Şam Fuarı'nda Esed Rejiminin İşkencelerini Anlatan Sergi

Şam Uluslararası Fuarı'nda açılan özel sergi, devrik Esed rejiminin hapishanelerinde yaşanan işkence ve ihlalleri gözler önüne seriyor; Sednaya ve Tedmur gibi cezaevlerinden kalma aletler ve eşyalar sergileniyor.
ŞAM (AA) – Suriye İçişleri Bakanlığınca, başkent Şam'da düzenlenen 63. Şam Uluslararası Fuarı'nda, devrik Beşşar Esed rejiminin hapishanelerinde tutukluların maruz kaldığı ihlaller ve uğradıkları işkencelere dikkati çekmek amacıyla özel bir sergi açıldı.
Devrik rejim döneminde hapishanelerde tutukluların maruz kaldığı koşullar ve uğradıkları işkenceleri yansıtan Şam'daki sergi, ziyaretçilere geçmişte yaşananları somut unsurlar üzerinden görme imkanı sunuyor.
Özellikle Sednaya Hapishanesi'nde uygulanan işkence yöntemlerinin anlatıldığı sergide, hapishanelerde kullanılan çeşitli işkence aletleri ile tutuklulara ait kişisel eşyalar yer alıyor.
Kıyafetler ve günlük kullanım eşyalarının da bulunduğu sergide, tutukluların devrik rejimin hapishanelerinde karşı karşıya kaldığı ağır koşulların ortaya konulması amaçlanıyor.
Ziyaretçilere sergide, tutukluların yaşadığı koşullar ve hapishanelerdeki ihlallerin boyutuna ilişkin bilgilendirmeler yapıldı.
Sergide ayrıca, tutukluların kaldığı hapishane ortamını yansıtmak amacıyla örnek bir hücre oluşturuldu. Hücrede, hapishanelerdeki karanlık ve insanlık dışı koşullar canlandırıldı.
Sergiyi ziyaret eden Lina Abdulfettah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hapishane odaları, dış alanlar ve tutuklulara ait kişisel eşyaların geçmişte devrik rejim cezaevlerindeki zorlu yaşam koşullarını daha iyi anlamalarını sağladığını aktardı.
Abdulfettah, sergide yer alan unsurların, tutukluların günlük yaşamlarının nasıl olduğunu ve hapishanelerde geçirdikleri her anın ne anlama geldiğini daha derinden düşünmelerine imkan verdiğini ifade etti.
Kendisinin de ailesinden bazı kişilerin geçmişte siyasi tutuklu olduğunu anlatan Abdulfettah, babasının 1980'li yıllarda siyasi tutuklu olarak gözaltına alındığını ve Tedmur Hapishanesi'nde hayatını kaybedenlerden biri olduğunu kaydetti.
Abdulfettah, dayısının ve teyzesinin oğlunun da hapishanelerde yaşananlardan etkilendiğini belirterek, ailesinde bu süreci doğrudan yaşayan çok sayıda kişinin bulunduğunu ifade etti.
Abdulfettah, özellikle Sednaya ve Tedmur gibi hapishanelerde tutukluların yaşadığı koşulların, daha önce hayatta kalanların anlattıkları üzerinden kendilerinde derin bir etki oluşturduğunu dile getirdi.
Tutukluların güvenlik şubelerinde veya uzun süreli hapishanelerde geçirdiği her anın ne kadar ağır olduğunu düşündüklerini belirten Abdulfettah, sergide gerçek mekanları ve kişisel eşyaları görmenin bu düşünceleri daha somut hale getirdiğini söyledi.
Sednaya Kızıl Hapishanesi'nde 5 yıl tutuklu kalan Muhammed Ahmed el-Abbud da, hapishanede maruz kaldığı işkenceleri ve burada yaşadığı günleri anlattı.
Abbud, fuarda İçişleri Bakanlığının standını ziyaret ettiği sırada geçmişte yaşadığı işkence günlerini yeniden hatırladığını belirterek, tutukluluk döneminde farklı işkence yöntemlerine maruz kaldığını vurguladı.
Hapishanedeki hücreleri ve işkence uygulamalarını hatırladığını aktaran Abbud, asılma, sandalye ve lastik kullanılması gibi farklı yöntemlerle işkence yapıldığını ifade etti.
Abbud, ailelerin hapishanelerde tutulan yakınlarının başına gelenleri bilmesinin önemli olduğunu belirterek, Sednaya'da çok sayıda kişinin haksızlığa uğradığını ve işkence gördüğünü dile getirdi.
Tutukluluk döneminde aynı hücreyi paylaştığı arkadaşlarını da hatırladığını anlatan Abbud, zor günlerde birbirlerine destek olduklarını ve yaşadıkları acıları birlikte göğüslediklerini söyledi.
Abbud, işkencelerin yalnızca belirli yöntemlerle sınırlı olmadığını belirterek, aşağılama, hakaret, küfür ve tıraş edilme gibi çeşitli uygulamalara da maruz kaldıklarını aktardı.













