2. İletişim Şurası: Hakikat ve Dijital Dönüşüm
- "Türkiye, bir yandan kendi stratejik iletişim kapasitesini güçlendirirken diğer yandan daha adil, daha güvenilir ve hakikati merkeze alan yeni bir uluslararası iletişim mimarisinin inşasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda iletişim alanındaki insan kaynağımızı güçlendirmekten dijital dönüşüme, yapay zeka okuryazarlığından etik haberciliğe kadar uzanan kapsamlı bir kapasite inşa sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz" "Bizler İletişim Yüzyılı vizyonu çerçevesinde iletişim politikalarını milli kapasitenin ayrılmaz bir parçası haline getirmeye gayret ediyoruz"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, " Türkiye, bir yandan kendi stratejik iletişim kapasitesini güçlendirirken diğer yandan daha adil, daha güvenilir ve hakikati merkeze alan yeni bir uluslararası iletişim mimarisinin inşasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda iletişim alanındaki insan kaynağımızı güçlendirmekten dijital dönüşüme, yapay zeka okuryazarlığından etik haberciliğe kadar uzanan kapsamlı bir kapasite inşa sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.
Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla ATO Congresium'da düzenlenen "2. İletişim Şurası"nın açılışında yaptığı konuşmada, ilk adımı 2003'te atılan bu köklü istişare zeminini, 23 yıl aradan sonra İletişim Başkanlığı uhdesinde, "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" vizyonuyla yeniden hayata geçirmenin onurunu yaşadıklarını ifade etti.
Birinci İletişim Şurası'nın üzerinden geçen yıllarda iletişim dünyasının neredeyse baştan sona değiştiğini dile getiren Duran, bugün yapay zeka, algoritmik yönlendirme ve dijital egemenlik gibi kavramların, iletişim ve medya alanında kapsamlı dönüşümlere neden olduğu bir dönemin yaşandığına işaret etti.
Burhanettin Duran, iletişim çağından anlatı çağına geçilen bu dünyada yapay zekanın bir anlamda caydırıcı güç olarak belirdiğini vurgulayarak, "Tekno-kapitalizm, bizleri kontrol eden anlatıları kuran, bilincimizi, idrakimizi ve vicdanımızı yöneten bir konumdadır. Hal böyleyken iletişim alanı bugün doğrudan devlet kapasitesine, stratejik bir egemenlik unsuruna dönüşmüştür. Bizler, 2. İletişim Şuramızı bu düşünce ve saiklerle hayata geçirdik. İçinde yaşadığımız dünyanın meydan okumalarını tespit etmek, güçlü yönlerimizi pekiştirip eksikliklerimizi gidermek amacıyla toplantılar tertip ettik." diye konuştu.
"İletişimin Yüzyılı vizyonu, bizim için bir pusula olmuştur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik "İletişim Şuramızı düzenlerken zat-ı devletlerinin İletişimin Yüzyılı vizyonu, bizim için bir pusula olmuştur" ifadesini kullanan Duran, içinde yaşadıkları çağın anlam kaybına karşı verdikleri samimi mücadelenin, bu şuranın en önemli ayaklarından biri olduğunu dile getirdi.
Duran, "Bizler İletişim Yüzyılı vizyonu çerçevesinde iletişim politikalarını milli kapasitenin ayrılmaz bir parçası haline getirmeye gayret ediyoruz. Bugün artık anlamı ve hakikati bulmakta gittikçe zorlandığımız bir dönemde, derin sahte içerikler, filtre balonları ve yankı odalarıyla gerçeğin tekrar tekrar inşa edildiğine şahitlik ediyoruz. Bizler için bu ortamda dezenformasyonla mücadele, hakikatin korunması meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Bu alanda insanlık olarak en ağır imtihanlardan birinin yakın zamanda Gazze'de verildiğini kaydeden Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze, bir yandan işgalin ve zulmün hedefi olurken diğer yandan hak ile batıl arasındaki anlatı mücadelesinin en çetin cephesine dönüştü. Hamdolsun ki bizler, Gazze konusunda Batı menşeli medyaların oluşturduğu dijital kara deliğe hiçbir zaman düşmedik. TRT'mizin ve Anadolu Ajansı'mızın Gazze'den dünyaya ulaştırdığı hakikati defalarca sansürlemeye çalışan tekno-faşizme rağmen İsrail'in mağduriyet söylemini, meşru müdafaa kisvesi altındaki propagandasını ters yüz ettik. Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Gazze'nin acısıyla empati kurabiliyorsa, bugün Gazzeli kardeşlerimizin üzeri örtülmek istenen hakikati küresel vicdanda karşılık buluyorsa Sayın Cumhurbaşkanım, bu, sizin 'Daha adil bir dünya mümkündür' inancınızdan aldığımız cesaret ve kararlılık sayesindedir. Bugün Türkiye, yalnızca krizleri yöneten değil, küresel gündemin şekillenmesine katkı sunan bir ülke haline geldiyse, hakikati savunmayı dış politikasının ayrılmaz bir parçası haline getirebildiyse, kendi kavramlarını üreten ve uluslararası tartışmalarda giderek daha fazla referans alınan bir ülke konumuna yükselebildiyse, kendi hikayesini kendi kalemiyle yazan küresel bir aktör olarak konumlanabiliyorsa Sayın Cumhurbaşkanım, bunun en büyük mimarı olan zat-ı devletlerinize çok şey borçlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Buradan zat-ı devletlerinize hürmetlerimi ve minnetlerimi arz ediyorum."
"Geleceğin güçlü ülkeleri yalnızca teknoloji değil güven üreten ülkeler olacak"
Burhanettin Duran, içinden geçtikleri dönemin, yalnızca uluslararası sistemin kriz yaşadığı bir dönem olmadığına işaret ederek, aynı zamanda bu sisteme meşruiyet kazandıran kurumların, normların ve ortak değerlerin de ciddi bir aşınmaya uğradığı tarihi bir kırılma dönemi olduğunu bildirdi.
Böylesi bir dönemde ihtiyaç duydukları şeyin, milletler arasında güveni yeniden tesis edecek, hakikati koruyacak ve insanlığın ortak vicdanını yeniden güçlendirecek yeni bir iletişim anlayışı olduğunu vurgulayan Duran, "Bizler 'İletişimin Yüzyılı' vizyonunu tam da bu perspektifle değerlendiriyoruz. Türkiye, bir yandan kendi stratejik iletişim kapasitesini güçlendirirken diğer yandan daha adil, daha güvenilir ve hakikati merkeze alan yeni bir uluslararası iletişim mimarisinin inşasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda iletişim alanındaki insan kaynağımızı güçlendirmekten dijital dönüşüme, yapay zeka okuryazarlığından etik haberciliğe kadar uzanan kapsamlı bir kapasite inşa sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki geleceğin güçlü ülkeleri yalnızca teknoloji üretenler değil güven üreten, hakikati savunan ve insanlığa ortak bir ufuk sunabilen ülkeler olacaktır." ifadesini kullandı.
Duran, Şura'ya katkı sunan, tecrübesini ve fikirlerini paylaşan akademisyenlere, medya mensuplarına, uzmanlara ve genç iletişimcilere teşekkür etti.
Katılımlarından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da şükranlarını ileten Duran, Şura'nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Programda, İletişim Başkanlığınca hazırlanan ve Türkiye'nin iletişim alanındaki çalışmalarının anlatıldığı video gösterildi.













