Fergana Vadisindeki Kırgız Şehri: Celalabad
Orta Asya'daki Fergana vadisinde Kırgızistan'ın güneyinde üçüncü en büyük şehri Celalabad, doğal güzellikleri, verimli toprakları, kaplıcaları ve renkli üç kubbesiyle gösterişli kapıdan şehre giriliyor.
Özbekistan sınırının hemen yanıbaşında yer alan Celalabad'ın adı, Büyük İpek Yolu'nun geçtiği arazilerde kervansarayların yapımıyla ünlenen Celal ad Din şahsının adından geldiği belirtilen kaynaklara göre Celalabad şehrinin oluşması 19. yüzyılının ilk yıllarına dayanıyor.
Hokand Hanlığı'nın bölgede kale ve kervansarayları oluşturmasıyla bölgede nüfusun artmasına neden olduğu dönemde bölge halkı, tarım ve hayvancılık işleriyle uğraştığı ve hastalara halen şifa vermeye devam eden kaplıcalara gelenlere de hizmet verdiği ifade ediliyor.
Rusların, 18. yüzyılın ikinci yarısında bölgeye girmesiyle Hokandların kurduğu kale ve yapıların yerine garnizon ve askeri hastaneler kurması, bölgede yeni dönemi başlatmıştı. Fergana vadisinde şehirleşmeye büyük önem vermeye başlayan Ruslar, 1916'da Celalabad ile Özbek şehri Andican kentleri birbirine bağlayan ilk demiryolu ve garı inşa etmiş, şehir tümüyle imar edilmiş, kaplıcalar yeniden düzenlenmiş ve endüsti atılımları başlatılmıştı.
Yaklaşık 140 yıllık geçmişe sahip Celalabad kentinin, 1991'de Oş eyaletinden ayrılarak ayrı bir idari eyalet haline gelmesinin adından nüfusu sürekli arttığı göze çarpıyor. Celalabad, Kara-Kul, Kök-Jangak, Mayluu-Suu, Taş-Kömür, Koçkor-Ata ve Kerben kasabalarıyla yanısıra Aksı, Ala-Buka, Bazar-Korgon, Nooken, Suzak, Toğuz-Toro, Togtogul ve Çatkal ilçeleriyle ülkede en büyük üçüncü eyaleti oluşturan Celalabad'ın nüfusu bugün bir milyona ulaşırken, nüfusunun yarıya yakınını Özbek kökenleri oluşturuyor.
Nüfusun yüzde 77'si köylerde 23'ü ise şehirlerde yaşıyor. Kırgızistan'ın bağımsızlığına kavuşmasının ardından şehirleşmenin durma noktasına geldiği her adımda anlaşılırken, eyalette ve kent içinde genellikle tek katlı evlerin inşa edilmesine devam ediliyor. Sovyet Birliği döneminde Özbekistan ile sınırların kapalı olmasından dolayı garın hizmete kapandığı ve insanların rayların üstünde ticaretini yürüttüğü anlatılıyor.
Özbek mimarisiyle yapılan camileri ve binaları şehre ayrı renk katıyor. İki Türk kafesinin hizmet verdiği kentte, özellikle hizmet ve otelcilik sektöründe daha yapılması gereken çok şey olduğunu gösteren bir dizi sıkıntı görünüyor.
-"Kurmanbek Kapısı"-
Rus mimarisinin izlerini barındıran Celalabad kent merkezinde, düzenli, geniş ve yeşil caddeleriyle çok sayıda eğlence ve kültür parkı, tam bir huzur kenti andırıyor. Celalabad kent merkezine, üç gözlü renkli üç kubbesiyle gösterişli kapıdan şehre giriliyor.
Bu dev ve gösterişli yapı, Moğollar döneminde Cumgar devletinin acımasız baskılarına direnen ve destanlarda kendi halkını istiladan kurtardığı belirtilen Kırgız kahramanı "Kurmanbek" adını taşıyor. 2001'de yapılan kapının önünde Kurmanbek kahramanın sağ elinde mızrak, sol eli açık at üstündeki heykeli yer alıyor.
Celalabad ve kentin simgesi kapının önünde ve yanında, evlilik günlerinde çiftlerin lüks limuzinleriyle hatıra fotoğrafı çektirdiği bir alana dönüşmüş durumda.
-"Ekonominin can damarı"-
Şehir yer ölçümü olarak büyük olmasa da ülke ekonomisinin can damarıdır. Celalabad, topraklarında yetiştirilen meyve ve sebzelerin bolluğuyla temiz sularıyla enerjisiyle ve turizm çeşidiyle ülke ekonomisine büyük katkıda bulunuyor.
Şehirde, Bişkek'teki birçok üniversitenin fakülte binaları yanısıra Celalabad Devlet Üniversitesi (JAGU) ile Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Kurucusu merhum Prof. Dr. Turan Yazgan'ın önderliğinde Celalabad İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi çatısı altında kurduğu Türk Dünyası Kırgız-Türk Sosyal Bilimler Enstitüsü faaliyet gösteriyor.
Sosyal ve günlük yaşantıda geleneksel hayatı tercih eden Celalabad insanının ekonomik durumu genel olarak iyi. Ülke ekonomisine yeterli katkıda bulunan Celalabad'ın verimli ve sulak arazilerinde tahıl, pamuk, tütün, sebze, meyve çeşitleri, nar, limon, mısır, Şam fıstığı ve ceviz yetiştiriliyor. Celalabad'ın en meşhur ve çok leziz cevizidir. Bazar-Korgon ilçesine yakın bölgede bulunan dağ köyü Arslanbob, ülkede en büyük ve eski ceviz ormanlarıyla dikkati çekiyor.
Ceviz ağacın birinin yılda 200-400 kilogram ceviz verdiği belirtiliyor. Celalabad kentinden 70 kilometre mesafede ve 800-2100 metre rakıma sahip Arslanbob, eşsiz manzarasıyla dağ yürüyüşleri için ideal bir yer.
Eyalette, çok sayıda altın, gümüş, kömür maden ocakları ve hidroelektrik santrali bulunuyor. Narın nehri üzerinde kurulu devasa Togtogul Barajı'nda üretilen elektrik, hem Kırgızistan'ın hem de komşu ülkelerin bazı bölgelerini karşılıyor. Barajın turkuaz renkli göleti tepelerle çevrili, etrafındaki doğa güzelliği ise göz kamaştırıyor.
Kırgızistan'ın yarısından fazla elektriğin üretildiği ve Orta Asya'da en büyük baraj olarak dikkati çeken Togtogul, 19 milyar metreküp kapasiteli. Tanrı Dağlar'ın üstündeki Togtogul barajından akan suyun yüzde 90'ının komşu Özbekistan ile Kazakistan'ın kullandığı biliniyor.
Kırgızistan, mevcut elektrik hidroelektrik santrallerden üretilen enerjinin kendisine yetiremeyince, barajdan boşa akan su nehirlerin üstünde hidroelektrik santraller kurarak elektrik ihtiyacını karşılamak istiyor. Bazı komşu ülkeler, Togtogul Barajı'nın altında herhangi barajın veya hidroelektrik santrallerin kurulmasına sıcak bakmıyor. Eyalette ayrıca hidrometeorolojik istasyonunun da bulunduğu, Sarı Çelek adlı dağ gölünün yerli ve yabancıların kuzeydeki Issık Göl'den sonra en çok uğrak yeridir.
-"Eyüb peygamberin çeşmesi"-
Sovyetler Birliği iktidarının Celalabad kent merkezine 5 kilometre mesafede doğal kaplıca suların bulunduğu yerde inşa ettiği sanatoryum tesislerinde yeraltı kaynaklarından çıkan sular şişeleniyor ve yurt dışına satılıyor. Yerli turistlerin ilgi gösterdiği sanatoryumda mide ve deri hastalıkları tedavi ediliyor.
Bir rivayete göre, Hazreti Eyüp peygamberin bu topraklara ayak bastığı, bu şifa getiren termal ve maden suyu kullandığı belirtiliyor. Hazreti peygamberin kullandığı suyun yerinde yapılmış Eyüp çeşmesi, ziyaretçi akınına uğruyor. Ziyaretçiler su içiyor, duada bulunuyor. Dağın üstünde yapılan sağlık merkezine gelenler, Fergana vadisindeki Celalalabad şehrini tepeden seyretme şansını da buluyor.
-"Tek sorunumuz işsizlik"-
Celalabad kent merkezinde uzun zamandır taksi şöförlüğü yapan Naman Mırzarahimov, eyalette en büyük sorunun işsizlik olduğunu belirterek, Kırgız, Özbek, Tacik ve Tatar gençlerin Rusya'ya giderek çalıştığını ve gönderdiği birikimleri sayesinde ailesinin geçinmesine katkı sağladığını anlattı. Gençler, Rusya'dan getirdikleri paralarla, evlendiklerini, ev inşa ettiklerini ve şirket kurabildiklerini kaydetti.
Son yıllarda yaşanan pahalılıktan yakınan Mırzarahimov, taksi mesleğinden kazandığı sadece aile sofrasına yettiğini söyledi. Mırzarahimov, işi olmayan orta yaşta insanların tarım ve hayvancılık işleriyle uğraştığını, başka alanlarda iş bulmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Mırzarahimov, işsizlik sorunun çözülmesi durumunda şehrin verdiği imkanlarla burasının "bir cennet olduğunun" altını çizdi.
-"Celalabad, Kırgız iç siyasetine yön biçiyor"-
Kırgızistan'da yaşanan halk devrimlerin ardından Celalabad eyaleti, Kırgız iç siyasetinde başrol oynamaya başlıyor. Celalabad bugün, başkent Bişkek'in ardından en çok protesto gösterilerin yapıldığı ikinci kent olarak dikkati çekiyor. Celalabad'ta yaşanan herhangi bir olumlu veya olumsuz gelişme doğrudan tüm ülkeyi veya yönetimi etkilemeye gücü yetiyor. Eyalette sosyal ve siyasi havasını gözardı ederek ülkenin geleceğini etkileyebilecek herhangi bir kararı kolaylıkla alamayan iktidarlar ve hükümetler, Celalabad kökenli politikacılar ile siyaset arenada sürekli pazarlık içinde olduğunu gösteriyor.
Kırgızistan'ı 2005-2010 arasında yöneten ve daha sonra otoriter rejim kurmakla suçlanarak Celalabad kökenli Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev'in iktidarı kanlı bitmiş, hemen bu olayların ardından, Celalabad'ta Kırgızlar ile Özbekler arasında etnik çatışma çıkmıştı. Sık sık yol kapatma eylemleri ve idari binaların işgal etme vakaların yaşandığı Celalabad'ta, "yerel Kırgız halkının, politikacılarına, bakanlarına ve milletvekillerine en sadık eyalet" olarak daha uzun süre öyle kalacağı benziyor. - Ankara















