Midyat1göç Ettikten 36 Yıl Sonra Döndü Müslüman Köyün Tek Süryanisi Oldu - Haberler
Haberi Paylaş

Midyat1göç Ettikten 36 Yıl Sonra Döndü Müslüman Köyün Tek Süryanisi Oldu

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Midyat1göç Ettikten 36 Yıl Sonra Döndü Müslüman Köyün Tek Süryanisi Oldu

Mardin'in Midyat İlçesi'nde Narlı Köyü'nde 36 yıl önce İsveç'e göç eden 65 yaşındaki İskender Debasso, 2 yıl önce döndüğü yaklaşık 500 nüfuslu köyün tek Süryanisi oldu.

Mardin'in Midyat İlçesi'nde Narlı Köyü'nde 36 yıl önce İsveç'e göç eden 65 yaşındaki İskender Debasso, 2 yıl önce döndüğü yaklaşık 500 nüfuslu köyün tek Süryanisi oldu. Ailesinin tarihi konağını 2 milyon liraya onaran Debasso, Avrupa'daki Süryanilere dönün çağrısı yaptı. Köyde botanak bahçesi kurmak için çalışmalara başlayan Debasso, Hedefim ise geri dönüş yaptığım köylülerin refah düzeyini artırmak için botanik bahçesi kurmak. Bölgenin endemik türlerini çok iyi bilirim. Bunun üzerine birçok araştırma yaptım dedi.

Mardin'in Midyat İlçesi' Narlı (Halexe) Köyü'nden İsveç'e göç eden İskender Debasso, 36 yıl aradan sonra köyüne 2 yıl önce köyüne geri döndü. 5 çocuğu İsveç'te yaşayan Debasso, yaklaşık 500 nüfusyu köyün tek Süryani asıllı vatandaşı oldu. Ailesiyle birlikte göç ettikten sonra yaşadıkları 700 yıllık tarihi konağı özelliklerini koruyarak yaklaşık 2 milyon lira harcayarak yeniden yaptıran Debasso, konağın içini de bölgenin bütün kültür motiflerini barındıran tarihi eserlerle döşedi. Köyen en ihtişamlı yapısı olan konağı yeniden canlılığa kavuşturmanın sevincini yaşayan Debasso, Bu evi miras değil, dedelerimden kalan bir emanet olarak görüyorum. Benim Hıristiyan olarak düşünseydim, Kudüs'e gidip kendime ev yapardım. İstesem, bu parayla İsveç'te de bina yapardım, kirasından torunlarım faydalanırdı. İster Süryani olan ister Müslüman olsun kim gelirse gelsin kapımız herkese açık dedi.

ROBERT MEZUNU 6 DİL BİLİYOR

Robert Koleji mezunu, 6 dil bilen ve Avrupa'da çeşitli üniversitelerde 15 yıl eğitim alıp, sosyal çalışma uzmanı olan Debasso, köye geri dönüşünü Müslüman komşularına bağlıyor. Debasso, 1950'li yıllarda köyümüz, 250 haneli ve bin nüfusluydu. Köyün tek Süryani ailesi olarak da biz vardık. Küçüklüğümde Deyrulzafaran Manastırı'nda Metropolit Yuhanna Dolabani'den İngilizce öğrenince ailem beni İstanbul'a, Robert Kolej'ine gönderdi. Kolejden sonra köye dönüp Diyarbakır NATO Üssü'nde İngilizce-Türkçe çevirmenlik yapmaya başladım. Diyarbakır'da yaşadığımız kötü muameleden dolayı yurtdışına gitmek zorunda kaldık. Köydeki malımızı mülkümüzü biz komşularımıza verdik, kimse zorla almadı bizden. Tarlalarımızı ekip biçiyorlardı, tarlaların geliri ile de köyün elektrik su gibi ortak masrafına veriyorlardı. Onlardan kira almıyorduk. Bu şartı dört yıl önce vefat eden babam koymuştu. Debbaso ailesi olarak dönmemizin nedeni, köylülerimizin samimiyeti, dürüstlük ve insaniyeti. Kadın, çocuk, erkek, yaşlı; herkes dönüşümüze sevindi. Bende yalnız köy değil, vatan sevgisi var. Memleketimi seviyorum. Bu eve baktığım zaman bu kadar güzel bir netice alacağımızı tahmin etmiyordum. Evi onarırken köyde yaşayan Müslüman ailelerin çok yardımı oldu. Onlar bize cesaret verdi ve onların sayesinde bugün buradayımdedi

KÖYDE YAŞAYAN TEK SÜRYANİ

Köyde yaşayan tek Süryani olarak köye geri dönüş sürecinde ve sonrasında hiçbir sıkıntı ve sorunla karşılaşmadığını söyleyen Debasso, Köydeki Müslümanlar arasında tek başıma yaşamak hiçte zor değil. Bundan da çok mutluyum, bahtiyarım. Köyün yüzde 90'ı ile birimize gidip geliyoruz. Onlarda beni çok seviyorlar ben de onları. İbadetlerimi yerine getirmekte zor değil. Bir telefonla arabama binip istediğim yerde inancımı yerine getirebiliyorum. Ailemize köye yatırım yapacağız dediğimde hepsi önce tamam dediler ama sonradan sözde kaldı. Sonradan çocuklarımı çağırdım birlikte toplandık kendilerine ben ya Suriye'ye gideceğim ya da Türkiye'ye döneceğim dedim. Sonra burayı onarmayı karar verdik. Karar vermek basit bir şey ama 3-4 yıl boyunca burada hummalı bir çalışma ile burası bu hale geldi. Her hafta burada çalıştığımda buranın fotoğraflarını çekip İsvec'e mail gönderiyordum. Orada çocuklar yaptığımız çalışma üzerinde yeni projeler çiziyorlardır. Bana en büyük desteği torunlarım verdi. Bana yeter ki köyde bir tuvaletimiz olsun diyorlardır dedi.

Yurtdışında yaşayan Süryanilere geri dönme çağrısı da yapan Debasso, Süryanilere çağrımız şudur gelsinler yerinde görsünler. Ben bir Süryani olarak yalnız başıma yaşıyorum sadece ben varım burada. Artık buralara gelip birazda başka kültürleri öğrensinler, hürmet etsinler. Onların dilini, yaşamlarını, edebiyatını öğrensinler. Mardin Valisi veya başka biri gelse burada 4 dinle 4 dille karşılaşır. Burada Yezisi de, Müslümanı da Süryanisi de Yahudisi de var. Tabii, Türkiye'deki bir eğitimle bunu hazmetmek çok zordur. Gelip burada bir ay staj görseler. Bu köyden çok şey öğrenirler. Köyümüz ve bu köyümüzün etrafında yaşayan bütün Müslümanlar, Süryanilere ait ellerindeki arazi, tarla ve mülkleri hiçbir sıkıntı çıkarmadan hemen devr ediyorlar. Hatta bazıları tapusu kendi üzerlerinde olmasına rağmen asıl sahipleri olan Süryanileri çağırıp gelin arazinizi üzerimden alın beni bu azaptan kurtarın diyorlar. Bunlar çok güzel gelişmeler. Bugüne kadar hiçbir sorun sıkıntı ile karşılaşmadım. Yalnız gelir gelmez köyümüzün kalkınması için bir dernek kurmuştuk ama derneğimizle ilgili iki sefer para cezasına çarptırıldık. Türkiye'de bazı şeyler çok farklı işliyor dedi

KÖYÜ BOTANİK MERKEZİ HALİNE GETİRECEK

İskender Debasso, köye kesin dönüş yaptıktan sonra köylülere bir gelir kaynağı bulmak için harekete geçti. Köy meydanına çeşme yaptıran, taziye evi kuran Debasso son olarak Dicle Kalkanıma Ajansına başvurarak köyde projesini çizdiği botanik bahçe için destek istedi.

Köyü ziyarete gelen DİKA Uzmanlarını önce tarihi evinde ağırlayan ve kendilerine evi tanıtan Debasso daha sonra köyde kurmak istediği projesi hakkında bilgi verdi. Debasso, Köyüme kesin dönüş yaptıktan sonra önce bu evi yaptım şimdi ise birinci hedefim bu köyün sosyolojisi üzerine bir kitap yazmak. Diğer hedefim ise geri dönüş yaptığım köylülerin refah düzeyini artırmak için botanik bahçesi kurmak. Bölgenin endemik türlerini çok iyi bilirim. Bunun üzerine birçok araştırma yaptım dedi.

Debasso, projenin kabul edilmesi halinde botanik park içinde birçok endemik bitkinin yetiştirileceğini, nesli tükenmekte olan bitkilere öncelik vereceklerini, ilk etapta bine yakın çeşit bitki ekimi yapmayı düşündüklerini, daha sonra yıllar içinde bu bitki çeşidini artıracaklarını belirtti. Debasso, Mardin Mezopotamya'nın kalbi. Yaşam buradan yayılmış bütün dünyaya. Hali ile buradaki biyolojik çeşitliliği, endemik, ender ve tehdit altındaki bitkileri koruyarak desteklemek istiyoruz. Bu şekilde hem köyümüzü, ilçemizi ilimizin tanıtımını yapmış oluruz hem de çevremizi korumuş oluruz. Mesela gittikçe artan bir tehdit oluşturan susuzluğa dayanıklı bitkileri yetiştirerek ve dünyadaki erozyonla ve çölleşme ile mücadeleye de yardım edebiliriz. Bu botanik bahçe sayesinde köylülerimiz içinde bir gelir kapısı açılmış olur dedi.

DİKA HER TÜRLÜ GELİŞİME DESTEK VERİYOR

İbrahim Debasso ile köyde kurulması düşünülen Botanik Park Merkezi hakkında görüş alışverişinde bulunan ve projeyi inceleyen DİKA Uzmanı ve Mardin Yatırım Ofisi Müdürü Selim Duran da DİKA olarak bölgenin gelişimini sağlayacak her türlü projeye destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Duran, İskender Bey bizlere başvurup buraya bir botanik bahçe yapmak istediğini ifade etmişti. Bizler de buraya gelerek projeyi yerinde görüp inceleme imkanımız oldu. Öncelikle Mardin bölgemizin bir Süryani kimliği var. Bizlere başvuran Süryaniler çok ilginç çok samimi çok özel projelerle geliyorlar. Mesela bu proje için konuştuğumuzda hem turizm açısından köyünü tanıtımı hem de köylüler için ek bir gelir kaynağı olarak önem veriyoruz.ödedi.

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
title