Keşan Belediye Başkanı Basın Toplantısı Düzenledi

Keşan Belediye Başkanı Basın Toplantısı Düzenledi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, 9 Ağustos 2010 Tarihinde Belediye Avukatı Celali Ortaç ile Basın Toplantısı Düzenledi.

Saat 11.30'da Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'ın makam odasında gerçekleşen toplantıda ilk olarak konuşan Özcan, Erikli davasının tarihçesini belediye avukatı Celali Ortaç'ın anlatmasını istedi.

Bunun üzerine söz alan Ortaç, 1970'li yıllarda Keşan Belediyesi'nin dava konusu yeri o zamanın yasal prosedürüne uygun olarak Köy Tüzel kişiliğinden Kaymakamlığın onayıyla belediye adına tahsisini yaptırmıştır. Bu tahsisi de belediye tamamen yasal prosedüre uygun olarak gerçekleştirmiştir. Daha sonra maliye buranın mera olduğu iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açmıştır. Dava devam ederken dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalle Kadastro çalışmaları geliyor. Kadastro geldiği için dava Kadastro Mahkemesi'ne aktarılıyor. Kadastro Mahkemesi'nde dava hala devam etmekte. Burada Maliyenin iddiası sadece ve sadece mera olduğu iddiasıyla açılmış bir dava. 1980'li yıllara gelindiğinde de belediye burada imar çalışması yapıyor. Burasını parselleme çalışmalarını yapıyor ve Bayındırlık Bakanlığı'nın da onayıyla imar çalışmaları kesinleşiyor. Bu çalışmadan sonra 1980 yılında yapılaşma devam ediyor. Bunun üzerine Maliye tekrar İdare Mahkemesi'ne başvurarak belediyenin yaptığı imar çalışmalarının yasaya uygun olmadığı ve uyulması gereken kıyı kenar çizgisine uyulmadığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi'ne dava açılıyor. Edirne İdare Mahkemesi'nde Maliye'nin açtığı dava reddediliyor. Bizce idari yargı kararı ile Erikli Sahili'nde kıyı kenar çizgisinin kesinleştiği ve yargı kararı ile tartışmasız hale geldiği kanısını ve iddiasını taşımaktayız. Bunu da sayın mahkemeye aktardık. Daha sonra 2005 yılında mera kanununda değişiklik meydana geliyor.Yapılan değişiklikle mera olan yerlerde eğer yapılaşma yapılmışsa mera vasfını kaybetmişse inceleme yapılarak buranın belediyeye aktarılabileceği ve taşınma sahiplerine verilebileceği konusunda genelge var. Buna rağmen bu yetki Edirne Deftardarlığı'na verilmiş olup bu konuda defterdarlık adım atmamıştır. Dava da geçtiğimiz günlerde de dava belediye aleyhine sonuçlanmıştır. Şu an dosyamız karar yazılacak sonra da temyiz edeceğiz. Basında bayağı dalgalanmalar var.Binalarımız yıkılacak ve biz hakkımızı kaybedeceğiz gibi endişeye kimse kapılmasın.Yargıtay'a yapacağımız itirazdan sonra kesin karar verilecektir. Şu anda kimsenin bir endişe taşıması çok gereksizdir" dedi.

Ortaç'tan sonra söz alan Özcan'da, "bizim belediye olarak bakanlık olarak onaylı imar planlarımız 1986 yılında geçmiştir. Burada kıyı kenar çizgisi de belli imar planları da belli. İkinci bir dayanak noktamız mera kanununda yapılan değişikliklerde fiilen mera vasfını yitirmiş ve 2003 yılına kadar fiilen vasfını yitirip imar planlarına dahil yerlerle ilgili olarak hazinenin açtığı davalar düşer şeklinde bir genelge var. Bu genelge 2006 yılında da Maliye Bakanlığı'nın genelgesi vardır. Belgeleri sunduk. Deftardarlık bu konuda harekete geçmesi gerekirdi. Sunduğumuz bu sebeplerden dolayı davada haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. 2002 yılında hazırlanan saçma sapan bir kıyı kenar çizgisine zamanın belediyesi de itiraz etmemiş biz de bu davada temyize göndereceğiz.Kimse tereddüt etmesin, huzursuz olmasın.Bu planları bakanlık onaylamış ve son mera kanunundaki değişiklikler bizi haklı konuma getiriyor. Yine uzun hukuki bir sürece giriyoruz.Merak etmesinler daha 4-5 tane başkan eskitir" şeklinde konuştu.

Kaynak: Bültenler