TRT 12 Punto'da yapay zeka paneli

TRT 12 Punto'da yapay zeka paneli
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TRT 12 Punto kapsamında düzenlenen panelde, yapay zekanın sinema ve reklam sektöründeki kullanımı, maliyet zorlukları ve geleceği ele alındı. Uzmanlar, yapay zekanın bir araç olduğunu ve Türkiye'nin bu dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.

TRT'nin bu yıl 8. kez düzenlediği senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu "TRT 12 Punto" kapsamında "Hayalden Görsele: Yapay Zeka ile Üretimin Yeni Olanakları" paneli, Sinema Feriye'de gerçekleştirildi.

Yapımcı ve yönetmen Nurullah Yenihan ile yapımcı, yönetmen ve post prodüksiyon uzmanı Selman Ecirli'nin konuştuğu panelde, yapay zekanın sinema, reklam ve animasyon sektöründeki mevcut kullanımı, getirdiği yeni olanaklar, üretim süreçlerindeki zorluklar ve geleceğe yönelik öngörüler masaya yatırıldı.

Ecirli, yapay zekanın profesyonel üretimde sanıldığının aksine basit ve düşük maliyetli olmadığını, yüksek maliyetler ve çeşitli zorluklar içerdiğini söyledi.

"Yapay zeka kendi kendine karar vermiyor, biz ona vizyon veriyoruz"

Bireysel kullanıcıların cep telefonlarındaki uygulamalar üzerinden edindikleri pratik deneyimler nedeniyle, yapay zeka üretiminin "ucuz, basit ve kötü" olacağına dair yaygın bir ön yargı oluştuğunu belirten Ecirli, "Gerçekten gece gündüz çalışıyoruz. Çok para ve zaman harcıyoruz ve çok fazla gencin beynini yakıyoruz. Çünkü çok fazla deneme ve tekrar gerektiriyor." dedi.

Ecirli, yapay zekanın sinema ve reklam sektöründe bir amaç değil, sınırları keskin şekilde çizilmesi gereken bir "araç" olarak konumlandırılması gerektiğinin altını çizerek, kendi çalışmalarından ve hayata geçirdikleri reklam projelerinden örnekler sundu.

Aynı zamanda yapay zekanın bütçe, zaman ve mekan sınırlarını genişleterek imkansız görülen sahnelerin çekilebilmesine olanak sağladığını aktaran Ecirli, "Eskiden 'bütçe, zaman, ekip veya teknik yok' diye şikayet ederdik. Yapay zeka bu sınırları bir nebze olsun genişletti." diye konuştu.

Selman Ecirli, yapay zekaya doğru yönlendirmeleri yapabilmek için sinematografi, kadraj, ışık ve fotoğrafçılık gibi temel mesleki bilgilerin hala zorunlu olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Yapay zeka kendi kendine karar vermiyor, biz ona vizyon veriyoruz. 'Hadi sen bize bir reklam çıkar' dediğinizde ortaya hiçbir şey çıkmaz. Bu tıpkı bir insana 'Hadi git Eminönü'nden bir şey al gel' demek gibidir. Ne zaman gideceğini, bütçesini, ne alacağını bilmesi gerekir. Yapay zeka sizden çok iyi bir bilgilendirme ister. Bu nedenle işin başında yine bir yönetmenin olması, kostümünden mekanına, ışığından kadrajına kadar her şeyi yönetmesi gerekiyor."

Ayrıca yapay zekanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerine de değinen Ecirli, "İşinizin patronu mu yoksa yapay zekanın işçisi mi oluyorsunuz? Yapay zeka sizi normal kapasitenizin çok üzerinde çalışmaya, daha fazla iş üretmeye zorluyor. Bu da farkında olmadan kendi kendinizi yıpratmanıza yol açabiliyor." görüşünü paylaştı.

"Türkiye olarak bu değişime hızlıca adapte olmalıyız"

Siyahmartı Animasyon Stüdyosu kurucusu Nurullah Yenihan ise panelde TRT ortak yapımı olan ve yakında vizyona girecek "Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu: Sihirli Lamba" filminden görüntüler paylaştı.

Yenihan, Türkiye'de ilk kez klasik animasyon teknikleriyle yapay zekayı bir araya getiren hibrit bir yöntem kullandıklarını belirterek, "Animatörlerimizin hazırladığı animasyonları alıp yapay zekada görselleştirme ve render işlemlerini gerçekleştirdik." dedi.

Gelecekte uçtan uca tamamen yapay zekayla üretilen sinema filmlerinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Yenihan, bu durumun bazı iş alanlarını kapatırken, yeni uzmanlık alanları doğuracağını ifade etti.

Tarih boyunca sinemada yaşanan teknolojik dönüşümlerden de örnekler veren Yenihan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"1993 yılında Steven Spielberg, Jurassic Park'ta ilk kez CGI teknolojisini kullandığında stop-motion animasyon sektörü sarsılmıştı. Şimdi de yapay zeka ile benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye olarak bu değişime hızlıca adapte olmalıyız. Hindistan ve Çin bu konuda çok hızlı ilerliyor ve pazarı ele geçirmek üzereler. Çin'de şu an 60 dakikalık gerçekçi bir yapay zeka filmini 18 bin dolar gibi bütçelerle üretiyorlar ve biz bu filmlere maruz kalıyoruz. Bu treni kaçırırsak pazarı tamamen kaptırırız ve sadece takipçi olarak kalırız. Bu teknolojinin önüne geçemeyiz, o yüzden adapte olmak zorundayız."

Nurullah Yenihan, oyuncuların yüz ve ses haklarının kiralanmasıyla başlayan sürecin, gelecekte tamamen yapay zeka tarafından üretilmiş, gerçekte hiç yaşamamış dijital fenomenlerin ve aktörlerin başrol oynayacağı bir sinema dünyasına evrileceğini öngördüğünü söyledi.

Üniversite mezunları için yeni fırsatlar

Yenihan, yapay zeka teknolojilerinin animasyon eğitimi alan genç üniversite mezunları için büyük bir avantaja dönüştüğünü de aktardı.

Klasik sistemde her departman için ayrı uzmanlar aranırken yapay zekanın kurgu, yönetmenlik, storyboard ve modelleme gibi her alandan biraz anlayan "genelleyici" profilleri öne çıkardığına işaret eden Yenihan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapay zekada profesyonel iş yapabilmek için her alanda bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Kurguyu da yönetmenliği de kamera ve ışık bilgisini de sentezlemeniz lazım. Bu durum, üniversitelerde geniş tabanlı eğitim alan genç mezunlarımızın önünü sonuna kadar açıyor. Eskiden her alandan azar azar bilen yeni mezunlarla çalışmakta zorlanırken, şimdi tüm kapılarımızı onlara açtık. Çünkü yapay zekayla üretimde bu çok yönlülük büyük bir verim sağlıyor."

Panelin son bölümünde ise yapay zekanın gelecekte insanın yerini alıp alamayacağı sorusunu yanıtlayan konuşmacılar, insan unsurunun ve hikaye anlatımının vazgeçilmezliğine vurgu yaptı.

Kaynak: AA / Asya Setinay Karagül
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.