"Maaş Ödeyemeyen Belediyelerimiz Var"

Başbakan Erdoğan, büyükşehir belediyesi olacak illerin durumunun TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, büyükşehir belediyesi olacak illerin durumunun TBMM Genel Kurulu'nda görüşüleceğini söyleyerek, "Öyle belediyelerimiz var ki, personelinin maaşını dahi ödeyemiyor. E personelinin maaşını bile ödeyemeyen bu belediyeleri ayakta tutmanın ne anlamı var?" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşmasının son bölümlerinde bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek olan Büyükşehir yasası ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, İstanbul ve Kocaeli'nde bu uygulamanın olduğunu hatırlatarak, bunun gayet verimli işlediğine dikkat çekti. Ayrıca, büyükşehir statüsü elde eden illerdeki İl Özel İdareleri'ni de kaldıracaklarını açıklayan Başbakan Erdoğan, "Artık tek meclisli bir sisteme geçiyoruz. Niye, artık köy tüzel kişiliği vesaire bunlar olmadığına göre, il özel idaresinin veya il belediye meclisinin olmasının da bir anlamı yok" dedi.
"Ana muhalefet partisinin genel başkanı bir şeyler söylüyor. Kardeşlerim bunlar belediyecilikten anlamaz. Bunlar bu işi yaşamış değiller" diyen Erdoğan, "Bizde öyle belediyeler var ki, belediye başkanından başka yanında personeli yok. Mimarı yok, mühendisi yok. Bir mimarın, bir mühendisin, bir çevre mühendisinin olmadığı yerde belediyecilik hizmeti mi olur Allah aşkına?" diye konuştu.
"Öyle muhtarlıklarımız var ki, 10 haneye hizmet veriyor. Derdi ne? İşte filanca köyün muhtarı. Elinde mührü var ya, o hava ona yeter" diyen Erdoğan şunları söyledi:
"Bu düzenlemeyle büyük şehir olmayan 52 ilimizde, nüfusu 2 binin altında olan yerleşim yerlerinin altında olan yerleşim birimlerindeki belediyeleri de kapatıyoruz. Bu kapsamda 52 ilimizde toplam 559 belediyenin tüzel kişiliği sona erecek. Bu 559 belediyenin sınırları içinde ne kadar vatandaşımız var biliyor musunuz? 711 bin kişi. Bu belediyeler arasında az önce söylediğim gibi isim vermeyeceğim, memuru işçisi, bulunmayan da var, sadece bir tek memurla hizmet vereni de var, 527 nüfusa karşılık. Bakın burası çok önemli, 26 memuru bulunan da var. Belediyeler aslında bütçe noktasında temel ilke personel bütçesinin yüzde 30'u aşmamasıdır. Ama burada öyle belediyelerimiz var ki, personelinin maaşını dahi ödeyemiyor. E personelinin maaşını bile ödeyemeyen bu belediyeleri ayakta tutmanın ne anlamı var? Peki bu hizmeti nasıl verecek? Hizmet vermesi zaten mümkün değil. O zaman ne yapıyor, eğer bulunduğu yer iyi bir yerse farklı yollara tevessül ediyor. Dikkatinizi çekiyorum, sözünü ettiğim son iki belediyenin bir tek işçisi, bir tek sözleşmeli personeli yok. Sadece memuru yok. Ötekinin başkan dışında hiçbir personeli yok."
527 NÜFUSLU BELDEDE, 26 MEMUR
Daha önce bu belediyeleri kapatmaya kalktıklarını fakat CHP'nin karşı atağa geçmesiyle Danıştay tarafından engellendiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, "Hizmet kapası olma vasfını yitirmiş bu belediyeleri ısrarla devam ettirmeye çalışmak, bizim bu millete olan sorumluluğumuzla bağdaşmaz. Hiç kimse 527 nüfuslu bir beldede 26 memurla çalışan bir belediyenin devam etmesi gerektiğini savunamaz" şeklinde konuştu.
"Yani bir yandan tüyü bitmemiş yetimin hakkından bahsedeceğiz, ondan sonra tüyü yetmemiş yetimin hakkını buralarda kullanacağız, harcayacağız" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Başarılı bir devlet, başarılı bir işletme, başarılı bir finansman yönetimiyle olur. Başarılı bir insan yönetimiyle olur. Eğer siz başarılı bir finansman yönetimi ortaya koyamazsınız, başarılı bir insan yönetimi ortaya koyamazsanız, netice alamazsınız. Ama bunların böyle bir derdi yok. Ne CHP'nin böyle bir derdi var, ne MHP'nin var. Diğerlerini zaten konuşmaya gerek yok. Onların dertleri daha başka."
MHP ARZUHALCİ'YE DÖNDÜ
Başbakan Erdoğan, ayrıca MHP'nin 6 olan gensoru sayısının 7'ye çıktığını belirterek, "Nihat Ergün Bey'e müjdeler olsun. Gensoru onunla ilgili. Eskiden adliye kapılarında arzuhalciler vardı. MHP adeta arzuhalciye döndü. O güzel daktilolar vardı ya. Daktilosunu herhalde TBMM önünde bir yerlere yerleştirdi. Oradan artık sürekli gensoru dilekçeleri yazıyor Meclis Başkanlığı'na. Başka bir görevi yok bunların" dedi.
MHP'nin gensoru konusunda CHP ile yarışa girdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Artık o arayı kapatabilmek için yoğun bir şekilde gensoru devam edecek. Kongrelerinin hemen ardından böyle adım atmaları da manidardır, güzeldir. Hayırlı olsun diyoruz. Ama bütün bunlara karşı, bu sulandırılmış gensoru mekanizmasına karşı, zaten benim arkadaşlarım gerekli cevabı, birlik, beraberlik, bütünlük içinde veriyorlar ve yine vereceklerdir. Bir çırpıda zaten hepsini defetmek suretiyle 'Al gönderdiğin arzuhallerini geri' deyip kendilerine gönderiyor."
"FİİLİ OLARAK AB ÜYESİYİZ AMA AB BUNUN FARKINDA DEĞİL"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde Avrupa Birliği konusuna da değindi. Erdoğan, Türkiye'nin fiili olarak AB üyesi olduğunu fakat Avrupa'nın bunun farkında olmadığını söyleyerek, "Avrupa'da 5 milyon civarında kardeşimiz yaşıyor. Biz aslında fiili olarak AB üyesiyiz zaten. Ama AB bunun farkında değil. Olsa da olmasa da biz yola devam ediyoruz" dedi.
5 milyon Türk'ün 3 milyonunun Almanya'da yaşadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, bunların bir çoğunun artık orada kalıcı hayat kurma sürecine girdiğini Başbakan Erdoğan şunları söyledi:
"Biz Avrupa'da yaşayan kardeşlerimizin, bulundukları ülkenin vatandaşlığına geçmeleri tavsiyesini hep söylüyoruz, buradan da hatırlatıyorum. Bunu desteklemeye de devam edeceğiz. Ama diyoruz ki 'asimile olmadan, entegre olmakta da zorluk çıkarmadan.' Entegre olacaksınız ki siz de huzurlu olun, o toplumu da huzursuz etmeyin. Bu şekilde bulundukları ülkelerin vatandaşlığına geçen kardeşlerimizin Türkiye'deki haklarını en rahat şekilde kullanabilmelerini sağlayacak her türlü tedbiri de alıyoruz. Şunu bilin ki arkanızda güçlü bir Türkiye var. Sayın Merkel ile görüşmemizde kendilerine şunu hatırlattım: Artık lütfen mavi kartlardan filan bu milleti kurtarın. Bunlar buraya gelmişler. 1960'lı yıllardan itibaren buradalar. Bunlara vatandaşlık yolunu açın. Bize ne kadar Alman gönderirseniz gönderin, biz onları vatandaşlığa alırız. Şu anda bize müracaat eden Almanları biz vatandaşlığa alıyoruz. Tabii şimdilik gülüyorlar. İnşallah daha sonra da imzayı atarlar. Şubat sonunda burada olacaklar. Tekrar bu konuları kendileri ile görüşeceğiz."
"AVRUPA İLE ROLLERİ DEĞİŞTİK"
Başbakan Erdoğan, küresel krizin etkilerinin tüm ağırlığıyla Avrupa'da yaşadığını fakat Türkiye'de durumun böyle olmadığını söyleyerek, "Küresel krizin etkilerinin tüm ağırlığı ile yaşandığı Avrupa ile rolleri değişmiş durumdayız. 10 yıl önce biz ekonomik ve siyasi istikrarın simgesi olarak gördüğümüz Avrupa'ya gıpta ile bakıyorduk. Bugün onların bizi gıpta ile izlediğine şahit oluyoruz" dedi.
Erdoğan ayrıca Avrupa Birliği'ne çağrıda bulunarak, "Türkiye'yi tamamen tarihi komplekslere dayalı olarak, siyasi gerekçelerle AB'ye almakta direnenlere bugün diyoruz ki kaybeden siz oluyorsunuz" diye konuştu.
Dün Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yeni hizmet binasının açılışının ardından 2012 Olimpiyatları'nda madalya alan sporcular, aileleri ve antrenörleriyle akşam yemeğinde bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, "Sporcuların ödüllerini dün bankaya yatırdık. Toplu çeklerini de kendilerine sunduk. Artık para hesaplarına geçmiştir. Paralarını artık istedikleri anda kullanma hakkına sahipler" şeklinde konuştu. - ANKARA

















