Medine canlı yayın izle! 2021 Medine (Ravza-i Mutahhara) canlı yayın izleme linki! Mescid-i Nebevî canlı HD Diyanet izle!

Medine canlı yayın izle! 2021 Medine (Ravza-i Mutahhara) canlı yayın izleme linki! Mescid-i Nebevî canlı HD Diyanet izle!

Haberler.com / Mustafa Şirin - Haberler | Gündem
Medine canlı yayın izle! 2021 Medine (Ravza-i Mutahhara) canlı yayın izleme linki! Mescid-i Nebevî canlı HD Diyanet izle!

Mescid-i Nebevî'yi canlı HD olarak izlemek için yazımızı okuyabilirsiniz. Medine canlı yayını Diyanet üzerinden izleyebileceğiniz gibi Youtube resmi kanal üzerinden de izleyebilirsiniz. Medine'de koronavirüs kapsamında maske ve mesafe kurallarına uyarak ibadet yapılmaktadır. Medine HD izle! Medine canlı yayın izleme linki! Medine full HD canlı izle!

Medine'de koronavirüs dolayısıyla mesafe kurallarına uyularak ibadet yapılmaktadır ve 5 vakit namaz kılınmaktadır. Medine Ravza-i Mutahhara canlı yayını izleyebilir ve dualara, sohbetlere katılabilirsiniz. Medine canlı izle! Medine full HD izle! Ravza-i Mutahhara canlı yayın izleme linki var mı?

MEDİNE CANLI YAYIN İZLE!

MEDİNE RAVZA-İ MUTAHHARA - MESCİD-İ NEBEVİ CANLI YAYIN İZLEME LİNKLERİ

Medine canlı izlemek için Diyanet'in resmi web sitesini kullanabilirsiniz. Diyanet üzerinden canlı Mekke ve Medine izleyebilirsiniz. Medine canlı olarak takip edebileceğiniz birçok kanal bulunmaktadır. Youtube üzerinden resmi kanalları inceleyebilirsiniz.

MEKKE KABE DİYANET CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

MEDİNE DİYANET CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

Medine canlı yayın izle! 2021 Medine (Ravza-i Mutahhara) canlı yayın izleme linki! Mescid-i Nebevî canlı HD Diyanet izle!

MESCİDİ NEBEVİ NEREDE?

Mescid-i Nebevî veya Peygamber Mescidi, Hicret'ten sonra Medine'de Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile arkadaşları tarafından inşa edilen, Hz. Muhammed (S.A.V.)'in kabrinin de içerisinde bulunduğu mescit. "Nebevi" Arapçada "peygambere ait" anlamına gelir, "Mescid-i Nebevî" tamlamasının anlamı ise "Peygamber Mescidi"dir. Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra Müslümanlara göre ikinci en kutsal mescittir.

KABE NEREDE?

Kâbe, Mekke'de Mescid-i Haram'da yer alan ve İslam dininde en kutsal sayılan kübik yapı. İslamda beytullah (Allah'ın evi), beyt (ev) veya Beyt-atik (eski ev) diye de anılır. İslâm dininin ilk ve en kutsal mekânı kabul edilir. Bu yapının etrafında Mescid-i Harâm bulunur. Kur'an'da Kâbe'nin İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edildiği ifade edilir. Dünya'daki bütün Müslümanlar, nerede olurlarsa olsunlar, namazlarını Kâbe'ye dönerek kılarlar. Kâbe'nin olduğu yöne kıble denir. İslam öncesinde Arap yarımadasında çok sayıda kutsal mekan ve buralarda inşa edilen kübik ilah evleri (Kabe) bulunduğu, kutsal kabul edilen mekanlar ve ilah evlerinin Araplarca haram aylar boyunca ziyaret edilerek buralarda değişik tapınmaların gerçekleştirildiği bilinmektedir. Tarihte olduğu gibi günümüzde de bazı dinî gruplar Kabe ve Karataş'ın kutsallığı çerçevesinde icra edilen dini uygulamalara karşı çıkmaktadırlar.

MESCİDİ NEBEVİ HAKKINDA BİLGİLER

İslâm tarihinde bir dönüm noktası olan Resûl-i Ekrem'in Mekke'den Medine'ye hicretinden sonra gerçekleştirilen ilk faaliyetlerden biri Mescid-i Nebevî'nin (Mescid-i Nebî) inşasıdır. Bizzat Hz. Peygamber tarafından yaptırılan iki mescidden biri olan (diğeri Kubâ), Mescid-i Nebevî onun Medine'deki bütün faaliyetlerinin merkezinde yer almış ve fonksiyonları bakımından sonraki dönemde kurulan camilere örnek teşkil etmiştir. Mescid-i Nebevî'nin adı Kur'ân-ı Kerîm'de doğrudan geçmemekle birlikte "ilk günden takvâ üzerine kurulan mescid" ifadesiyle (et-Tevbe 9/108) Mescid-i Nebevî veya Mescid-i Kubâ'nın kastedildiği rivayet edilmektedir (Müsned, III, 91; Müslim, "?ac", 514; Belâzürî, Fütûh, s. 4; Taberî, Câmi?u'l-beyân, XI, 26-28). İbn Kesîr, Mescid-i Nebevî'nin âyette sözü edilen sıfata daha lâyık olduğunu belirtir (el-Bidâye, III, 218). İslâm âlimlerinin çoğuna göre Mescid-i Nebevî fazilet bakımından Mescid-i Harâm'dan sonra gelir. İmam Mâlik başta olmak üzere bazı âlimlere göre ise Resûlullah buraya defnedildiğinden Mescid-i Nebevî daha faziletlidir (Nevevî, IX, 163, 164). Mekke'deki Mescid-i Harâm gibi Mescid-i Nebevî ve Kudüs'teki Mescid-i Aksâ için de Harem-i şerif tabiri kullanılır.

Akabe'de Hz. Peygamber'e ilk biat eden Es'ad b. Zürâre, hicretten önce Medine'de bir hurma kurutma yerinin etrafını duvarla çevirerek mescid haline getirmişti (İbn Sa'd, III, 457). Resûl-i Ekrem 12 Rebîülevvel (24 Eylül 622) Cuma günü Medine'ye girdiğinde kendisini davet edenleri kırmamak için devesi Kasvâ'nın salıverilmesini ve onun çöktüğü yere en yakın evde konaklayacağını söyledi. Hz. Peygamber'in bu sırada Hz. Nûh'a öğretilen, "Rabbim! Beni mübarek bir menzile kondur. Şüphesiz konaklatanların en hayırlısı sensin" duasını (el-Mü'minûn 23/29) tekrarladığı rivayet edilir (Semhûdî, I, 322). Kasvâ'nın Mâlik b. Neccâr oğullarının evlerinin önünde hurma kurutulan bir düzlükte çökmesi üzerine Resûlullah buraya en yakın evin sahibi Ebû Eyyûb el-Ensârî'ye misafir oldu. Resûl-i Ekrem, Es'ad b. Zürâre, Muâz b. Afrâ ve Ebû Eyyûb el-Ensârî'den birinin himayesinde bulunduğu nakledilen Sehl ve Süheyl adlarında iki yetim çocuğa ait olan bu arsayı mescid yapmak üzere sahiplerinden 10 dinar karşılığında satın aldı (Buhârî, "Menâ?ıbü'l-en?âr", 45; Belâzürî, Fütûh, s. 6). Sahiplerinin arsayı mescid için bağışladıkları rivayeti de vardır (Buhârî, "Ve?âyâ", 30; Taberî, Târî?, II, 397). Bu engebeli ve çalılık alanın (Taberî, Târî?, II, 396-397) zemin düzenlenmesi yapıldıktan sonra yaklaşık 3 arşın derinliğindeki temeline ilk taşı Hz. Peygamber koydu. Rebîülevvel ayında (Eylül 622) inşasına başlanan Mescid-i Nebevî, kendisi de ashapla birlikte çalışan Resûl-i Ekrem başta olmak üzere özellikle Talk b. Ali, Ammâr b. Yâsir gibi sahâbîlerin öncülüğünde şevval ayında (Nisan 623) tamamlandı. Mescidin inşası, Resûlullah'ın güzel sözleri ve şiirlerle teşvik edilen ensar ve muhacirlerin kaynaşması için iyi bir fırsat olmuştu (Abdürrezzâk es-San'ânî, V, 396-397; İbn Sa'd, I, 185-186). İlk bina, taş temel üzerine tek sıra kerpiçten, bir adam boyu kadar yükseklikteki çevre duvarı ile kuşatılarak üstü açık biçimde 60 × 70 zirâlık bir alana (1022 m2) yapıldı (Semhûdî, I, 334). Mescidin ilk yapısı ve sonraki ilâvelerle ilgili olarak kaynaklarda zikredilen ayrı ölçüler, esas alınan zirâın (arşın) ve metrik karşılığının farklılığından kaynaklanmış olmalıdır. Kıblesi bizzat Hz. Peygamber tarafından Kudüs'e yönelik olarak yapılan ve üç kapısı bulunan mescidin doğu duvarının güney kısmına Resûl-i Ekrem'in hanımları Hz. Âişe ve Sevde için iki adet oda-hücre yapıldı. Daha sonra sayıları dokuza çıkan bu odaların bir kapısı mescide açılıyordu. Kıble hicretten on altı veya on yedi ay sonra Kudüs'ten Mekke'deki Kâbe'ye çevrilince güneyde bulunan yeni kıble tarafına gelen kapı kapatılarak kuzey duvarında yeni bir kapı açıldı. Basit ve sade, ancak son derece fonksiyonel olan Mescid-i Nebevî müslümanların sayısının artmasıyla ihtiyaca cevap veremeyince 7. yılda (628) Hayber dönüşü yeni ilâvelerle genişletildi. Hz. Osman, Resûlullah'ın teşvikiyle Mescid-i Nebevî'ye bitişik bazı yerleri buraya dahil etmek amacıyla satın aldı (Müsned, I, 70; Tirmizî, "Menâ?ıb", 19; Dârekutnî, IV, 195; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki, VI, 167; Taberânî, I, 196). Bu dönemde Mescid-i Nebevî, kıble tarafı hariç üç tarafından genişletilerek 100 × 100 zirâ (yaklaşık 2433 m2) ebadında kare planlı bir hale getirildi (Semhûdî, I, 336, 338, 341). Duvarları taş temel üzerine "semît" adı verilen tek sıra kerpiç, üzerine "saîde" denilen kerpiçlerin yön değiştirdiği veya bir tam, bir yarım kerpiçten meydana gelen çift sıra, son olarak da erkekli dişili çift sıra olmak üzere üç farklı şekilde örüldü. Son aşamada duvar kalınlığı 1,5 zirâa (74 cm.), yüksekliği de 7 zirâa (3,45 m.) ulaştı. Başlangıçta üstü örtülmeyen Mescid-i Nebevî'nin kıble tarafında Hz. Peygamber'in namaz kıldırdığı yere yağmur ve güneşten korunmak için hurma kütüğünden altı direk üzerinde bir sundurma yapıldı. Kıble Kâbe'ye çevrilince bu sundurma kısmen korunarak Suffe ehlinin barındığı bir yer oldu. Mescidin güney duvarına paralel dokuzar adet hurma kütüğünün üç sıra halinde dizilip ahşap sütunlar üzerine oturtulduğu bir çatı yapıldı. Araları 9 zirâ (4,44 m.) olan sütunlar, hurma ağacından kirişlerle birbirine bağlanıp yanlamasına hurma dalı ve yaprakları, izhir ve semer otlarıyla örtülerek toprakla kapatıldı. Çok sade biçimde yapılan tavan gölgelenmeyi sağlıyor, ancak yağmurdan korunmayı temin etmiyordu (Abdürrezzâk es-San'ânî, IV, 248-249; Müslim, "?ıyâm", 215-216; Ebû Dâvûd, "?alât", 15).

Mescid-i Nebevî, Hz. Ebû Bekir döneminde herhangi bir değişikliğe uğramadı. Ancak Medine'nin nüfusunun giderek artması mescidin genişletilmesi ihtiyacını doğurdu. Hz. Ömer, 17 (638) yılında çevredeki bazı evleri mescide dahil etmek için istimlâk etti; kuzey duvarı biraz geriye çekildi ve ön duvar mevcut sütunların aralığı kadar ileri alınarak yanlara üçer, batı tarafında ön duvara dik ikişer sütun ilâve edildi. Çevre duvarı yükseltilen ve tavan yüksekliği 11 zirâ (5,43 m.) olan, kapı sayısı altıya çıkarılan Mescid-i Nebevî'nin boyutları kuzeyden güneye 140 zirâa, doğudan batıya 120 zirâa (4088 m2) ulaştı. Zemini Akik vadisinden getirilen küçük taşlarla kaplandı, ilk safların bulunduğu bölüm keçe ile döşendi.

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title