuz? Gelin tüm siyasetçilerin, siyasi nüfuz alanlarının, ailelerinin, yakınlarının mal varlıkları ve hesap hareketleri incelensin, denetim altında tutulsun." diye konuştu.

"Verdiğimiz mücadelenin ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor"

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, yüz yıl önce Türkiye'nin kuruluş ve kurtuluş mücadelesinde Sakarya, Kocatepe, Çanakkale neyse, özellikle Antep müdafasının da vatanın kurtulması, Cumhuriyet'in kurulması, istiklalin kazanılması noktasında böyle bir anlam ifade ettiğini anlattı.

Özkan, "99 yıl önce Antep müdafaasının zaferle sonuçlanması, yüz yıl sonra bugünlerde Afrin, Cerablus, İdlib'de, Aynül Arap'tan Kandil'e Sincar'a kadar olan coğrafyada verdiğimiz mücadelenin ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor." dedi.

Etraflarının nasıl bir kuşatma altında olduğunu, bu coğrafyadaki barışın nasıl hedef alındığını gördüklerini vurgulayan Özkan, şanlı tarihin kendilerine bıraktığı kutlu mirasa sahip çıkarak, yüz yıl sonra bu ülkeye kasteden düşmanlara, iş birlikçilerine karşı bu kutlu mücadeleyi aynı kararlılıkla verdiklerini bildirdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Meltem Öztürk

Manşet Haberler

title