Kurtulmuş: Türkiye Avrupa İçin Yük Değil, Güvence
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya'da yaptığı konuşmada Türkiye'nin Avrupa için bir yük değil, aksine önemli bir güvence ve zenginlik olduğunu vurguladı. Ayrıca uluslararası sistemin zayıflığına dikkat çekerek yeni bir küresel mimari için iş birliği çağrısı yaptı.
(HELSİNKİ) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bugün açıkça söylüyoruz ki bölgesinde önemli bir güç, bölgesinde büyük bir gelişme potansiyeline sahip olan hatta artık yavaş yavaş küresel aktör olma yolunda ilerleyen Türkiye, Avrupa için asla bir yük değil, tam tersine Avrupa'nın geleceği için önemli bir teminattır ve Avrupa'nın geleceği için bir zenginliktir" dedi.
Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu (Eduskunta) Başkanı Jussi Halla-Aho ile birlikte Eduskunta'nın ek binasında Finlandiya- Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu'nun ev sahipliğinde düzenlenen "Değişen Dünyada Türkiye : Bir Ortak, Bir Dengeleyici, Bir Stratejik Aktör" konulu konferansa katılarak milletvekillerine ve katılımcılara hitap etti.
Kurtulmuş, Finlandiya'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında fevkalade yararlı toplantılar gerçekleştirdiklerini belirterek, bu ziyaretin Türkiye-Finlandiya arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlaması temennisini dile getirdi.
Türkiye ile Finlandiya arasında son derece tarihi, köklü ilişkilerin bulunduğunu, mesafeler uzak olsa da Finlandiya ve Türk halkı arasında gönül bağlarının bulunduğunu, iki ülkenin müşterek kanaatlere sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Hiç şüphesiz bu konulardan birisi de çatışma çözümleri ve müzakere konusunda Türkiye ile Finlandiya'nın geliştirdikleri ortak tavırlardır. 2023 yılında Finlandiya'nın NATO üyesi olarak kabul edilmesi ile Türkiye-Finlandiya ilişkilerinde yeni bir ortaklık zemini oluşmuştur. 2024 yılında Türkiye ile Finlandiya arasındaki diplomatik ilişkilerin başlangıcının 100. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen faaliyetler, her iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmıştır. Başta yüksek teknolojiler, milli savunma sanayi, eğitim, turizm gibi alanlar olmak üzere her iki ülkenin de menfaatini olacak alanlarda iş birliğini bundan sonra çok kuvvetli bir şekilde geliştirmeyi ümit ediyoruz" diye konuştu.
"ULUSLARARASI SİSTEM GÜÇSÜZ"
Dünyadaki bir diğer meselenin de çatışmaların ve gerilimlerin sürekli artması ve dünyada bu gerilimleri, çatışmaları önleyecek küresel sistemin ayakta kalmaması olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle birlikte Avrupa kıtasında başlayan ve bütün dünyayı etkileyen askeri ve siyasi etkilerin nasıl önleneceği, daha doğrusu Rusya'nın bu yayılmacılığının nasıl önleneceği konusunda küresel sistem çaresiz kalmıştır. Aynı şekilde İsrail'in Gazze'de üç yıla yakın bir süredir yaşlı, kadın, çocuk, kimsesiz insanlara karşı sürdürdüğü, artık soykırım boyutlarında olan katliamlarını durdurmak için dünyanın gücü yetmemektedir. Uluslararası sistem, böylesine önemli gelişmeleri dahi önlemekte etkisiz ve maalesef güçsüz kalmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
"HER TÜRLÜ İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ"
Çatışmaları önlemekle görevli olan Birleşmiş Milletler'in (BM) New York'ta bir ofisten, bir kafeden farksız hale geldiğini söyleyen Kurtulmuş, BM'nin hiçbir çatışmayı çözümleyemeyen, hiçbir agresyonu durduramayan, hiçbir suçluya sen suçlusun diyemeyen bir çaresizlik içerisinde olduğuna dikkati çekti. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde veto oyuna sahipken Ukrayna meselesinde Rusya'yı nasıl durduracaksınız? İsrail'in sadece Gazze değil Batı Şeria'da ve Lübnan'daki saldırılarını arkasında Amerika Birleşik Devletleri durduğu sürece nasıl önleyeceksiniz? Birleşmiş Milletler'de istediğiniz kadar karar alın, veto oyu sahibi olan bir ülkeyi kendisine hami olarak kılmış olan bir ülke dilediği her şeyi yapabilir durumdadır. Bu sürdürülemez bir dünya sistemidir. Demokrasiye, insan haklarına, çatışma çözümlerine fevkalade önem veren siz değerli Finlandiyalı dostlarımızla birlikte bu alanda ortak çalışmak yeni bir küresel siyasi mimarinin ve küresel ekonomik mimarinin kurulabilmesi için gayret sarf etmek durumundayız. Biz bu anlamda her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu ifade etmek isterim"
"FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN NATO'YA GİRMESİYLE NATO GÜÇLENDİ"
Avrupa kıtasının da "fevkalade büyük çalkantılarla karşı karşıya olduğunu" belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ukrayna meselesi, sadece Rusya-Ukrayna arasında bir sorun olmanın artık çok ötesine geçmiştir. Rusya ile başta Avrupa'nın ve bütün dünyanın arasında bir problem haline dönmüştür. Burada şunu da açık yüreklilikle görmek ve gerekli tedbirleri almak durumundayız. 2014 yılında Kırım işgal edildiğinde ne yazık ki Avrupa, Kırım'ın işgaline ses çıkartamadı. Dolayısıyla görüne görüne bir işgal gerçekleşti. Kırım ilhak edildikten sonra Avrupa'nın bu sessizliği dolayısıyla Ukrayna'nın diğer bölgeleri de Rusya tarafından işgal edildi, ilhak edildi. Avrupa sesini çıkaramadı, Avrupa güvenlik zafiyetinin ne kadar açık olduğunu görmüş oldu. Ardından NATO'nun da Avrupa güvenliği bakımından yeterince güvenli bir koruma şemsiyesi olamayacağı ortaya çıkmış oldu. Finlandiya'nın ve İsveç'in NATO'ya girmesiyle birlikte hiç şüphesiz NATO ciddi bir şekilde güçlenmiştir. Bu ülkelerin varlığı NATO'ya taze bir kan katmıştır. NATO, güvenlik anlamındaki yeni konseptlerini geliştirmek ve çatışmaları önlemek için sadece silahlı müdahaleyi değil, nasıl barış perspektifi geliştirebileceği üzerinde de yoğunlaşmak durumundadır. Bu çerçevede NATO'nun yeni rollerinin ne olacağı konusunda bu önümüzdeki süreçte Türkiye'de gerçekleştirilecek iki önemli toplantıda ümit ediyorum ki yeni konular gündeme gelecek, bütün üye ülkeler buradaki görüşlerini yakınlaştırmaya çalışacaktır."
"TÜRKİYE AVRUPA İÇİN YÜK DEĞİL"
NATO ile birlikte ele alınması gereken bir diğer konunun da Avrupa Birliği (AB) meselesi olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin AB ilişkilerini de her zaman stratejik bir ilişki olarak gördüğünü, samimiyetle ve açık yüreklilikle AB'ye tam üyelik perspektifine sahip olduğunu vurguladı. Türkiye'nin samimi yaklaşımlarına rağmen 1963'ten bu yana AB'de bir grup tarafından Türkiye'ye karşı ön yargılı, ayrımcılık ortaya koyan sayısız siyasetlerin geliştirildiğini, davranışlar içerisine girildiğini söyleyen Kurtulmuş, "Bugün açıkça söylüyoruz ki bölgesinde önemli bir güç, bölgesinde büyük bir gelişme potansiyeline sahip olan hatta artık yavaş yavaş küresel aktör olma yolunda ilerleyen Türkiye, Avrupa için asla bir yük değil, tam tersine Avrupa'nın geleceği için önemli bir teminattır ve Avrupa'nın geleceği için bir zenginliktir. Avrupalı dostlarımızın bunu artık anlamaları, bırakın Türkiye'ye bir iyilik yapmak için bu adımı atmayı kendi güvenlikleri için, kendi gelecekleri için de Türkiye'ye karşı olumlu bir tavır içerisinde olmalarını bekliyoruz ve tavsiye ediyoruz" ifadesini kullandı.
"ERMENİSTAN-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNİN NORMALLEŞMESİ HABERLERİNİ DÜNYA KAMUOYUNA VERECEĞİZ"
Kurtulmuş, çatışma bölgelerinde Türkiye'nin üstlendiği arabuluculuk rolünü de anlattı. Dünyadaki bir başka sorun alanının Kafkaslar olduğunu, Güney Kafkaslarda Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşmazlığın geride kaldığını söyleyen Kurtulmuş, "Azerbaycan ve Ermenistan belli bir anlaşma rotasına girmiş, Türkiye de bu anlaşmaya fevkalade ciddi bir destek veriyor. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin en kısa sürede normalleşmesi ile ilgili haberleri ümit ediyorum ki dünya kamuoyuna kısa süre içerisinde vereceğiz. Böylece çatışmaların, gerilimlerin yaşanmış olduğu bölgemizdeki bu gergin durum, bundan sonra çözülmüş olacak ve her üç ülkenin de menfaatine olacak adımlar atılmaya devam edecektir" diye konuştu.
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİNİN EN ZOR MESELESİNİ ÇÖZMÜŞ OLACAK"
Türkiye'nin uluslararası alanda müzakerelere, barış anlaşmalarına, karşılıklı farklı görüşlerin yakınlaştırılmasına odaklandığı gibi kendi içerisinde de en önemli meselesi terör meselesini çözmek için büyük bir kararlılıkla inisiyatif aldığını aktaran Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda yürütülen faaliyetler ile TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Terör meselesinin artık geride bırakılacağının altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye'de bütün yurttaşlarımızın birinci sınıf, eşit, özgür yurttaşlar olduğu, tam manasıyla demokratik standartların yükseltildiği, hiç kimsenin etnik kökeni, mezhebi, meşrebi bakımından ayrıştırılmadığı, hiç kimseye farklı bir gözle bakılmadığı yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açıyoruz. Bu aynı zamanda, hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının zihninden silahlı mücadele yapmayı geçirmeyeceği yeni bir dönemin başladığı anlamına geliyor. Ümit ediyorum ki böylece Türkiye en zor meselesini de müzakere yoluyla, istişare yoluyla ve siyasi olgunlukla gerçekleştirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin en zor meselesini çözmüş olacaktır" şeklinde konuştu.
















